banner5

banner29

II. Abdulhamid Günümüz Siyasetine Rol Model Olabilir mi?

​​​​​​​II. Abdülhamid'in günümüz siyasetçileri için "rol modeli" olarak sunulması, son tahlilde, Kemalizm'in olumlu yönlerini ön plana çıkararak, onun yeniden inşa edilmesinin Türkiye'nin sorunlarını çözeceğini savunmaktan farklı değildir.

Tarih 05.03.2018, 11:42 05.03.2018, 11:42
II. Abdulhamid Günümüz Siyasetine Rol Model Olabilir mi?


İşte M. Şükrü Hanioğlu'nun Sabah gazetesinde yazdığı makalede II. Abdulhamid’in günümüz siyasetine rol model olarak sunulması hakkında görüşleri:

Sultan II. Abdülhamid vefatının yüzüncü yıldönümü ve sonrasında değişik etkinliklerle anıldı.

Anma toplantıları, akademik sunumlar ve medya değerlendirmeleri yakın tarihimizin önde gelen aktörlerinden birisinin değişik yönleri üzerinde durdular. Bu faaliyetlerde son yıllarda II. Abdülhamid etrafında yoğunlaşan tartışmanın iki temel unsuru ön plana çıkmaktadır.

Bunlardan birincisi, otuz iki yılı aşkın saltanatında geliştirdiği modernleşme projesi, tesis ettiği dış politika doktrinleri, şekillendirdiği yeni resmî ideoloji ve kurduğu siyasî rejim ile Osmanlı devlet ve toplumunun büyük dönüşümler yaşanmasına neden olan sultanın nasıl tarihselleştirileceğidir. Bununla doğrudan bağlantılı ikinci husus ise II. Abdülhamid'in günümüze yönelik bir "rol modeli" haline getirilmesinin ne derece anlamlı olduğudur.

İmaj düzeltimi

II. Abdülhamid'in kamusal imajı tahttan indirilişi sonrasında muhalifleri tarafından şekillendirilmiştir. İktidarı süresince Jön Türkler ve diğer karşıtları tarafından oluşturulan imaj Avrupa'da etkili olmasına karşılık Osmanlı toplumunda ciddî kabûl görmemiştir.

Buna karşılık, 1909'da hal'olunmasını takiben İttihad ve Terakki, 1922 sonrasında ise Erken Cumhuriyet siyaset yapıcıları II. Abdülhamid'i imparatorluğun dağılmasının temel sorumlusu haline getiren ve siyasetlerini onun psikolojisi üzerinden açıklamaya çalışan son derece olumsuz "imaj"ı ders kitaplarından medya değerlendirmelerine ulaşan araçlar kullanarak topluma sunmuştur.

Bu imajın marjinal itirazlar dışında eleştirilmesine de bilhassa Tek Parti rejimi altında müsaade olunmamıştır. Bu nedenle dönemin akademik tarih araştırmaları da nadir istisnâlar dışında aynı imajı yeniden üretmiştir.

II. Abdülhamid'i tüm olumsuzlukların kaynağı bir yarı meczup ve "gericilik sembolü" olarak resmeden bu "imaj" çok partili rejime geçiş sonrasında tartışmaya açılmış ve sorgulanmaya başlanmıştır. Bunun neticesinde popüler kültür düzeyinde yaşanan değişimin yanı sıra akademik çalışmalar da İkinci Meşrutiyet ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde tekelci biçimde inşa edilen algının derinlikten yoksun, abartılı ve tarihî gerçeklikle uyumsuz olduğunu ortaya koymuştur.

Kemal Karpat, Engin Akarlı, İlber Ortaylı, Selim Deringil gibi yerli, Stanford Shaw, François Georgeon, Feroze Yasamee benzeri yabancı tarihçiler kapsamlı ve birincil kaynaklara dayalı çalışmalarla II. Abdülhamid iktidarının dış siyasetinden iktisat ve kültür politikalarına ulaşan alanlarda objektif değerlendirmelerini yapmışlardır.

Bunlar ve benzeri tahliller, II. Abdülhamid'in ağır bir savaş yenilgisi sonrasında dağılmanın eşiğine gelen bir imparatorluğu Avrupa dengesinin boşluklarını değerlendirerek ayakta tutan bir dış siyaseti kurguladığını, yükselen milliyetçi/ayrılıkçı ideolojilere resmî ideolojiyi yeniden yorumlayarak karşı koymaya çalıştığını, üçte ikisi modern çağın gördüğü en büyük küresel fiyat deflasyonu ile çakışan saltanatında iktisadî gelişme ve malî disiplin sağladığını, kapsamlı altyapı projeleri başlattığını, gelenekle modernliği bağdaştırmayı hedefleyen özgün bir projeyi hayata geçirdiğini ve büyük bir eğitim hamlesi başlattığını ortaya koymaktadır.

Söz konusu çalışmalar bunların yanı sıra iktidarındaki gelişmeleri sultanın psikolojisi üzerinden açıklamanın anlamlı neticeler vermeyeceğini, onun siyasetlerinin kişisel eğilimler ve psikolojik sorunlar üzerinden değerlendirilmesi mümkün olmayan derinliğe sahip olduğunu da kanıtlamışlardır.

Rol modeli

Dolayısıyla II. Abdülhamid'in tarihselleştirilmesi alanında ciddî yol alınmış durumdadır. Bu alanda hedefe ulaşılması, geçmişimizi anlamamız, günümüzü ise uzun dönem içinde ve devamlılık çerçevesinde değerlendirmemizi mümkün kılacaktır.

Buna karşılık, II. Abdülhamid için gerekli olan imaj düzeltimi diğer uca savrulma eğilimi göstermeye başlamıştır.

Popüler tarihçilik ve televizyon dizileri ile desteklenen ve toplumsal revaca da mazhar olan bu yaklaşım, onu yaşadığı dönemin tarihî bağlamından çıkartarak günümüz siyaseti için "rol modeli" haline getirmektedir.

Bu yaklaşıma göre imparatorluğun çöküşü ve güncel Türkiye'nin sorunları "yüz yıllıkAbdülhamidsizlik"in neticesidir.

Bu düşünce çizgisi güncel meselelerin halledilebilmesi için II. Abdülhamid dönemi siyasetlerinin yeniden üretimini önererek, onu günümüz siyasetçileri için "numûne-i imtisâl" haline getirmeye çalışmaktadır.

Bu çabanın iki nedenden dolayı fazlasıyla sorunlu olduğunu vurgulamak gereklidir. İlk olarak II. Abdülhamid değişik bir yapıyı farklı bir tarihî ve toplumsal gerçeklik içinde yönetmiştir. Üç kıtaya yayılmış çok uluslu imparatorluk sultanı ve halife olan II. Abdülhamid, Avrupa dengesinin işlediği Belle époque dünyasında siyaset üretmiştir.

Bir ulus-devletin post-modern gerçeklikte aynı siyasetleri uygulayarak başarı sağlayacağını düşünmek, günümüz Britanya siyasetçilerinin Kraliçe Victoria'nın uygulamalarını taklit ederek üzerinde güneş batmayan imparatorluk inşa edebilecekleri tezine benzer. Bu yaklaşım fazlasıyla romantik, ancak gerçekçi değildir.

İkinci ve daha önemli sorun, II. Abdülhamid rejiminin güçlü otokratik karakterinin Türkiye'nin demokratik, çoğulcu bir topluma dönüşme hedefi ile çatışmasıdır. Liyakatin yerine sadakati geçiren patrimonyal siyaset anlayışı, hikmet-i hükûmet temelli karar alımı ve kişisel kült inşa'ı, II.

Abdülhamid rejimini kendi tarihî bağlamında dahi aşırı otoriter bir yapı haline getirmiştir.

Bunun neticesinde meclisin otuz yıl kapalı tutulduğu, seçimlerin yapılmadığı, hükûmetin fiilen "sorumsuz" hale geldiği, "esbâb-ı siyasiye" benzeri gerekçelendirmeler ile karakuşî sürgün ve görevden almaların olağanlaştığı, basının ağır sansür altında bulunduğu bir uygulama şekillenmiştir.

Dolayısıyla II. Abdülhamid'in günümüz siyasetçileri için "rol modeli" olarak sunulması, amaçlanmadan da olsa "hikmet-i hükûmet" temelli otokratik siyasete davetiye çıkarılması anlamına gelmektedir.

Bu ise, son tahlilde, Kemalizm'in olumlu yönlerini ön plana çıkararak, onun yeniden inşa edilmesinin Türkiye'nin sorunlarını çözeceğini savunmaktan farklı değildir.

Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin, tahttan indirdiği II. Abdülhamid rejiminden daha otoriter bir rejim kurduğu doğrudur. Ancak Bolşevik rejimin Çarlık otokrasisini meşrulaştırmaması gibi, İttihatçılık da 1908 öncesindeki uygulamaları anlamlı kılmaz.

Bu nedenle, II. Abdülhamid imajının düzeltilmesi, onun tarihselleştirilmesi ne denli anlamlıysa onun bir "rol modeli" haline getirilmesi aynı derecede sorunludur.


 
Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
Namaz Vakti 04 Aralık 2020
İmsak 06:34
Güneş 08:06
Öğle 12:59
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 10 17
8. Giresunspor 11 17
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Menemen Belediyespor 10 12
14. Bandırmaspor 11 11
15. Ümraniye 11 10
16. Ankaraspor 11 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. West Ham 10 17
6. Southampton 10 17
7. Wolverhampton 10 17
8. Everton 10 16
9. M. United 9 16
10. Aston Villa 9 15
11. Man City 9 15
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Eibar 11 13
13. Deportivo Alaves 11 13
14. Valencia 11 12
15. Real Betis 11 12
16. Osasuna 10 11
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7