Ömer Faruk Müderrisoğlu, 1972 yılında Sivas’ta doğdu. İlk, orta ve lise tahsilinin ardından Eylül 1989’da kadîm usûl medrese eğitimine başladı.

Medrese tahsili boyunca Arapça alet ilimlerinden Sarf, Nahiv, Meânî, Beyân, Bedî‘ ve Mantık; şer‘î ilimlerden ise Fıkıh, Usûlü’d-Dîn (Kelâm), Tefsir, Hadîs-i Şerîf, Tasavvuf, Usûl-i Tefsir, Usûl-i Hadîs, Usûl-i Fıkıh ve Âdâb-ı İslâmiyye alanlarında klasik medrese geleneğinin temel ve muhalled eserlerini okudu. Medrese eğitimini İstanbul’da tamamladı.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra evlendi ve bu evlilikten yedi çocuğu oldu.

İstanbul, Tekirdağ ve Suşehri’nde ilmî hizmetlerde altı yıl idarecilik yaptı. 1995 yılında Suşehri’nde, İmam-Hatip Lisesi öğrencilerinin örgün eğitimlerine eş zamanlı olarak Arapça ve şer‘î ilimler eğitimi almalarını sağlayan özel bir programı, Eğitim Müdürü sıfatıyla 120 öğrenci üzerinde uyguladı.

Başarıyla yürütülen bu programın benzerini Ankara’da yeni faaliyete geçen bir eğitim hizmetinde hayata geçirmek ve sistemini kurmak amacıyla Ankara’ya geçti. Ancak 28 Şubat sürecinin başlaması sebebiyle çalışmalarını tamamlayamadan Sivas’a döndü. Dostlarının yeniden ısrarları üzerine Suşehri’ne geçerek ilmî çalışmalarına devam etti.

1998 yılında hac vazifesi için bulunduğu Mekke-i Mükerreme’de, ismini hayranlıkla duyduğu, Hızır Aleyhisselâm’ın yoldaşı ve erenler kervanının el-Gavsü’l-A‘zamı olarak anılan Bekir Baba’ya hac dönüşünün ilk yılında intisap etti. Onun himmet ve emirleri doğrultusunda ilmî ders halkaları kurdu.

ARİFAN KÜLLİYESİ’NİN TEMELLERİ
1999 yılında Arifan Külliyesi’nin temellerini, vakıfların odalarını geçici olarak kullanarak attı. Bir yandan da sabit bir mekân arayışını sürdürdü. Ancak taleplerine cevap bulamayınca, iki çekyat ve yamalı bir halının bulunduğu bir öğrenci evinde ders halkasını başlattı.

Kadîm usûl ilim geleneğiyle başlattığı bu ders halkası, 2006 yılına kadar onlarca ilahiyat öğrencisinin mezun olmasına vesile oldu. Öğrencilerin temel metinlere vukufiyetlerini artırmayı ve Ehl-i Sünnet çizgisinde ilmî birikimlerini sağlamlaştırmayı hedefleyen yoğun derslerle, medreselerin kapatılmasından sonra Sivas’ta kurumsal anlamda yeni bir medrese geleneğinin oluşmasına öncülük etti.

Yoğun bir tempoyla dersler devam ederken, 2006 yılında Sivaslı dostlarına büyük bir proje hakkında hazırladığı dosya ile destek arayışına girdi. Ancak böyle bir projenin gerçekleşemeyeceğine dair ümitsiz yaklaşımlarla karşılaşmasının ardından, gelen bir emir üzerine Mekke-i Mükerreme’ye hicret etti.

30 Ağustos 2006 tarihinde Mekke-i Mükerreme’ye bir medrese kurmak gayesiyle hicret etti. Ancak bu süreç yaklaşık 70 gün sürdü. Dr. Necati Öztürk Hoca’nın ifadesiyle, hakkında “Dâvü’l-Kamer fî Muğamerâti’ş-Şeyh Ömer” adıyla kitap yazılabilecek hadise ve hatıralarla Sivas’a geri döndü.

ARİFAN’IN KURULUŞU VE GELİŞİMİ

Sivas’a dönüşünün ardından derslerine devam eden talebeleriyle birlikte 2006 yılında ARİFAN yapısını kurdu. İlahiyat öğrencilerine yönelik başlatılan bu ilmî hizmet günümüzde de devam etmekte olup, ARİFAN zaman içerisinde yaklaşık 8.000 m²’lik bir külliyeye dönüştü.

Anadolu’nun önemli kütüphanelerinden birini bünyesinde barındıran Arifan Külliyesi’nde, kadîm usûl ilim geleneğiyle ders okutmaya devam etmektedir.

Tarih boyunca ilim ve irfan alanında büyük hizmetler gerçekleştirmiş, ancak medreselerin kapatılmasıyla bu geleneği büyük ölçüde kaybetmiş olan Sivas’ta, Cumhuriyet döneminde kurumsal bir mahiyete sahip ders halkasının oluşmasına öncülük etti.

Bu hizmet, ilk günkü heyecan ve azimle devam etmektedir.

EĞİTİM VE İRŞAD HİZMETLERİ

Yürütülen hizmetler eğitim ve irşad olmak üzere iki ana alana yöneliktir.

Eğitim hizmetleri kendi içerisinde:

1. İhtisas Akademisi
2. Kıraat Akademisi

olmak üzere iki ana kısma ayrılmaktadır.

İhtisas Akademisi

İhtisas Akademisi kendi içerisinde:

  • İbtidâiyye
  • Âliyye

olmak üzere iki kısımda devam etmektedir.

Kıraat Akademisi

Kıraat Akademisi ise:

  • Tahfize Hazırlık
  • Tahfiz
  • Kıraat İlimleri

bölümlerinden oluşmaktadır.

Kıraat İlimleri kapsamında Aşere, Takrib ve Tayyibe alanlarında eğitim verilmektedir.

SİYER-İ NEBÎ KÜLLİYESİ ÇALIŞMASI

Ömer Faruk Müderrisoğlu’nun öncülüğünde hazırlıkları sürdürülen Siyer-i Nebî Külliyesi, İslâm âleminin Siyer-i Nebî alanındaki en kapsamlı eğitim ve tanıtım merkezlerinden biri olma hedefiyle tasarlanmaktadır.

Akıllı bina konseptiyle hazırlanan projenin tüm hazırlıkları devam etmektedir. Üç dilde sunum yapacak şekilde tasarlanan külliyenin aynı anda 15.000 kişiye hizmet vermesi hedeflenmektedir.

Külliye bünyesinde 100.000 kitaptan oluşan Siyer-i Nebî Kütüphanesi yer alacaktır. Bu kütüphanenin, ümmetin Siyer-i Nebî alanındaki en büyük hizmetlerinden biri olması hedeflenmektedir.

Toplam 190.000 m² kapalı alan içerisinde tasarlanan külliyede; kabartma haritalar, dev ekranlardaki görsel sunumlar ve üç dilde özel seslendirmeler aracılığıyla Siyer-i Nebî’nin çağdaş imkânlarla aktarılması planlanmaktadır.

Bina içerisinde yer alacak yaklaşık 2.200 m² büyüklüğündeki ölçekli kabartma harita, projenin en dikkat çekici unsurlarından biri olacaktır.

Proje ayrıca Cumhuriyet tarihinin önemli sanat merkezlerinden birini de bünyesinde barındıracak şekilde tasarlanmaktadır.

TERCÜME VE SADELEŞTİRME ÇALIŞMALARI

Arapça Sarf – Osmanlıcadan sadeleştirme

Nüzûl-i Îsâ Aleyhisselâm – Arapçadan tercüme

Fezâilü Mekke ve’s-Sekeni Fîhâ – Hasan el-Basrî – Tercüme

TELİF ESERLERİ

  • İslâm İnanç Esasları
  • Günahlardan Arınmak, Rahmân’a Kavuşmak
  • Nübüvvet Güneşinden Şuâlar – 2 cilt, Zübdetü’l-Buhârî şerhi
  • Mütevâtir Hadîsler Işığında Beklenen Mehdî Aleyhisselâm
  • Yâ Habîballah – İrşâdü’l-Lebîb ilâ Hasâisi’l-Habîb
  • Zühd
  • Şer‘î Şerîfte Tesettür
  • Kırk Hadîs – 1. Risâle
  • Kırk Hadîs – 2. Risâle
  • Kırk Hadîs – 3. Risâle
  • Kırk Hadîs – 4. Risâle
  • Nasihatler
  • En Hayırlı Toplum: Sahâbe-i Kirâm

RİSÂLE ÇALIŞMALARI

  • Sevâd-ı A‘zam Tercümesi
  • Kenz-i İlâhî