Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, anayasanın ilk 4 maddesinin anayasa değişikliği tartışmalarının dışında tutulacağının net şekilde ortaya konulmadığı bir çalışmanın içerisinde olmayacaklarını daha önce açıkladıklarını ve bugün de aynı noktada olduklarını bildirdi.

'UZLAŞI ZEMİNİNE İHTİYAÇ VAR'
TBB tarafından "Anayasacılığı Savunmak ve Değişmeyen Gündem: Anayasayı Değiştirmek" paneli düzenlendi.

Panelin açılışında konuşan TBB Başkanı Sağkan, son dönemdeki tartışmaların "anayasa değişikliği" değil "yeni bir anayasa" üzerinden ilerlediğini ve bu çalışmalarda toplumsal uzlaşı zeminine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

NATO'dan son dakika Türkiye duyurusu! 2026'da... NATO'dan son dakika Türkiye duyurusu! 2026'da...

Düzenledikleri panelde bile siyasi parti temsilcilerinin tamamını bir araya getiremediklerine, böyle bir ortamda toplumsal uzlaşıdan bahsedilemeyeceğine dikkati çeken Sağkan, yeni anayasanın nasıl tartışılacağının önemli olduğunu ifade etti.

'ANAYASA TATMİN EDİCİ DEĞİL'
"Anayasasızlaşma" kavramını dönem dönem gündeme getirdiklerini, bunu ifade özgürlüğü üzerinden anlatmaya çalıştıklarını anımsatan Sağkan, "anayasasızlaşma"nın Osman Kavala ve Can Atalay'ın yargılanması süreçlerinde yargı eliyle somutlaştırıldığı görüşünü paylaştı.

Anayasa tartışması yapılacaksa önce mevcut anayasayı savunmakla işe başlamak gerektiğini belirten Sağkan, akademik açıdan bakıldığında, mevcut anayasanın her haliyle tatmin edici olmadığını söyledi.

Sağkan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Özellikle yargı bağımsızlığını daha somut ve net şekilde düzenleyebilecek hükümlerin muhakkak konuşulması, tartışılması gerektiğine inanıyorum. Hakimler ve Savcılar Kurulunun yapısı, bu yapının belirlenme usulleri, bütün kararlarına karşı yargı yolunun açılması, tabii hakim ilkesi, hakimlik teminatı gibi unsurların daha net ve somut düzenlenebileceği bir anayasaysa eğer konuştuğumuz buna kim 'hayır' diyebilir ki? Savunma hakkının, savunma hakkını temsil eden avukatların ve meslek örgütü olan baroların, Türkiye Barolar Birliğinin, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin bağımsızlığının daha somut teminat altına alındığı bir anayasaya hangimiz 'hayır' diyebiliriz?"

"Yeni anayasa" adı altındaki tartışmalarda, darbe dönemi anayasasından sivil anayasaya geçiş dışında hiçbir başlık duyamadıklarını dile getiren Sağkan, buradaki temel felsefenin, ihtiyacın hangisi olduğuna dair bugüne kadar tek bir kelime söylenmediğini ifade etti.

'İLK 4 MADDE DIŞINDA...'
Sağkan, "Türkiye Barolar Birliği, bir anayasa tartışması varsa, öncelikle ilk 4 maddenin bu tartışmanın dışında tutulacağının somut ve net olarak ilanı yapılmadığı müddetçe tek bir çalışmanın dahi içerisinde olmayacaktır.' demiştik. Türkiye Barolar Birliği bugün yine aynı noktada durmaktadır." diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından, Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu "Demokratik Anayasa Yapmanın Tarihsel ve Siyasal Koşulları ile Yöntemleri" başlıklı konuşma yaptı.

Daha sonra siyasi parti temsilcileri ve akademisyenlerin görüşlerini paylaşacağı "Anayasacılığı Savunmak" ve "Anayasayı Değiştirmek" başlıklı oturumlara geçildi.