banner5

19.04.2019, 10:03

Zeminsizlik sorunu üzerine

Devlet sınırlarının, düşman istilası ve işgaliyle her geçen gün biraz daha daralmasına karşı Memalik-i Osmaniye’yi savunma ve koruma kaygısıyla dilimize yerleşen vatansever kelimesinin, ilk kez Namık Kemal tarafından kullanıldığı söylenile gelmiştir, ki en azından bu kaygının, onun neslinden bize miras kaldığı ve o günden beri vatan konusunda daha hassas ve vatanseverlik konusunda daha gayretkeş olduğumuz süreç olarak sabittir.

Ben de bu bağlamda, vatan, devlet ve demokrasi ilişkilerini beka kavramı esasında tartışmaya açan bir yazı yazdım.

Hatay’dan Yüksekova’ya kadarki sınır şeridimizde, gözetilmesi gereken hasasiyetlere vurgu yapmak suretiyle ezcümle (her zaman arkasında durduğum ve duracağım) şu satırları yazdım:

“...demokrasiden taviz vermeyecek şekilde ve yine onun içinden, teklif ettiğim atama konusuna mahsus bir form üretilebileceği gibi, partili cumhurbaşkanı (devlet başkanı) seçmenin buna kendi başına demokratik bir dayanak olarak yeterli gelebileceğini ve bu bahiste onu tekrar seçmemenin onun ilgili seçimlerini seçmemek olacağını tutarlı bir tez olarak öne sürmek de mümkündür. Yeter ki, bekamızı demokrasiye feda etmeyelim ve yanlışlıklar bataklığında çırpınıp durmayalım.”

Burada tarışmaya açtığım vatan, devlet ve demokrasi ilişkisi ile beka kavramı olduğuna göre, tartışma zemininin de yine bunlarla mukayyet olması gerekirdi.

Oysa ki, bu satırları yazdığım günden beri, ileri sürülen onlarca itirazın hiç birisi bu zeminde yapılmadı. Dolayısıyla ben de bu nedenle o itirazların hiçbirisini kaale almadığımdan, cevap yazmadım.

Bunun en tipik örneklerinden biri de iki gün önceki bir yazıyla verildi.

Bu yazısında, demokrasi ve beka meselesini, biz ve başkası karşıtlığı içinde, başkalarının hak ve özgürlüklerini güya savunma zeminine aktaran yazar, sırtını da İslam ahlakına yaslamaya çalışarak, yukarıda zikrettiğim önerimi ahlak dışına itmeye çalışmış.

Bu yazarın nasıl bir yanlış zeminden bile değil, doğrudan nasıl bir zeminsizlikten konuştuğunu açıklamadan önce, yazarın kimliği ile ilgili birkaç ipucu vermeliyim:

Bir dönem AK Parti milletvekilliği de yapmış olan bu yazar, ’80 kuşağından, bir grup solcu şairin çıkardığı Üç Çiçek adlı dergiye katılabilmek için, onları yıllardır Kur’an okumadığına inandırma uğrunda her türlü dansözlüğe baş vurmuş ve sonrasında da hep bu minvalde yaşayarak “yürü ya kulum olmuş” bir omurgasız şairdir.

Çeşitli ortamlarda halen laik şiir yazmakla övünen bu yazarın, dinle olan ilişkisine değil, ilişkisizliğine dair onlarca delil verebilirim. Ancak yazısının zikrettiğim tutuma örnek gösterilmek dışında bir değerinin olmaması nedeniyle bunu yapmayacağım, sadece konumuz esasında şunu söylemekle yetineceğim:

Nedenlerini fazla bilmediğim kararlı bir tepkiyle, AK Parti’den ve aktif medyadan dışlanan bu yazar, geçmişteki tarafgirliğinde samimi olmadığı gibi, bugünkü tarafsızlığında da samimi değildir.

İşte zeminsizlik sorunu tam da buradan açığa çıkmaktadır.

Şöyle ki: bir yaşama tarzının ve dolayısıyla inanış biçiminin göstergesi olan ahlak, hayatımızın tümünü kuşatır. Evrensel olan ve belirli bir inancın edebiyle yoğrularak özelleşen ahlak, muhtelif düzeylere yayılarak genelleşir. Bu nedenle toplum, ilim, bilim, siyaset, ticaret, medya... ahlakından, bunlar sanki ahlakın birer düzeyiymiş gibi, ayrı ayrı bahsederiz. Bu manada, örneğin siyaset ahlakından söz ederken, devlet yöneticisinden merhamet değil, adalet üzere kararlılık (ve sertlik) göstermesi gerektiği hemen her siyasetnamde müştereken yer almıştır.

Buradan bakıldığında, yazar, ahlak vaizi olarak, önce zikrettiğim düzeyleri birbiriyle karıştırmakla kalmamış; Sol-Kemalistlere ve bölücülere şirinlik etme gayretiyle ahlakçılığa soyunarak, kendi ahlaksızlığını meşrulaştırmaya çalışmıştır. Daha açık bir söyleyişle, çok da taşıyıcısı olmadığı bir ahlak anlayışını istismar ederek ahlaksızlık yapmıştır.

Örneğin yazarın, “eğer kendileri için gerekli değilse bugünün dindarları için insan hakları ve özgürlükler önemli değildir” diyerek, tek kalemde ve aynı parantez içinde milyonlarca kişiyi itham etmesi, velev ki makul görülecek olsa bile, öncelikle bu yazarın kendisi nedeniyle makuldür, zira “Herkes bir şeye kendi hakikatinin hükmüne göre bakar.”

Dolayısıyla zemini bulunmayan bir kafanın mahsülü olarak örnek gösterdiğim bu yazı, benim mezkur yazıma gösterilen yanlış zeminli tepkilerin de neden cevaba layık olmadıklarını ispat etmem bakımından yeterlidir.

Malum itirazcılardan anladığım şudur ki, sükut mertebesinden durarak, yanlış zeminlerin yanlışlığını işaret etmek, hepten zeminsiz olanlarına ise bir zeminin zorunluluğunu hatırlatmak da bize düşmektedir, tıpkı vatanın ve devletin bekasını kararlılıkla talep etmenin, ilgili her konuyu tartışmaya açma cesaretini göstermenin de öncelikle bize düştüğü gibi.

O halde, itirazcılardan vatanının, milletinin ve devletinin bekasını dert edinenler olup da, ola ki benim fark etmediğim birileri varsa, lütfen bir adım öne çıksınlar.

Yorumlar (0)
8
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12