İşgalci İsrail ordusunun Gazze'de işlediği katliamlar, 256'ncı gününü geride bırakırken Filistin Sağlık Bakanlığı'nın verileri göre kayıt altına alınabilinen toplam ölü sayısı 37 bin 372'ye, yaralı sayısı ise 85 bin 452'ye ulaştı. Londra merkezli Associated Press (AP) haber ajansı, çatışma alanlarında istatistik tutan uluslararası kurumlardan Airways tarafından sağlanan verilen yanı sıra, Gazze'de Sağlık Bakanlığı'nın kayıt altına aldığı veriler, internet aracılığıyla yayınlanan ölüm ilanları, ölenlerin yakınları tarafından sosyal medyada yayınlanan bilgiler ve görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak İsrail'in soykırımı aşan katliamlarına ilişkin dehşet verici rakamları ortaya koydu.

ABD'li senatör Bob Menendez istifa etti ABD'li senatör Bob Menendez istifa etti

DEDEDEN TORUNA KADAR BÜTÜN AİLE
AP tarafından yayınlanan ve İsrail saldırılarının en yoğun olduğu Ekim ile Aralık 2023 tarihleri arasındaki döneme yoğunlaşan rapora göre, Gazze'deki en az 60 aile 25 ve üzeri üyesini İsrail saldırılarında kurban verdi. Bu ailelerin dörtte birinde ölenlerin sayısı 50'yi aşıyor. Söz konusu aileler arasında İsrail'in daha önce Gazze'ye yönelik saldırılarında en az 10 üyesini kaybeden aileler de bulunurken, işgal güçlerinin katliamları dede, baba, çocuklar ve torunları kapsayacak şekilde birçok ailede dört nesile kadar uzanıyor.

BİR SÜLALEDEN 270 KİŞİ KATLEDİLDİ
Ekim ile aralık ayları arasında yoğun hava saldırıları düzenleyen İsrail kuvvetleri, bu saldırılarda aynı aileden onlarca kişiyi öldürdü. Sadece Gazze'de yaşayan Filistinli Yusuf Salem uzak akrabaları dahil 270 aile üyesi işgalci güç tarafından öldürüldü. Bunlar arasında bir saldırıda en fazla kayıp veren aile 80 kayıpla Ebu Kamsan ailesi oldu. El-Mağribi ailesi, bir hava saldırısında 70 üyesini kaybederken, Ebu Neccar ailesi bir saldırıda, Dağmaş ailesi ise bir saldırıda 44 üyesini kaybetti. İsrail saldırılarında en az 10 üyesinin öldüğü bin 900 ailenin bulunduğuna işaret edilen raporda, bu ailelerin 300'ünün 2014'teki İsrail saldırılarında da en az 10 üyesini kurban vermişti.

HERKESİ DEFNETTİM
İsrail'in 2014, 2021 ve 2023'teki saldırılarında sürekli olarak hedef aldığı Ağa ailesinden geriye kalan son fertlerinden Casir el-Ağa, AP'ye yaptığı açıklamada, işgalci İsrail kuvvetlerinin 7 Ekim sonrası yaptığı saldırılarda ailesinden 100 kişiyi defnettiğini belirterek, "Artık defnedebileceğim herkesi defnettim. Hayatta kalan akrabam varsa onlarla da irtibatımı kaybettim. Sıramı bekliyorum" diye konuştu.

İSTATİSTİKLER ARTIK TUTULMUYOR
AP'ye bilgi veren Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med) Gazze Koordinatörü Rami Abduh, Gazze'deki yakınlarını kaybeden ailelerin bilgilerini toplayan ekip ile irtibatı sağladığını belirtti. Abduh, mart ayında 2 bin 500 vakaya ulaştıklarını ifade ettiği açıklamasında, "İstatistikleri tam bir şekilde tutmamız artık mümkün değil" ifadelerini kullandı. Katliamın nesillere ulaştığını belirten Abduh, "Küçük bir köyün tamamen imha edilmesi gibi bir durum. Yüzlerce Filistinli aile yok oldu" dedi.

GAZZE’DEKI KITLIK CAN ALMAYA DEVAM EDIYOR

İsrail’in acımasızca saldırdığı Gazze, kıtlıkla karşı karşıya. 8 ayı aşkın süredir yardımlara izin verilmemesi Gazze'de kıtlık oranını artırdı. Şu ana kadar 33 çocuğun açlıktan öldüğü kıyı şeridinde, 82 bin bin çocuk, yetersiz beslenme nedeniyle ölümle burun buruna. Vahşi saldırının yaşandığı ilk günden itibaren Gazze’de en şiddetli kıtlığın yaşandığını söyleyen Gazzeli araştırmacı-yazar Muhammed Ebu Takiyye, felaketin boyutunu Yeni Şafak’a anlattı. Gazze Şeridi’ne yardımların girdiğine dair haberlerin yalan olduğunu belirten Takiyye, “Amerikan yönetimi ve işgalciler, kasıtlı olarak sanki yardım ve kamyonlar giriyormuş gibi lanse ediyor ama bu doğru değil. Mesela Amerika, geçici limanla ilgili büyük haber ve propaganda yaptı ama gerçek şu ki, kuruluşundan bu yana limana 120'den az TIR girdi” dedi.

33 ÇOCUK AÇLIKTAN ÖLDÜ
Gazze’ye giriş yapan yardım TIRlarının her geçen gün azaldığını belirten Takiyye, bu durumun ciddi oranda kıtlığı tetiklediğini belirtti. 82 bin çocuğun tehlike altında olduğunu kaydeden araştırmacı, “İşgalci İsrail Gazze Şeridi'nin tamamını kuşatırken, Refah kapısının devam eden işgali, yardım kamyonlarının girişine kapatılması ve Kerem Ebu Salem kapısından girişlerinin engellenmesiyle insani kriz daha da kötüleşiyor. 82 bin çocukta yetersiz beslenme belirtileri görüldü ve bunların yüzde 35'inde çok ciddi hastalıklar oluştu. Kıtlık ve yetersiz beslenme nedeniyle 33 çocuk hayatını kaybetti. 450 bin çocuk, yemek hazırlamak için moloz atıklarının yakılması nedeniyle kanser ve solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskiyle karşı karşıya” şeklinde konuştu.

Çocuk ölümleri 3 kat arttı
BM İnsan Hakları Şefi Volker Turk, küresel çatışmalarda 2023 yılında bir önceki yıla göre üç kat daha fazla çocuğun ve iki kat daha fazla kadının öldüğünü, toplam sivil ölümlerinin yüzde 72 arttığını bildirdi. Turk, yaptığı açıklamada, savaşan tarafların giderek "kabul edilebilir ve yasal olanın sınırlarını zorladığını" söyledi.

Yüzlerce çocuğa gözaltı ve işkence
Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten beri işgal altındaki Batı Şeria'da 640 çocuğu gözaltına aldığını, bazılarına da işkence yaptığını bildirdi. İsrail hapishanelerindeki yaklaşık 250 çocuğun işkence gördüğü belirtilen açıklamada, Gazze'den alıkonulan bir grup çocuğun da İsrail'in kuzeyinde bir hapishanede tutulduğu belirtildi.

Gazze için harekete geçilsin

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, uluslararası topluma İsrail saldırılarına karşı "Gazze halkının korunmasına yönelik her türlü tedbiri almak için derhal harekete geçilmesi" çağrısında bulundu. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın haberine göre Bin Selman, bu yıl hacca katılan önemli isimler ve yetkililer için düzenlenen resepsiyonda bir konuşma yaptı. Bin Selman, bu yıl Kurban Bayramı'nın, Gazze'de Filistinlilere karşı "çirkin suçların" sürdüğü bir dönemde idrak edildiğini söyledi. Bin Selman, Gazze Şeridi'nde acil ateşkes önerisine ilişkin BM Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan son kararların uygulanmasının önemini vurguladı. Veliaht Prens, Filistin halkının meşru haklarını elde edebilmesi ve kapsamlı, adil ve kalıcı barışa ulaşabilmesi için ülkesinin, uluslararası topluma yaptığı "1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletini tanıma" çağrısını yineledi.