Gazze’de yaşananlar artık yalnızca bir savaşın değil, insanlığın vicdan imtihanının adıdır.
Çocukların açlıktan hayatını kaybettiği, annelerin evlatlarının cansız bedenlerini taşıdığı, yıkık hastanelerin temel ihtiyaçlara ulaşmakta zorlandığı bir yerde insan olanın yapabileceği en büyük yanlış, yaşananlara alışmaktır.
İşte Filistin Konvoyu, bu alışmışlığa ve sessizliğe karşı yükselen sivil bir vicdan hareketidir.
İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda bekleyen insanların amacı savaşmak, çatışmak veya yeni bir gerilim meydana getirmek değildir. Onlar, Gazze’deki mazlumlara ulaşmak ve dünyanın dikkatini bir kez daha Filistin’de yaşananlar katliamlara çekmek için yola çıktılar.
Bu nedenle Filistin Konvoyu’na destek vermek, yalnızca bir konvoya destek vermek değildir. Mazlumun yanında durmak, insani yardımı savunmak ve “Gazze’yi unutmadık” demektir. İnsan kalmaktır.
Konvoyun Önünü, Yardımın Yolunu Açın
Bugün yapılması gereken, diplomatik ve hukuki bütün imkânlar harekete geçirilmeli, görüşmeler bir an önce neticelendirilmeli ve konvoyun barışçıl şekilde yoluna devam edebilmesinin önü açılmalıdır.
Çünkü bu konvoyun elinde silah değil, insanlık ve vicdan vardır.
Bu konvoy savaşa değil, insani dayanışmaya gidiyor.
Bu insanlar bir ülkenin, açlıkla ve yoklukla mücadele eden insanlarının yanında durmaya gidiyor.
Öyleyse önlerine engel koymak değil, yolları açılmalıdır.
Gazze’yi Unutturmayacağız
Kanaatimce bugün Gazze konusunda karşı karşıya olduğumuz en büyük tehlikelerden biri de zulmün sıradanlaştırılmasıdır.
Aylar geçtikçe ölüm rakamlarına alışıyor, yıkılmış şehir görüntülerini sıradan haberler gibi seyrediyoruz. Oysa her rakamın arkasında bir insan, bir anne, bir baba, bir çocuk ve yarım kalmış bir hayat vardır.
İşte Filistin Konvoyu bu nedenle çok kıymetlidir.
Bize yeniden “Gazze hâlâ orada, zulüm hâlâ devam ediyor ve bizim hâlâ sorumluluğumuz var” diye hatırlatmaktadır.
Bugün Susma Günü Değildir
Filistin için herkes imkânı nispetinde bir şey yapabilir. Kimi yardım eder, kimi yazar, kimi konuşur, kimi diplomatik mücadele verir, kimi de kilometrelerce yol kat ederek Gazze’nin kapısına dayanır.
Önemli olan, insanın kendi imkânı ölçüsünde mazlumun yanında bir duruş ortaya koymasıdır. Allah da bizden imkanımız dahilinde olanı hesap olarak sorar.
Bu sebeple Filistin Konvoyu’nda bulunan kardeşlerimize buradan açıkça sesleniyorum:
Yalnız değilsiniz.
Türkiye’nin dört bir yanında yüreği Gazze için atan milyonlar duasıyla sizin yanınızdadır. Hatta dünya vicdanı sizinledir.
Sabrınız, sebatınız ve barışçıl mücadeleniz kıymetlidir.
İlgili makamlara da çağrımız nettir:
Filistin Konvoyu’nun önündeki engeller kaldırılmalı ve yoluna devam etmesi için gerekli diplomatik girişimler süratle neticelendirilmelidir.
Çünkü bazı zamanlarda susmak tarafsızlık değildir. Ahlaksızlık ve namussuzluktur. Vicdansızlık ve caniliktir, katliama ortak olmaktır.
Bazı zamanlarda mazlumun yanında durmak yalnızca bir tercih değil, insani ve vicdani bir mesuliyettir. İnsan kalabilmektir.
Bugün Gazze için böyle bir gündür. Dünya vicdanını, mazlumun yanında durmaya ve şimdi yolları açmaya ve zulüm bitene kadar da zalime karşı haykırmaya davet ediyoruz.
Filistin Konvoyu yalnız değildir.
Gazze yalnız değildir.
Filistin yalnız değildir.