Sırp birliklerinin Temmuz 1995'te 8 binden fazla Boşnak sivili öldürdüğü Srebrenitsa soykırımı, aradan 27 yıl geçmesine rağmen kurban yakınlarının ve Boşnak halkının kanayan yarası olmaya devam ediyor.

Düzce'deki antik kentte bulunan Apollon heykeli gün yüzüne çıkarıldı Düzce'deki antik kentte bulunan Apollon heykeli gün yüzüne çıkarıldı

Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerce ele geçirilmesinin ardından başlayan ve kısa zaman içinde 8 binden fazla Boşnak sivilin hunharca öldürüldüğü soykırım, Boşnak halkının kanayan yarası olmayı sürdürüyor.

Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın ardından en büyük insanlık trajedisi olarak nitelendirilen Srebrenitsa soykırımı, aradan geçen 27 yıla rağmen kurban yakınlarının en derin acısı olarak yüreklerdeki yerini koruyor.

Srebrenitsa soykırımının 27'nci yıl dönümü kapsamında anma programı ve cenaze töreninin düzenleneceği 11 Temmuz'da, kimlik tespiti yapılan ve ailesinin onay verdiği 50 soykırım kurbanı daha Potoçari Anıt Mezarlığı'na defnedilecek.

Srebrenitsa ve çevresinde 85 toplu mezar bulundu

Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsünün verilerine göre, Srebrenitsa ve çevresinde bugüne kadar bulunan 85 toplu mezarda 6 bin 974 kurbanın kemik kalıntısına ulaşıldı.

Aradan geçen yıllara rağmen hala binden fazla soykırım kurbanının cenazesine ulaşılamazken, kemik kalıntılarına ulaşılan soykırım kurbanlarının aile yakınları, sevdiklerinin bulunabilen birkaç kemiğini toprağa vermenin ve "bir mezar taşı olsun" düşüncesinin hem hüznünü hem de huzurunu yaşıyor.

Boşnak sivillerin güvenli bölge Tuzla'ya ulaşmak için kullandıkları güzergah üzerinde bulunan Liplje ve Kamenica mevkilerinde en büyük toplu mezarlara ulaşılırken, Srebrenitsa çevresindeki toplu mezar aramaları devam ediyor.

Srebrenitsa'da Sırp güçler tarafından öldürüldükten sonra toplu mezarlara gömülen binlerce soykırım kurbanının daha sonra başka yerlere nakledildiği de biliniyor.

Yarın ikiz kardeşler de toprağa verilecek soykırım kurbanları arasında

Bu yıl toprağa verilecek kurbanların en genci öldürüldüğünde 16 yaşında olan Salim Mustafic olurken öldürüldüğünde 59 yaşında olan Hüseyin Krdzic de bu yıl toprağa verilecek en yaşlı soykırım kurbanı olarak kayıtlara geçti.

Srebrenitsa'daki soykırımda öldürüldüklerinde 20 yaşında olan ikiz kardeşler Semir ve Samir Hasanovic de bu yıl yan yana toprağa verilecek.

Öte yandan bu yıl baba Hajdin ile oğlu Sead Hukic de toprağa verilecek soykırım kurbanları arasında yer alıyor.

Sırp komutan Mladic'den "Türk" ifadesi

Lahey'deki uluslararası mahkeme tarafından, aralarında Srebrenitsa soykırımının da bulunduğu birçok savaş suçundan müebbet hapse mahkum edilen Ratko Mladic, 11 Temmuz 1995'te emrindeki Sırp askerlerle Srebrenitsa'yı ele geçirdi.

Sırp bayramı arifesinde Srebrenitsa'yı Sırp milletine armağan ettiklerini söyleyen Mladic, "Nihayet bu topraklarda Türklerden (bölgede Müslümanlara Türk de deniliyor) intikam alma zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Şehirde yaşayan siviller, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde bölgede görev yapan Hollandalı askerlere sığınarak hayatta kalmayı umsa da Hollandalılar istisnasız herkesi Sırp birliklerine teslim etti.

Nihayetinde yalnızca birkaç gün içinde Srebrenitsa ve civarındaki yerleşimlerden en az 8 bin 372 kişi acımasızca katledildi, çok sayıda aile evlerinden sürgün edildi.

Binlerce sivil "ölüm yolu"nda katledildi

Srebrenitsa'nın Sırp askerlerin eline geçmesinin ardından Hollandalılara sığınmak istemeyen Boşnakların bir bölümü orman yolundan Bosna Hersek ordusunun kontrolündeki bölgeye ulaşmak istedi.

Orman yolunu seçenlerin büyük çoğunluğunun kaderi de BM üssüne sığınanların kaderiyle aynı oldu. Halk arasında "ölüm yolu" olarak da anılan orman yolundan giden binlerce Boşnak sivil, Sırpların kurduğu tuzaklarda hayatını kaybetti.

Hollandalı askerlere sığınan siviller ise ilk gecenin ardından başlarına gelecekleri anlarken, üs olarak kullanılan akümülatör fabrikasında tutulan sivillerin yanına giren Sırplar, kimlik kontrolü yapıp keyfi bir seçimle bazı erkekleri götürdü.

Ertesi gün, Hollandalı askerlerin yalnızca birkaç metre ilerisinde, üssün hemen dışında bekleyen Sırp askerleri, kadın ve çocukları otobüslere bindirdi, erkekleri ise hemen orada ailelerinden ayırdı.

Ailelerinden ayrılan binlerce erkek katledilip farklı toplu mezarlara gömülürken, kadın ve çocuklar yıllardır yaşadıkları memleketlerinden sürgün edildi.

Sırplar, erkekleri öldürerek Boşnak nüfusu yok etmeyi amaçlarken, bunun adına etnik temizlik dediler.

Hollanda "kısmen" suçlu bulundu

Srebrenitsalı Boşnak sivillerin sığındığı Hollandalı BM askerlerinin soykırımdaki rolü, aradan geçen yıllara rağmen tartışılıyor.

Kentin işgal edilmesinin ardından çekilen ve kamuoyunun da aşina olduğu görüntülerde, Hollandalı komutan Thom Karremans'ın 11 Temmuz 1995'te bir araya geldiği Mladic karşısında el pençe durması dikkati çekiyor.

Kente giren Sırplara ateş açıldığı için Karremans'ın ifadesini alan Mladic'in, görüntülerin sonunda ise Karremans'a içki ısmarladığı ve ikilinin birlikte kadeh kaldırdığı görülüyor.

Hollandalı askerlerin Srebrenitsa'dan uğurlanması öncesinde ise Mladic'in, Karremans ve ailesine çeşitli hediyeler vermesi de bir başka ilgi çekici detay olarak göze çarpıyor.

Karremans hiçbir zaman yaşananlar yüzünden yargılanmazken, Hollanda devleti ise Srebrenitsa'daki soykırımdan "kısmen" suçlu bulundu.

Kurban yakınlarınca 2007'de açılan davada, Lahey Bölge Mahkemesi, Srebrenitsa'nın işgali sırasında BM bünyesinde görevli Hollandalı askerlere sığınan 300 Boşnak sivilin Sırplara teslim edilmesinden Hollanda'yı suçlu buldu.

Srebrenitsa davalarında 45 Sırp'a toplam 699 yıl hapis cezası verildi

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında aldığı kararda, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda Srebrenitsa ve civarında yaşananları "soykırım" olarak nitelendirdi.

Sırp komutan Mladic, ICTY'de görülen davada, aralarında soykırımın da bulunduğu birçok suçtan müebbet hapse mahkum edilirken, 8 Haziran 2021'de görülen temyiz duruşmasında müebbet hapis cezası onandı.

Savaş döneminde Bosnalı Sırpların lideri olan Radovan Karadzic de Sebrenitsa soykırımı dahil birçok suçtan önce 40 yıl, ardından temyiz davasında müebbet hapse mahkum oldu.

ICTY'de görülen Srebrenitsa davalarında ayrıca Radislav Krstic 35 yıl, Vidoje Blagojevic 15 yıl, Vujadin Popovic ve Ljubisa Beara müebbet, Drago Nikolic 35 yıl, Ljubomir Borovcanin 17 yıl, Vinko Pandurevic 13 yıl, Radivoje Miletic 19 yıl ve Milan Gvero 5 yıl hapis cezası aldı.

Bosna Hersek Mahkemesinde görülen başka bir davada ise 13 Temmuz 1995'te 1000'e yakın Boşnak sivilin katledilmesi suçundan Milorad Trbic 30 yıl hapisle cezalandırıldı.

Farklı mahkemelerde görülen Srebrenitsa davalarında bugüne kadar 45 Sırp'a, toplam 699 yıl hapis cezası verildi.

Eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic de Srebrenitsa'daki soykırımla suçlanmış ancak yargılanması sürerken cezaevinde ölmüştü.