Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinde yer alan 12. soruda, Hz. Muhammed’in Miraç gecesi kendisinden sonra geleceğini öğrendiği ve Türkistan’da İslamiyet'i yayacak olan bir şahsiyete dair anlatılan menkıbe üzerinden bir destanın adı soruldu. Ancak soruda kullanılan ifadelerin doğrudan Peygamber Efendimize dayandırılması, kamuoyunda "uydurma hadis" ve "sahih olmayan rivayetlerin meşrulaştırılması" tepkilerini de beraberinde getirdi.

Soru görseli, ÖSYM'nin resmi internet sitesinde yayınlanan orijinal AYT soru kitapçığından alınmıştır.

Peygamberimiz Adına Yalan Uydurma Cehaletine Kim Erişti?
Sınav sonrasında sorunun sosyal medyaya düşmesiyle birlikte gözler ÖSYM'ye çevrilirken, İslam dininin en temel hassasiyetlerinden biri olan hadislerin sahihliği ilkesi akıllara geldi.

Destan veya halk efsanesi adı altında, hiçbir sahih kaynakta yeri olmayan menkıbeleri, doğrudan Resulullah’ın (s.a.v.) ağzından çıkmış gibi milyonlarca gencin önüne koymak nasıl bir gaflettir? Peygamberimiz hakkında bu uydurma cehaletine kim, nasıl erişmiştir? ÖSYM soru hazırlama komisyonları bu denli hassas bir konuda nasıl bu kadar fütursuz davranabilmiştir?

"Cehennemdeki Yerini Hazırlasın"

Tartışmaların büyümesiyle birlikte, Peygamber Efendimiz adına yalan beyanda bulunmanın ve uydurma rivayetleri yaymanın dini vebali de hafızalardaki yerini koruyor. Bu vesileyle Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sahih kaynaklarda yer alan şu sarsıcı uyarısını bir kez daha hatırlatmak gerekiyor:

"Kim benim üzerimden kasten yalan uydurursa, cehennemdeki yerine hazırlansın." (Buhârî, İlim 38; Müslim, Zühd 72)

Kuşkusuz edebi bir tür olan destanların öğretilmesine kimse karşı değildir; ancak bunun "Hz. Peygamber şöyle dedi, Cebrail böyle cevap verdi" şeklinde kesin bir dini gerçeklikmiş gibi sunulması hem inanç esaslarına ciddi şekilde zarar vermekte hem de genç zihinlerde uydurma rivayetlerin normalleşmesine kapı aralamaktadır.

Hollywood yıldızı Filistin İşgalinin reklam yüzü oldu
Hollywood yıldızı Filistin İşgalinin reklam yüzü oldu
İçeriği Görüntüle

Gözler ÖSYM ve Diyanet'te
Sorunun doğru cevabı müfredatta yer alan "Satuk Buğra Han Destanı" (D şıkkı) olsa da, burada edebi bir sorudan ziyade apaçık bir teolojik tehlike barındığı gerçeği göz ardı edilemez. Bu tür menkıbevi ve mitolojik unsurlar sınav sorusu haline getirilirken çok daha dikkatli elenmeli, inanç esaslarını zedeleyecek ifadelere asla geçit verilmemelidir.

Büyüyen haklı tepkilerin ardından ÖSYM'nin bu sorunun iptali yönünde acil bir adım atıp atmayacağı veya Diyanet İşleri Başkanlığı'nın inancımızın izzetini korumak adına konuya dair net bir açıklama yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.