<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habervakti, son dakika haber, haber, güncel haberler, gazeteler</title>
    <link>https://www.habervakti.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan en güncel haberler, son dakika haberleri, gazeteler ve alanında saygın köşe yazarlarıyla HaberVakti sizlere en doğru haberi sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habervakti.com/rss/dosya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Habervakti.Com ® Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 03:35:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/rss/dosya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehmet Sebbah Yiğit yazdı: Maskeli solculuk ve çelişkinin siyaseti]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/mehmet-sebbah-yigit-yazdi-maskeli-solculuk-ve-celiskinin-siyaseti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/mehmet-sebbah-yigit-yazdi-maskeli-solculuk-ve-celiskinin-siyaseti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazarımız, eğitimci, aile danışmanı Mehmet Sebbah Yiğit kaleme aldığı "Maskeli Solculuk ve Çelişkinin Siyaseti" başlıklı köşe yazısı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ın muhalefetin cumhurbaşkanı adaylığı ve dil tartışmaları üzerinden yaptığı açıklamaları sert bir dille eleştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sebbah yazısında; Anadolu’nun her renginin ve dilinin bu ülkenin asli unsuru olduğunu belirterek; halkın bu tür "siyaset mühendisliklerini ve kışkırtmaları" fark ettiğini, dış destekli ve sahte solcu olarak tanımladığı bu ayrıştırıcı dili tasfiye ederek "Büyük Türkiye" ideali etrafında kenetleneceğini savunuyor.<br />
İşte o yazı...<br />
<br />
<a href="https://www.habervakti.com/maskeli-solculuk-ve-celiskinin-siyaseti" target="_blank"><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 07 08 221714" class="detail-photo img-fluid" height="222" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-08-221714.png" width="895" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/mehmet-sebbah-yigit-yazdi-maskeli-solculuk-ve-celiskinin-siyaseti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/m-sebbah-yigitt-yazdi.jpg" type="image/jpeg" length="59473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dilipak: NATO, içine İsrail kaçmış bir Haçlı ittifakıdır!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/dilipak-nato-icine-israil-kacmis-bir-hacli-ittifakidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/dilipak-nato-icine-israil-kacmis-bir-hacli-ittifakidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazarımız, usta kalem Abdurrahman Dilipak kaleme aldığı "Şeytan'ın Dostları!" başlıklı köşe yazısında; Ankara'da düzenlenecek olan NATO zirvesi öncesinde, Türkiye'nin Batı ve uluslararası kurumlarla olan ilişkilerini İslami referanslar, ayetler ve sert jeopolitik eleştiriler üzerinden masaya yatırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazarımız Dilipak, NATO ve Batı İttifakına Yönelik Eleştirilerle dolu yazısında NATO'yu;<strong> "içine İsrail kaçmış bir Haçlı ittifakı"</strong> olarak tanımlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin İHA'lar ve SİHA'lar gibi yerli savunma sanayii başarılarıyla övünen Dilipak; bir yandan DSÖ gibi uluslararası kurumlara diplomatik, yargısal ve vergisel muafiyetler tanınarak<strong> "aklın, kalbin ve midenin işgal edildiğini" </strong>iddia ederken, NATO Genel Sekreteri Rutte'nin Türkiye'nin güçlü ordusunu ve 3000 savunma sanayii şirketini övmesinin arkasında, aslında bu şirketlere ortak olma ve Türkiye'yi Rusya'ya karşı bir cepheye sürme niyetinin yattığını savunuyor.</p>

<p>Özetle Dilipak son yazısında; Ankara'daki NATO zirvesini küresel güçlerin (Siyonist, küreselci ve Masonik odakların) bir tiyatrosu olarak görüyor ve Türkiye'nin bu yapılarla kurduğu stratejik ortaklıkların hem dünyevi hem de ahiretteki vebali konusunda uyarılarda bulunuyor.<br />
<br />
<strong><a href="https://www.habervakti.com/seytanin-dostlari" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><span style="color:#c0392b"><span style="background-color:#f1c40f">Dilipak'ın zülfiyare dokunan "Şeytanın Dostları!" başlıklı yazısını okumak için tıklayınız...</span></span></a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/dilipak-nato-icine-israil-kacmis-bir-hacli-ittifakidir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/dilipak-zirve.jpg" type="image/jpeg" length="42169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güçer Kafa yazdı: Yahşi Kapitalizm]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/gucer-kafa-yazdi-yahsi-kapitalizm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/gucer-kafa-yazdi-yahsi-kapitalizm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazarımız, güçlü kalem Güçer Kafa kaleme aldığı "Yahşi Kapitalizm" başlıklı köşe yazısında, günümüz dünyasındaki ve toplumdaki ahlaki erozyonu, "köşeyi dönme" hırsını ve modern kapitalist sistemin insan tipolojisini eleştirel ve ironik bir dille ele alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazarımız yazısında özellikle ilkeli, dürüst ve dik duruşlu olmak yerine; <strong>rüzgara göre yön değiştiren, niceliği niteliğin önüne koyan ve maddiyat için her şeyi mübah gören modern dönemin uyanık insan profilini sert ve edebi bir dille hicvediyor.</strong><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><a href="https://www.habervakti.com/yahsi-kapitalizm" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong><span style="color:#c0392b"><span style="background-color:#f1c40f"> GÜÇER KAFA'NIN YAHŞİ KAPİTALİZM BAŞLIKLI YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ</span></span></strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/gucer-kafa-yazdi-yahsi-kapitalizm</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/gucer-yahsi-kapitalizm.jpg" type="image/jpeg" length="37507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cedide Köprülü'den NATO liderlerinin okuması gereken bir yazı...]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/cedide-kopruluden-nato-liderlerinin-okumasi-gereken-bir-yazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/cedide-kopruluden-nato-liderlerinin-okumasi-gereken-bir-yazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Matematiksel akıl ve mantıksal düşünceyi hakikat arayışıyla harmanlayan bağımsız yazar Cedide Köprülü, misafir kalem olarak okuyucularımızla bu yazıyla bir kez daha buluşuyor. Onlarca benzemezin bir araya geldiği NATO muhkem bir sur mu yoksa her biri kendi kalesini kendi içinde ördüğü, bedeni masada ruhu ayrı dünyalarda yapılar mı? Nato revize edilir mi? Edilirse nasıl?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cedide Köprülü yazdı: NATO 2026: Herkes aynı masada, kimse aynı dünyada değil</p>

<p><strong>32 devlet başkanı bir arada! Nato kollektif bir bilinç ve eylem birliği mi yoksa çok parçalı bir yapı mı?<br />
Türkiye'ye yeni bir rol mü biçilecek yoksa Türkiye vazgeçilmezliğini mi perçinleyecek?<br />
Maginot Sendromu'ndan Şizoid Jeopolitiğe bir NATO analizi.<br />
NATO liderlerinin okuması gereken bir yazı...</strong><br />
Cedide Köprülü yazdı!</p>

<p>İşte Cedide Köprülü'nün <strong>''NATO 2026: Herkes Aynı Masada, Kimse Aynı Dünyada Değil''</strong> başlıklı makalesi.</p>

<p>Bu hafta Ankara, otuz iki devletin liderini ve onların devasa bürokratik bagajlarını ağırlıyor. Masadaki resmi dil, paranın o soğuk aritmetiği: Savunmaya ayrılacak milli gelir yüzdeleri, Ukrayna’ya taahhüt edilen milyarlar, üretim kotaları... Beştepe’nin ışıkları altında herkes, cebindekini sayacak, ne kadar harcadığının çetelesini tutacak.</p>

<p>Oysa tarih, bize en çok bunu fısıldar: İttifaklar, fakirlikten ölmez. Meseleleri yanlış okumaktan yara alırlar. Belki de tedavisi güç yaralardır.</p>

<p>Bir stratejist ya da bir mühendis gözüyle bakarsanız, ittifak dediğiniz şey, beton bir duvar değildir. O canlı bir sinir sistemidir. Kuzey Atlantik Antlaşması’nın meşhur 5. Maddesi, bu gövdenin kasıdır. Fakat o kası harekete geçiren yegâne şey nedir? Ortak bir gerçeklik okuması.</p>

<p>Otuz iki başkent, aynı koordinata baktığında aynı tehdidi görebiliyorsa gerçekten ittifak vardır. Göremiyorsa, elinizde sadece aynı yöne hizalanmış otuz iki ayrı duvar kalır. Ki buna ittifak değil, ancak konjonktürel bir tesadüf denir. Konjonktürel bir araya gelme / bir arada durma hâli…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tam burada, diplomasi masasının tam ortasına, klinik bir kavramı sürmek istiyorum: <strong>Şizoid Jeopolitik</strong>.</p>

<p>Psikiyatride şizoid örüntü bellidir: İçe kapanma, ilişkiden kaçınma, duygusal soğukluk, dış dünyaya karşı mutlak bir kayıtsızlık ve kendi kurduğu fantezi dünyasına çekilme. Devletler de bu refleksi gösterebilir çünkü onlar da canlıdır. Eskiden bunun klasik örneklerini dışarıda arardık. Sınırlarını dünyaya kapatan, <i>“bana dokunmayan yılan bin yaşasın</i>” diyen, içe dönük ülkelerde... Ama 2026 dünyasının asıl büyük tehlikesi, ittifakın dışında aranmamalıdır. Çünkü mesele, ittifakın tam kalbinde beliren o şizoid reflekstir.</p>

<p>Bugün Ankara’daki masada herkes fiziksel olarak mevcut, evet. Ancak zihnen herkes, kendi inşa ettiği duvarın ardına çekilmekle meşgul. Biri, Atlantik’in ötesinden <i>“Neden sizin güvenliğinizi benim mükellefim finanse etsin?”</i> diye homurdanıyor. Diğeri, <i>“O halde kendi göbeğimizi kendimiz keselim”</i> diyerek stratejik bir otonomi illüzyonuna sığınıyor. Bir üçüncüsü ise tehdidi bambaşka bir haritada, tamamen yerel bir mikro-krizde görüyor.</p>

<p>Bugün Ankara'daki masada fiziksel bir kalabalık var, ama zihinsel bir ıssızlık hüküm sürüyor. Her üye ülke, kendi milli hikayesine, kendi konforlu korku odasına geri çekiliyor. <strong>Masa, fiziken orada duruyor. Fakat masadakilerin baktığı gerçeklik, tam ortadan ikiye bölünüyor. Aynı odada, aynı havayı soluyan otuz iki ayrı dünya, otuz iki ayrı yalnızlık var. Bireysel yalnızlık çağında, yalnız devletler geçidi. Hem de bu kez süslü bir teori değil, zorunlu bir kapanma. </strong></p>

<p>Ve bu yazının, o soğuk istihbarat metodolojisine bağlandığı kırılma noktası tam burası.</p>

<p>Çünkü kolektif savunma, kolektif bir algıyı varsayar. Ortak savunmadan önce, ortak görmek gelir ve gerekir. NATO’nun bugün yaşadığı en derin kriz, bir bütçe krizi mi? Sanmıyorum. Bir hermenötik, yani bir yorumlama krizi. Eksik olan şey, istihbarat toplamak ya da teknolojik yetersizlik değil; eksik olan, ekrana düşen aynı sinyali, birlikte okuyabilme iradesi gösterebilmekte yatıyor.</p>

<p>Düşünün bir kere: Kuzeydeki komşu (Rusya) kimine göre varoluşsal bir tehdit, kimine göre ise sadece “yönetilebilir” bir ticari ortak. Amerika, kimine göre kök salmış bir müttefik, kimine göre ise her an çıkış kapısına yönelebilecek güvenilmez bir hâmi. Aynı radar ekranı üzerinde, otuz iki ayrı yorum. Böyle bir tabloda kalkanın tam finanse edilmiş olması, tek başına bir şey ifade eder mi?</p>

<p>Otuz iki ayrı gözün, otuz iki ayrı yöne çevirdiği bir kalkan, kalkan değil ancak pahalı bir süstür.</p>

<p>Zaten modern savunma, statik bir sur değildir. Gören, dinleyen, anlık hesaplayan dinamik bir ağdır artık. Ve bir ağın gerçek değeri, düğümlerinin büyüklüğünde aranmaz; o düğümler arasındaki bağın, sinyal mi yoksa gürültü mü taşıdığında gizlidir. <strong>Eğer siz, her düğüme daha çok kas ekler, ama bağların arasına daha çok gürültü üflerseniz, sistemi güçlendirmiş olmazsınız. Onu, sadece kendi ağırlığı altında kırılganlaştırırsınız.</strong> Sonuç ne mi olur? Daha kalın kollar, ama felç olan bir sinir sistemi.</p>

<p><strong>Ne demek istediğimi popüler bir askeri tarih dersiyle somutlaştırayım:</strong> İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğindeki Fransa, dünyanın en kalın “kolunu” inşa etmişti: <strong>Maginot Hattı</strong>. Dönemin en ileri mühendisliğiyle üretilmiş, milyarlarca frank harcanmış, geçilemez denilen devasa bir beton surlar bütünüydü bu. Kas tamdı, bütçe kusursuzdu. Fakat Fransız askeri aklı, müttefikleriyle ve değişen savaş doktriniyle ortak bir sinyal okuması yapamadı. Tankların o yeni, dinamik ve akışkan hızını (Blitzkrieg) kendi statik radar ekranlarında doğru yorumlayamadılar. Sonuç mu? Alman orduları, o devasa bütçeli duvarın etrafından dolanıp geçti. Maginot Hattı, tek bir kurşun bile atamadan jeopolitik bir süs olarak tarihin tozlu raflarına gömüldü.</p>

<p>İşte bugün, 32 lideri Ankara'da toplayıp yapmaya çalıştığımız şey tam olarak bu Maginot sendromunu aşmaktır: Herkes kendi duvarına beton döküyor, ancak duvarlar arasındaki telsiz hatlarında sadece parazit yükseliyor.</p>

<p>Hazır sözü açılmışken soralım: Peki Türkiye, bu şizoid tiyatronun neresinde duruyor?</p>

<p>İlginç ve ironik biçimde; bu ittifakta şizoid buhranlar geçirme lüksü en az olan, kendi içine kapanma konforundan en uzak üye, Türkiye’dir.</p>

<p>Çünkü Ankara, coğrafyası gereği aynı anda çok fazla frekansı dinlemek zorunda: Karadeniz’in fırtınası, Doğu Akdeniz’in enerji denklemleri, Kafkasya’nın kırılgan dengesi, Irak ve Suriye’nin gri alanları, İran sonrası Ortadoğu’nun tektonik hareketleri, Körfez, Rusya, Amerika ve Avrupa... Bu kadar çok sinyalin aynı anda gövdesine çarptığı bir devlet, tek bir milli fanteziye çekilme lüksünü kendinde bulamaz. Bulduğu an, hayatta kalma refleksini kaybeder.</p>

<p>NATO’nun o meşhur <strong>“Türkiye Paradoksu”</strong> —askerî olarak vazgeçilmez, siyaseten rahatsız edici olmak— tam da bu antropolojik ve tarihsel gerçeklikten doğar. Kavşakta oturan bir devlet, adeta bir hub; dünyayı sadeleştirilmiş, steril bir anlatıyla kuramaz. İttifakın diğer üyelerini rahatsız eden de budur: Kendi konforlu duvarına çekilmiş her müttefik, kavşakta nöbet tutanın gördüğü o karmaşık manzarayı, hemen daima bir “arıza" olarak okur.</p>

<p>Eşikte duran devletin işlevi tam olarak budur: Herkes kendi şizoid güvenliğine sığınırken, dışarısı ile içerisi arasındaki o açık kalan tek hattı, o canlı iletişim kanalını hayatta tutmak. Fakat bu durum, bir övgü olmaktan çok öte; adeta, coğrafi ve stratejik bir mecburiyettir. Çünkü kavşakta durmanın sunduğu fırsat ne kadar büyükse, faturası da o kadar ağırdır. O frekansları yönetemediğimiz an, o kutlu konum, bir anda üzerimize çöken devasa bir baskı alanına dönüşüverir. Maazallah!</p>

<p><strong>Bu hafta Ankara’dan şık yüzdeler, milyarlık taahhütler ve yüksek perdeden bildiriler çıkacak. Aile fotoğrafları çekilecek, sırtlar sıvazlanacak. Belki de klişe birlik mesajları havada uçuşacak.</strong></p>

<p>Ama zirvenin resmi gündeminde asla yazmayacak olan, o en hayati madde şu olacak belki de: Herkes, hâlâ aynı şeye baktığında aynı şeyi görebiliyor mu?</p>

<p>Bu sorunun cevabını, zirve bildirisinin süslü cümlelerinde bulamayacağız. Satır aralarını deşip deşip televizyon programlarında ateşli savunmalar yapacağız. Peki şifreler nerede gizli? İstihbaratın o sağır odalarında, paylaşılan sinyallerin samimiyetinde. Daha açık bir ifadeyle; “Gerekirse savaşırız” diyebilme haddinde. Bir ittifakın gerçek sağlığı, kasasına ne kadar para koyduğuyla değil; dünyaya baktığında ne kadar “aynı” görebildiğiyle ölçülür.</p>

<p><strong>Saklamaya gerek yok: Dünya yangın yeri ve savaş, her cephede. Tüm yollar ise ya Türkiye’ye çıkıyor ya burada kilitleniyor. Bu açıdan bakarsak “adam” haklı, ne diyelim. Dünyanın yangın yerine karşı, aşırı derecede “sözde soğukkanlı” özde şizoid reflekslerin ortasında; mesele savaşmaksa savaş, bizim işimiz. Hem de her alanda ve her cephede… Bir ekleme ile: Mesele sulh ise sulh da bizim işimiz. Hem de her alanda ve her cephede…</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/cedide-kopruluden-nato-liderlerinin-okumasi-gereken-bir-yazi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/nato-2026-cedide.jpg" type="image/jpeg" length="35866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şevki Yılmaz yazdı: Zaman; Sadakat ve Vefa ile birlik olma zamanıdır...]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/sevki-yilmaz-yazdi-zaman-sadakat-ve-vefa-ile-birlik-olma-zamanidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/sevki-yilmaz-yazdi-zaman-sadakat-ve-vefa-ile-birlik-olma-zamanidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[20. Dönem Rize Milletvekili ve İlahiyatçı Hatip  Şevki Yılmaz, son yazısında ilahi yardımı kesilen toplumların anatomisini ve İslam dünyasındaki yenilgilerin asıl sebeplerini kaleme aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Rize Milletvekili Şevki Yılmaz, kaleme aldığı bu sarsıcı yazıda, İslam âleminin her sahada yaşadığı mağlubiyetlerin temel nedenlerine inerek, <strong>“ilahi yardımı kesilen toplumların”</strong> anatomisine dikkat çekiyor.</p>

<p>Yılmaz, fertten topluma kadar ümmeti içten içe kemiren ehliyetsizlik, istişare eksikliği ve sadakatsizlik gibi hastalıklara dikkat çekerek okurlarına çarpıcı bir uyarıda bulunuyor: <strong><i>“Yolda bulduklarını, yola beraber çıktıklarına tercih edenler, gün gelir o tercih ettiklerinin eliyle tasfiye edilirler.”</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, İslam dünyası kolektif akıldan kaçarak neden bu hâle geldi?<br />
Gazze yıkılırken, Doğu Türkistan ağlarken içine düştüğümüz vurdumduymazlığın asıl sebebi nedir?<br />
Sevgi ayarımız bozulduğu için mi modern hayatta bu kadar yalnızlaştık?<br />
Dostu uzaklaştırıp düşmanı yakınlaştırmanın acı bedelini daha ne kadar ödeyeceğiz?</p>

<p>Bu sorular sadece derin bir özeleştiri çağrısı değil, aynı zamanda şûraya, nebevi ahlaka, vefaya ve Cumhurbaşkanı'nın çağrısında da vücut bulan, yeniden omuz omuza vermeye bir davet niteliğinde.</p>

<p>Tüm bu soruların cevabını, tarihten alınması gereken ibretleri ve çok daha fazlasını yüreklere dokunan o derin yazıda bulacaksınız…</p>

<p>Makalenin tamamını okumak için tıklayınız...<br />
<br />
<a href="https://www.habervakti.com/zaman-sadakat-ve-vefa-ile-birlik-olma-zamanidir" target="_blank"><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 07 07 084010" class="detail-photo img-fluid" height="226" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-07-084010.png" width="901" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/sevki-yilmaz-yazdi-zaman-sadakat-ve-vefa-ile-birlik-olma-zamanidir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/sevki-yilmaz-yazdi-zaman-sadakat-ve-vefa-ile-birlik-olma-zamanidir.jpg" type="image/jpeg" length="46067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başakşehir'de Direniş Meydanı 250. Gününde...]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/basaksehirde-direnis-meydani-250-gununde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/basaksehirde-direnis-meydani-250-gununde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist İsrail'in Gazze'ye yönelik vahşi saldırılarını protesto etmek ve işgal destekçisi şirketlere yönelik boykot çağrılarını sürdürmek amacıyla başlatılan sivil eylem, kararlılıkla devam ediyor. Başakşehir Millet Bahçesi'nde "Başakşehir Direniş Meydanı" olarak adlandırılan alanda aralıksız bir şekilde 249 gündür bir araya gelen vicdan sahipleri, eylemlerin 250. gününün onurunu yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><strong>ZULME KARŞI OMUZ OMUZA</strong></li>
</ul>

<p>Çocuk, genç ve her yaş grubundan insanın yoğun katılımıyla gerçekleşen eylemlerde, Gazze'deki katliama sessiz kalınmıyor. Zeynep Yurttaş'ın önderliğinde toplanan kalabalık, Siyonist destekçisi firmaları, özellikle de alanda bulunan Burger King şubesini hedef alarak güçlü bir protesto duruşu sergiliyor. Bugüne kadar medyada hak ettiği yeri yeterince bulamayan bu kutlu nöbet, ümmetin dirilişi adına tüm Türkiye'ye örnek teşkil ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>250. PROGRAM 5 Temmuz PAZAR GÜNÜ GERÇEKLEŞECEK</strong></li>
</ul>

<p>Geniş zamanlı bir iradeyle sürdürülen direnişin 250. programı, bu pazar günü yine büyük bir coşkuyla yapılacak. 250. buluşma kapsamlı bir organizadyonşa gerçekleşecek. Habervakti.com Genel Koordinatörü Kudüs Mihmandarı Bülent Deniz'in de katılacağı programda süpriz isimler haklı davayı kitlelere haykırmaya devam edecek.</p>

<p>Bu anlamlı boykot nöbetine dair güncel program bilgilerine, eylem detaylarına ve meydandan yansıyan görsellere ulaşmak isteyenler, "Başakşehir Direniş" Instagram hesabını takip edebilirler. Mazlumların sesi olmak, topluma değer katacak, Gazze direniş ruhunu canlı tutacak bir duruş sergilemek için adresin adı: Başakşehir Direniş Meydanı.</p>

<p>5 Temmuz günü gerçekleşecek programın detaylarını imajda bulabilirsiniz.<br />
<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 07 05 At 00.19.00" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-05-at-001900.jpeg" width="1414" /><br />
<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 07 05 At 00.19.00Qwe" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-05-at-001900qwe.jpeg" width="1131" /><br />
<br />
Başakşehir Direniş İnstagram Linki:<br />
<a href="https://www.instagram.com/basaksehirdirenis?igsh=MXU5MGVvbWVmanJpZA==" rel="nofollow" target="_blank">https://www.instagram.com/basaksehirdirenis?igsh=MXU5MGVvbWVmanJpZA==</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Filistin</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/basaksehirde-direnis-meydani-250-gununde</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 00:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/07/basaksehirde-direnis-meydani-250-gununde.jpg" type="image/jpeg" length="42488"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dera'da Tarihi Destan: İsrail Terör Ordusu Taşlarla Püskürtüldü!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/derada-tarihi-destan-israil-teror-ordusu-taslarla-puskurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/derada-tarihi-destan-israil-teror-ordusu-taslarla-puskurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail ordusu, Suriye'nin Dera kırsalında yeni bir işgal karakolu kurmak isterken sivil halkın taşlı direnişiyle neye uğradığını şaşırdı. Ağır silahları olmayan bölge halkı, Siyonist güçleri arkalarına bakmadan kaçmaya zorlarken, "Gazze gibi olmayacağız, Gazze'yi de kurtaracağız" sözleriyle tüm Ümmet'e tarihi bir mesaj verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İşgalci İsrail ordusu, Suriye'nin güneyindeki Dera kırsalında yeni bir işgal girişimi başlatmak istedi ancak bölge halkının destansı direnişiyle büyük bir tokat yiyerek geri çekilmek zorunda kaldı. Siyonist güçler havadan ve karadan saldırmasına rağmen, tankı ve topu olmayan yöre halkı işgalcileri taşlarla bölgeden kovaladı.</p>

<ul>
 <li><strong>Yeni Bir İşgal Karakolu Hedefi</strong></li>
</ul>

<p>Bölgedeki gerilim, işgalci İsrail kuvvetlerinin Dera kırsalındaki Telletü’l-Muğr tepesine askeri çadır kurmasıyla tırmandı. Golan Tepeleri'nin paralelinde yer alan, Yermuk havzasına hakim konumdaki bu stratejik bölgede yeni bir işgal karakolu inşa etmeyi planlayan İsrail güçleri, sınırları aşarak Abidin köyüne doğru ilerledi. İşgalciler, sadece kendi arazilerine gitmek isteyen masum çiftçilerin ve çobanların üzerine acımasızca ateş açtı.</p>

<p>Siyonistlerin bu hamleyle bölgedeki stratejik avantajını artırmak, yerel halkın geçim kaynaklarını engellemek ve hem askeri hem de ekonomik bir caydırıcılık tesis etmek istediği anlaşıldı.<br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="546.989px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/166212" webkitallowfullscreen="" width="546.818px"></iframe></p>

<ul>
 <li><strong>Halk Ayağa Kalktı, İşgalci Arkasına Bakmadan Kaçtı</strong></li>
</ul>

<p>Zulme boyun eğmeyen köy halkı derhal harekete geçerek köyün girişlerini taşlarla kapattı. Başta çocuklar ve gençler olmak üzere Dera halkı, İsrail askerlerini taş yağmuruna tuttu. Karşılaştıkları bu cesur direniş karşısında neye uğradığını şaşıran işgalci askerler, çareyi geri çekilmekte buldu.</p>

<p>Sahadan çekilmek zorunda kalan korkak İsrail birlikleri, halkı korkutmak ve göçe zorlamak amacıyla bölgeye topçu atışları yapıp İHA'lar uçurdu. Hatta bazı işgalci birliklerin sivilleri otomatik silahlarla hedef aldığı anlar yerel kaynakların videolarına yansıdı. Şam hükümeti ise bu ihlaller karşısında yalnızca bir kınama metni yayınlamakla yetindi.<br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="486.989px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/166213" webkitallowfullscreen="" width="486.818px"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>"Biz Gazze Gibi Olmayacağız, Gazze'yi de Kurtaracağız"</strong></li>
</ul>

<p>Sahadan gelen bilgiler, bu direnişin sıradan bir olay olmadığını, İsrail'e karşı büyük bir uyanışın ayak sesleri olduğunu gösteriyor. Bölgedeki bir direnişçinin aktardıklarına göre; hava savunma sistemi, SİHA'sı veya tankı olmayan halk sadece Allah'ın kudretine sığınarak bu zaferi elde etti.</p>

<p>Dera'dan tüm İslam alemine seslenen Şam ehli, kararlılıklarını şu tarihi sözlerle özetliyor: "Biz zulme boyun eğmeyeceğiz. Biz Ümmeti Muhammed'iz. Biz şerefimizi bırakmayacağız. Biz Gazze gibi olmayacağız, Gazze'yi de kurtaracağız inşallah". Suriye'nin güneyinden yükselen bu şanlı direniş, tüm Ümmeti birliğe davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/derada-tarihi-destan-israil-teror-ordusu-taslarla-puskurtuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/israil-teror-ordusu-taslarla-puskurtuldu-derada-tarihi-direniis.jpg" type="image/jpeg" length="68479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu ne cüret: Sapkın Lût kavmi artıkları boğazda parti yapacak]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/bu-ne-curet-sapkin-lut-kavmi-artiklari-bogazda-parti-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/bu-ne-curet-sapkin-lut-kavmi-artiklari-bogazda-parti-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli ve manevi değerlerimizi, Türk aile yapısını doğrudan hedef alan girişimlere bir yenisi daha ekleniyor. Sadece LGBT üyelerine özel turlar düzenleyen "Atlantis" adlı kruvaziyer gemisinin, 8 Temmuz'da binlerce yolcusuyla İstanbul'a demirleyeceği ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tek Yön İstanbul isimli eşcinsel kulübü, İstanbul Boğazı'nda gemi üzerinde 3 bin kişinin katılacağı sözde parti hazırlığı yapıyor. Türk aile yapısını ve toplumsal ahlakı hedef alan oluşum, yurt dışındaki eşcinselleri de düzenlemeyi planladıkları sözde partiye davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>İlk Durak Kuşadası, Ardından İstanbul</strong></li>
</ul>

<p>Uluslararası çapta faaliyet gösteren ve reklamlarında 3 bin LGBT üyesini taşıdığı belirtilen geminin Türkiye'deki ilk durağının Kuşadası, ardından ise İstanbul olacağı öğrenildi. Toplumsal hassasiyetleri hiçe sayan bu organizasyonun Türkiye ayağını ise Beyoğlu’nda faaliyet gösteren <strong>"Tek Yön"</strong> isimli kulübün üstlendiği belirtildi.<br />
<br />
<img alt="H Lvw T94 Xc A E Qh Do" class="detail-photo img-fluid" height="2102" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/h-lvw-t94-xc-a-e-qh-do.jpg" width="1080" /></p>

<ul>
 <li><strong>Boğaz'ın Ortasında Meydan Okuma</strong></li>
</ul>

<p>Aile kurumunu zedeleyen oluşumlar, İstanbul'da adeta değerlerimize meydan okurcasına dev bir organizasyona hazırlanıyor. İlgili kulübün, İstanbul Boğazı'nda 3 bin kişinin katılımıyla bir parti düzenleyeceği sosyal medya hesaplarından duyuruldu. Yurt dışından da yoğun katılımın hedeflendiği ve adeta bir gövde gösterisine dönüştürülmek istenen bu organizasyon için hazırlanan afişlerde, İstanbul'un tarihi dokusu alet edilerek "Unutulmaz anılar yazılmaya hazırlanıyor" ifadelerine yer verildi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 26 220139" class="detail-photo img-fluid" height="781" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-220139.png" width="781" /></p>

<ul>
 <li><strong>Kamuoyundan Tepki Yağıyor: "İptal Edin"</strong></li>
</ul>

<p>Milli ve ahlaki hassasiyetleri ayaklar altına alan bu organizasyonun duyurulmasının ardından vatandaşlardan tepki yağdı. Sosyal medya üzerinden seslerini yükselten binlerce kişi, Türk aile yapısına yönelik bu açık tehdidin durdurulmasını talep ediyor. Kamuoyu, yetkililerin derhal harekete geçerek İstanbul'un kalbinde yapılması planlanan bu skandal partiyi iptal etmesini bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/bu-ne-curet-sapkin-lut-kavmi-artiklari-bogazda-parti-yapacak</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-220122.png" type="image/jpeg" length="29616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muharrem Ayının Fazileti, Aşura Gününün Sırları ve Kerbela'da Yazılan İzzet Destanı]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/muharrem-ayinin-fazileti-asura-gununun-sirlari-ve-kerbelada-yazilan-izzet-destani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/muharrem-ayinin-fazileti-asura-gununun-sirlari-ve-kerbelada-yazilan-izzet-destani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam ümmetinin hem sevinci hem hüznü kalbinde barındırdığı, ilahi lütufların tecelli ettiği ama aynı zamanda tarihin en büyük acılarından birinin yaşandığı Muharrem ayı... Kuran ayetleri ve Sahih Hadisler ışığında Muharrem ayının önemi, peygamberlerin kurtuluş mucizesi Aşura gününün gizemleri...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li>
 <h3 id="user-content-1-i̇lahi-rahmetin-ve-büyük-i̇mtihanların-ayı-muharrem"><strong>İlahi Rahmetin ve Büyük İmtihanların Ayı: Muharrem</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>İslam takviminin (Hicri takvim) ilk ayı olan Muharrem, İslamiyet öncesinde dahi Araplar arasında büyük bir saygı gören, "Haram Aylar" (Eşhür'ül Hurum) olarak adlandırılan dört aydan biridir. Kuran-ı Kerim'de, ayların sayısı ve haram ayların kutsallığı Tevbe Suresi'nde açık ve net bir şekilde bildirilmiştir.</p>

<blockquote>
<p><i>"Doğrusu Allah'a göre ayların sayısı, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına uygun olarak on ikidir; bunlardan dördü haram aylardır. İşte doğru din budur. O aylar içinde (konulmuş yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin..."</i> <strong>(Tevbe Suresi, 36. Ayet)</strong></p>
</blockquote>

<p>İslam'ın gelişiyle beraber bu aya atfedilen değer sadece bir "çatışmazlık" durumu olmaktan çıkmış, büyük bir manevi feyz ve ibadet dönemine dönüşmüştür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu ayın değerini ümmetine sıklıkla hatırlatmış ve nafile oruçlar için en kıymetli zaman dilimi olarak işaret etmiştir.</p>

<blockquote>
<p>Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: <i>"Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise gece kılınan (teheccüd) namazdır."</i> <strong>(Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Savm, 55; Tirmizî, Savm, 40)</strong></p>
</blockquote>

<p>Burada Efendimiz'in (s.a.v.) bu ayı "Allah'ın ayı" (Şehrullah) olarak nitelemesi, Muharrem'in ilahi rahmete ne kadar açık bir zaman dilimi olduğunu göstermektedir. Bu ayda tutulan oruçlar, sadece mideyi aç bırakmak değil; yalandan, dedikodudan, nefsi arzular ve her türlü kötülükten arınarak manevi bir yenilenme sürecine girmektir.<br />
<br />
<img alt="Ashura Food" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ashura-food.png" width="1024" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="user-content-2-peygamberlerin-kurtuluş-günü-ve-sırlarla-dolu-aşure"><strong>Peygamberlerin Kurtuluş Günü ve Sırlarla Dolu Aşura</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Muharrem ayının 10. günü olan "Aşura günü", sadece İslam ümmeti için değil, önceki semavi dinler için de çok büyük dönüm noktalarına sahne olmuştur. Aşura, kökeni itibarıyla Arapça "on" anlamına gelen 'Aşere' kelimesinden türemiştir.</p>

<p>İslami kaynaklara göre, Allah (c.c.) yeryüzündeki pek çok peygamberine Aşura gününde büyük kurtuluşlar ve lütuflar nasip etmiştir. Hz. Adem'in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Nuh'un gemisinin Tufan'dan kurtulup Cudi Dağı'na oturması, Hz. İbrahim'in Nemrut'un ateşinden kurtulması, Hz. Yakub'un oğlu Yusuf'a kavuşup gözlerinin açılması ve Hz. Musa'nın Kızıldeniz'i asasıyla yararak Firavun'un zulmünden kurtulması bu güne denk gelmektedir.</p>

<p>İslamiyet'in ilk yıllarında Aşure orucunun kökeni, Hz. Musa'nın bu kurtuluşuna dayanır.</p>

<blockquote>
<p>İbn Abbas (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.v.) Medine'ye hicret ettiğinde, Yahudilerin Aşure günü oruç tuttuklarını gördü ve sordu: <i>"Bu tuttuğunuz oruç nedir?"</i> Yahudiler: <i>"Bu büyük ve hayırlı bir gündür. Allah, Musa'yı ve İsrailoğullarını düşmanlarından bu gün kurtardı. Musa da (şükür için) bu gün oruç tuttu"</i> dediler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.): <i>"Biz Musa'ya sizden daha layık ve yakınız"</i> buyurdu. O gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını emretti. <strong>(Buhârî, Savm, 69; Enbiyâ, 24; Müslim, Sıyâm, 127)</strong></p>
</blockquote>

<p>Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.v.), İslam ümmetinin ibadetlerinin Yahudilerinkinden ayrışması için sadece 10. gün değil, 9. ve 10. gün veya 10. ve 11. günlerin birleştirilerek oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Bu orucun manevi kazancı ise devasadır.</p>

<blockquote>
<p><strong>Sahih Hadis Referansı:</strong> Ebu Katade'den (r.a.) rivayetle Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: <i>"Aşura günü tutulan orucun, bir önceki yılın günahlarına (küçük günahlara) keffaret olmasını Allah'tan umarım."</i> <strong>(Müslim, Sıyâm, 196; Tirmizî, Savm, 48)</strong></p>
</blockquote>

<p>Aşura gününün bugünkü kültürel yansıması olan "Aşure tatlısı" da, Hz. Nuh ve beraberindekilerin gemideki son erzaklarını birleştirip pişirdikleri çorbaya (şükür aşına) dayanır. Bu gelenek; bolluğun, bereketin, farklılıkların bir arada barış içinde var olabilmesinin ve komşu hakkının gözetilmesinin en tatlı sembolüdür.<br />
<br />
<img alt="Muharram Calligraphy" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/muharram-calligraphy.png" width="1024" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="user-content-3-çöle-düşen-gözyaşı-kerbela-katliamı-ve-hz-hüseyinin-direnişi"><strong>Çöle Düşen Gözyaşı: Kerbela Katliamı ve Hz. Hüseyin'in Direnişi</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Tarihler Hicri 61. yılın 10 Muharrem gününü (Miladi 10 Ekim 680) gösterdiğinde, geçmiş peygamberlerin kurtuluşuna sahne olan bu mübarek gün, İslam tarihinin en büyük trajedilerinden biriyle kana bulandı. Peygamber Efendimiz'in "Gözümün nuru" dediği torunu Hz. Hüseyin (r.a.), Kerbela çölünde Yezid'in ordusu tarafından acımasızca şehit edildi.</p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.), torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'e derin bir muhabbet beslerdi. Onların makamını birçok sahih hadisinde açıkça belirtmiştir.</p>

<blockquote>
<ul>
 <li><i>"Hasan ve Hüseyin, cennet gençlerinin efendileridir."</i> <strong>(Tirmizî, Menâkıb, 31; İbn Mâce, Mukaddime, 11)</strong></li>
 <li><i>"Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim. Allah'ı seven Hüseyin'i sever."</i> <strong>(Tirmizî, Menâkıb, 31; İbn Mâce, Mukaddime, 11)</strong></li>
 <li><i>"Allah'ım! Ben bu ikisini (Hasan ve Hüseyin) seviyorum, sen de onları sev!"</i> <strong>(Buhârî, Fezâilü's-Sahâbe, 22; Müslim, Fezâilü's-Sahâbe, 56)</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p></p>

<p>Kerbela vakası; basit bir iktidar kavgası değil, İslam'ın şura ve adalet sisteminin saltanata ve kılıç zorbalığına dönüşmesine karşı atılmış büyük bir çığlıktır. Muaviye'nin, İslam geleneklerine aykırı biçimde oğlu Yezid'i veliaht bırakmasıyla İslam toplumunda derin bir kriz baş göstermişti. Yezid'in fısk, fücur ve adaletsizlikle dolu yönetimine biat etmeyen Hz. Hüseyin, canı pahasına İslami değerleri savunmak için Mekke'den Kufe'ye doğru yola çıktı.</p>

<p>Ancak kendisini on binlerce mektupla davet eden Kufe halkı ihanet edip sessiz kalınca, Hz. Hüseyin, Kerbela çölünde İbn Ziyad komutasındaki binlerce kişilik Yezid ordusuyla karşı karşıya kaldı. 7 Muharrem'de Fırat nehri tutularak ehlibeyt günlerce susuz bırakıldı. 10 Muharrem (Aşure) günü savaş başladığında; Hz. Hüseyin'in kardeşi Hz. Abbas kollarını kaybetti, gencecik oğlu Ali Ekber paramparça edildi ve altı aylık bebeği Ali Asgar boğazından oklanarak can verdi. Hz. Hüseyin'in vücudu sayısız kılıç ve ok yarasıyla toprağa düşerken, mübarek başı kesilerek mızraklara takıldı. O gün Hz. Hüseyin, "Zillet altında yaşamaktansa izzetli bir ölüm daha hayırlıdır" düsturuyla kıyamete kadar sürecek bir hürriyet ve direniş mektebinin temelini kanıyla attı.</p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="user-content-4-karanlık-bir-zihniyet-yezidin-zulmü-ve-saltanat-hırsı"><strong>Karanlık Bir Zihniyet: Yezid'in Zulmü ve Saltanat Hırsı</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kerbela olayının faillerine bakıldığında karşımıza sadece birkaç şahıs değil, kökleşmiş "karanlık bir zihniyet" çıkar: Yezid Zihniyeti. İslam toplumunun yönetim anlayışında liyakati ve istişareyi (şurayı) yok edip yerine güç ve tahakkümü getiren bu anlayış, iktidar uğruna her türlü insani ve vicdani değeri ayaklar altına almıştır.</p>

<p>Yezid b. Muaviye, hilafeti bir saltanat aygıtı olarak görmüş, gücünü korumak için en kutsal değerlere bile saldırmaktan çekinmemiştir. Kerbela'da savaş kazanıldıktan sonra dahi durmayan vahşet; çadırların yakılması, şehit bedenlerinin atlara çiğnetilmesi ve Peygamber ailesinden kadınların zincirlere vurularak panayır panayır gezdirilmesi, bu zihniyetin sınır tanımazlığının ve İslam ahlakından ne kadar uzaklaştığının kesin delilidir. Tarih boyunca İslam dünyasında "Yezid" ismi, yalnızca tarihi bir figür olmaktan çıkmış; haksızlığın, diktatörlüğün, ehlibeyt düşmanlığının ve zalimliğin sembolik adı olmuştur.<br />
<br />
<img alt="Karbala Desert" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/karbala-desert.png" width="1024" /></p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="user-content-5-direnişin-sesi-ehlibeytin-onuru-seyyide-zeynep-annemiz-ra"><strong>Direnişin Sesi, Ehlibeytin Onuru: Seyyide Zeynep Annemiz (r.a.)</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kerbela sadece kılıçların ve şehitlerin değil, aynı zamanda kelimelerin, ferasetin ve kadınlık onurunun da destanıdır. Bu destanın en büyük kahramanı, Hz. Ali ile Hz. Fatıma'nın kızı, Hz. Hüseyin'in kız kardeşi Seyyide Zeynep'tir.</p>

<p>Kerbela katliamında kardeşlerini, evlatlarını ve akrabalarını gözleri önünde yitiren Hz. Zeynep, derin bir acı yaşıyor olsa da yıkılmamıştır. Yezid'in ordusu onu ve yetim çocukları esir alarak önce Kufe'ye İbn Ziyad'ın karşısına, sonra da Şam'da Yezid'in sarayına götürmüştür.</p>

<p>Zincirlere vurulmuş, yorgun ve acılı bir esir olmasına rağmen, Yezid'in ve saray ahalisinin karşısında ayağa kalkmış; Hz. Ali'den miras aldığı eşsiz belagatiyle öylesine büyük bir hutbe okumuştur ki, Yezid'in kazandığını sandığı zaferin aslında ebedi bir mağlubiyet olduğunu tarihin yüzüne çarpmıştır. İbn Ziyad'ın "Gördün mü Allah kardeşine ne yaptı?" şeklindeki alaycı sözüne verdiği şu tarihi cevap, imanın şahikasıdır: <strong>"Ben Kerbela'da güzellikten başka bir şey görmedim! Onlar, Allah'ın şehadeti kendilerine takdir ettiği kimselerdi ve şimdi ebedi istirahatgahlarına çekildiler. Yakında Allah seni ve onları bir araya toplayacak ve asıl o zaman kimin kurtulacağını, kimin rezil olacağını göreceksin!"</strong></p>

<p>Hz. Zeynep'in bu korkusuz duruşu; silahı ve ordusu olmayanların bile imanla, haklı bir davayla zalimlerin saraylarını nasıl başlarına yıkabileceğinin en güçlü sembolüdür. O günden sonra Hz. Zeynep, haksızlığa başkaldıran tüm kadınların sarsılmaz önderi olmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <h3 id="user-content-6-sabrın-ve-i̇badetin-kalesi-i̇mam-zeynelabidin-as"><strong>Sabrın ve İbadetin Kalesi: İmam Zeynelabidin (a.s.)</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Kerbela vahşeti sırasında ehlibeyt soyunun kuruyup yok olmamasının ardında mucizevi bir ilahi takdir vardır. Hz. Hüseyin'in oğlu İmam Ali bin Hüseyin, namıdiğer Zeynelabidin (İbadet edenlerin süsü) veya Seccad (Çok secde eden), savaş günü ağır bir ateşli hastalık geçiriyordu ve yatağından kalkamayacak durumdaydı. Bu durum, onun savaşa katılmasını engellemiş ve ehlibeyt zincirinin devamını sağlamıştır. Hastayken bile çadırda katledilmek istenmiş ancak halası Hz. Zeynep'in kendini ona siper etmesiyle kurtulmuştur.</p>

<p>Kerbela'dan sonra ağır boyun zincirleriyle (Zencir-i Camiye) Şam'a yürütülen gencecik İmam Zeynelabidin, babasının ve tüm sevdiklerinin kanlı akıbetini gördükten sonra hayatının geri kalanında bir daha hiç gülmemiştir. Ne zaman önüne su konulsa gözyaşlarına boğulmuş, "Babam Fırat'ın kıyısında susuz şehit edilmişken ben nasıl su içerim?" diyerek ağlamıştır.</p>

<p>Siyasi entrikalardan, isyanlardan ve taht kavgalarından uzak durarak Medine'de derin bir manevi irşad başlatmıştır. Geceleri fakirlere gizlice erzak taşımış, gündüzleri talebe yetiştirmiş ve hayatını ibadete adamıştır. Ettigi duaları topladığı ve İslam maneviyatının en değerli metinlerinden biri olan <strong>"Sahife-i Seccadiye"</strong>, adeta Kerbela'nın hüznünün ilahi bir yakarışa, fıkha ve tasavvufa dönüşmüş halidir. İmam Zeynelabidin, kılıçların çözemediği düğümleri gözyaşı, dua, sabır ve üstün bir ahlak ile çözen muazzam bir ruhi mimardır.</p>

<ul>
 <li>
 <h3 id="user-content-sonuç-kerbeladan-günümüze-çıkarılacak-dersler"><strong>Kerbela'dan Günümüze Çıkarılacak Dersler</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>Aşura ve Kerbela; sadece yılın belirli günlerinde ağıtlar yakılıp tatlılar dağıtılacak bir takvim yaprağı değildir. Kur'an ve sahih sünnet ekseninde bakıldığında, Muharrem ayı baştan sona bir muhasebedir.</p>

<p>Aşura'nın mucizeleri bizlere, Allah'ın vaadinin hak olduğunu, ateşlerin gül bahçesine, denizlerin yola dönüşebileceğini öğretir. Kerbela ise imtihanın bambaşka bir boyutunu gösterir; bazen bedenen ölmenin (şehadetin), ruhen binlerce yıl dirilmek demek olduğunu kanıtlar.</p>

<p>Peygamberin (s.a.v.) ciğerparesi Hz. Hüseyin'in şehadeti, her Müslümanın kalbinde kapanmaz bir yara, aynı zamanda zulme karşı bir kalkan olmalıdır. Bugün "Hüseyin'den yana olmak", isimlerle değil, eylemlerle mümkündür. Kim adaletin, mazlumun, liyakatin ve hakkın yanındaysa o Hüseyni'dir; kim de şahsi menfaatleri için zulmü, eşitsizliği ve zorbalığı meşru görüyorsa, onun adımları Yezid'in karanlık gölgesini takip etmektedir. Aşura günü orucuyla bedeni arındırırken, Kerbela tefekkürüyle de ruhları zalimlikten, adaletsizlikten ve haksızlığa karşı dilsiz şeytan olmaktan arındırmak, bu mübarek ayın bize verdiği en büyük derstir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/muharrem-ayinin-fazileti-asura-gununun-sirlari-ve-kerbelada-yazilan-izzet-destani</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ashura-food.png" type="image/jpeg" length="68292"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zulmün karşısında bir ömür secde: 'Seccâd' lakaplı İmam Zeynel Abidin]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/zulmun-karsisinda-bir-omur-secde-seccad-lakapli-imam-zeynel-abidin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/zulmun-karsisinda-bir-omur-secde-seccad-lakapli-imam-zeynel-abidin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam tarihinin en büyük acılarından biri olarak kabul edilen Kerbela Faciası’nın ardından Ehl-i Beyt soyunu yaşatan en önemli isimlerden biri olan İmam Zeynel Abidin Hazretleri, ibadeti, sabrı, ilmi ve ahlakıyla asırlardır milyonlarca Müslümanın gönlünde müstesna bir yere sahip olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Hüseyin’in oğlu, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) torunu olan İmam Zeynel Abidin, yalnızca Kerbela’dan sağ kurtulan bir isim değil; aynı zamanda zulme karşı vakar, ibadetle yoğrulmuş bir hayat ve insanlığa örnek bir merhamet anlayışının sembolü olarak kabul ediliyor.<br />
<br />
<strong>Ehl-i Beyt’in Kutlu Zincirinin Devamı</strong><br />
Gerçek adı Ali bin Hüseyin olan İmam Zeynel Abidin, Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın torunu, Kerbela şehidi Hz. Hüseyin’in oğludur.</p>

<p>Peygamber Efendimizin mübarek nesli, Kerbela’da yaşanan büyük katliam sonrası onun vasıtasıyla günümüze kadar ulaşmıştır.</p>

<p>Bu nedenle İslam dünyasında Seyyidlerin neslinin devamında çok önemli bir yere sahiptir.<br />
Annesinin, Sasani hükümdarı III. Yezdigirt’in kızı Şehri Bânû olduğu rivayet edilirken, bu yönüyle hem İslam hem de Pers tarihini buluşturan önemli bir şahsiyet olarak görülmektedir.<br />
Kerbela’nın Acısını Yaşayan Tek Erkek Varis<br />
Hicri 61 yılında yaşanan Kerbela Faciası sırasında ağır hasta olduğu belirtilen İmam Zeynel Abidin, savaşacak durumda olmadığı için çadırda bulunuyordu.</p>

<p>Yezid’in ordusunun Hz. Hüseyin ve yakınlarını şehit ettiği o korkunç günlerde, Ehl-i Beyt soyundan sağ kalan tek erkek fert oldu.<br />
Rivayetlere göre Kerbela sonrası kadınlar ve çocuklarla birlikte esir edilerek Şam’a götürülen İmam Zeynel Abidin, burada yaptığı cesur konuşmalarla Emevi yönetiminin zulmünü halka anlattı.</p>

<p>Özellikle Şam’da verdiği hutbelerin, Kerbela gerçeğinin İslam coğrafyasına yayılmasında büyük etkisi olduğu ifade edilmektedir.<br />
<br />
<strong>İbadetin ve Takvanın Zirvesindeki Bir Hayat</strong><br />
İmam Zeynel Abidin Hazretleri, ibadete olan düşkünlüğü nedeniyle “Zeynelâbidîn” yani “İbadet edenlerin süsü” lakabıyla anıldı. Çok secde ettiği için kendisine “Seccad” ismi de verildi.<br />
Kaynaklarda onun gecelerini namazla geçirdiği, uzun secdeler yaptığı ve günün büyük bölümünü ibadetle değerlendirdiği aktarılmaktadır.</p>

<p>Rivayetlere göre her gün yüzlerce rekat namaz kılar, gözyaşları içinde Allah’a dua ederdi.<br />
Ancak onun büyüklüğü yalnızca ibadetiyle sınırlı değildi.</p>

<p>Aynı zamanda insanlara karşı merhameti, affediciliği ve tevazusuyla da örnek bir şahsiyetti.<br />
<br />
<strong>Fakirlerin Gizli Hamisi Oldu</strong><br />
Medine halkı uzun yıllar boyunca geceleri kapılarının önüne bırakılan erzakların kim tarafından getirildiğini bilemedi.</p>

<p>İmam Zeynel Abidin’in vefatından sonra yardımlar kesilince, bu gizli iyiliklerin sahibi ortaya çıktı.<br />
Cenazesi yıkanırken sırtındaki taşıma izleri ve yaralar dikkat çekmiş, geceleri sırtında un ve erzak çuvalları taşıyarak fakirlere yardım eden kişinin İmam Zeynel Abidin olduğu anlaşılmıştı.<br />
Bu yönüyle o, yalnızca bir alim değil; toplumun derdiyle dertlenen bir gönül insanı olarak hafızalara kazındı.<br />
Affediciliğiyle İnsanlığa Örnek Oldu<br />
İslam tarihindeki rivayetlerde, kendisine kötü davranan insanları bağışladığı, kölelerini özgür bıraktığı ve öfkeye kapılmadan hareket ettiği anlatılır.</p>

<p>Bir olayda oğlunun ölümüne sebep olan bir hizmetçisini dahi affettiği nakledilmektedir.<br />
Bu davranışları nedeniyle İmam Zeynel Abidin, sabrın, merhametin ve ahlaki olgunluğun sembol isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.<br />
<br />
<strong>Sahife-i Seccadiye ile Manevi Miras Bıraktı</strong><br />
İmam Zeynel Abidin’in en önemli eserlerinden biri olan “Sahife-i Seccadiye”, İslam dünyasının en kıymetli dua ve hikmet eserleri arasında gösterilmektedir.</p>

<p>İçerisinde yalnızca dualar değil; insan hakları, ahlak, toplumsal sorumluluk, kulluk bilinci ve adalet anlayışı da yer almaktadır.</p>

<p><br />
Ayrıca “Risaletü’l-Hukuk” adlı eseriyle insanın Allah’a, ailesine, komşusuna ve topluma karşı görevlerini anlatmıştır.</p>

<p>Bu eser, İslam düşüncesinde hak ve sorumluluk kavramını ele alan en önemli metinlerden biri kabul edilmektedir.</p>

<p><br />
<strong>Baskılar Altında Geçen Bir Ömür</strong><br />
Kerbela sonrası Emevi yönetiminin yoğun baskısı altında yaşayan İmam Zeynel Abidin’in hayatı, gözetim ve takip altında geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna rağmen ilim öğretmeye, insan yetiştirmeye ve Ehl-i Beyt mirasını yaşatmaya devam etti.<br />
713 yılında Medine’de şehit edildiği rivayet edilen İmam Zeynel Abidin Hazretleri’nin kabri, Medine’de bulunan Cennetü’l-Baki Mezarlığı’nda yer almaktadır.</p>

<p>Yanında Hz. Hasan başta olmak üzere Ehl-i Beyt’in önemli isimleri medfundur.<br />
Asırlardır Gönüllerde Yaşıyor<br />
İmam Zeynel Abidin Hazretleri, aradan geçen asırlara rağmen yalnızca İslam tarihinin bir şahsiyeti olarak değil; ibadetin, sabrın, merhametin ve adaletin sembolü olarak anılmaya devam ediyor.<br />
Kerbela’nın acısını yaşayan ama kin yerine dua, öfke yerine sabır, intikam yerine merhamet yolunu seçen İmam Zeynel Abidin’in hayatı, bugün de insanlığa örnek olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, İslam</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/zulmun-karsisinda-bir-omur-secde-seccad-lakapli-imam-zeynel-abidin</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/kerbela-olayi.jpg" type="image/jpeg" length="23500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kerbela'da şehit düşen 72 kişi kimdir?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kerbelada-sehit-dusen-72-kisi-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kerbelada-sehit-dusen-72-kisi-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazreti Hüseyin ve 72 ehlibeytin şehit düştüğü "Kerbela olayı", İslam tarihinin siyasi anlamda en önemli olaylarından biridir. Kerbela’da şehit olan 72 kişinin isimleri haberimizin ayrıntısında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KERBELA’DA ŞEHİT OLAN 72 KİŞİ KİMDİR?</strong></p>

<p>Kerbela olayı çerçevesinde Kerbela çölüne gelinmeden önce ve Kerbela çölünde İmam Hüseyin’in (a) yanı başında şehit düşen 72 büyük mücahidin isim listesi:</p>

<p>Hz Hüseyin, Kerbela’ya varmadan önce Müslim bin Akil ile birlikte Şehit olanlar :</p>

<p>1. Müslim bin Akil</p>

<p>2. Muhammed bin Müslim Akil</p>

<p>3. İbrahim bin Müslim Akil</p>

<p>4. Meşkur ( Akil oğullarını zindandan kurtaran zindancı)</p>

<p>5. Hani ( Müslim bin Akil´i evinde saklayan)</p>

<p>6. Muhammet bin Kesiyr</p>

<p>7. Mahdum Bin Muhammet Kesiyr</p>

<p>8. Kays bin Arabi</p>

<p>9. Gülam Selam (Basra´da Şehit oldu)</p>

<p>Kerbelâda İmam Hüseyin’le birlikte şehid olanlar :</p>

<p>1. Hür bin Riyah</p>

<p>2. Ali bin Hur</p>

<p>3. Urve bin Gulam Hur</p>

<p>4. Mis´ab bin Riyah Hur</p>

<p>5. Abdullah Arm bin Kelbi Ebu Talip</p>

<p>6. Berir bin Hasini Hamadani</p>

<p>7. Veheb bin Kelbi</p>

<p>8. Ömer bin Halil</p>

<p>9. Halil bin Ömer</p>

<p>10. Said bin Hanzala</p>

<p>11. Ömer Abdullah Muhyi</p>

<p>12. Vekkas bin Malik</p>

<p>13. Serih bin Ubeyd</p>

<p>14. Müslim bin Avsece</p>

<p>15. Mahdum bin Müslim</p>

<p>16. Hilal bin Raf´i</p>

<p>17. Abdurrahman bin Abdullah</p>

<p>18. Yahya bin Müslim Mazeni</p>

<p>19. Abdurrahman bin Ürve</p>

<p>20. Maik bin Enes</p>

<p>21. Ömer bin Muta</p>

<p>22. Hasim bin Utbe Vakkas</p>

<p>23. Fazl bin Ali Mürteza</p>

<p>24. Habib bin Mezahir</p>

<p>25. Hamza bin Harir</p>

<p>26. Zeyd bin Muhacir Cafi</p>

<p>27. Enes bin Ma´kel</p>

<p>28. Zehir bin Hassan</p>

<p>29. Cafer bin Müezzin</p>

<p>30. Yusuf bin Haris</p>

<p>31. Maik bin Utbe</p>

<p>32. Faris</p>

<p>33. Hanzala bin Sa´d</p>

<p>34. Zeyd bin Ziyad Saabi</p>

<p>35. Sa´d bin Abdullah</p>

<p>36. Cebave bin Haris</p>

<p>37. Ömer bin Cebave</p>

<p>38. Muhammed bin Mikdad</p>

<p>39. Abdullah bin Deccane</p>

<p>40. Saad bin Gulam Mevley-i</p>

<p>41. Kays bin Rebia</p>

<p>42. Sit bin Seyyid</p>

<p>43. Ömer bin Ferrat</p>

<p>44. Müslim bin Hammad</p>

<p>45 Abdullah bin Müslim</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>46. Cafer bin Akil</p>

<p>47. Abdurrahman bin Meczub Ilahi Sarib</p>

<p>48. Muhammed bin Abdullah Cafer</p>

<p>49. Muhammed bin Avf Abdullah</p>

<p>50. Avn bin Avf</p>

<p>51. Abdullah bin İmam Hasan</p>

<p>52. Muhammed bin Enes</p>

<p>53. Sa´d bin Deccane</p>

<p>54. Firuzan</p>

<p>55. Kasım bin İmam Hasan</p>

<p>56. Ebubekir bin İmam Hasan</p>

<p>57. Osman bin Ali</p>

<p>58. Avn bin İmam Ali</p>

<p>59. Abdullah bin İmam Ali</p>

<p>60. Abbas bin İmam Ali</p>

<p>61. Ali Ekber bin İmam Hüseyin</p>

<p>62. Ali Asgar bin İmam Hüseyin</p>

<p>63. İmam Hüseyin bin İmam Ali</p>

<p><strong>KERBELA NEREDE ?</strong></p>

<p>Kerbela;Irak’ın orta kesiminde kent, aynı adı taşıyan yönetim biriminin merkezidir. Suriye Çölü eteğinde, Fırat Irmağı kıyısında, başkent Bağdat’ın 89 km güney-güneybatısında yer alır</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kerbelada-sehit-dusen-72-kisi-kimdir</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2022/08/kerbela.jpg" type="image/jpeg" length="98888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kerbela'da neler yaşanmıştır? Kerbela neresidir? Kerbela Hadisesi nedir?]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/kerbelada-neler-yasanmistir-kerbela-neresidir-kerbela-hadisesi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/kerbelada-neler-yasanmistir-kerbela-neresidir-kerbela-hadisesi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hz. Hüseyin'in oğlunun ve beraberindekilerin şehit edilmesi olarak bilinen Kerbela hadisesi nedir? Kerbela neresidir? Orada neler yaşanmıştı? Ne zaman yaşanmıştı? Tüm bu soruların cevabı haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peygamberimizin ahirete rıhletinden sonra, ümmet arasında türlü fitneler baş gösterdi. Özellikle Hz. İmam Ali’nin halifelik döneminde ümmet birbirleriyle birçok kez savaştı, savaştırıldı.</p>

<p>Hz. İmam Ali’ye baş kaldıran Muaviye, kendinden sonraki halifenin oğlu Yezid olarak kabul edilmesini ölmeden önce garantilemişti.</p>

<p>Yezid halife olunca- tıpkı babası Muaviye gibi- Hz. Peygamber’in getirdiği İslam inancını temelden değiştirmeye ve halka işkence etmeye devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bundan özellikle Kûfe halkı rahatsız olmuştu. Bu nedenle Hz. İmam Hüseyin’e her gün yüzlerce mektup yazıp, kendilerini Yezid’den kurtarmasını istediler. Kufe’den 18 bin mektubun Hz. İmam Hüseyin’e ulaşması sonunda İmam ve taraftarı (ailesi, dostları) ile Kufe’ye doğru yola çıktı.</p>

<p>Kufelilerin mektuplarından haber alan Yezid, ilk olarak elçi olarak gönderilen Hz. İmam Hüseyin’in amca oğlu Müslim’i öldürtüp ve halka baskı uygulayarak Kufelilerin gözünü korkutmayı başardı. Böylece evvelce İmam’a biat edeceklerini belirten Kufeliler, korkularından saf değiştirip Yezid’e biat etmeyi kabul edip Hz. İmam Hüseyin’i ve taraftarlarını da Kufe’ye girmeden bulup biata zorlamak üzere Yezid’in ordusuna katıldılar.</p>

<p>İmam Hüseyin ve yakınları Muharrem ayının ilk günü Kerbela’da tutsak edildiler. Fırat nehrine yakın bulunmalarına rağmen su içmeleri yasaklandı. Kufelilerin ihanetine uğrayan Hz. İmam Hüseyin ve yakınları tutuldukları Kerbela’nın kavurucu çölünde 10 gün su içemediler. Muharrem’in 10.günü de Yezid’e biat etmeyi reddeden İmam Hüseyin’e, karşı taraftan ok atılmasıyla çatışma başladı. Hz. İmam Hüseyin’in oğulları, kardeşi, yeğenleri derken tüm yakınları tek tek şehit edildiler. Tüm sevdiklerinin gözü önünde can vermesine şahit olan İmam, son olarak 33 mızrak yarası ve 34 kılıç yarası aldıktan sonra Şimr isimli asker tarafından başı kesilerek şehit edildi.</p>

<p>Kerbela olayı gerek Alevilerin, gerek Şiilerin, gerek ise Sünnilerin ortak acısıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/kerbelada-neler-yasanmistir-kerbela-neresidir-kerbela-hadisesi-nedir</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2022/08/kerbela-olayi-harita-temsili.jpg" type="image/jpeg" length="74189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyük skandal:Destan adı altında uydurma bir hadisi ÖSYM'de sordular!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/buyuk-skandaldestan-adi-altinda-uydurma-bir-hadisi-osymde-sordular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/buyuk-skandaldestan-adi-altinda-uydurma-bir-hadisi-osymde-sordular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hafta sonu gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri (AYT) Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testindeki bir soru, sınav sonrasında sosyal medyada büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinde yer alan 12. soruda, Hz. Muhammed’in Miraç gecesi kendisinden sonra geleceğini öğrendiği ve Türkistan’da İslamiyet'i yayacak olan bir şahsiyete dair anlatılan menkıbe üzerinden bir destanın adı soruldu. Ancak soruda kullanılan ifadelerin doğrudan Peygamber Efendimize dayandırılması, kamuoyunda <strong>"uydurma hadis"</strong> ve <strong>"sahih olmayan rivayetlerin meşrulaştırılması"</strong> tepkilerini de beraberinde getirdi.</p>

<p><img height="538" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-104247.jpeg" width="420" /></p>

<p><i>Soru görseli, ÖSYM'nin resmi internet sitesinde yayınlanan orijinal AYT soru kitapçığından alınmıştır.</i></p>

<p><strong>Peygamberimiz Adına Yalan Uydurma Cehaletine Kim Erişti?</strong><br />
Sınav sonrasında sorunun sosyal medyaya düşmesiyle birlikte gözler ÖSYM'ye çevrilirken, İslam dininin en temel hassasiyetlerinden biri olan hadislerin sahihliği ilkesi akıllara geldi.</p>

<p>Destan veya halk efsanesi adı altında, hiçbir sahih kaynakta yeri olmayan menkıbeleri, doğrudan Resulullah’ın (s.a.v.) ağzından çıkmış gibi milyonlarca gencin önüne koymak nasıl bir gaflettir? Peygamberimiz hakkında bu uydurma cehaletine kim, nasıl erişmiştir? ÖSYM soru hazırlama komisyonları bu denli hassas bir konuda nasıl bu kadar fütursuz davranabilmiştir?</p>

<p><strong>"Cehennemdeki Yerini Hazırlasın"</strong></p>

<p><strong>T</strong>artışmaların büyümesiyle birlikte, Peygamber Efendimiz adına yalan beyanda bulunmanın ve uydurma rivayetleri yaymanın dini vebali de hafızalardaki yerini koruyor. Bu vesileyle Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sahih kaynaklarda yer alan şu sarsıcı uyarısını bir kez daha hatırlatmak gerekiyor:</p>

<p><strong>"Kim benim üzerimden kasten yalan uydurursa, cehennemdeki yerine hazırlansın." (Buhârî, İlim 38; Müslim, Zühd 72)</strong></p>

<p>Kuşkusuz edebi bir tür olan destanların öğretilmesine kimse karşı değildir; ancak bunun "Hz. Peygamber şöyle dedi, Cebrail böyle cevap verdi" şeklinde kesin bir dini gerçeklikmiş gibi sunulması hem inanç esaslarına ciddi şekilde zarar vermekte hem de genç zihinlerde uydurma rivayetlerin normalleşmesine kapı aralamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gözler ÖSYM ve Diyanet'te</strong><br />
Sorunun doğru cevabı müfredatta yer alan "Satuk Buğra Han Destanı" (D şıkkı) olsa da, burada edebi bir sorudan ziyade apaçık bir teolojik tehlike barındığı gerçeği göz ardı edilemez. Bu tür menkıbevi ve mitolojik unsurlar sınav sorusu haline getirilirken çok daha dikkatli elenmeli, inanç esaslarını zedeleyecek ifadelere asla geçit verilmemelidir.</p>

<p>Büyüyen haklı tepkilerin ardından ÖSYM'nin bu sorunun iptali yönünde acil bir adım atıp atmayacağı veya Diyanet İşleri Başkanlığı'nın inancımızın izzetini korumak adına konuya dair net bir açıklama yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/buyuk-skandaldestan-adi-altinda-uydurma-bir-hadisi-osymde-sordular</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/osym-hadis.jpg" type="image/jpeg" length="55352"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şapka dayatmasına karşı çıktığı için asılan Şehit Aslan Peçe'nin aynı adı taşıyan evladı Hakk'a yürüdü]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/sapka-dayatmasina-karsi-ciktigi-icin-asilan-sehit-aslan-pecenin-ayni-adi-tasiyan-evladi-hakka-yurudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/sapka-dayatmasina-karsi-ciktigi-icin-asilan-sehit-aslan-pecenin-ayni-adi-tasiyan-evladi-hakka-yurudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize’nin Güneysu ilçesi, tarihinin en önemli canlı tanıklarından birini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor. Rize'de şapka dayatmasına karşı çıktığı için haksız yere idam edilen şehit Aslan Peçe’nin, babasıyla aynı adı taşıyan oğlu Aslan Peçe Hakka yürüdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şapka Dayatmasına Karşı Direnen Şehidin Mirasıydı...</strong><br />
Vefat eden Aslan Peçe, yakın tarihin en acı sayfalarından birinin canlı hafızası ve mirasıydı. Babası Aslan Peçe, Rize’de şapka dayatmasına karşı gelmiş, bu duruşu nedeniyle idam edilerek şehit düşmüştü. Bu tarihi trajedi ve, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in kaleme aldığı <strong>"Son Devrin Din Mazlumları"</strong> adlı eserinde de yer bulmuş ve Güneysu’lu 8 şehit arasında Aslan Peçe’nin ismi de zikredilmişti.</p>

<p><img alt="Aslan Peçe" class="detail-photo img-fluid" height="506" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/aslan-pece.jpg" width="860" /></p>

<p>Babasının onurlu mirasını ve adını ömrü boyunca vakarla taşıyan, çevresinde "Ulu Çınar" olarak bilinen Aslan amcanın vefatı, başta ailesi olmak üzere tüm Güneysu halkını ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Biz de merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm Güneysu halkına başsağlığı diliyoruz.</p>

<p><strong>"Mekanı cennet, makamı âli olsun."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TARİHİ ARKA PLAN: RİZE’DE NELER YAŞANMIŞTI?</strong><br />
25 Kasım 1925 tarihinde çıkarılan Şapka Kanunu'nun ardından bu kanun çeşitli illerde protesto edilmişti. Kanuna itiraz eden ve dayatmaya karşı çıkan illerden birisi de Rize'ydi.</p>

<p>Rize'deki olayları bastırmak için tarihi bir trajediye imza atılmış ve Hamidiye Zırhlısı Rize'yi top atışlarına tutmuştu. Bu sert askeri müdahale sonrası teslim olan mülkiler ve bölge halkı, hiç vakit kaybedilmeden İstiklal Mahkemelerine çıkartılmış ve Takrir-i Sükun Kanunu doğrultusunca yargılanmıştı.</p>

<p>Göstermelik yargılama sonucunda 8 kişi hakkında idam kararı çıkmış, onlarca insan da Sinop ve Adana'daki cezaevlerine sürgün edilerek hapsedilmişti. Haklarında idam kararı çıkan 8 kişi ise karardan sadece bir gün sonra darağacına gönderilmişti.</p>

<p><strong>İŞTE RİZE'DE İDAM EDİLEN O 8 DİN MAZLUMU:</strong><br />
Aslan PEÇE (Vefat eden Aslan Peçe'nin babası)</p>

<p>Alihocaoğlu Sabit (Muço)</p>

<p>Mehmet PEÇE (Latibeyoğlu)</p>

<p>Yakup Çavuş PEÇE</p>

<p>Kadir KOLİVAOĞLU</p>

<p>Hafız Şaban KOLİVA</p>

<p>Hasan KÜLÜNK (Kofa)</p>

<p>Mahmut KANBUROĞLU</p>

<p><img height="506" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/potomya-sehitleri.jpg" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Yerel</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/sapka-dayatmasina-karsi-ciktigi-icin-asilan-sehit-aslan-pecenin-ayni-adi-tasiyan-evladi-hakka-yurudu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/aslan-pece-2.jpg" type="image/jpeg" length="24317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Camideki zina rezaletine tutuklama]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/camideki-zina-rezaletine-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/camideki-zina-rezaletine-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmit'te bir camiye girerek ahlaksızca eylemlerde bulunan ve bu iğrençliği "fantezi" safsatasıyla savunan şahıslardan biri tutuklandı. Firari diğer şüphelinin aranmasına devam ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Habervakti.com olarak <a href="https://www.habervakti.com/boyle-rezalet-gorulmedi-camide-zina-yaptilar-fantezi-amacli-yaptik-dediler-serbest-birakildilar" target="_blank"><span data-darkreader-inline-color="" style="--darkreader-inline-color:var(--darkreader-text-2980b9, #54a4d9); color:#2980b9"><strong>"Böyle rezalet görülmedi!"</strong></span></a> manşetiyle duyurduğumuz ve kamuoyunda infiale neden olan İzmit'teki mide bulandırıcı olayda; 7 Haziran gecesi saat 04.30 sularında bir caminin kadınlar bölümüne giren T.Y. ve Z.Ş.Ü. isimli şahıslar, Allah'ın evinde ahlaksızca eylemlerde bulundu. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan bu rezalet, büyük bir öfkeye neden oldu.<br />
<br />
<img alt="U07Lm2Cy" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/u07lm2cy.jpg" width="1200" /></p>

<ul>
 <li>'FANTEZİ' DİYEREK SAVUNDULAR</li>
</ul>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerin ifadeleri ise kelimenin tam anlamıyla pes dedirtti. Mescidin maneviyatını hiçe sayan şahıslar, yaptıkları iğrenç eylemi utanmadan "fantezi amaçlı" diyerek savundu. İlk etapta mahkemece serbest bırakılan şüpheliler, "serbest kaldılar" haberlerinin yayılmasıyla vatandaşların haklı isyanına ve sosyal medyada büyük tepkilere yol açtı.<br />
<br />
<img alt="Camide Cinsel Iliskiye Girenleri Muezzin Kovaladi 20260612191044153" class="detail-photo img-fluid" height="326" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/camide-cinsel-iliskiye-girenleri-muezzin-kovaladi-20260612191044153.jpg" width="589" /></p>

<ul>
 <li>BAŞSAVCILIK HAREKETE GEÇTİ: ADALET YERİNİ BULDU</li>
</ul>

<p>Milletin mukaddesatını ve dini değerlerini ayaklar altına alan bu hadsizliğe Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı sessiz kalmadı. Artan tepkiler ve dezenformasyonun önüne geçmek amacıyla hızla harekete geçen Başsavcılık, şüpheliler hakkında "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama" ve "ibadethanelere zarar verme" suçlarından acil gözaltı kararı çıkardı.<br />
<br />
<img alt="Yeni Cuma Camii" class="detail-photo img-fluid" height="769" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/yeni-cuma-camii.jpg" width="768" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın ardından yakalanarak yeniden hakim karşısına çıkarılan şüphelilerden T.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olaya karışan diğer kadın şüpheli Z.Ş.Ü.'nün yakalanması için emniyet güçlerinin titiz ve kararlı çalışmaları ise sürüyor.</p>

<p>Camilerimizi kirletmeye cüret eden bu ahlaksızların en ağır cezayı alması ve sürecin yakından takip edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/camideki-zina-rezaletine-tutuklama</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-17-202224.png" type="image/jpeg" length="64418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalan ve İftira yenildi, Hak ve adalet bir kez daha kazandı. Yusuf Hoca'nın cezası ev hapsine çevrildi!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/yalan-ve-iftira-yenildi-hak-ve-adalet-bir-kez-daha-kazandi-yusuf-hocanin-cezasi-ev-hapsine-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/yalan-ve-iftira-yenildi-hak-ve-adalet-bir-kez-daha-kazandi-yusuf-hocanin-cezasi-ev-hapsine-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslami camiayı hedef alan karalama kampanyalarının odağındaki Yusuf Ziya Gümüşel davasında önemli bir gelişme yaşandı. Duruşma savcısının tahliye istemine rağmen İstinaf 20. Ceza Dairesi'nin tutukluluğun devamı yönünde verdiği karara yapılan itiraz yerinde görüldü. İstinaf 21. Ceza Dairesi bu haksız kararı kaldırarak, 3,5 Yıldır iftiralarla cezaevinde tutulan Gümüşel Hoca'yı adli kontrol şartıyla tahliye etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>3,5 Yıldır kurgulanan kumpas süreci hukuken büyük bir darbe aldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafilerinin tutukluluğun devamına yönelik karara yaptıkları itirazlar mahkeme heyetince incelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyaya sunulan sağlık raporları ve Adli Tıp Kurumu süreçlerini dikkate alan İstinaf 20. Ceza Dairesi, tutukluluk halinin adli kontrol tedbirine çevrilmesini yeterli bularak oy birliğiyle itirazı kabul etti. Alınan kararla, asılsız iddialarla zindanda tutulan Yusuf Ziya Gümüşel'in yurt dışına çıkış yasağı ve konutu terk etmeme şartıyla bihakkın tahliyesine hükmedildi.<br />
<br />
<img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 17 173113" class="detail-photo img-fluid" height="514" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-17-173113.png" width="947" /></p>

<ul>
 <li><strong>Kumpas Çöktü</strong></li>
</ul>

<p>İlahiyatçı-hatip Şevki Yılmaz, davadaki çelişkilere ve dosyaya giren gerçek düğün fotoğraflarına dikkat çekerek 6 yaş iddiasının koca bir yalan olduğunu vurgulamıştı. Yılmaz, İstinaf Mahkemesi'nin Yüksek Mahkeme'ye direnmesini hukuki bir garabet olarak nitelemiş ve mazlumlara kurulan bu kumpasın çökerek adaletin mutlaka tesis edileceğini belirtmişti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İlahiyatçı-hatip <a href="https://x.com/Sevkiyilmaz?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Sevkiyilmaz</a> Yusuf Ziya Gümüşel davasında Yargıtay'ın kararına direnen İstinaf Mahkemesi'nin tavrını eleştirerek adaletin tesis edilmesi çağrısında bulunarak Adalet Bakanı <a href="https://x.com/abakingurlek?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@abakingurlek</a> 'e seslendi...<a href="https://t.co/u3aAvhTG6e" rel="nofollow">https://t.co/u3aAvhTG6e</a></p>
— Haber Vakti (@HaberVakti) <a href="https://x.com/HaberVakti/status/2066483107176304813?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<ul>
 <li><strong>Feminist Baskı</strong></li>
</ul>

<p>İFAM Kurucusu Dr. İhsan Şenocak, davanın hukuki bir süreçten çıkarılıp açık bir İslam düşmanlığına dönüştürüldüğünü ifade etmişti. Tam teşekküllü bir hastanede yaş tespiti yapılmadığına ve kızın yönlendirildiğine dikkat çeken Şenocak, adaletin adliye önlerindeki feminist baskıyla katledilmeye çalışıldığını ancak hakikatin er geç ortaya çıkacağını dile getirmişti.<br />
<br />
<img alt="G Y L3B T L W I A A9V Qt" class="detail-photo img-fluid" height="580" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/g-y-l3b-t-l-w-i-a-a9v-qt.jpg" width="528" /></p>

<ul>
 <li><strong>İftira Dine Zarar</strong></li>
</ul>

<p>Cübbeli Ahmet Hoca ise böylesi bir iddianın akılla ve İslam'la bağdaşmadığını kesin bir dille ifade etmişti. 6 yaşında evlilik gibi bir durumun İslam'da ve Kur'an'da asla yeri olamayacağının altını çizen Cübbeli, bu asılsız senaryoların ve kurguların doğrudan dini yıpratmayı hedeflediğini söylemişti.</p>

<p>3,5 Yıldır yürütülen haksız tutukluluğun ardından 21. Ceza Dairesi'nden çıkan tahliye ve adli kontrol şartı, kamuoyunda "medya eliyle kurgulanan kumpas nihayet çatırdıyor" şeklinde yorumlandı. Beklenti ise atılan bu iftiraların tamamen düşerek sürecin mutlak beraatla sonuçlanması.<br />
<br />
<strong><u><i>Tahliye olan Yusuf Hoca sevenleri tarafından Tekbirlerle karşılandı:</i></u></strong><br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="492.997px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/165238" webkitallowfullscreen="" width="492.812px"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/yalan-ve-iftira-yenildi-hak-ve-adalet-bir-kez-daha-kazandi-yusuf-hocanin-cezasi-ev-hapsine-cevrildi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/g-y-l3b-t-l-w-i-a-a9v-qt.jpg" type="image/jpeg" length="74001"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hollywood yıldızı Filistin İşgalinin reklam yüzü oldu]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/hollywood-yildizi-filistin-isgalinin-reklam-yuzu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/hollywood-yildizi-filistin-isgalinin-reklam-yuzu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katil İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki sivil katliamları aralıksız sürerken, ABD'li Oscar ödüllü oyuncu Gwyneth Paltrow skandal bir projeye imza attı. Paltrow, işgal altındaki topraklarda inşa edilen lüks bir emlak projesinin reklam yüzü olunca dünya çapında büyük bir infiale neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada yayılan reklam filminde, 51 katlı iki gökdelenden oluşan<strong> "51 Park"</strong> projesi <strong>"New York değil, İsrail"</strong> sloganıyla pazarlandı. Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl'in adını taşıyan Herzliya bölgesinde çekilen reklamda Paltrow'un kanlı topraklardaki bu projeyi <strong>"ikonik"</strong> diyerek övmesi bardağı taşıran son damla oldu.</p>

<ul>
 <li><strong>GASP EDİLEN FİLİSTİN KÖYÜNÜN ÜZERİNE İNŞA ETTİLER</strong></li>
</ul>

<p>Büyük tepki çeken reklamın arka planında ise acı bir tarih yatıyor. Milyon dolarlık lüks gökdelenlerin yükseldiği bu alan, 1948 yılında Filistinlilerden zorla çalınan ve asıl sakinlerinin sürgün edildiği <strong>El-Haram</strong> köyünün tam üzerine kurulu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de her gün onlarca masum sivil Siyonistlerin bombaları altında can verirken, bir Hollywood yıldızının milyon dolarlık daireleri gülümseyerek pazarlaması kan dondurdu. Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerde, binlerce kullanıcı Paltrow'u <strong>"soykırım aklayıcısı"</strong> olmakla suçlayarak boykot çağrısında bulundu. Bu kirli reklam anlaşması, Batı medyasının ve Hollywood'un işgalci zihniyetle olan karanlık ortaklığını bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.<br />
<br />
<iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" height="538.991px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habervakti.com/vidyome/embed/165059" webkitallowfullscreen="" width="538.807px"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Filistin</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/hollywood-yildizi-filistin-isgalinin-reklam-yuzu-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-15-184608.png" type="image/jpeg" length="99958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böyle rezalet görülmedi! Camide zina yaptılar: 'Fantezi amaçlı' yaptık dediler serbest bırakıldılar]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/boyle-rezalet-gorulmedi-camide-zina-yaptilar-fantezi-amacli-yaptik-dediler-serbest-birakildilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/boyle-rezalet-gorulmedi-camide-zina-yaptilar-fantezi-amacli-yaptik-dediler-serbest-birakildilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de tarihi bir caminin kamera kayıtlarından, camide bir erkek ile bir kadının cinsel ilişkiye girdikleri ortaya çıktı. İbadethanenin kutsallığına gölge düşüren olayın ardından gözaltına alınan şüphelilerin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması, "Bu kadarına da pes" dedirterek adalet algısını derinden sarstı. İşte infiale sebebiyet veren olayın detayları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Kocaeli gazetesinden Selda Hatun Tan'ın haberine göre; Kocaeli’de bulunan, Yeni Cuma Camii olarak da bilinen Pertev Mehmet Paşa Camii'ne sabah ezanını okumak için gelen müezzin, içeriden gelen şüpheli sesler üzerine ne olduğunu anlamaya çalıştı. Tam bu sırada, bir erkek ve bir kadının camiden koşarak kaçtığını fark etti. Müezzin ve cami cemaati kaçan şahısların peşinden koşsa da şüpheliler izlerini kaybettirmeyi başardı.</p>

<p><img src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/15/6a2fee0818f8c170__w1200xh900.jpg?w=800" /></p>

<p><strong>Kamera Kayıtları İle İğrençlik Ortaya Çıktı</strong></p>

<p>İlk başta camiye hırsız girdiğinden şüphelenen müezzin, durumu netleştirmek için güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Kayıtları izleyen müezzin, karşılaştığı manzara karşısında adeta şoke oldu. Kaçan iki kişinin, caminin içinde cinsel ilişkiye girdiği kameralar tarafından anbean kaydedilmişti. Müezzinin durumu hemen emniyet güçlerine bildirmesi üzerine polis ekipleri geniş çaplı inceleme başlattı.</p>

<p><img alt="Camide seks skandalı: Farklı bir deneyim yaşamak istedik" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/15/6a2fedf8d48c2506.jpg?w=800&amp;h=450" /></p>

<p><strong>"Fantezi Amaçlı Yaptık" Dediler, Serbest Kaldılar!</strong></p>

<p>Kamera kayıtlarından kimlikleri hızlıca tespit edilen ahlaksız çift, polis ekipleri tarafından gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin ifadelerinde verdikleri pişkin savunma ise bu kadarına da pes dedirtti. Adliyede verdikleri ifadede, <strong>"Farklı bir deneyim yaşamak için fantezi amacıyla yaptık"</strong> diyerek pişman olduklarını öne süren şahıslar, adli makamlarca serbest bırakıldı.</p>

<p><img src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/15/6a2feea9244d7946__w250xh228.jpg?w=800" /></p>

<p><strong>Toplum Vicdanını Yaralayan Karar: Dince Kutsal Sayılan Değerlere Hakaretin Cezası Bu mu?</strong><br />
Kutsal bir mekanda, toplumun inanç ve ahlak değerlerini hiçe sayarak bu alçaklığı sergileyen şahısların, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılması infiali daha da büyüttü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İbadethaneye yapılan bu saygısızlığın cezasız kalması ya da caydırıcı bir yaptırımla sonuçlanmaması, kamuoyunda<strong> "Adalet nerede, dince kutsal sayılan değerlere hakaretin cezası bu mu?"</strong><br />
<br />
<img alt="Yeni Cuma Camii" class="detail-photo img-fluid" height="769" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/yeni-cuma-camii.jpg" width="768" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/boyle-rezalet-gorulmedi-camide-zina-yaptilar-fantezi-amacli-yaptik-dediler-serbest-birakildilar</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/cami-zina.jpg" type="image/jpeg" length="30477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muhammed Sarı yazdı: Zamanın Ruhu ve Hicret, Bir Medeniyetin Yeniden Doğuşu!]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/muhammed-sari-yazdi-zamanin-ruhu-ve-hicret-bir-medeniyetin-yeniden-dogusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/muhammed-sari-yazdi-zamanin-ruhu-ve-hicret-bir-medeniyetin-yeniden-dogusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Habervakti.com yazarlarımızdan Eğitimci-yazar Muhammed Sarı, yarın başlayacak olan yeni hicri yıl ve Muharrem ayı dolayısıyla anlamlı bir yazı kaleme aldı. Sarı, "Zamanın Ruhu ve Hicret, Bir Medeniyetin Yeniden Doğuşu!" başlıklı yazısında, modern dünyanın yoğunluğu içinde hicri yılbaşının ve medeniyet mirasımızın unutulmaya yüz tuttuğuna dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı,<strong> "Zamanın Ruhu ve Hicret, Bir Medeniyetin Yeniden Doğuşu!" </strong>başlıklı yazısında, modern dünyanın yoğun temposu içinde hicri yılbaşının ve medeniyet mirasımızın unutulmaya yüz tuttuğuna dikkat çekti. Hicretin sadece coğrafi bir yer değiştirmeden ibaret olmadığını belirten yazar; bu kutlu yolculuğun zulümden adalete, kibirden merhamete doğru yapılan büyük bir zihniyet devrimi olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüz dünyasında takvimlerden ziyade bir <strong>"vakit bilincini"</strong> kaybettiğimizi ifade eden Muhammed Sarı, köklerini besleyemeyen toplumların geleceklerini de inşa edemeyeceğini hatırlatarak, hayatımızın merkezine yeniden kendi değerlerimizi yerleştirmemiz gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin gelecekte her alanda dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olacağına inancını da paylaşan yazar, bizi büyük kılacak asıl unsurun adalet ve merhamet olacağını belirtti.</p>

<p>Peygamber Efendimizin hicretle ilgili hadis-i şerifini de hatırlatan ve <strong>"Takvim yaprakları değil de ömrümüzün sayfaları değişirken biz ne kadar değişiyoruz?" </strong>sorusuyla okuyucuyu derin bir muhasebeye davet eden yazarımızın yazısının tamamını okumak için tıklayınız...</p>

<p style="text-align:center"><strong><a href="https://www.habervakti.com/zamanin-ruhu-ve-hicret-bir-medeniyetin-yeniden-dogusu" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><span style="color:#e74c3c"><span style="background-color:#f1c40f">Zamanın Ruhu ve Hicret, Bir Medeniyetin Yeniden Doğuşu!</span></span></a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/muhammed-sari-yazdi-zamanin-ruhu-ve-hicret-bir-medeniyetin-yeniden-dogusu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/sari-hicret-yazisi.jpg" type="image/jpeg" length="90462"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şevki Yılmaz: Yusuf Ziya Gümüşel davasında adaletin tesis edileceğine inanıyorum]]></title>
      <link>https://www.habervakti.com/sevki-yilmaz-yusuf-ziya-gumusel-davasinda-adaletin-tesis-edilecegine-inaniyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habervakti.com/sevki-yilmaz-yusuf-ziya-gumusel-davasinda-adaletin-tesis-edilecegine-inaniyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hiranur Vakfı Hadimi Yusuf Ziya Gümüşel davasıyla ilgili X hesabından dikkat çeken bir açıklama yayınlayan İlahiyatçı-hatip Şevki Yılmaz, Yargıtay'ın kararına direnen İstinaf Mahkemesi'nin tavrını eleştirerek adaletin tesis edilmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda davanın hukuki boyutuna değinen Şevki Yılmaz, Hiranur Vakfı Hadimi Yusuf Ziya Gümüşel Hoca davasında adaletin yerini bulacağına dair inancını dile getirdi.</p>

<p>Yargıtay’ın davayı çökertecek 9 ayrı gerekçe sunduğunu ve bu kararın oy birliğiyle verildiğini hatırlatan Yılmaz, İstinaf Mahkemesi’nin bir takım gerekçelerle bu karara direnmesini <strong>"Yüksek Mahkeme ile adeta dalga geçmek" </strong>olarak nitelendirerek hukuki sürece dikkat çekti.</p>

<p>Dava dosyasında yer alan düğün fotoğraflarına da değinen Yılmaz, iddiaların gerçeği yansıtmadığını şu sözlerle ifade etti:</p>

<p>"İşte düğün resimleri!! Bu kız düğününde 6 yaşındaymış öyle mi! Fesubhanallah!"</p>

<p><img class="" height="545" src="https://habervakticom.teimg.com/habervakti-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-14-205128.png" width="589" /></p>

<p><strong>"Mazlumların Yanındayız"</strong><br />
Açıklamasının sonunda Yusuf Ziya Gümüşel ve davadaki diğer sanıkların haksızlığa uğradığını savunan Yılmaz, <strong>"Allahımızın, meleklerin ve tüm peygamberlerin laneti başta Hafız Yusuf Hocamıza ve diğer mazlumlara diliyle ve eliyle zulmeden, iftira eden her yalancı ve hainlerin üzerine olsun. Amin" </strong>diyerek sözlerini tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Hiranur Vakfı Hadimi Yusuf Hoca'ya bu yapılan revamıdır? Bu nasıl adalet ki; Yargıtay’ın davayı çökertecek 9 ayrı gerekçe ve oy birliğiyle verdiği bozma kararına rağmen, İstinaf Mahkemesi adeta Yüksek Mahkeme ile dalga geçer gibi bir takım gerekçelerle kararında direniyor?… <a href="https://t.co/OVA092PieP" rel="nofollow">https://t.co/OVA092PieP</a></p>
— Şevki Yılmaz (@Sevkiyilmaz) <a href="https://x.com/Sevkiyilmaz/status/2066209698882142556?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 14, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dosya, Gündem</category>
      <guid>https://www.habervakti.com/sevki-yilmaz-yusuf-ziya-gumusel-davasinda-adaletin-tesis-edilecegine-inaniyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habervakticom.teimg.com/crop/1280x720/habervakti-com/uploads/2026/06/sevki-yilmaz-gumusel-davasi.jpg" type="image/jpeg" length="99602"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
