banner5

banner29

ABD Başkanı John F. Kennedy'in Uzay'a gidilmesinin ilk adımlarının atıldığı o konuşması

ABD Başkanı John F. Kennedy 1962’de Texas, Houston’daki Rice Üniversitesi’nde 35 bin kişi önünde yaptığı bu konuşmada, 1960’lı yıllar sona ermeden Amerika’nın Ay’a insan göndermedeki kararlığını dile getiriyordu. İşte Ay'a gidişin kararları verilen Kennedy'in o konuşması...

Tarih 29.01.2020, 17:33 31.01.2020, 16:06
ABD Başkanı John F. Kennedy'in Uzay'a gidilmesinin ilk adımlarının atıldığı o konuşması

“‘Ay’a gitmek istiyoruz.”

“Başkan Pitzer, Başkan Yardımcısı, Vali, Kongre Üyesi Thomas, Senatör Wiley ve Kongre Üyesi Miller, Sayın Webb, Sayın Bell, bilimadamları, seçkin konuklar, bayanlar ve baylar!

Başkanınızın beni onursal profesör ilan etmesinden dolayı şeref duymaktayım ve sizi temin ederim ki, bu ilk dersim oldukça kısa olacak. Burada olmaktan çok memnunum ve özellikle de bu sebepten dolayı burada olmaktan çok mutluyum. Bilgisiyle öne çıkmış bir kolejde, atılımı ile öne çıkmış bir şehirde, gücü ile öne çıkmış bir ülkede bir araya geliyoruz ve bir değişim ve meydan okuma anında, bir ümit ve korku yılında ve bir bilgi ve cehalet çağında bir araya geldiğimiz için bu üçüne de ihtiyacımız var.

Bilgimiz ne kadar artarsa, cehaletimiz de o kadar belirginleşiyor. Dünyanın tanıdığı bilim adamlarının çoğunun hayatta ve çalışıyor olmasına rağmen, ülkemizin bilim adamı gücünün her 12 yılda bir, bir bütün olarak nüfus artış oranımızdan 3 kat daha çok artarak ikiye katlanmasına rağmen, tüm bunlara rağmen, bilinmeyenlerin, cevaplanmamışların ve bitirilmemişlerin engin sınırları halen anlayışımızın çok çok ötesine uzanıyor. Hiç kimse ne kadar uzağa, ne kadar süratli mesafe kat ettiğimizi tam olarak kavrayamaz. Ama gelin, insanoğlunun 50 bin yıllık kayıtlı tarihini yarım yüzyıllık bir zaman dilimine sığdırmış olalım: Bu kavramlar altında konuşursak, insanın ilk 40 yılı hakkında, çok az şey biliyoruz.

O halde bu standarda göre, insanoğlu sadece beş yıl önce yazmayı ve tekerlekli araba kullanmayı öğrendi. Hıristiyanlık 2 yıldan daha az bir zaman önce ortaya çıktı. Matbaa daha bu yıl bulundu ve iki aydan daha kısa bir zaman önce, insanoğlunun bu elli yıllık tarihi boyunca, buhar makinesi yeni bir güç kaynağı olarak ortaya çıktı. Newton yerçekimi kavramına açıklık getirdi. Geçen ay elektrik ampulleri, telefonlar, otomobiller ve uçaklar kullanılmaya başlandı. Daha geçen hafta penisilini, televizyonu ve nükleer gücü kullanmaya başladık.

Ve eğer şimdi Amerika’nın yeni uzay gemisi, Venüs’e ulaşmayı başarırsa, tam anlamıyla gece yarısından önce yıldızlara ulaşmış olacağız. Bu soluk kesici bir adım ve böylesi bir adım, eski bilgisizliği, sorunları ve tehlikeleri ortadan kaldırmakla birlikte, yenilerini de beraberinde getirecektir. Önümüzde açılan uzay manzarası, görkemli ödüller sunmakla birlikte yüksek maliyetlerin ve güçlüklerin de işaretçisi. Bundan dolayı bazılarının, bizlerin bulunduğumuz yerde biraz daha durmamızı, dinlenmemizi istemeleri normal. Ama bu Houston şehri, bu Teksas eyaleti, bu Amerika Birleşik Devletleri; duran, dinlenen ve arkalarına bakmayı arzu edenler tarafından kurulmadı. Bu ülke, ileriye doğru gidenler tarafından fethedildi. Uzay da öyle olacak. 1630’da Plymouth Bay Kolonisi’nin kuruluş aşamasında konuşan William Bradford, tüm büyük ve saygıdeğer eylemlere büyük zorlukların eşlik ettiğini ve tüm bunların üstesinden cevap niteliğinde bir cesaretle gelinmesi gerektiğini söylemişti.

Gelişmemizle ilgili bu küçük tarihî kesit bize bir şeyler öğretecekse, o da, bu adamın, bilgi ve ilerlemeye yönelik araştırmasında kararlı olduğu ve caydırılamadığıdır. Biz katılalım ya da katılmayalım, uzayın araştırılmasına devam edilecektir. Bu tüm zamanların en görkemli maceralarından biridir ve diğerlerinin lideri olmayı uman hiçbir ulus, bu uzay yarışında geride kalmayı göze alamaz. Bugüne kadar yaşadıklarımız, endüstri devriminin ve modern icatların ilk dalgalarını, nükleer gücün ilk dalgasını bu ülkenin başlattığını göstermiştir. Ve bu ulusun, yaklaşmakta olan uzay çağının arka sıralarında kalmaya niyeti yoktur. Bunun bir parçası olmaya, ona liderlik etmeye kararlıyız. Dünyanın gözleri şimdi uzaya, aya ve ötedeki gezegenlere baktığı için, bunun düşman bir ülkenin fetih bayrağı ile değil, özgürlük ve barışın bayrağı ile yönetildiğini görmeye kararlıyız. Uzayın kitle imha silahları ile değil, bilginin ve anlayışın enstrümanları ile dolu olduğunu görmeye kararlıyız. Bu milletin antları ancak bu yarışta birinci olmamız ile yerine gelecektir, bundan dolayı birinci olmaya kararlıyız. Özetle, bilim ve endüstrideki liderliğimiz, barış ve güvenliğe beslediğimiz ümitler, başkalarına olduğu kadar kendimize karşı olan sorumluluklarımız da; bu gizemleri çözmemizi, bunları tüm insanlar adına çözmemizi ve uzay çalışmaları konusunda dünyanın lider ülkesi olmamızı gerektiriyor.

Bu yeni denize yelken açtık; çünkü öğrenilecek yeni bilgiler, kazanılacak yeni haklar var. Bunlar tüm insanların gelişimi için kazanılmalı ve kullanılmalı.

Nükleer bilim ve diğer tüm teknolojilerde olduğu gibi, uzay biliminin de kendi başına bir vicdanı yok. İyilikten yana mı, yoksa kötülükten yana mı bir güç olacağı, insanoğluna bağlı. Sadece ve sadece Birleşik Devletler’in öncü pozisyonunu elde etmesi durumunda, bu yeni okyanusun bir barış denizi ya da korku verici bir savaş sahnesi olup olmayacağının kararının verilmesine yardımcı olabiliriz. Karalarda ya da denizlerde olduğu gibi, uzayın da yanlış kullanılmasına karşı savunmasız kalacağımızı söylemiyorum. Söylediğim şu; uzay, savaş ateşlerini beslemeden, insanoğlunun egemenliğini dünyaya yayarken yaptığı hataları tekrar etmeden araştırılabilir. Uzayda henüz ihtilaf, önyargı ve ulusal çıkar çatışması yok. Barındırdığı tehlikeler hepimize yönelik. Uzayın fethi, insanoğlunun elinden gelenin en iyisini yapmasını gerektiriyor. Ve barışçı işbirliği için barındırdığı fırsat, bir daha asla gelmeyebilir.

Ama bazıları ‘Neden Ay?’ diye sorabilir. Neden hedef olarak bunu seçtik?

Bunlar neden en yüksek dağa çıkıldığını da sorabilir. Neden 35 yıl önce Atlantik üzerinden uçulduğunu da. Ay’a gitmek istiyoruz. Bu on yıl içerisinde Ay’a gitmek ve diğer başka şeyleri de yapmak istiyoruz. Kolay olduğu için değil, bilakis zor olduğu için; bu hedef, enerjilerimizi ve yeteneklerimizi değerlendirmemize, organize etmemize yardım edeceği için; bu zorlu meydan okumaya karşılık vermeye istekli olduğumuz için; ertelemekten kaçındığımız ve de kazanmaya niyetli olduğumuz için Ay’a gitmek ve başka şeyleri de yapmak istiyoruz. Bu sebeplerden dolayı uzaydaki gayretlerimizi düşük seviyeden yüksek vitese çıkarma yönünde geçen yıl aldığım kararı, Başkanlık makamında aldığım en önemli kararlardan biri olarak değerlendiriyorum. Son 24 saatte insanlık tarihindeki en görkemli ve kapsamlı keşif için harekete geçirilen tesisleri ve kaynakları gördük. Gaz pedalları yere yapışık 10 bin arabanın ürettiği güce eşit bir güçle John Glenn’i gökyüzüne taşıyan Atlas’tan defalarca daha güçlü Satürn C-1 roketinin test edilmesiyle zeminin sarsıldığını, gökyüzünün yarıldığını hissettik.

Her biri Satürn’ün sekiz motorunun toplamı kadar güçlü F-1 roket motorlarının, daha gelişmiş bir Satürn roketi yapılması için bir araya getirileceği; 48 katlı bir bina kadar uzun, bir apartman genişliğinde, bulunduğumuz bu arazinin iki katı kadar büyüklükteki yeni bir binada monte edileceği siteyi gördük. Son on dokuz ay içinde en azından 45 uydu, yerkürenin etrafında dolaştı. Bunların 40 kadarı, Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılmıştı. Sovyetler Birliği’ninkilerden daha fazla gelişmişlerdi ve insanlığa çok daha fazla bilgi sağladılar. Şu an Venüs’e doğru yol almakta olan Mariner uzay aracı, uzay bilimi tarihindeki en kapsamlı araç. Fırlatılışındaki şaşmazlık, Cape Canaveral’dan fırlatılan bir füzenin 35 metrelik bir stadyuma indirilmesindeki isabet oranı ile eşdeğer. Ulaştırma uyduları, gemilerimizin denizlerde güvenli bir şekilde seyrüsefer etmesine yardım ediyor. Tiros uyduları bizleri beklenmeyen kasırgalar ve fırtınalara karşı uyarıyor. Ve aynısını orman yangınları ve buzullar için de yapacak. Her ne kadar kabul etmeseler de, tıpkı onlarının yaptığı gibi, biz de hatalar yaptık. Belki onlarınki kamuoyunun dikkatinden kaçırıldı. Kesinlikle bu konuda gerideyiz. Ve bir süre daha insanlı uçuşlarda geri kalacağız. Ama burada kalmaya niyetimiz yok.

Ve bu on yıl içinde bunu telafi edip öne gececeğiz.

Bilimimizin ve eğitimimizin gelişmesi, kainatımızdan ve çevremizden elde edeceğimiz yeni bilgilerle; öğrenmeye, haritalandırmaya ve gözleme dayanan yeni tekniklerle; sanayi, tıp, ev ve okul için geliştirilecek yeni vasıtalarla desteklenecek. Rice gibi teknik kurumlar bu kazanımların semeresini alacaklar. Ve son olarak, uzaya yönelik gayretler her ne kadar emekleme döneminde de olsa, daha şimdiden çok sayıda şirketin kurulmasına ve binlerce yeni istihdamın yaratılmasına yardımcı oldu. Uzay ve onunla bağlantılı sanayiler, yatırımda ve kalifiye işgücünde yeni talepler yaratıyor.

Bu şehir, bu eyalet ve bu bölge bu gelişmeden payına düşeni büyük ölçüde alacak. Ve bir zamanlar Batı’nın eski cephesindeki en ileri karakol olan bu yer, bilim ve uzayın yeni cephesindeki en ileri karakol olacak. Houston, şehriniz Houston, İnsanlı Uzaygemisi Merkezi (Manned Spacecraft Center) ile büyük bir bilimsel ve mühendislik cemaatinin kalbi olacak. Gelecek beş yıl boyunca, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (National Aeronautics and Space Administration-NASA) bu bölgedeki bilim adamı ve mühendislerin sayısını iki katına çıkarmayı, ücret ve harcamalar için bütçesini yıllık 60 milyar dolara yükseltmeyi, arazi ve laboratuar hizmetleri için 200 milyon dolar yatırım yapmayı ve bu merkezden yapılacak bir milyar doların üzerindeki yeni uzay girişimlerini yönlendirmeyi ya da bunlar için kontratlar yapmayı hesaplıyor. Bunların hepsi tabii ki bize çok pahalıya mal olacak. Bu yılın uzay bütçesi, 1961 Ocak ayınınkinin üç katı ve geçtiğimiz sekiz yılın uzay bütçelerinin toplamından da daha fazla. Bu bütçe, yıllık 5 milyar 400 milyon dolara karşılık geliyor. Şok edici bir miktar! Buna rağmen yine de her yıl sigara ve puroya ödediğimiz paradan daha çok değil!

Her ne kadar bizi nelerin beklediğini şimdiden bilemediğimiz için bunun bir ölçüde bir inanç ya da vizyon meselesi olduğunu kavramama rağmen, bu programa büyük bir ulusal öncelik verdiğimizden dolayı, uzay harcamaları yakında daha da yükselecek, Birleşik Devletler’deki her erkek, kadın ve çocuk için haftalık 40 sentten 50 sente yükselecek. Sevgili vatandaşlarım, bugün burada, Houston’daki kontrol merkezinden 240 bin km uzaktaki Ay’a, bazıları henüz icat edilmemiş yeni metal alaşımlardan yapılacak; daha öncekilerden defalarca daha çok ısı ve gerilime dayanabilecek; ateşleme, yönlendirme, iletişim, beslenme ve hayatı idame ettirmek için gerekecek tüm ekipmanı üzerinde taşıyacak; 90 metre uzunluğunda, neredeyse bu futbol sahasının uzunluğunda devasa bir roketi daha önce hiç denenmemiş bir misyonla, bilinmeyen bir gökcismine fırlatacağımızı ve Güneş’teki sıcaklığın yarısı kadar bir sıcaklıkla, saatte 25 bin mil hızla atmosfere sokarak sağ salim geri getireceğimizi, tüm bunları yapacağımızı, doğru bir şekilde yapacağımızı ve bunu bu önümüzdeki on yıl sona ermeden yapacağımızı söylüyorsam, o halde CESUR olmalıyız.

Tüm bu işleri yapan benim.

O yüzden sizden sadece birkaç dakika sakin olmanızı istiyoruz (gülerek). Bununla birlikte bunu yapacağımızı ve karşılığında ödenmesi gereken ne ise onu ödememiz gerektiğini düşünüyorum. Hiç para israf etmeden bu işi yapmamız gerekiyor. Evet, bu iş 60’lı yıllar sona ermeden yapılacak. Belki de bu, sizlerden bazıları daha bu kolej ve üniversitenin sınıflarındayken yapılacak. Belki de bulunduğumuz bu platformda oturan bazılarının görev süresi dolmadan yapılacak. Ama yapılacak. Ve bu, önümüzdeki on yıl bitmeden yapılacak. Bu üniversitenin, Amerika Birleşik Devletleri’nin büyük ulusal girişimlerinin bir parçası olarak Ay’a adam gönderme işinde rol almasından büyük mutluluk duyuyorum.

Yıllarca önce, daha sonradan Everest Dağı’nda ölen büyük İngiliz kaşif George Mallory’ye, neden oraya tırmanmak istediğini sorduklarında, ‘Çünkü orada’ şeklinde karşılık vermişti. Evet, uzay orada ve biz oraya çıkacağız. Ay ve gezegenler orada, bilgi ve barışa dair yeni umutlar orada. Ve bundan dolayı, insanoğlunun şu ana kadar çıktığı en tehlikeli ve görkemli maceraya yelken açarken, Tanrı’nın yardımını diliyoruz. Teşekkür ederim.”

12 Eylül 1962

Yorumlar (0)
11°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 23 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12