Türkiye'de Çin modeli olarak tartışılan yeni dönem için, Cevdet Yılmaz çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekerek 'Benzetilecekse Güney Kore modeline benzetilebilir' dedi.

İşte Mehmet Acet'in köşe yazısındaki o bölüm;

Şimdi gelelim yeni ekonomik model konusuna.

Cevdet Yılmaz, son günlerde dillendirilenin aksine, bu modelin Çin modeli olarak nitelendirilmesinin yanlış olacağını dile getiriyor.

“Bu Türkiye’ye özgü bir model ama illa ki, benzetilecekse Çin’e değil, Güney Kore modeline benzetilebilir” diyor:

“Çin’in ölçeği de farklı. Siyasi yapısı da farklı. Kamunun rolü de çok farklı. Çin modeli denemez. Dense dense Güney Kore modeli denir. Ben ona da taraftar değilim. İlla benzeteceksek Güney Kore’ye bakmak, Japonya’nın geçmişteki kalkınma dönemlerindeki durumuna bakılabilir. Yani, demokrasinin olduğu, serbest piyasanın olduğu ama ihracat odaklı bir şekilde cari fazla vererek büyümenin sağlandığı bir model bu.”

Cevdet beye sorduğum iki kritik soruya aldığım yanıtı takdirlerinize sunarak yazıyı tamamlayayım:

SORU: Ekonomistler, iktidarın uygulamaya koyduğu bu modelle ilgili “Bunun iktisat kitabında yeri yok” diyorlar. Buna ne dersiniz?

CEVAP: Bir tane iktisat yok. Herkesin benimsediği bir iktisat modeli yok.

Şunu yaparsanız bu olur, ama öbürünü yaparsanız da şöyle olur diyorlar.

Matematik gibi, Fizik gibi bakarsak yanılırız. Ben yıllardır iktisadın teorisiyle de, pratiğiyle de iyi kötü ilgilenen bir insanım. İktisatta herkesin benimsediği bir tane görüş yok. İktisadın, dünyanın durumu, ülkelerin durumu düşünülerek ele alınması gerekir. İktisat alanı tartışmadan uzak, birilerinin mutlak doğruyu vaaz ettiği bir alan değil. Sosyal bilimlerin hepsi böyledir.”

SORU: Peki, Türkiye’de hükümetin uygulamak istediği model marjinal bir model midir?

CEVAP: Dünyadaki ana kapitalist ülkeler, İMF benzeri modellere göre uyduğunu söyleyemem doğrusu. Gelişmekte olan dünyaya baktığımızda, burada çeşitli politikalara baktığımızda da hiç de marjinal değil. Gelişmekte olan ülkeler, çok çeşitli denemeleri geçmişte de yaptılar, günümüzde de yapıyorlar.

Hep aynı ezberle gittiğiniz zaman da bir sıçrama yapma imkânınız yok. Dolayısıyla, iktisat alanı tartışmalardan uzak bir alan olamaz.

Bir tek politika var başka türlüsü tartışılamaz deniyorsa, asıl entelektüel otoriterlik budur.