Gündem

13 yıl sonra güncellendi: Türkiye'deki diri fay sayısı 700'e yükseldi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, ulusal güvenlik ve afet risk yönetimi açısından büyük önem taşıyan "Türkiye Diri Fay Haritası"nı 13 yıl aradan sonra güncelleyerek kamuoyuyla paylaştı.

Abone Ol

Türkiye'nin sismik hareketliliği ve yer altındaki sessiz tehlikenin boyutu, 13 yıllık devasa bir bilimsel mesainin ardından tüm çarpıcılığıyla yeniden gün yüzüne çıktı. Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğünün 91. kuruluş yıl dönümünde duyurulan "Türkiye Diri Fay Haritası-2026", ülkenin deprem risk haritasındaki dramatik değişimi sarsıcı bir gerçeklikle gözler önüne seriyor. En son 2013 yılında 485 olarak açıklanan diri fay sayısı, detaylı saha taramaları ve titiz akademik analizler sonucunda 700'e yükselirken yeni harita sürümü kamuoyu ile paylaşıldı.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi. Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

Diri fay sayısı 700'e yükseldi
2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }