Türk siyaseti, yargı makamlarından gelen ve ana muhalefet partisinin liderlik meşruiyetini tamamen ortadan kaldıran şok bir kararla sarsıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) büyük tartışmalara sahne olan kurultay sürecine ilişkin açılan davada son sözü söyledi. İstinaf mahkemesi, Özgür Özel'in genel başkanlık koltuğuna oturduğu 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultay ile 8 Ekim 2023'te gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi’nin kesin hükümsüz, yani mutlak butlanla sakat olduğuna hükmetti. Parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerinin ayaklar altına alındığını tescilleyen bu karar neticesinde, Mevcut Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı. Mahkeme, hukuki durumun kurultay öncesine döndürülmesine karar vererek, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönem görevde bulunan parti organlarının yeniden görevi devralmasına hükmetti.
Yargının bu tarihi karara varırken dayandığı gerekçeler ise parti belediyelerinde ve kulislerinde yaşanan kirli çarkları tüm çıplaklığıyla deşifre etti. Dava dosyasında yer alan ceza soruşturmaları, itiraflar, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve savcılık fezlekelerini inceleyen mahkeme heyeti, delege iradesinin maddi çıkarlarla ipotek altına alındığı kanaatine vardı. Kararın gerekçesinde, kurultay ve kongre sürecinde bazı delegelere elden nakit paralar dağıtıldığı, CHP'li belediyelerde kadro ve işe yerleştirme vaatleri sunulduğu, geleceğe yönelik adaylık sözleri verildiği ve alışveriş kartları gibi menfaat enstrümanlarının seferber edildiği açıkça yer aldı. Bu durumun, Anayasa'nın ve Siyasi Partiler Kanunu'nun emredici kurallarına tamamen aykırı olduğu ve kamu düzenini bozduğu vurgulandı.
Seçimlerin en temel kaidesi olan "gizli oy" ilkesinin de bizzat parti içi aktörler tarafından imha edildiği mahkeme tutanaklarına girdi. Kararda, bazı delegelerin hür iradeleriyle oy kullanmalarının engellendiği, kullandıkları oy pusulalarının fotoğraflarını çekerek yukarıya göndermeye zorlandıkları ve bu yolla oyların denetlenerek iradelerin zedelendiği belgelendi. İlk derece mahkemesinin "sonradan başka kurultaylar yapıldığı için davanın konusuz kaldığı" yönündeki savunmasını tamamen reddeden üst mahkeme, sonradan yapılan hiçbir olağan veya olağanüstü toplantının geçmişteki bu mutlak hukuksuzluğu temizleyemeyeceğinin altını çizdi. Ankara'da adeta siyasi bir depreme yol açan bu kararın ardından, Özgür Özel yönetiminin tüm milletvekillerini acil toplantı koduyla genel merkeze çağırdığı öğrenilirken, Kılıçdaroğlu ve ekibinin partiyi yeniden nasıl bir sürece taşıyacağı siyaset kulislerinde anlık olarak tartışılmaya başlandı.