Yunus Soyyiğit yazdı: Av Mevsimi

İnsan Hakları Aktivisti Yunus Soyyiğit, kaleme aldığı son yazısında Türkiye'de ve Dünya'da devam eden doğal afetleri ele alarak, küresel çetenin planlarını anlattı. İşte dikkat çeken o yazı...

Gündem 04.08.2021 - 17:30 04.08.2021 - 17:44

İnsan Hakları Aktivisti Yunus Soyyiğit, kaleme aldığı son yazısında dikkat çeken ifadeler kullandı.

Türkiye'de ve Dünya'da devam eden doğal afetleri ele alan Soyyiğit, küresel çeteye değinerek, yaşanacak olayların önüne geçilmesi için Müslümanların yek vücut olması gerektiğini vurguladı.

İşte Soyyiğit'in dikakt çeken o yazısı:

Yangın yeri!!

“Bir yerde yangın varken birisi seni ibadet etmeye çağırıyorsa, bilki bu bir hainin davetidir” der; Ali Şeriati.
Yaşadığı dönemlerde, şii-sünni çatışmalarının arasında kalmış, her iki taraftan da bir çok kimse  tarafından derdest edilmiş, olgun fikirleri, birleştirici duruşu ve samimi mücadelesiyle farklı bir çizgi sergilemiştir. Ortadoğudaki asırlık şii-sünni çatışmalarının aksine yazdığı kitapların bazılarında sünni kaynakları kullanarak kardeşlerine jest yapmış, bu toprakların çocuklarının arasında, mezhep çatışması olamayacağını göstermeye çalışmıştır. Beşer olan her insan gibi yanlışarı ve doğrularıyla yaşamış, müritlerinin zihinlerine karabulut gibi çöken bir şeyh efendi değil, karanlıkta kalmış ufukları aydınlatan deniz feneri mesabesinde bir hayat sürmüştür. Eylem ve söylemlerinin her daim nasihat niteliğinde olan üstadın, son günlerde çıkan olaylara ışık tutar nitelikteki bu sözü hatırlara geliyor. 

Evet; Türkiyenin ve dünyanın birçok yerinde çıkartılan yangınlarla, küresel çetenin PKK’yı güçlü gösterme tabelasının altında, yeni dünyayı dizayn etme çabalarının olduğunu biliyoruz.
Covid’den, pandemiye, biyolojik savaştan, ekolojik savaşa, iklim değişikliği adı altında tanrı ile girilen muharebeye kadar alenen yapılmak istenenlerin farkındayız. Yüz yıldır dünya sahnesinden çekildiğimizden beri, kanın oluk oluk aktığı ve zalimin hem suçlu hem güçlü olduğu dünyada; her kesim tarafından İslamın adaletli ve merhametli yüzü aranmakta ve özlenmektedir. Öyle görünüyorki, müslümanlar bir önderin etrafında birleşip yek vücut olarak bu haydutların karşısına çıkmadıkça, dünya halklarının huzuru da yaşam hakları da olmayacak.

Felaketler kalpleri birleştirir..
Kaostan beslenen hainler ise, felaketleri fırsat bilirler. Sürüye saldıran aç kurtlar,kaos çıkararak, sürünün birbirlerinden ayrılmasını sağlarlar ve sonra da teker teker avlarlar. Öyle görüyoruzki değişen dünyada şu günler av mevsimi olarak tanımlanıyor. Boyun eğmeyen avlanacak, aklını kullanmayan dağılacak. Biz biliyoruz bu topraklarda, din-dil-ırk ayırımı yapan yoktur, “hain” vardır. Mayası bu toplumla uyuşmayan, ama adı-soyadı bu topluma benzeyen, koyun postuna bürünmüş aç kurtların varlığını da görüyoruz. Yangına elinde su testisi ile koşması gerekirken, benzin bidonu ile insanları kaosa ve bölücülüğe davet eden, kalplerinde darbe hevesleri besleyen, bu millete diz çöktürmek isteyen Millet  düşmanları, sobe!
 
Unutmayın, biryerde yangın varken; birisi o yangını söndürmeyi bırakıp da, sizi sokağa çıkmaya, eleştirmeye, kaosa.. hatta ve hatta ibadet etmeye dahi çağırıyorsa, o haindir. Şimdi anın vacibi olan, karınca misali de olsa ağızımızda yangına su taşımak, ve taraf belli etmektir. Devlet-i âli; hainleri görmektedir. Herşeyin sahibi Allah’ın planı onların tuzaklarının üstündedir. “Mesele ağaç meselesi değil”!, bir milletin hürriyeti meselesidir.  Ve belirtmek isterim ki, “sizden öncekilerin yaşadıklarını yaşamadan, iman ettik demekle bırakılmayacaksınız..”
“İnananlar Allah’ın yardımı ne zamandır” demeden  olmayacak. Ve gerçekten inanıyorsanız; “ zalimler size karşı birleşti, üstünüze geliyorlar dendiğinde, Bu sizin İmanınızı arttırıyorsa” siz kazanacaksınız. 

“Zalimler; nasıl bir inklap ile devrileceklerini pek yakından göreceklerdir”
Bütün zaferler, zamanın esiridir. İbrahim’in ateşini serin kılan Rabbimiz, İbrahim’in Milletini de koruyacaktır. Bizim hayır bildiğimizde şer, şer bildiğimizde ise hayır olabilir. Bu günler; kim kurt-kim kuzu, anlayabilmek için yeterlidir.
 
Eğer birilerinden korkmamız ve diz çökmemiz isteniyorsa, biline ki, Allah korkulmaya herkesten daha layıktır.

Vesselam!
 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@