Bilimin irfan ve hikmet ile buluştuğu 10. Bilimler Işığında Yaratılış Kongresine Trabzon'a davetlisiniz.

İnsan, var olduğu günden beri kendisine ve kâinata aynı temel soruları sormaktadır: Ben kimim? Nereden geldim? Kâinat nasıl meydana geldi? Canlılık nasıl başladı? Varlıklardaki bu ölçü, düzen ve denge nasıl açıklanabilir? Bilim ilerledikçe bu sorular ortadan kalkmamış; aksine atomdan hücreye, DNA'dan insan beynine, dünyadan galaksilere kadar keşfedilen her yeni hakikat, insanın önüne daha büyük sorular koymuştur.

İşte bu büyük soruların bilimsel veriler ve disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınacağı önemli bir ilmî buluşma, 1-2 Ekim 2026 tarihlerinde Trabzon'da gerçekleştirilecek.

Bu yıl onuncusu düzenlenen Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi, “Kâinat: Ölçü, Denge ve Anlam” ana temasıyla bilim insanlarını, akademisyenleri, araştırmacıları, öğretmenleri, öğrencileri ve ilim dünyasına ilgi duyan herkesi bir araya getirecek. Kongre yüz yüze gerçekleştirilecek; aynı zamanda çevrimiçi katılım imkânı da sunulacak. Kongreye katılım ise ücretsizdir.

Kâinat Sadece Madde Olarak Okunabilir mi?
Kanaatimce kongrenin en önemli taraflarından biri tam da burada ortaya çıkmaktadır.

Modern insanın önündeki temel meselelerden biri, bilim ile anlam arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağıdır. Bilim bize hücrenin nasıl çalıştığını, genlerin nasıl aktarıldığını, gezegenlerin nasıl hareket ettiğini veya beynimizdeki birtakım biyolojik süreçlerin nasıl gerçekleştiğini gösterebilir. Ancak insanın “Niçin varım?”, “Bu muazzam düzen bize ne söylüyor?” ve “Bilginin insan ve toplum açısından anlamı, gayesi nedir?” soruları da vardır.

Bilimler Işığında Yaratılış Kongreleri bu noktada kâinatı yalnızca maddî süreçler üzerinden değil; ölçü, düzen, denge, hikmet ve anlam kavramlarıyla birlikte okumayı teklif eden bir ilmî zemin oluşturmaya çalışmaktadır.

Nitekim önceki kongrelerin sonuç bildirgelerinde de kâinatın ve insanın anlaşılmasında yalnızca maddenin değil, mâna boyutunun da dikkate alınması gerektiği ve yaratılışın farklı bilim dallarının katkısıyla bütüncül biçimde ele alınmasının önemi vurgulanmıştır.

Bilim İnsanları Trabzon'da Buluşuyor
Kongrenin başkanlığını Prof. Dr. Ali Osman Beldüz yürütüyor. Kongre davetinde bilim insanları, araştırmacılar, öğrenciler, öğretmenler, ilahiyatçılar ve kâinatın işleyişi üzerinde düşünen bütün ilgililer Trabzon'daki bu ilmî buluşmaya davet ediliyor.

Kongrenin ilan edilen davetli konuşmacıları ve konularından bazıları şöyle:

Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın,
“Yaratılışa Bilimsel ve Kur'anî Bakış” başlığıyla yaratılış meselesinin bilimsel ve Kur'anî perspektiften okunmasını ele alacak.

Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit,
“Yapay Zekâ ve Din Bilimleri” başlığıyla çağımızın en önemli teknolojik gelişmelerinden biri olan yapay zekâ ile din bilimleri arasındaki ilişkiyi değerlendirecek.

Prof. Dr. İsmail Kocaçalışkan,
“Canlılarda İstisnai Yaratılışlar ve Hikmetleri” başlıklı konuşmasıyla canlılar dünyasındaki dikkat çekici örnekleri ve bunların taşıdığı anlamları ele alacak.

Kongrenin açıklanan davetli konuşmacıları arasında ayrıca Dr. Necdet Subaşı da yer alıyor.

Böylece mesele yalnızca bir bilim dalının penceresinden değil; fen bilimlerinden sosyal bilimlere, din bilimlerinden teknolojiye kadar uzanan geniş bir çerçevede ele alınacak.

Bilim ile Hikmeti Yeniden Buluşturmak
Bilimler Işığında Yaratılış çalışmalarının önemli gayelerinden birinin, bilginin parçalanmış yapısını yeniden bütüncül bir bakışla değerlendirmek olduğunu düşünüyorum.

Çünkü insan sadece biyolojik bir organizma değildir. İnsan düşünen, anlam arayan, inanan, sorgulayan, değer üreten ve varoluşunu anlamlandırmaya çalışan bir varlıktır. Dolayısıyla insanı ve kâinatı anlamaya yönelik ilmî çalışmaların da farklı disiplinlerin birikiminden faydalanması gerekir.

Önceki kongrelerde biyoloji, kimya, fizik, matematik, astronomi ve tıp gibi fen bilimlerinin yanında ilahiyat, sosyoloji, felsefe ve edebiyat gibi alanlardan bilim insanlarının yaratılış meselesini kendi disiplinleri açısından değerlendirdikleri görülmektedir.

Bu yaklaşımın özellikle gençler açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü gençlerimize yalnızca bilgi aktarmak yetmez. Onlara düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı, tefekkür etmeyi ve bilgiyi anlamlandırmayı da öğretmek zorundayız.

Bir genç hücreyi öğrenirken hayretini kaybetmemeli; gökyüzünü incelerken tefekkür edebilmeli, insan beynini öğrenirken insanın sanatını, hikmetini ve kıymetini de kavrayabilmelidir.

Yaratılışı Bilimsel Zeminde Konuşabilmek
Kongrenin bir başka önemli yönü ise yaratılış meselesini akademik ve bilimsel tartışmanın konusu hâline getirmesidir.

Bilimler Işığında Yaratılış Kongrelerinin önceki çalışmalarında; yaratılış, evrim tartışmaları, bilim dili, eğitim materyalleri ve bilimsel bilginin felsefî yorumları gibi pek çok mesele gündeme getirilmiştir. Özellikle evrim kavramının farklı anlamlarının birbirinden ayrılması ve bilimsel bulgular ile bunlardan hareketle yapılan felsefî yorumların aynı şey olmadığının tartışılması dikkat çekmektedir.

Bilimden korkmadan, bilimi ideolojik bir çatışmanın aracı hâline getirmeden ve inancı bilimsel araştırmanın karşısına yerleştirmeden bir bütünlük içerisinde konuşabileceğimiz ilmî zeminlere ihtiyacımız vardır. İşte Bilimler Işığında Yaratılış Kongreleri bilim ve din bütünlüğünü ilmi zeminde konuştuğumuz kongrelerdir.

Çünkü hakikati aramak bilim insanının en temel vazifelerinden biridir.

Trabzon'dan Dünyaya Bir İlim Daveti
Bu sebeple 1-2 Ekim 2026 tarihlerinde Trabzon'da gerçekleştirilecek 10. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi'ni sadece akademik bir toplantı olarak görmemek gerekir.

Bu kongre aynı zamanda bilimi, hikmeti ve anlam arayışını yeniden aynı masa etrafında buluşturma çabasıdır.

Kongrenin bu yılki “Kâinat: Ölçü, Denge ve Anlam” teması da aslında çağımıza önemli bir soru yöneltiyor:

Kâinatta gördüğümüz ölçüyü ölçüsüzlükle, düzeni düzensizlikle, dengeyi başıboşlukla açıklamak mümkün müdür?

İnsanlığın sahip olduğu bilimsel birikim büyüdükçe kâinatın incelikleri daha fazla ortaya çıkıyor. Kanaatimce burada bize düşen, bilimsel bilgiden kaçmak değil; tam tersine daha fazla araştırmak, okumak, düşünmek ve kâinat kitabının satırlarını daha dikkatli incelemektir.

Bilimi hikmetten, bilgiyi anlamdan, insanı yaratılış gayesinden koparmadan yeniden düşünmeye ihtiyacımız var.

Bu bakımdan akademisyenleri, öğretmenleri, araştırmacıları, üniversite öğrencilerini ve özellikle gençlerimizi bu önemli ilmî buluşmayı takip etmeye davet ediyorum. Ben de “Bilimsel ve Pedagojik Bulgular Işığında Karma Eğitim Çıkmazı ve Kız-Erkek Okullarının Gerekliliği” bildirimle katılacağım.

1-2 Ekim 2026'da Trabzon'da, kâinatı bilimle araştırmak, hikmetle okumak ve anlam üzerinde yeniden düşünmek üzere buluşalım.

Uzm. Adnan Kalkan
Psikoloji Bilimi Uzmanı
Sosyolog
Eğitimci