Tesettürlü genç kadınlar neden açılıyor? Ali Rıza Demircan'dan dikkat çeken açıklamalar...

İlahiyatçı-yazar Ali Rıza Demircan, tesettürlü genç kadınların açılmasına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Gündem 04.08.2021 - 16:30 05.08.2021 - 15:47

Karar yazarı Elif Çakır'ın tesettürden çıkarak, açılmasının ardından başlayan 'tesettürlü kadınlar açılmaya başladı' tartışmalarına Demircan köşesinden dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İşte Demircan'ın söz konusu yazısı:

Bir grup tesettürlü genç bayan ziyaretime geldi. Bazı genç tesettürlü bayanların ve tesettürlü üniversite öğrencilerinin açılıp saçılmaya başladığını dile getirerek üzüntülerinin açıkladılar. Benden de bu konuda yazı yazmamı ve konuşmalar yapmamı rica ettiler. Problemin farkındaydım ama onların beni göreve çağırması beni yönlendirdi.
 

Önce konunun önemine değinelim:

İslâmî ölçülere uygun kadın giyimi olarak tanımlayabileceğimiz Tesettür, Müslüman kadınlarımız; genç bayanlar ve kızlarımız için îman, ibâdet, ahlâk, sağlık ve estetik mevzuudur.

İslâmî Giyim Olan Tesettürün Maddî ve Mânevî Şartları

Müslüman kadının kendileriyle evlenebileceği nâmahrem erkeklere karşı oluşturması gereken Tesettürün Kur’ân âyetleri ve Peygamberimizin bu âyetlere getirdiği açıklamalarla belirlenen maddî şartlarını şöylece özetleyebiliriz:

a. Eller, yüz ve ayak bilekleri altı dışında bütün vücudu örtücü,
b. Vücudun tabii rengini ve organların biçimini göstermeyecek şekilde sık dokulu ve geniş,
c. Dıştan bakıldığında erkek giysisi olduğu izlenimi vermeyecek derecede kadın cinsiyeti ile uyumlu,
d. Helâl kılınan maddelerden yapılı, (Mesela, yırtıcı hayvan derilerinden mamul olmamalıdır.)
e. Renkler yumağı olmaktan beri, sade ve sadeliği içinde güzel ve temiz,
f. İslâm’a göre bâtıl olan din ve ideoloji mensuplarının nişanı olan giysi modellerine aykırı.

Tesettürün özetlenen maddî şartları yanı sıra mânevî şartlarını da elbiseyi helâl kazançla almak ve farklı ve üstün olma amacından korunarak giyinmek olarak açıklayabiliriz.

Açıklanan anlamıyla tesettür, İslam kadınını alameti olup özellikle kültürel cihadır. Cennet’e yoldur.

Soralım Niçin Açılıyorlar?

Genç kadınlarımız ve kızlarımızın bazıları niçin dünya ve âhiret hayatları için son derece önemli bir görev olan tesettürü bırakıp açılıyorlar. Üstelik bunu iç dünyalarındaki git gellerin doğal sonucu olduğunu beyanla mazur görülmelerini istiyorlar.

İslamî vahyi akılla anlamaya çalışarak aydınlanacakları yerde putlaştırdıkları aklın çıkmazlarında yitirdiğimiz Dücane Cündioğlu ve Taha Hakan Alp gibi çok bilmişlerimizin! sapıp saptırdıkları bir toplumsal ortamda bazı genç bayanlar ve kızlarımızın açılıp saçılmalarını yermeden onları anlamaya çalışmamız ve onlara niçin açılıp saçıldıkların sormamız gerektiğine inanıyorum.

Onlara açılıp saçılmalarına ilişkin ”özel sebeplerini” sormasına soralım da biz de Kur’ânımızın işaret ettiği ana nedene değinelim:

Tesettür Kimin Emridir

Tesettür gökleri ve yeri yaratan gezegenleri halkeden Allah’ın buyruğudur.

Tesettür yeryüzünü ve içindeki dağları, denizleri, ovaları, ormanları bitkileri yaratan Allah’ın emridir.

Tesettür, milyonlarca sanat harikası canlıları ve insanları yaratan ve yaşatan Allah’ın yasasıdır.

Tesettür, insanları kadın ve erkek olarak yaratılmışların büyük çoğunluğuna üstün olarak yaratan, melekleri onlardaki öze saygı secdesine vardıran Allah’ın arzusudur.

Tesettür, kendi zatına ibadetle yükümlü kıldığı biz insanları, bütün iradeli hayatından yargılayıp ebedî Cennet ile mükafatlandırıp Cehennem ile cezalandıracak olan rahmeti sonsuz Allah’ın Kur’ânî emridir.

Tesettürü Ancak Mümin Kadınlar Ugulayabilir

Tesettürü ancak Allah’a ve âhiret hayatına iman eden kadınlar uygulayabilir. Böylesi bilgi ve bilinçe dayalı imana sahip olmayan kadınlar, özellikle de modern piç yaşamın egemen olduğu şartlarda yaşayan kadınlar tesettür emrini uygulayıp hayatlarına anlam ve amaç kazandıramazlar.

Bunun içindir ki  tesettür emri, ilgili iki ana Kur’ân  âyetinde  yani Ahzap 59 ve Nûr 31’de “müminlerin kadınlara söyle” ve “mümin kadınlara de ki” şeklinde başlayan emirlerle iman eden kadınlara verilmiştir.

Tesettür Ana-Babanı, Çevrenin Arzusu Bir Gelenek Değildir

Tesettür yalnızca asırların oluşturduğu bir gelenek değildir.

Tesettür ana babanın, ninenin ve dedenin talebi değildir. Yaşanılan çevrenin gereği ve siyasetin rant kapısı hiç değildir.

Tesettür ruhumuz, mallarımız, inanç ve yaşam düzenimiz gibi ve bedenimiz üzerinde Allah’ın hakimiyetini kabulün nişanıdır.

Rabbimizin Kur’ânî emirleri ve yasakları, özetlediğimiz şekilde anlatılmadığı ve inanılmadığı için ne alkollü içkilerden, ne zalim faiz uygulamasından, ne zina ve eşcinsellikten ve ne de yolsuzluklar ve tesettürsüzlükten korunmak mümkündür.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@