Dünya

Trump, İran'ın kabul ettiği ateşkes şartını açıkladı!

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile kısa vadeli bir anlaşmada Lübnan konusunun masada olmayacağını belirterek, yaptırımların kaldırılması veya dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi herhangi bir ön ödemenin de söz konusu olmayacağını söyledi.

Abone Ol

ABD Başkanı Donald Trump, NBC News kanalında katıldığı "Meet the Press" programında dış politikaya ve Körfez'de devam eden savaşa dair çok açıklamalarda bulundu.

Trump, masadaki geçici diplomatik formüllere ve Tahran'ın taleplerine değinerek, "Kısa vadeli İran anlaşmasında Lübnan'ın dahil edilmesi gerekmeyecek. Ön ödeme şeklinde varlıkların buzunun çözülmesi ya da yaptırımların kaldırılması olmayacak" ifadelerini kullandı.

"MASANIN ŞARTLARINI KABUL ETMEK ZORUNDALAR"
Röportajın dış politika kısmında İran rejiminin askeri ve ekonomik olarak köşeye sıkıştığını ileri süren Trump, sunucu Kristen Welker'ın soruları üzerine şöyle konuştu:

"Çünkü güçlüler, gururlu. Asla yapacaklarını düşündükleri şeyler var, ama yapmak zorunda kalacaklar. Başka seçenekleri yok. Ve bu biraz zaman alır. 47 yıldır ne istedilerse onları yapıp paçayı kurtarmalarından bahsediyorsunuz. Yani, bu iş çok önce yapılmalıydı. Bu, diğer başkanlar veya diğer ülkeler tarafından yapılmış olmalıydı. Bu tür işleri halletmek yıllar alır. Bu insanlar 47 yıldır savaşıyor. Amerikalıları öldürüyorlar. Bacaklarını ve kollarını kesiyorlar, yüzleri çok kötü ve korkunç şekilde yaralanıyor."

TAHRAN'IN 24 MİLYAR DOLARLIK KOZU KABUL EDİLECEK Mİ?
Tahran yönetiminin milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlığına erişim sağlama ve yaptırımların kaldırılması yönündeki ısrarlı taleplerine kapıyı tamamen kapatan Trump, herhangi bir taviz verilmeyeceğinin altını çizdi:

"Kısa vadeli İran anlaşmasında Lübnan'ın dahil edilmesi gerekmeyecek. Ön ödeme şeklinde varlıkların buzunun çözülmesi ya da yaptırımların kaldırılması olmayacak."

"USLU DURURLARSA KONUŞMAYA BAŞLARIZ"
Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmayı eleştiren ve Tahran'a gönderilen nakit kaynaklara değinen Trump, dondurulmuş İran varlıklarının geleceğine yönelik ise "Bu sonra gelir. Evet, eğer uslu dururlarsa, iyi iş çıkarırlarsa, konuşmaya başlarız." yorumunda bulundu.

"ANLAŞMA YAPARSAK HEP BİRLİKTE GİDER İSTER YERİNDE İSTER BAŞKA YERDE İMHA EDERİZ"
İran ile yürütülen nükleer müzakerelerin geleceğine ve uranyum stoklarının akıbetine değinen Trump, "Eğer dost olduğumuzu belirten bir anlaşma yaparsak, hep birlikte gideriz. Bu bizim ekipmanımız olacak. İster yerinde olsun ister başka bir yere götürelim, onu alıp imha edeceğiz. Onlarla ya da onlarsız gideceğiz. Ama bize ateş eden kimse olmayacak, tamam mı? Şimdi, eğer bir anlaşma yapmazsak, o zaman onları askeri olarak çok sert bir şekilde ortadan kaldıracağız. Ve bunu yapana kadar bekleyeceğiz, bu durumda her halükarda güvenli olacağız." dedi.

"UZAYDA KAMERALARIMIZ VAR, ORAYA YÜRÜRSENİZ YAKASINDAKİ İSMİNİZİ OKUYABİLİRİM"
İran'ın nükleer tesislerini ve sahadaki gizli askeri hareketlilikleri anlık olarak izlediklerine işaret eden ABD Başkanı şunları kaydetti

"Uzay Kuvvetleri sayesinde uzayda kameralar var. Biliyorsunuz, her yerde kameralarımız var. Oraya biri yürürse, siz oraya yürürseniz, yakasındaki isminizi okuyabilirim. Ve bunlar uzayda bulunan kameralar. Oldukça şaşırtıcı bir teknoloji."

"NÜKLEER SİLAHLARI OLMAYACAĞINI KABUL ETTİLER"
Müzakerelerde iki tarafın anlaşmaya "çok yakın" olduğunu ancak ek güvenlik maddeleri konusunda bastırdığını ifade eden Trump, masadaki nükleer pazarlığın detaylarını şöyle açıkladı:

"Birkaç noktamız var. Bunlar büyük noktalar gibi bile görünmüyor. Nükleer silahlara sahip olmayacaklarını kabul ettiler. Anlaşmada nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair bir madde vardı. Ve ben hariç herkes bundan çok memnundu. Ve dedim ki, 'Peki, ya geliştirmezlerse, ama gidip satın alırlarsa, elde ederlerse ne olur? Satın alırlarsa, satın alırlarsa veya elde ederlerse ifadesini eklemek istiyorum.' Biliyorsunuz, bunu da oraya eklemelisiniz, çünkü bu geliştirme değil. Yani, geliştirme, satın alma, elde etme veya satın alma hakları yok."

İranlıların bu maddeye başta "biraz direndiklerini" belirten Trump, "Ama sonra direnmediler" diyerek geri adım attıklarını ekledi.

"AĞIR YARALI OLMASINA RAĞMEN 'ABD İLE ARAMIZ NASIL?' DİYE KONUŞUYOR"
Saldırılar sonrası babasının yerine geçen ve henüz kamuoyu önüne çıkmayan yeni dini lider Mücteba Hamaney ile doğrudan görüşmeye açık olduğunu söyleyen Trump, yeni liderin fiziksel durumu ve karakteri hakkında tamamen şu ifadeleri kullandı:

"Daha genç. Bence daha mantıklı. Yaralı. Oldukça ağır yaralı. Yani bunda bir cesaret var. Birçok insan, o kadar ağır yaralanmış olsaydı, 'Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerimiz nasıl gidiyor?' diye konuşmazdı. Aklında başka şeyler olurdu. Yani bunda bir cesaret var. Ama o çok ciddi şekilde yaralı. Nerede olduğunu bilip bilmediğimi söylemek istemiyorum. Ama biliyor olma ihtimalim yüksek."

"İRAN'IN YENİ LİDERLİĞİNİ DAHA RASYONEL VE ÇOK ZEKİ BULUYORUM"
Trump, İsrail ve ABD’nin saldırıları sonucu eski Dini Lider Ali Hamaney ve birçok yardımcısının öldürülmesinden sonra İran’ın yeni kadrosunu olumlu bulduğunu belirterek "İran'ın yeni liderliğini daha rasyonel ve çok zeki buluyorum." şeklinde konuştu.

Sunucu Kristen Welker'ın "Soru: Onlar kimler?" şeklindeki sorusu üzerine Trump, isim vermekten kaçınarak şu cevabı verdi:

"İsimlerine girmek istemiyorum ama onların kim olduklarını biliyorsunuz. Onlar liderlerdir. Onlara saygı duymak zorunda olan insanlar tarafından saygı görüyorlar."

ABD HÜRMÜZ'DEN ÇEKİLECEK Mİ?
Bölgedeki 50 bin ABD askerini geri çekmek için acele etmeyeceğini, bu gücü bir koz olarak masada tuttuğunu belirten Trump, askeri kapasiteye dair veriler paylaştı:

"Onların ordusunu tamamen yok ettik. Elinde birkaç füze kaldı. Elinde birkaç insansız hava aracı kaldı. Ordunun orada tutulmasının maliyeti çok düşük. Bunu yapmak aptalca olur, çünkü belki de onları İran'ı müzakere masasına oturtmak için kullanabiliriz. Bu muhtemel değil. Ama bence işimiz bitene kadar onları orada tutacağız."

Trump, İran'ın savaş öncesi füze stokunun sadece "%21, %22"sinin kaldığına inandığını da iletti.

"SAVAŞ OLMAYACAĞINI GARANTİ ETMEDİM, YOKSA NEDEN DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ORDUSUNU KURAYIM?"
ABD ordusunun genel yapısıyla ilgili ABD Başkanı, "Savaş olmayacağını garanti etmedim. Yoksa neden dünyanın en güçlü ordusunu kurmuş olaydım ki? Ordumuzu ben kurdum. Bana miras kalan ordunun durumu berbat durumdaydı. Hiçbir teçhizatımız yoktu. Elimizde hiçbir şey yoktu." diye konuştu. Ayrıca "İran ile nihai bir anlaşmaya varılana kadar ABD, bölgedeki askeri varlığını sürdürecek. Bu bizim için büyük bir savaş değil. Onlar bir abluka uyguladılar, bu yüzden biz de onları abluka altına aldık. En üst düzeyde bir abluka yaptık. Bunu bir savaş olarak görmüyorum, ama eğer böyle tanımlamak istiyorsanız, sanırım bunu yapabilirsiniz." değerlendirmesini paylaştı.

NE OLMUŞTU?

İran müzakere heyetinden bir yetkili, ülkenin yarı resmi Fars haber ajansına yaptığı açıklamada, ABD'nin atacağı adımlara bağlı olarak Hürmüz Boğazı'nın İran yönetimi altında yeniden açılması için 30 günlük bir takvim belirlenebileceğini söyledi.

İslamabad’da yürütülen dolaylı görüşmelerde yer alan İranlı meclis üyesi sundukları önerinin detaylarına dair şu bilgileri paylaştı:

"Bu öneriye göre Tahran, İran yönetimi altında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ancak ABD ve müttefiklerinin tüm tehditleri ortadan kaldırıldıktan 30 gün sonra mümkün olacağını açıklamalıdır."

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }