banner5

banner29

Kuss bin Saide'nin tarihi geçen konuşması

Cahiliye dönemi olarak da adlandırılan İslamiyet öncesinde, putlara tapmayan nadir insanlardan biri olan Kuss bin Saide'nin tarihi geçen o meşhur konuşması...

Tarih 25.01.2020, 19:32 25.01.2020, 19:49
Kuss bin Saide'nin tarihi geçen konuşması

“Allah’ın gelecek bir peygamberi vardır ki gelmesi pek yakındır.”

Kuss bin Saide, İslamiyet’ten önce Arabistan’ın Necran bölgesinde yaşamış, İyad kabilesine mensup ünlü bir şair ve hatiptir. Fesahat ve belagati ile nam salmış olan Kuss, Cahiliye dönemi olarak da adlandırılan İslamiyet öncesinde, putlara tapmayan nadir insanlardan biriydi. Hz. İbrahim’in Hanif dinine mensuptu. Kabe’de yüzlerce puta ‘tanrılar’ olarak tapıldığı bir devirde putlara itibar etmediği, insanlara da putlara tapmamaları konusunda nasihatlerde bulunduğu bilinmektedir. Meşhur Ukaz panayırlarında burada toplanan halka fikir ve düşüncelerini aktarmış, insanları Allah’ın varlığına ve birliğine inanmaya çağırmıştır. Kısa ve öz konuşmasıyla ve etkileyici ifadeleriyle hayranlık uyandıran Kuss’tan sonra gelenlerin konuşmalarının belagattaki ölçüsü onunkiyle karşılaştırılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Burada yer alan konuşması, yine bir Ukaz panayırında, Hz. Muhammed’in nübüvvetinin yaklaştığı bir dönemde, yüz yaşını aşmışken yaptığı bir konuşmadır. İnsanların bir araya geldiği bir pazar yerinde, çevresine toplanmış insanlara önce ölüm hakikatini hatırlatmış, etrafta gördükleri ilahî sanatlara dikkatle bakmalarını istemiş ve son peygamberin geleceğini müjdelemiştir. Bir şiirinde

Hz.Muhammed’den şu şekilde bahseder:

Bize, gönderilenlerin en hayırlısı,

Peygamberlerin en üstünü olarak Ahmed’i gönderdi.

Kafileler onu ziyaret için yollara düştükçe,

Ve bu teşvik edildikçe,

Allah ona salat eylesin.

Kuss bin Saide konuşmasını yaptığı sırada

Hz. Muhammed de onu dinleyenler arasındaydı. Fakat Kuss bunun farkında değildi. Hz. Muhammed’e peygamberlik gelip, vahiy nazil olduğunda ise Kuss bin Saide vefat etmiş bulunuyordu.

Kuss’un vefatından yıllar sonra, kabilesi Medine’ye giderek Müslüman oldu. Hz. Muhammed, kendilerine Kuss bin Saide’yi tanıyıp tanımadıklarını sordu. İçlerinden Carud: ‘Hepimiz onu biliriz ve bizler onun izinden gidenleriz’ şeklinde cevap verdi ve bu meşhur hutbenin bir kısmını okudu. O gün konuşmayı dinleyenler arasında bulunan Hz. Ebubekir ise konuşmanın bütün sözlerinin hatırında olduğunu söyleyerek Kuss Bin Saide’nin konuşmasını tekrarladı.

Hz. Muhammed, Kuss için şunları söylemiştir:

‘Ümit ederim ki Allah, kıyamet gününde Kuss bin Saide’yi ayrı bir ümmet olarak haşreder.’ Böylece Kuss, konuşmasında verdiği müjde ile İslam tarihinin ibretli sayfalarında yerini almıştır.

“Ey insanlar!

Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz! İbret alınız! Buna ihtiyacınız var. Yaşayan ölür, ölen fena bulur. Olacak neyse olur. Yağmur yağar, otlar biter. Çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerini alır. Derken hepsi ölüp gider. Hadiselerin ardı arkası kesilmez, hepsi birbirini kovalar. Kulak veriniz, dikkat kesiliniz, gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var. Yeryüzü bir büyük divan, gökyüzü yüksek bir tavan. Yıldızlar yürür, denizler durur. Gelen kalmaz, giden gelmez. Acaba vardıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar? Yoksa orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?

Yemin ediyorum! Allah’ın indinde bir din vardır ki, şimdi içinde bulunduğumuz dinden daha sevgilidir. Ve Allah’ın gelecek bir peygamberi vardır ki gelmesi pek yakındır. Gölgesi, başınızın üstüne geldi, üzerinize düşmeye başladı. Ne mutlu o kimseye ki ona iman eder...

Ey İyad halkı!

Hani ya babalar, dedeler, atalar? Nerede soy, sop? Hani hastalar ve ziyaretçileri? Hani o süslü saraylar ve mermer binalar yükselten Ad ve Semud kavimleri?

Hani ya, dünya varlığından gururlanıp da kavmine ‘Ben sizin en büyük Rabbiniz değil miyim?’ diyen Firavun Nemrut? Onlar zenginlikçe, kuvvet ve kudretçe sizden daha üstündüler.

Ne oldular?

Bu yer onları değirmeninde öğüttü, toz etti, dağıttı. Kemikleri bile çürüyüp dağıldı. Evleri yıkılıp ıssız kaldı… Sakın onlar gibi gaflete düşmeyin, onların yolundan gitmeyin. Her şey fanidir, baki olan ancak Allah’tır. Ki O birdir, şeriki ve naziri yoktur! İbadet edilecek ancak O’dur. Doğmamış ve doğurmamıştır. Evvel gelip geçenlerde bize ibret alacak şey çoktur. Ölüm bir ırmaktır. Girecek yerleri çok ama çıkacak yeri yoktur. Büyük küçük hep göçüp gidiyor. Vadesi dolan bir saniye beklemiyor. Giden geri gelmiyor. Kat’î bildim ki herkese olan size ve bana da olacaktır. Bunlar şüphesiz benim de sizin de akıbetiniz. İyi düşünün, nereden gelip, nereye gidiyoruz? Niçin varız ve ne olacağız?”

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?