Vefa

Abone Ol

Avucumuzdan kayıp giden zamana diyecek söz yok! Dostların varlığıyla tahkim ettiğimiz hatıralar burcuna, hasretin gamlı bayrağını asmadan... Efkâr sazının yakıcı sesini kısmadan... Akıl ile gönlün tutuştuğu güreşin cazgırı olarak gezinip duranlarız.

Klişe olacak belki ama hakikaten vefa... İstanbul'da bir semt olmaktan öteye gitmemenin yükünü taşımaktan yorgun düşen bir kavram nicedir. Ayrılan yolların... Eskiyen yılların... Yaprak döken dalların... Yanaklara tutunan alların... Haklı-haksız cümle kulların... Kabahati... Hem var hem yok! Vefa... Dostluk kemankeşinin sadağındaki tükenmez ok...

İşte... Bir vefa numunesi hadisedir böyle söyleten... Türkmen Beyi dostum, ağabeyim Ahmet Yanar hocamın, geçen temmuzda dâr-ı bekâya irtihal eden rahmetli Ahmet Kara hocama vefasını bir kitap ile ete kemiğe bürümesi, sözün kifayet edemeyeceği bir güzellik... Allah razı olsun... Onlar Mersin Erdemli"nin ruh ve dava ikizi Ahmetleriydi. Birini gönlüne koyan öbüründen yoksun kalmazdı. Tarih, kültür, edebiyat ve Anadolu irfanı için modern zamanların alperenleriydiler. Emr-i Hak vâki oldu. Ahmet Kara hocam dünya sürgününü tamamladı. Ahmet Yanar hocam, rahmetlinin eserlerini ve gönül muhitinin hislerini güzel bir demet haline getirdi. "Gece ve Çöl, Ahmet Kara'dan Gönül Damlaları" adıyla Berikan Yayınevi'nden okuyucusunun huzuruna çıktı. Vefanın kitaplaşmış halini görmek arzusu taşıyanlar için mühim bir eser... Üstelik maruz kaldığımız yozlaşma cereyanına karşı koyan taşranın, münevverlik mücadelesinin de küçük bir özeti hükmünde...

Sözü rahmetli Ahmet Kara hocamın, Ahmet Yanar hocama ithaf ettiği mısralarla bağlayalım:

"Kibrit yanar, ateş yanar, köz yanar,

Köz yanar, öz yanar, can yanar…

Bin derdim var yanar bir közde,

Bana bir ben, bir de Ahmet Yanar…"

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }