Hayattaki En Büyük Karar: Din ve Evlilik

Hayattaki En Büyük Karar: Din ve Evlilik
Asiye Türkan / Aile Danışmanı-Yazar

Hayatta alınan en büyük ve en önemli karar öncelikle din akabinde evliliktir. Bu seçimler insanı ya rezil, ya da vezir eder. Hayata çekidüzen veren kuralları, görevleri ve sınırları belirleyerek sorumluluk duygusu yükleyen dini yanlış seçmek, insanı hem bu dünya da hem de ahirette perişan eder.

Eş seçiminin yanlış yapılması da cehennem hayatının dünyadaki başlangıcıdır. Seçimi her birey kendisi yapmaktadır. Seçimi doğru yapılan, emek verilen her eş dünya süsü olarak geri dönüş yapacaktır. Hele de toprak kavramıyla özdeşleştirilen kadına yapılan yatırım aileye mutluluk olarak geri dönecektir.

Mutlu olan kadın mutlu etmek için elinden gelenin üstünde gayret verir. Kadını mutlu olmuş evlilikler aile olmaya adaydır. Hayatı paylaşmanın diğer adı olan evlilik, aile olunmayan bir ortamda cehenneme dönüşür. Egolarını tatmin etme yarışına giren, kişiliği tam oturmamış sağlıksız iki kişi birbirlerine yaptıklarıyla hayatı çekilmez hale getirir.

Dinin ve nikahın şakasının olmamasının altında yatan gerekçeler de önemine binaendir. Şakası bile telafi edilmez sonuçlar oluşturabilir. Bundan dolayı büyüklerin tabiri ile sık eleyip, sık dokunmalı, karar verdikten sonra da arkaya bakılmamalıdır. Zira son pişmanlık çoğu zaman pek fayda vermemektedir.

Söz dinlemek insanı büyük hatalardan korur. Nitekim seçimini yaptığımız islam dininin öğretisi şu şekildedir. “Sözü dinleyip en güzeline uyanları, Allah’ın doğru yola ileteceği müjdesini ver. Onlar, sağlam duruşlu olanlardır.” (Zümer: 39/18)
Doğru söze kulak vermek, acı tecrübeler yaşamadan hayata anlam katar. Acı tecrübeler insanın geleceğinden çalınmış hayalleridir. Acı çekmememiz aldığımız kararlarda istikrarlı hareket etmenize bağlıdır.

İnsanlığın ilk yaratılış macerası vahyin en önemli yeridir. Gururunun esiri olan şeytan ve asla uymaması emrine almasına rağmen uyan Adem ve Havva yaşanmamış bir öykü değildir. Gurur evliliği de, dini de yerle bir edecek kadar sihirlidir.
Rahman insanı, zayıf, tatminsiz, hep isteyen, aceleci, tartışmacı, karamsar, cimri, iç beni olan bunun yanında meşakketlere dayanıklı olarak tarif etmiştir. Aldığı kararlarına uymakla üstün olunacağı da her birimizin malumudur.
Seçimini yapmadığımız hiçbir şey bizi üstün yapmaz. Lakin görevler yükler. Hayatta eş olmak ya da anne olmak, bir iş sahibi olmak yaptığımız seçimlerin ürünüdür. Bu seçimlerimiz aynı zamanda bize sorumluluk yükler.
Emanetler emin insanların ellerinde kıymet bulur. Evlilikte de eşler birbirlerine emanettir. Hak Teala mallarının ve evlatlarının imtihan vesilesi olduğunu belirtmiştir. Bütün gayretlerimiz emananetlere ihanet olmaması yününde olmalıdır.

Doğru bilgiler sağlıklı yuva kurmak için önemlidir. Hak Teala evliliği sağlam bir sözleşme olarak tarif etmektedir. Bu bilgiler akdine uymakta bize yardımcı olacaktır.
Evlilikte eşimizle iyi ve kötü günde beraber olmamız, beklentileri göz ardı etmememiz ve ortak akla uygun hareket etmemiz gerekliliği üzerine verilmiş sözler vardır.
Rahman bizi Nahl suresi 91. ayetinde “Sözleştiğiniz zaman Allah için verdiğiniz sözü yerine getirin ve bir de Allah’ı kendinize kefil ederek sağlamlaştırdığınız yeminlerinizi bozmayın. Allah ne yaptığınızı bilir.” buyurarak bizi uyarmaktadır.

Allah’ın adıyla kurulan evliliklerde zulümler üst boyuttaysa iki taraf da verdikleri sözlerde durmamalarından, saygıların zedelenmesinden, adaletin sağlanmamasındandır. Zira dünya hayatının refahı sözlerde durmak, saygı ve adalet üzerinedir. Adil olunmayan hiçbir yerde huzur yoktur.
İnsan insan ilişkisinde sorumluluklar konusunda bazı ayrımlar vardır. Bu da hayatta daha mutlu olmak için bir ön kabuldür. Evlilik içinde roller tam bellidir. Görevlerimizi, sorumluluklarımız ve sınırlarımızı bilmeliyiz. Aksi takdirde aile olamayız.
Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2018, 20:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5