Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu son yazdığı yazıda dün Maltepe'de gerçekleşen CHP mitingini masaya yatırdı. Karahasanoğlu, "İlginçtir, CHP 5 yıl önce Enis Berberoğlu’nu cezaevinden kurtarmak için Maltepe Mitingi’ni yapmıştı.. Şimdi ise, Canan Kaftancıoğlu’nu kurtarmak için Maltepe’de miting yaptı.." ifadelerini kullanırken, mitingin detaylarını okuyucuya aktardı. İşte Ali Karahasanoğlu'nun o yazısı...

CHP dün Maltepe'de düzenlenen 'Milletin Sesi' mitinginde seçmenine seslendi. 

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ve Yazarı Ali Karahasanoğlu da CHP'nin yaptığı mitingin ayrıntılarını son yazısıyla okuyucuya aktardı.

"İlginçtir, CHP 5 yıl önce Enis Berberoğlu’nu cezaevinden kurtarmak için Maltepe Mitingi’ni yapmıştı.. Şimdi ise, Canan Kaftancıoğlu’nu kurtarmak için Maltepe’de miting yaptı.." ifadelerini kullanan Karahasanoğlu, mitingin Maltepe Belediyesi’nde rüşvet operasyonunun ertesi gününde gerçekleşmesinin de altını çizdi.

ali-karahasanoglu

İşte Ali Karahasanoğlu'nun, "CHP’nin Maltepe Mitingi’nin ayrıntıları!" başlıklı o yazısı:

İlginçtir, CHP 5 yıl önce Enis Berberoğlu’nu cezaevinden kurtarmak için Maltepe Mitingi’ni yapmıştı..

Şimdi ise, Canan Kaftancıoğlu’nu kurtarmak için Maltepe’de miting yaptı..

Ama bu miting tarihi, aynı zamanda, CHP’li Maltepe Belediyesi’nde rüşvet operasyonunun ertesi günü gerçekleştirilmiş oldu..

Maltepe Belediyesi’ndeki rüşvet sanıklarını da işin içine katabilirlerdi.. Hatta üç gün önce gözaltına alınıp, bir kısmı tutuklanan CHP’li Kadıköy Belediyesi’nin sanıkları için de, mitingde bir söylem geliştirebilirlerdi..

Dikkat ettim.

Ne Kadıköy’den söz açıldı..

Ne Maltepe’den..


Rüşvet isnatları için suspus olmuşlar..

Yandaş gazeteciler vasıtası ile, mitingin ne kadar coşkulu olduğunu anlatmaya çalışıyorlar..

Gözümüz kör değil..

Coşku mu vardı, yoksa tedirginlik mi, gördük, izledik, not aldık..


Neyin tedirginliği?

“Yine mi kazanamayacağız” tedirginliği..

Miting alanına dolanların gözlerinden okuyorsunuz..

“Bütün ilkelerimizi pas pas ettik. Bir önceki mitingde, meydanı inleterek ‘yargılayacağız’ dediğimiz Ahmet Davutoğlu’nu yanımıza aldık. ‘Yüce Divan’a yollayacağız’ dediğimiz Ali Babacan’ı yanımıza aldık.. İktidara gelirsek, Madımak dosyasını yeniden açıp, Temel Karamollaoğlu’nu sanık sandalyesine oturtacağımızı söylediğimiz halde şimdi onu da yanımıza aldık.. Tüm bu ilkesizliklere rağmen, acaba yine mi seçimi kaybedeceğiz” tedirginliğini, alandaki insanların gözlerinden okuyorsunuz..

Hem tedirginlik..

Hem eziklik..


Yok canım, kimse itiraz etmesin, “ne ezikliği” diye..

99 yıllık Cumhuriyet tarihinde, AK Parti öncesinde yapılmış meydanlardan birisi değil de..

Son 20 yıldır iktidarda olan AK Parti’nin, hem de denize dolgu ile yaptığı Maltepe miting alanında gösterinizi yapıyorsanız..

Destici: İdam cezasını geri getirmeliyiz Destici: İdam cezasını geri getirmeliyiz

Üstelik, bu ülke için yapılan her esere karşı çıktığınız gibi..

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne.. Marmaray’a. Avrasya Tüneli’ne karşı çıktığınız gibi..

İstanbul Havalimanı’nın yapımına karşı çıktığınız gibi..

Atatürk Kültür Merkezi’ne karşı çıktığınız gibi...

Maltepe Miting Alanını’nın yapılmasına da karşı çıkmış iseniz..

“Denize dolgu ile miting alanı mı yapılırmış. Siz kafayı mı yediniz? Dolgu alanına kim gelir.. Dolgular batar.. Deniz suyu alanı basar” demiş, şimdi ise o alanda miting yapıyorsanız..

Nasıl eziklik yaşamayacaksınız ki?

Daha üç gün önce, partinizin genel başkanı, kendi çalışma arkadaşlarına bile güvenmeyip, nereye gideceklerini açıklamadan, “Haydi yola çıkıyoruz” diyerek gittiği SADAT’ın önünde yaptığı açıklamada, “Seçim yaklaştıkça paramiliter güçler devreye girip, olaylar çıkartacak.. Siyasi suikastler yapılacak” dediğiniz halde..

Hiçbir olumsuz olay yaşanmadan yapılan mitingde alınan güvenlik önlemleri için, siyasi iktidara teşekkür etmeleri gerekenler..

Partilerinin resmi televizyon kanalı Halk TV’nin maaşlı elemanı Şirin Payzın’ı ekrana çıkartmış, önlemleri yorumlatıyorlar:

 “Güvenlik önlemi değil bu, güvenlik bariyeri.. Maltepe sahil yolunda öyle güvenlik önlemi alınmış ki. Araba ile zaten gelemiyorsunuz.. Polis kesinlikle sizi geçirtmiyor.”

Miting alanına, araba ile gelmeye çalışan Şirin..

Genel Başkanın Kemal beye bir sor, “Tam da düzenleyeceğiniz miting öncesinde, hem katılımcıları korkutacak, hem de alınacak önlemleri biraz da abartılmasına sebep olacak hayali suikast iddialarınızı, kasten mi gündeme getirdiniz? Nasıl olsa fazla kalabalık toplayamayız. Bari elimizde bahane olsun” mu dediniz?

Her şeye rağmen..

5 yıl önce “5 milyon insan toplandı” dedikleri miting alanında, eski topladıkları kadar da bir kalabalığı toplayamadılar..

“5 milyon insan Maltepe’de buluştu” dedikleri 2017’den bir yıl sonraki 2018 seçimlerinde, CHP İstanbul’da ne oy aldı?

3 milyon 300 bin..

Yalanı, algı çalışmasının boyutunu, siz anlayın artık..

Algıda başarılılar ama..

Mantıkta yerlerde sürünüyorlar..

Bir parti genel başkanı..

İktidara yürüyoruz dediği bir konjonktürde..

Daha evvel aynı sözleri sarfedip, başaramadığını seçmene niye hatırlatır ki?

2017’de yaptıkları mitingi hatırlatıp, Kemal Kılıçdaroğlu, “5 yıl önce başlattığımız yürüyüş’te sona yaklaşıyoruz” diyerek, aslında kendi kalesine gol attığını farketmiyor mu?

5 yıl önce iktidara yürümeye başlamışsınız..

Maltepe’de 5 milyon seçmeni toplamışsınız..

Bir yıl sonra seçim olmuş, 3.300 bin oy ancak alabilmişsiniz..

Rakibiniz de, nerede ise sizin iki misli oy almış..

Siz durup dururken, şimdi o mitingi niye hatırlatıyorsunuz ki?

“Biz daha önce de, ‘iktidara geliyoruz’ demiştik, seçmeni de havaya sokmuştuk.. Ama o havaya rağmen, ‘bu sefer tamam’ kanaatini tüm topluma vermiş iken, 2018 seçimlerinde havamızı almıştık” hatırlatmasını niye yapıyorsunuz ki?

Dünkü CHP mitingi ile..

CHP mitingine katılanların sloganları ile..

Ses tempoları ile..

Bir kısmı aynı saatlere denk gelen, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Adana mitingini karşılaştırmak için, canlı yayında birinden diğerine geçtim..

Karşılaştırma yapma niyetim bile, gereksiz imiş..

Adana’da Tayyip Erdoğan’ın ses tonu ile..

İstanbul’daki Kemal Kılıçdaroğlu’nun ses tonunu karşılaştırsanız..

Tek başına, kimin dimdik ayakta durduğunu..

Kimin ses tonunun bile eziklik içerdiğini gösteriyor..

Katılanların coşkusu mu?

Onu hiç sormayın..

Şarkılara türkülere rağmen, İstanbul’da kendinden bezmiş bir topluluk..

Adana’da ise..

Yeri göğü sloganlarla inleten, aynı anda tempo tutan, aynı anda susan bir kalabalık..

Ve tam bu sırada..

CHP’nin resmi televizyon kanalında, İsmail Saymaz ateşli ateşli konuşuyor: “Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Meryem Şener, metropolün araştırmasına göre ikinci turda sandık başına gittiklerinde sayın cumhurbaşkanının önünde görünüyorlar..”

Televizyonun spikeri araya giriyor: “Bir dakika reklama gidelim..”

Yakın bölgeden bir izleyici soruyor: “Reklamda değil miydiniz zaten?”

CHP’nin mitinginin hikayesi işte bu.. 

Reklam şahane..

İcraat sıfır..