Batı'nın çirkin yüzü: İnsanat Bahçesi nedir?

Batı'nın ırkçı ve soykırımcı politikalarının bir yansıması olan 'İnsanat Bahçeleri', 1958 yılına kadar Avrupa'nın başkenti Belçika'da kendine yer bulurken, Batı toplumları bu gerçekten kaçmak için artık her yolu deniyor. İnsanat Bahçeleri'nin simge ismi olan Ota Benga'nın hayatı bir ibretlik vesikası olarak tarih kitaplarında yerini aldı.

Batı'nın çirkin yüzü: İnsanat Bahçesi nedir?

İnsanat Bahçesi nedir?

1800'lerin sonu ve 1900'lerin ortalarına kadar Avrupa'da ve Amerika'da dünyanın dört bir yanından getirilen yerliler "insanat bahçesi" adı verilen yerlerde sergileniyordu. Özellikle Afrika'dan getirilen yerliler hayvanat bahçesi gibi yerlerde yaşatılıp, sergileniyordu. İnsanların ücret ödeyip, girdiği insanat bahçelerinde, insanlara yem bile atılıyordu.

İnsanat Bahçeleri'nde hangi insanlar sergilendi?

Afrikalılar, Kızılderililer, Aborjinler gibi topluluklardan tutsak edilen insanlar sanki birer hayvanmışçasına Avrupalılar tarafından hapsedilerek sergileniyordu.

Avrupa, İnsanat Bahçeleri'nin merkezi oldu

Bundan çok uzun bir zaman önce değil, Fransa, Belçika ve diğer ülkelerden insanlar gelerek kafeslere kapatılmış insanları ziyaret edebiliyordu. Büyük kalabalıkların önünde ve yerel hayvanat bahçelerindeki hayvanlar ile birlikte. En çok ilgiyi Afrikalılar çekiyordu. Öyle ki 1889’da Paris’de yarı çıplak şekilde sergilenen çoğunluğu Afrikalı 400 tutsağı, 18 milyon insan ziyaret etmişti. Kafeste insan sergileme trendi; başta Barcelona, Hamburg, Milan, Paris, Londra, Berlin gibi kentlerde sergileniyordu.

Simge isim: Ota Benga

İnsanat Bahçeleri'nin simge ismi Ota Benga'ydı. İbretlik bir hayata sahip olan Benga, bugün halen daha hafızalardan silinmiş değil.

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2019, 19:19
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5