banner5

02.03.2020, 16:18

Türkiye’nin bir terör örgütüne dönüşen “hizmet hareketi” ile imtihanı (8)

Tarihte bazı ‘İslâmî’ devletler, kendi nizamî varlıklarını korumak adına ortaya çıkmış olan bazı dinî/tasavvufî hareketlere yönelik yer yer orantısız güç kullanarak, ifrat boyutuyla tedbir almıştır. Bir laik, demokratik ve hukuk devleti olan günümüz Türkiye’nin anayasasında resmen Kemalizm/Atatürkçülük ideolojisinin geçerli olmasına bağlı olarak birçok İslâmî hareket, faaliyetlerini devam ettirmek adına çoğu zaman legal görünmek adına takiye yapma gereği duymuştur/duymaktadır. Bu siyasî durum/gerçek, Türkiye’de de devlet-cemaat ilişkilerinin sorunlu olduğunu göstermektedir. Gelecek yazılarımızda sadece sorun tahlili değil tarihten de ders çıkartarak, devlet-cemaat ilişkilerinin bundan böyle nasıl daha sağlıklı bir zeminde oluşturulabilir sorusuna da cevap arayacağız.

Yaşadığımız materyalist/kapitalist dünyanın bizlere dayattığı laik(çi) hukuk sisteminde geçerli olan bazı “özgürlükçü” evrensel ilkeler, T.C. Devleti ve dolayısıyla vatandaşları için de geçerlidir. Bırakınız tarikat mensuplarının sapkın görüşlere sahip olup olmadıklarını tartışmak, T.C. Devleti olarak altına imza attığımız Genişletilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın temel maddelerinden birisi olan “Ayrımcılık Yapmama” ilkesine göre “cinsel tercihleri farklı olanlar” için bile “cinsel sapıklar” ifadesini kullanmak dahî kanunen mümkün değildir.

Dolayısıyla özgür/demokratik ülkelerde herkes, hangi dünya görüşünü/yaşama biçimini/inanç sistemini/cinsel temayülünü benimserse benimsesin, bunu özgür bir ortamda yaşama ve yaşatma hakkına sahiptir. Şiddete başvurulmadığı ve başkalarının özgürlüğünü sınırlamaya gidilmediği sürece herkes, bu bağlamda örgütlenme hakkına sahip olmaktadır.

Bu doğrultuda modern dünyada tarikatların/inanç gruplarının sapkın görüşlere sahip olup olmadıkları konusu/tartışması, modern demokratik/hukuk devletlerinin değil sivil alanda din mensuplarının kendi aralarında teorik zeminde yapabileceği bir sorunudur. Demokratik hukuk sistemlerinde devlet-(sapkın) tarikatlar sorununun çözümü aslında çok kolaydır. Herkes (toplumun ekseriyeti tarafından sapık bile algılansa) inancında hürdür ve bu bağlamda devletin hukukî himayesi altında inancını özgürce yaşayabilir ve bu doğrultuda örgütlenebilir. Demokratik/laik Türkiye’de kitap-ehli kategorisine giren Hıristiyanlara ve Yahudilere nasıl ki ibadethane açma izni veriliyorsa “cinsel tercihleri farklı olanların” yanında ateistlerin, deistlerin, masonların da örgütlenebilmesi bu yönüyle demokratik bir haktır.

Laik(çi)/Kemalist Cumhuriyet rejimi ile idare edilen Türkiye’nin en büyük sorunu, samimî bir şekilde demokrasiyi ileri bir noktaya taşıyamamasıdır. Çok partili sisteme geçiş, demokrasi yolunda bir adımdır ancak üst sistem olan Laik(çi)/Kemalist Cumhuriyet rejimi, geleneksel olarak nasıl ki Diyanet üzerinden dini/İslâm’ı kontrol altında tutuyorsa, ordu üzerinden de siyaseti, geçmiş yıllarda olduğu gibi parlamenter sistemi denetlemektedir. Türkiye’nin asıl sorunu, dine/demokrasiye saygılı laiklik anlayışının sınırını belirleyememiş olmasıdır. Bir başka ifadeyle Laiklik çerçevesinde kalmak şartıyla dindarların özgürlük alanlarını belirlemek, şimdiye kadar hep Laikçi/Kemalist rejimin uhdesine ve insafına bırakılmış bir konudur.

Laikçi/Kemalist rejimi en nihayetinde korumak, kollamak ve gerektiğinde siyasete müdahale etmek, anayasal bir hak/görev olarak orduya teslim edilmişti. Buna göre kamusal alanda dinî simgelerin varlığından rahatsızlık duyan rejim bekçileri, değil kamu temsilcilerinin (memurların) sakal bırakmalarına veya bayanların başörtü takmalarına müsaade etmek, kamusal hizmetten yararlananların (üniversite öğrencilerinin) dahî katı laikçi kurallara uymaları gerekiyordu. 28 Şubat sürecinde üniversitelerde/kamusal alanlarda başörtüsü özgürlüğü/yasağı, Laikliğin bitmez tükenmez tartışma konularından birisi olarak Türkiye’nin huzurunu bozmuştu.

Aslında rejim tartışmalarında her iki tarafın temsilcileri de özgürlükçü bir demokraside olmaması gereken ve İslâm’ın da cevaz vermediği takiyeye müracaat ediyordu. Dindarların bir kısmı, sivil/kamusal/siyasal alandan uzak kalmamak adına çoğu zaman inançlarından da taviz vererek, zahiren de olsa Atatürkçü bir görüntü vermek mecburiyetinde kalıyor, diğer taraftan da Kemalist/laikçi rejim koruyucuları da “biz dinci değil ama dindarız” gibi muğlak ifadelerle dine saygılı olduklarını iddia ediyordu.

“Dinî hizmet hareketi”nin “kâinat imamı” olarak bilinen Fetullah Gülen ise 28 Şubat sürecinde “Ilımlı İslâm” görüntüsü ile Kemalist dostu bir yaklaşım sergileyerek, izaha muhtaç “Başörtüsü bir teferruattır” sözü ile Atatürkçü generallerin sempatisini kazanabilmiştir. Bu durumda bu “dinî cemaat”, ya takiye yapan, ya da gerçekten Kemalist rejime ve anti demokratik uygulamalarına destek veren bir hareket görüntüsü vermiştir. Kimsenin bu yönüyle bakmadığı bu hareketi incelemeye devam edeceğiz.

Yorumlar (0)
-1
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 17 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:47
Akşam 18:09
Yatsı 19:34
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 17 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Leicester City 18 35
3. Liverpool 17 33
4. Tottenham 18 33
5. Man City 16 32
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12