Ayıptır, Günahtır!..
DİYANET NEDEN TESETTÜR VE ZİNA HUTBESİ OKUTMAZ?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ocak 2026 itibarıyla yurt içi ve yurt dışındaki toplam personel sayısı 143.632’dir. Diyanet, milletimizi İslam konusunda aydınlatmakla görevli tek resmî kurumdur.

Batıcı laik devrimlerin darbesi altında şekillendiği için Diyanet, evlenme, boşanma ve miras yasaları başta olmak üzere İslamî hukuk, eğitim, ekonomi ve yönetimle ilgili çalışma ve tebliğ yapamaz. Daha açık bir anlatımla, İslam’ın toplumsal hayata yön veren şerîatini sahiplenemez ve savunamaz. Çünkü Diyanet, kuruluşu itibarıyla İslam’dan çok laik düzeni korumakla yükümlü kılınmıştır.

DİYANET’İN GÖREVLERİ İLAHİYATLARIN AMACI
Diyanet’in görevi, İslamî hayatı denetimi altına almaktır. Daha açık bir anlatımla; camilere görevli ataması yapmak ve takip etmek, orucun başlangıcı ve fitrenin miktarını ilan etmek ve haccı kontrolü altında düzenlemektir. Anlamına yönelmeksizin, kursları aracılığıyla yalnızca lafzî Kur’an eğitimi vermektir. Bir de laik etikle örtüşen yalan, içki, rüşvet gibi ahlakî esaslara yönelik hutbeler okutmak ve vaazlar verdirmektir.

Diyanet’te sınırlara fazlaca yaklaşan görevliler uyarılır ve gerektiğinde Ali Rıza Demircan gibi resmen ihbar edilerek saf dışı bırakılır.

Yüzyıldır uygulama ana hatlarıyla böyle olduğu için her şey doğalmış gibi görünür. Yüzden fazla ilahiyat fakültesi de laik düzeni tahkim etmek için şer’î ahkâmdan habersiz ve bu konuda talepsiz kadrolar yetiştirir.

Ömer Çelik’e ve benzerlerine ve de öteden beri laikperest olanlara müjdeler olsun… Diyanet’te hayat düzeni olarak İslam’a geçit yoktur.

ÇIPLAKLIĞIN VE ZİNANIN YAYGINLAŞMASI
Tamam da, insan bedeninde mahrem nokta kabul etmeyen minili ve göbek teşhirli çıplaklığın; aileleri ve nüfusu tehdit eder boyutlara ulaşan nikâh dışı ilişkilerin çok mu çok yaygınlaştığı bir dönemdeyiz. Yaratılış düzenini koruyan seküler insanları, hatta sanatçıları bile isyan ettiren bu ahlaki çöküntü, Diyanet’i hiç mi rahatsız etmiyor?

Diyanet, bir asırdır -evet, tam bir asırdır- İslami ölçülere hakkıyla uygun, bağımsız tek bir tesettür ve zina hutbesi okutturmamıştır . Yüzeysel cümlecikleri içeren birkaç ürkek hutbe, elbette hutbeden sayılamaz.

Yahu ayıptır ve günahtır; 24 yıllık Ak Parti iktidarındayız. Bu sene de yazı yarıladık, hâlâ bir tesettür ve zina hutbesi yok.

Ülke faize batmış, üstümüze fakirlik çökmüşken bile faizci lobilerin etkisiyle bir faiz hutbesi okutturamıyorsunuz; hangi zalim otorite yasakladı ki çıplaklık ve zina gibi konuları bile işleyemiyorsunuz?

Peygamberimiz “Utanma İmandandır” buyuruyor. İmanımız mı zayıfladı ki milletimizden ve vicdanımızdan utanamıyoruz?

ALLAH’IN VE ELÇİSİNİN EMİRLERİ GEÇERLİ DEĞİL Mİ?
Yâ Hû, iman problemi âhiretimizi de batırır; bundan da mı kaygı duymuyoruz?

Ne bekliyorsunuz? Allah’ın ve Elçisi’nin emirleri yetmiyor da Cumhurbaşkanımızdan gelecek tesettür ve zina hutbesi okutulması emrini mi?

Üslûbumuzu da yermeye kalkmayın; çünkü çokça denediğimiz rica üslûbundan ve yumuşak hitaptan anlamıyorsunuz.