banner5

13.04.2019, 09:19

AB’den, NATO’dan ayrılalım mı?

Ayrılalım gitsin. AB eski AB değil. NATO da öyle. Bugünkü AB’nin; Victor Hugo’nun, Paris Sanayi Fuarının tanıtım kataloğunun başında yer alan manifestoda hayal ettiği o “Europe” ile ne alakası var. Madlen baba öldü, Javert AB komiseri oldu. Batı hâlâ kendini dünyanın jandarması zannediyor. Beyazları efendi, diğer halkları “Zenci” kabul ediyor. Tabii “Beyaz” deyince beyazın da beyazı var.

O “güç ve estetiğin evliliğinden doğan” Europe artık sadece bir mitoloji kahramanı Paris ise, transseksüel oldu ve “yeryüzünde bir cennet” hayal edenlerin akın ettiği Şanzelize barlarında çalışıyor. Batı artık Talud’un safından ayrıldı ve Calud’un askeri oldu. Goliath’a sığındılar. “Tanrının halkı” dedikleri İsrail kendilerini Firavunun zulmünden kurtaran Rablerine ihanet ettiler. “Lanetlendiler” ve  Yuhanna vahyi’ndeki “Gazab”ı ve “Vay”ı hakettiler.

Sahi, şimdilerde FETÖ belasına karşı işbirliği ettiğimiz BÇG bir NATO organizasyonu değil mi idi! Hani, “Tehlikenin rengi” kırmızdan Yeşil’e dönmüştü ya, üyesi olduğumuz NATO bizi düşman ilan etmişti. Turhan, “Cumhuriyet”te, o günlerde NATO’daki durumumuzu “Domuz sürüsündeki koyun” olarak çizmişti. FETÖ de aslında NATO ülkelerinin bir başka projesi değil mi idi.

Zaten BM Güvenlik Konseyi’nin onayladığı işler dışında, icra açısından eli kolu bağlı bir sömürge kolonisi temsilcilerinden oluşan, Kenan Evren’in 5’li çetesinin danışma meclisinden başka bir anlam ve değer taşımayan bir yapıda değil mi?

Asıl gerçek şu: Batının dayandığı kavram ve kurumlar çöktü. Kendi aralarında da birbirlerine düştüler. Dinlerini, ahlaklarını, gelecek tasavvurlarını kaybettiler. Dayandıkları kurumlar çözüm değil sorun üretiyor.

Aslında herkes her şeyin farkında. Ama birbirimizin yüzüne gülüyoruz işte. PKK Türkiye için “Beka sorunu” olarak gösteriliyor da, peki bu sorunu başımıza bela eden kim! “Beka sorunu” diye takdim edilen HDP. Onu suçlarken “arkasında PKK var” diyoruz. CHP’yi HDP ile işbirliği yaptığı için suçluyoruz da, o PKK, FETÖ belasını başımıza saran kim, o konuda ne yapıyoruz.

Davos’taki “One minute”, İHH’nın “Mavi Marmara”, Genç siviller’in siyasi literatürümüze kazandırdığı, Erdoğan’ın popüler hale getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” ile bir hassasiyet oluşturulsa da, durum ortada. “Rabia” “bizim” olduktan sonra “evrensellikten ulusal bir kaygıya” dönüştü bu arada.

Yeni Dünya Düzeni’ninde bugün batının dayattığı, o cici demokrasi, laiklik, özgürlük dedikleri, ya da “hukuk” dedikleri “Norm”ların bir karşılığı olmayacak. Sanırım kolay bir geçiş dönemi olmayacak. Kısa da sürmeyecek. Uzun soluklu bir mücadeleye hazır olmalıyız. Değişen şartlara uyum performansı çok önemli. Bu süreçte kendi içimizde birlik olmak da hayati öneme sahip. Sadece kendi içimizde değil. İttihad, İttifak, İtilaf temelinde tüm dünyada işbirlikleri kurmalıyız. Bu anlamda kendi içimizde düşmanlar  olabilir ve düşman ülkelerde dostlar bulabiliriz kendimize. Çok dikkatli, sabırlı, kararlı, bilgili ve cesur olmalıyız. Ve hepsinden önemlisi, herkes için adalet, barış, özgürlük ve saadet vaad eden bir hayalimiz olmalı. “Nasıl bir dünya” hayal ediyoruz? Ve bu hedefe ulaşmak için nasıl bir bedel ödememiz gerekiyor.. Bunu düşünüyor muyuz. Cemaat yapılarının, üniversitelerin, düşünce kuruluşlarının, STK’ların, işadamlarının, Media’nın böyle bir “derdi” var mı? Karanlığa küfretmeyi bırakıp, kalkıp bir mum yakmamız gerek. Karanlık aydınlığın yokluğudur. Işık gelince karanlık yok olur. Beynimiz gerçeğin ışığını, kalbimiz hakikatın nurunu yaymadığı için aslında dünya böylesine karanlık. Şeytanın varlığı günah işlememizin bahanesi, gerekçesi değildir. O zaman niçin Allah’ın yardımı bize ulaşmıyor ona bakalım. Unutmayalım ki, Allah’ın yardımı cahillere ve zalimlere ulaşmaz. Ve biz kendimizi değiştirmeden Allah’ın yardımı bize ulaşmaz. Eğer Hz. İbrahim gibi “…Bu beldeyi emin bir belde yap ve oğullarımı putlara tapmaktan koru” diyecekseniz ve dualarınızın kabul edilmesini istiyorsanız, para, kadın, makam gibi şeyleri put edinmeyeceksiniz, din ve devlet büyüklerini İlah ve Rab edinmeyeceksiniz. Bu cinayetin adına da “Biad” demeyeceksiniz. Biad, karşılığını yalnız Allah’tan bekliyor olarak mücadele etmek için sözleşenlerin verdikleri söze sadık kalacaklarını beyan etmek demektir. Karşılığında Cennet’in satın alındığı bir sözleşmedir.

Müttefikimiz ABD, bize karşı Mezopotamya’da bir “Arap NATO’su” oluşturmak ve bunun içine SDG şemsiyesi altında PKK-PYD ve diğer haçlı unsurlarını da yerleştirmek istiyor.

Sabancı’nın katili olduğu söylenen Fehriye Erdal DHKP-C’nin tetikçisi idi ama o NATO karargahının bulunduğu merkezde korunuyor.

Türkiye bu örgütlerden ayrılırsa ne olur. Aslında AB ve NATO ağır bir darbe alır. BM’nin meşruiyeti tartışması yoğunlaşır. Ama öte yandan uluslararası derin güçler Türkiye’ye karşı topyekûn bir savaş başlatırlar. Ama aynı zamanda ağır bir yara alırlar. Süreç hızlanır

Peki biz böyle bir durumda, bu yapılar dağıldığında bunların yerine yeni bir yapılanma gerçekleştirebilecek miyiz? İşte asıl sorun burada. Bir şeyi ortadan kaldıracaksanız yerine daha iyi bir şey koymanız gerek. Düzensizlik, karmaşa çözüm değildir.

Peki o yapıların içinde durmamızın bir anlamı var mı? Fazla bir anlamı yok. Ama o ülkelerle işlerin daha kötü olmaması için, kapıları açık tutmak, oradaki Müslümanlar ve Türkler için temasın sürdürülmesi önemlidir. Bizim görevimiz kapıları kapatmak değil kapıları açmak. Her yere ulaşabilmeli, sesimizi duyurabilmeliyiz. Her yerde ittifak kuracağımız birileri vardır. Ama tavize, boyun eğmeye hayır! Eğer ayrılacaksak, onlar çıkarsınlar bizi. İtirazımızı yükseltmeliyiz. Sessiz kalmamalıyız, boyun eğmemeliyiz. Geç kalmayalım, acele de etmeyelim. Akıllı, dürüst ve cesur olalım. Herkes için en iyi olanı teklif edelim. Dikbaşlılık etmeden başı dik olalım. Ama bilelim bu yapıların ömrü uzun değil. Bunların geleceği yok. Ve o Kızılderilileri yok eden, kara derilileri köleleştiren, sarı ırkı sömüren, ülkelerini işgal eden, 1 ve 2. Dünya savaşını çıkaran, soğuk savaşı örgütleyen yine “beyaz adam” sinsi planlar yapıyor. Savaş, darbe ve terörle rakiplerini dize getirmeye çalışıyor.

Dolar kapitalizmin hisse senedidir. Kapitalizmin baş şehri İngiltere, ABD, Vatikan, Paris’tir. Emperyalizmin putu devrilirken ceplerinde, kasalarında ve merkez bankalarında dolar bulunduranlar, o ölçüde bu enkazın altında kalacaktır. 

Şimdi düşünme ve çözüm üretme zamanıdır. Kavga ve slogan zamanı değil. Bunu yaparken merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olmalı. Bütün insanlığın hayrına olmayan bir çözüm önerisi bizim önerimiz olmamalı. İttihat, İttifak ve İtilaf yoluyla iki günümüz birbirine eş olmadan geleceğe doğru yürümeliyiz! Selâm ve dua ile.

Yorumlar (2)
bahtiyar korkmaz 2 yıl önce
Aklına eline sağlık ittifakı kim sağlayacak.
Ahmet külcü 2 yıl önce
Allah razı olsun.
6
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 20 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:50
Akşam 18:13
Yatsı 19:37
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 19 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. Leicester City 19 38
2. M. United 18 37
3. Man City 17 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Sevilla 18 33
5. Villarreal 18 32
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 18 27
8. Cádiz 19 24
9. Celta de Vigo 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 18 22
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12