Koronavirüs salgınıyla mücadele devam ederken zeytin yaprağının virüse karşı koruyucu ve tedavi edici etkileri ortaya çıktı.

Yeni Şafak'ın aktardığına göre; Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Abdurrahim Koçyiğit ve Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Anabilim Dalı Başkanı Ali Timuçin Atayoğlu'nun ortak çalışmasıyla zeytin yaprağının koronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirdiği ve hastalığın daha hafif geçmesine yol açtığı kanıtlandı.

FABRİKADA ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYI TÜKETİLMEYE BAŞLANDI

Konya'da bulunan bir fabrikada yöneticiler tarafından alınan kararla işçilere normal çay yerine zeytin yaprağı çayı tavsiye edildiğini anlatan Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit, zeytin yaprağı çayı tüketilmesinin ardından fabrikadaki vaka sayılarında düşüş yaşandığının gözlendiğini ifade etti. Zeytin yaprağının virüs üzerindeki etkisinin bilimsel olarak incelenmesi amacıyla fabrika yönetimi tarafından kendisine ulaşıldığını söyleyen Koçyiğit, konuyu araştırmak üzere bir ekip kurarak bilimsel bir çalışma başlattıklarını kaydetti.

ÇALIŞMA 336 KİŞİDEN ALINAN KAN ÖRNEKLERİYLE YAPILDI

Prof. Dr. Koçyiğit, zeytin yaprağının koronavirüs üzerindeki etkisine ilişkin yapılan çalışmayı şu sözlerle anlattı:

Konya'daki fabrikaya gidip 336 kişiden kan örneği aldık. Bu arada hepsinin hikayesini not aldık. Bunların yaklaşık 183'sı zeytin yaprağı çayı içiyordu, 153 kişi de içmiyordu. İçenlerde en az bir ay süreyle günde en az iki bardak çay içenleri biz çalışmaya dahil ettik. İçmeyenleri ayrı gruba aldık içenleri ayrı gruba aldık ve karşılaştırdık. Bu arada, hastalığı geçirmedim diyenleri çalışmaya dahil etmiştik. Onların gerçekten geçirip geçirmediğini tespit etmek için de antikor testi yaptık.

Bakan Koca duyurdu! HPV aşılaması başlayacak Bakan Koca duyurdu! HPV aşılaması başlayacak

İçenle içmeyen arasında en önemli parametremiz de doğal bağışıklık hücresi olan öldürücü hücreler var onların sayısına ve oranlarına baktık. Acaba gerçekten doğal bağışıklığı güçlendirmiş mi, güçlendirmemiş mi. Çünkü biz biliyoruz ki doğal bağışıklık güçlüyse hangi virüs olursa olsun her türlü kanser hücresini yok edebilecek güce sahip olunur. Acaba gerçekten bu hücreler üzerine bir etkisi var mı sayılarını oranlarını arttırmış mı bir de ona baktık. Yani iki şeye baktık. Bir antikor testi yaptık bir de bu doğal bağışıklık hücrelerinin sayısına baktık. Sonuç olarak şunu gördük; Gerçekten içenle içmeyenle arasında çok ciddi anlamda fark çıktı istatistik açıdan.

ÇAYI TÜKETENLERİN BAĞIŞIKLIK ORANI YÜZDE 35 ARTTI

Yaklaşık yüzde 35 oranında doğal bağışıklık hücrelerinin sayısını arttırdığını tespit ettik. Bu bizim için çok önemli bir bulguydu. İkinci önemli fark da 'Ben enfeksiyon geçirmedim' diyen ama zeytin yaprağı çayı içenlerde yüzde 60 oranında aslında enfeksiyonu geçirdiğini ama hafif geçirdiği için gidip de PCR testi yaptırmaya ihtiyaç duymadığını tespit ettik. Yani ben hastalanmadım diyor, PCR testi yaptırmadım diyor ama yüzde 60'ında antikor pozitif. Bu da bize neyi gösterdi evet bu insanlar da aslında enfekte olmuşlar fakat enfeksiyonu aslında hafif bir grip gibi geçirdikleri için gidip test yaptırmamışlar. İkinci önemli bulgumuz da buydu."

Koronavirüse karşı geliştirilen aşıların etkisinin virüsün mutasyona uğraması sebebiyle azaldığına dikkat çeken Koçyiğit, doğal bağışıklığı güçlendirmenin çok önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Biz şunu savunuyoruz yani biz aşıya hiçbir zaman karşı değiliz. Bir kızamık aşısı bir çiçek aşısı özellikle çok mutasyon geçirmeyen virüsler için aşı elzemdir ama çok sık mutasyon geçiren bir virüs için bu çok da geçerli değil çünkü sizin yaptığınız aşı bir sene önceki virüsün aşısı, ama bu bir sene içerisinde virüs ne yapıyor on kere yirmi kere mutasyon değiştiriyor. Dolayısıyla aşının çok çare olmayacağını, burada en büyük en etkili yolun aslında doğal bağışıklığı güçlendirmek olduğunu biz ortaya koymaya çalıştık. Kuşkusuz doğal bağışıklık sadece zeytin yaprağı ile güçlenmez ama zeytin yaprağının da burada güçlü bir güçlendirici olduğunu biz tespit etmiş olduk. Daha önceki yayınlar da bizi destekliyor. Bunun dışında doğal bağışıklığı güçlendirmek için düzenli uyku, stresten uzak hayat, çörek otu gibi, zencefil gibi, sarımsak gibi bunun bir sürü daha yolu var. Doğal bağışıklığınızın güçlü olması sadece viral enfeksiyonları önlemiyor. Kanser hücrelerini de daha ilk hücreyken yakalayıp öldürebiliyor. Dolayısıyla kanser önleyici özelliği de var. Dikkat ederseniz yaşlandıkça kansere yakalanma oranı yükselir çünkü yaşlandıkça doğal bağışıklık sistemi zayıflamaya başlar."

"ZEYTİN YAPRAĞININ ETKİSİNİ DUYUNCA HEYECANLANDIK"

Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit ile birlikte zeytin yaprağının mucizevi etkisini kanıtlayan bilimsel çalışmada yer alan

Öğretim Üyesi Dr. Ali Timuçin Atayoğlu, fabridaki işçilerin zeytin yaprağı çayı tüketmesinin ardından vaka sayılarında düşüş yaşandığı haberi üzerine oldukça heyecanlandıklarını ifade ederek çalışmalarını şu sözlerle anlattı:

"Bize bir traktör fabrikasındaki işçilerin zeytin yaprağı kullandıkları ve fabrikadaki covid hastalarının sayısının az olduğu bilgileri gelince doğal olarak heyecanlandık. Bu aradığımız bir haberdi. Bilimsel çalışma yapmak için çok güzel bir imkandı. Bezmialem Üniversitesi'nden Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit hocamızdan aldığımız haberi biz de çalışmanın içinde yer alarak değerlendirmek istedik. Çalışma sonucunda şunu gördük birincisi bağışıklık sisteminde ciddi bir fark vardı zeytin yaprağı çayı içenlerle içmeyenler arasında ama bir o kadar da önemli olan şey şuydu; covid geçirmediğini düşünen hastaların büyük bir kısmı aslında covid geçirmişti zeytin yaprağı çayı içenler arasında. Demek ki zeytin yaprağı çayı içen kişiler covid geçirmediklerini zannettikleri halde covid geçirmişlerdi çünkü çok hafif geçirmişlerdi. Bu da bizim için çok değerliydi. Çünkü bizim için bağışıklık sisteminin güçlü olması, enfeksiyonlara karşı dirençli olunması çok önemliydi. Bugün artık tıp dünyasında koruyucu hekimlik daha fazla üstünde durulan konu. Bu noktada bu yapılan çalışma bizi oldukça ümitlendirdi. Gördük ki zeytin yaprağı çayı kullanan kişilerde hem bağışıklık sistemi güçlüydü hem de enfeksiyon geçirmiş olsalar bile hafif geçiriyorlardı. "

Konuşmasının sonunda bağışıklık sisteminin güçlenmesi için önerilerde bulunan Atayoğlu şunları kaydetti:

"Bitkisel çaylar, bal, polen, propolis.. bunlar da koruyucu anlamda kullanılabilir uzman gözetiminde olması şartıyla. Sadece kullandığımız şeyler değil uyku düzenimiz, ne sıklıkla yemek yediğimiz, bol sıvı tüketimi, egzersiz ve aralıklı orucun da bağışıklık sistemine pek çok olumlu katkısı var. "