banner5

17.03.2019, 12:26

Tasavvufî intisap, mertebeler ve hâller nedir?

Metafizik tefekkürdeki üretkenliğimizi ne zaman kaybettik?

Bu soruyu şöyle de sorabiliriz: Tasavvufta (İslâm metafiziğinde) gelinen noktayı bir düşünmede nihai hat olarak benimseyip, ilgili ıstılahlara bir yenisini eklemeksizin sadece mevcudlarını benzer ifadelerle çoğaltarak, işin salt telkin / taklit ve ezber yönünü güçlendirmeye ne zaman başladık?

Fazla geriye gitmeden, aynı soruyu bu kez yakın zamana göre soralım: Brentano (v. 1917), Husserl (v. 1938), Heidegger (v. 1976) fenomenoloji ve analitik felsefede yeni bir tefekkür tutumunu geliştirirlerken, intisap başta gelmek üzere, onu oluşturan mertebelerin ve hallerin neredeyse tamamını fenomenler olarak “da” niteleyebileceğimiz tasavvufî tefekkürde, biz şerhle ve Osmanlı Türkçesiyle yazılmış metinleri Latinize etmekle kendimizi neden sınırlandırdık?

Hem hak yememek hem mezkur sorudaki sertliği gidermek üzere şimdi şöyle soralım: İsmail Fennî Ertuğrul (v. 1946) ve İsmail Hakkı İzmirli’nin (v. 1946) Panthéisme ile Panenthéisme farkından; tabiatın Tanrıda oluşu ile Tanrının tabiatta oluşundaki farklılıktan hareketle, en azından Vahdet-i vücûdçuluğu modern Batı felsefesinin tasallutundan kurtararak işlevsel kılma gayretleri neden kendi ömürleriyle sınırlı kaldı?

Bunları derken, Merhum Selçuk Eraydın’ın Tasavvuf ve Tarikatlar’ında (ilk basımı: 1964), Mustafa Tahralı’nın Eraydın’la birlikte Latinize ettikleri Ahmed Avni Konuk’un Füsûsu’l-Hikem Tercüme ve Şerhi’inin birinci cildinde yer alan (ilk basımı 1987) makalesinde, daha yakın zamandaki iki örnekle Abdürrezzak Tek’in Tasavvufî Mertebeler’inde (2008) ve Abdullah Kartal’ın İlahi İsimler Teorisi’nde (2009) açığa çıkan yoğun tefekkür gayretlerini inkar etmemekle birlikte, nispetler ve izafetler konusunda, tasavvufî pratiklere esas teşkil eden mertebeleri ve hâlleri daha müstakil (fenomenolojiden edinilebilecek yeni imkanlara da mahsus) olarak ele almayışlarından üzüntü duyma hakkımızı kullanmamızın mazur görüleceğini umuyoruz.

Buraya kadar, yazımıza da başlık olan tasavvufî intisap, mertebeler ve hâller nedir, sorusuna verilebilecek ilk cevabın nispetler ve izafetler olabileceğini düşündüğümüz halde, bu düşüncemizi yaslayacağımız yeni kaynaklardan yoksun oluşumuzun doğurduğu sıkıntıyı da bu vesileyle ifade etmiş olduk.

Söz konusu sorunun ne önemi var, diye sorulduğunda ise şunu söyleyebiliriz: Bir mümin, bir şeyhe neden intisap eder? Bu intisap, fertlerde hâsıl olan (tasavvuf müessesinin oluşturduğu kültürel etkileşimleri şimdilik bir parantez içinde tutalım) hangi ihtiyaca göre gerçekleşir? İntisap olunanla, intisap eden arasındaki ilişkinin hükmü ve boyutu nedir? İntisabın asıl nedeni tasavvufi mertebeler ve hâller cümlesinden terbiye edilmeyi talep etmek olacağına göre, bunların terbiye değerleri nedir? Bu manada intisap olunanın önceliği nedir, neye göre seçilir ve intisab edenin intisabıyla elde edebileceği kazanımların yönü nedir? Daha açık bir soruşla, intisap edenin kazanımı uhrevi midir, dünyevi midir ya da her ikisini de kapsamakta mıdır?

Daha da çoğaltılabilecek olan bu soruların sonuncusu şu olabilir: İntisap ilişkisinin günümüzdeki işleyişi nasıl ve neye binaendir: Dinî bir ihtiyaca mı, ruhsal bir terapiye ya da bir rehabilitasyona mı, ancak cemaatleşmenin sağlayacağı güvenlik kaygısına mı, yoksa ekonomik rahatlık arayışına mı?

Bu sorularda tasavvufu muhtemel tartışmaların dışına taşımaya çalıştığımız ve asıl tasavvuf sayesinde mümkün olabilen ilişkilerin (ruhsal terbiyenin) işleyişini merak ettiğimiz açıktır.

Şundan ki, şeyhleriyle ve müridleriyle yaşanan tasavvufun İslâm ahlâkının toplumsal planda pekiştirilerek yaygınlaştırılması konusunda olumlu bir etkisinin olmadığı, bilakis yaşanan tasavvuf ile dinî hükümler arasında kimi çelişkilerin ortaya çıktığı yönünde, hem birçok örnek bulunmakta hem de yoğun bir eleştiri giderek hakimiyet kurmaktadır.

Bu olumsuzlukta tasavvufun müesses kılınan (ve binlerce yıldır deneyimlenen) şekliyle bir payı bulunamayacağına göre, mezkur sorunları tasavvuf / tarikat tanımlı ilişkilerde aramak gerekir. Diğer bir söyleyişle, intisap nispeti (ki, iki kelime de nsb kökündendir) başta gelmek üzere mertebeler ve haller sistemiyle olan bağda meydana gelen değişmelerin nedenleriyle birlikte sonuçlarını zamanımızın insanına (onun algısına) ve yaşadığımız dünyanın gerçeklerine göre değerlendirmek artık bir zaruret olsa gerektir.

Bu bağlamda, Sadreddin Konevî’nin, temel konusunu Hakk’ın varlığı(vücûd-ı hak) olarak belirlediği tasavvufun / ilm-i ilâhînin / metafiziğin (Miftâhu’l-Gayb, haz.: Ekrem Demirli, TÜYEK Yayınları, İstanbul 2014) o hakikatinde sabit kalmak üzere, insana ve onun yaşadığı dünyaya (gündelik gerçekliklere) göre pratiğe aktarılması (dünyasallaştırılması) talep edilemez mi?

Zira tasavvufun “ilâhî ahlâk ile ahlâklanma” şeklindeki tanımında tüm sufîler müttefik olduklarına göre bunun ilk tahakkuk edeceği yer de kaçınılmaz olarak insanlık / yeryüzü değil midir?

O halde, yazımıza başlık olan soru ilkin bu yönden doğru cevabı bulma gayretini hak ediyor olmalıdır.

Yorumlar (0)
12°
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:14
Öğle 13:21
İkindi 15:55
Akşam 18:19
Yatsı 19:42
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13