banner5

banner29

Rusya'nın Çeçenistan'ın başkenti Grozni'yi işgalinin 21. yılı

21 yıl önce Rus güçleri, uzun süren çatışmaların ve bombardımanların ardından Çeçenistan'ın başkenti Grozni'yi ele geçirmişti.

Tarih 07.02.2021, 23:52
Rusya'nın Çeçenistan'ın başkenti Grozni'yi işgalinin 21. yılı

Grozni'nin düşüşü, Kafkasya'da uzun süredir devam eden savaşta yeni bir safhaya girilmesine ve Çeçen direnişinin zayıflamasına giden sürecin önünü açtı.

İkinci Çeçen Savaşı

1999 yılının Ağustos ayında başlayan İkinci Çeçen Savaşı, Rusya'nın Çeçenistan'daki saldırılarıyla geçti.

Rus ordusu Çeçenistan'da özellikle sivil yaşam alanlarını, camileri, fırınları, hastaneleri, pazar yerlerini, okulları yoğun bir bombardımanla hedef aldı. "Scorched earth” olarak bilinen kitle imha stratejisiyle Rusya, Çeçeinstan'da binlerce sivili öldürdü.

Çeçen başkenti Grozni de bu stratejiden payını alacaktı. Rusya'nın kendisine karşı direnen güçlerin insani ve askeri kapasitesini yok etmek için şehirleri tamamen imha etme stratejisi sonucu Grozni'de taş taş üstünde kalmayacaktı.

Balistik füzeler, top ve roket bataryaları ve hava saldırılarıyla aralıksız olarak vurulan şehir büyük oranda harap oldu.

Grozni'nin düşüşü

1999 yılı Kasım ayı sonlarında tamamen kuşatılan şehir havadan ve karadan vurulmaya devam etti. Bölgeden kaçmaya çalışan siviller dahi yoğun olarak hedef alındı.

Şehir içerisinde ve çevresinde yaşanan çatışmalar uzun süre devam etti, her iki taraf da ağır kayıplar verdi.

Çeçen birlikleri yoğun bombardımanlar, kuşatma ve kış şartları nedeniyle Grozni'den çekilmek zorunda kalırken Rusya 6 Şubat 2000 tarihinde Grozni'yi resmen ele geçirdi.

Grozni'ye giren Rus askerleri çok sayıda katliama da imza atarken, şehir merkezi tamamen harap olmuştu.

Grozni Kuşatması, Rusya'nın geçmişten bugüne sivil alanları yok etme stratejisini özetler nitelikteydi.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Haftalardır kısıtlamalar nedeniyle evlerimizdeyiz. Sizce kısıtlamalar sona ermeli mi? Yoksa devam etmeli mi?
Haftalardır kısıtlamalar nedeniyle evlerimizdeyiz. Sizce kısıtlamalar sona ermeli mi? Yoksa devam etmeli mi?