Yakın siyasi tarihe damga vuran, açıklamalarıyla ses getiren ilahiyatçı-hatip Şevki Yılmaz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında kaleme aldığı köşe yazısında FETÖ'nün hain darbe girişiminin konuşulmayan yönlerini ele aldı.

İlahiyatçı-hatip Şevki Yılmaz, yazısında, FETÖ'nün düzenlediği 15 Temmuz hain darbe girişimini Türkiye'nin yakın siyasi tarihini de ele alarak değerlendirdi.

Yılmaz, 15 Temmuz hain darbe girişimi kapsamında "inkılap" ve "darbe" arasındaki kavramsal farka dikkat çekerek "Kişinin kalbinin Hidayete veya dalalete döndürülmesi manasına gelen "inkılap" sadece Rahman’ın, silahlı ve silahsız tüm darbeler de şeytan ve yandaşlarının mesleğidir! dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kışlası için tarih verdi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kışlası için tarih verdi

15 Temmuz hain darbe girşimi sonrası oluşan siyasi ortamı da değerlendiren Şevki Yılmaz, "Şimdi silahlı darbelerden ümitlerini kesen bu melun mihraklar sandık darbesini sağlamak için "zillet ittifakında" birleştiler!"  ifadelerini kullandı.

Darbelerde, İslam düşmanlığı dolayısıyla, Türkiye'nin tekamülüne hizmet eden kişilerin tasfiye edildiğini belirten Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa ve İmar etmek için Mücadele edenleri de 1928-1930-1960-1980 ve 1997 yıllarındaki Silahlı Post Modern Darbeleriyle sözde Laiklik adı altında (İslam Düşmanlığını) kamufle ederek tasfiye ettiler! 

İşte Yılmaz'ın söz konusu yazısının tamamı:

Bismillahirrahmanirrahim

Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd; Önderimiz, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mü’min kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salat ve selam olsun!  


DARBELERE HAYIR
Allah’ın biz kullarına ilk darbeyi, Şeytan Aleyhillane, Cennet'te Hz. Adem (a.s) Atamız ile Hz. Havva (a.s) Anamıza tuzak kurarak yaptı! 

Kişinin kalbinin Hidayete veya dalalete döndürülmesi manasına gelen "inkılap" sadece Rahman’ın, silahlı ve silahsız tüm darbeler de şeytan ve yandaşlarının mesleğidir!

İnkılabın gerçekleşmesi sadece eğitim, öğretim, sohbet, tebliğ ve davetledir! Zıddı olan Darbelerse silahlı ve ya silahsız devrimlerle gerçekleşir! Fransa’da Laisizm, Rus ve Çin’de Komünist devrimleri gibi! 

Bu Silahlı ve Silahsız Devrim Darbelerinin yani İhtilallerin en ağırı ve en kanlısı Anadolu’muzda gerçekleştirildi! Ümera ve ulema çekişmelerinden şehzadeler arası kardeş kavgalarına ve yeniçeri İsyanlarına kadar Sultan Alâeddin Keykubat'tan Genç Osman'a, Sultan Abdülaziz'e birçok kıymetli devlet adamlarını kaybettik!  

Halkımız yalanlarla, iftiralarla ve şantajlarla aldatılarak desteklediği Selanik’ten gelen Hareket Ordusu’nun Sultan Abdülhamid ve İktidarına yaptığı 31 Mart (1909) Silahlı Darbesiyle çapulcuların eline geçen koskoca Osmanlı Cihan Devleti'ni ve Cihan Liderliğini kaybettik! 

Osmanlı Cihan Devleti’nin Mirası üzerine ağır bedeller ödeyerek kurduğumuz genç Türkiye Devleti'ni de güçlenerek yükselmesini Silahlı Darbelerle ve Harflerine, Medeniyetine yapılan sivil Devrimlerle önlediler! 

Yeniden Büyük Türkiye’yi inşa ve İmar etmek için Mücadele edenleri de 1928-1930-1960-1980 ve 1997 yıllarındaki Silahlı Post Modern Darbeleriyle sözde Laiklik adı altında (İslam Düşmanlığını) kamufle ederek tasfiye ettiler! 

Türkiye’mizdeki darbelerin tamamı Laiklik yani İslam Düşmanlığı adına yapıldı. Ama her ihtilal sonrası Milletimiz her seçimde yeniden Ülkesine sahip çıkmayı başarınca Dış Güçler 15 Temmuz 2016’da içimizdeki satılmış Piyonlarına sözde Din ve sahte Mehdilik adına bir darbe teşebbüsü yaptırdılar!  

Asırlardır baş belası Darbeleri cehaletimizi ve ayrılığımız sebebiyle başaran Siyon-Haç-Nifak ihanet İttifakı uşaklarına yaptırttığı bu darbe teşebbüsünde Milletimizin Milli Mücadele dirilişi karşısında bozguna uğrayarak yenildiler! Baş Haydut ABD basının ifadesiyle Onların çocukları kaybetti. Milletimizin Çocukları kazandı Elhamdülillah! 

Asıl Hedefleri, ”Ülkemizle diğer Müslüman Ülkeler arası Mehdi savaşlarını başlatarak içinde 21 Ülkenin olduğu İslam Coğrafyasını Haçlılarla Siyonist Ülkeler arasında paylaşmak! Ve en sonunda Mukaddes Beldelerimiz Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere'yi İşgal ederek yıkmak! Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimizin Mübarek Cesedi Şeriflerini kaçırarak Roma Müzesinde "teşhir etmek!” idi!  

Onların bu Şer Şeytani Planlarını Allah’ımız Rahmani Planıyla bozdu! 15 Temmuz Gecesi Allah’ımızın kahraman Halkımızdan korkuyu ve uykuyu alarak ve cesaret vererek gönderdiği İlahi Nusret ve Zaferle darbeciler yenilerek rezili rüsva oldular!
Şimdi hainlerin kimisi hesap veriyor, kimisi de işbirlikçi Haçlı ülkelerde kaçak yaşama zilletine mahkûm oldular! 

Siyonist İsrailli Netanyahu ile ABD’deki bilinçli kaçak Fetonyahu’nun müşterek şeytani Planlarını Milletimizin dirlik ve birliğiyle bozan Allah’ımıza hamdolsun!  

Ancak, Ülkemizin ve Müslüman coğrafyayı işgal hayaliyle yanıp tutuşan Dış ve iç Düşmanlarımız hala “Yeni Dünya Düzeni” (Dümeni) dedikleri bu şer Planlarından vazgeçmiş değiller! 

Şimdi silahlı darbelerden ümitlerini kesen bu melun mihraklar sandık darbesini sağlamak için "zillet ittifakında" birleştiler! Gözlerini makam hırsı kör etmiş, basiretleri ve ferasetleri kaybolmuş kardeşlerimizi de bu şer sandık ittifakında hala kullanmaya devam ediyorlar! 

Bu oyunları bozmak Devlet, İktidar ve Millet kaynaşmasını devam ettirmekle mümkündür! 

Yüzlerce Şehit binlerce Gazi vererek Allah’ımızın Lütfuyla kazandığımız 15 Temmuz Zaferi'nin korunması adına Maddi ve Manevi huzuru ve birliği sağlayarak bu oyunları acilen bozmalıyız! Seçim ittifakıyla beraber Seçmen ittifakını genişletici maddi ve Manevi tedbirleri acilen artırmalıyız! Seçmen çoğunluğunu kızdırıcı yanlış adımlardan kaçınmalıyız. 

Fetözede mağdurlarının mazlumiyetlerini, Süresiz Nafaka, Genç yaşta Evlilik zulümlerini acilen kaldırarak mazlumların beddualarını dualara çevirmeliyiz! 

Darbecilerin Piyonu aklını kiraya vermiş aldatılmış batı aşığı ve uşağı nesiller yerine Din ve Devlet bağımlısı uyanık akıllı ve cesur Nesiller yetiştirmek için İslami Medeniyetimizin İlkelerine dayalı Milli Eğitimi ve Öğretimi süratle hayata geçirmeliyiz! Çocuklarımızı rastgele atanan öğretmenlere teslim etme yanlışından acele dönmeliyiz! 

Her dönemin İstiklal Mücadelesinde Halkımızı Din ve Vatan Müdafaasına çağıran gerçek kahramanların ilmiyle amil muhlis sarıklı âlimler olduğunu unutmayalım. Ve O Milli Mücadele kahramanlarını zillet cephesinin ve içimizde hala güçlü olan kriptoların tuzaklarına yem etmekten vazgeçelim! 

Bu İmanî ve İslamî tavsiyelerden ders alarak Silah ve sandık darbelerini tamamen bitirmeyi Allah’ımız ihsan buyursun. Şehit ve Gazilerimizden daim razı olsun! Amin 

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi"nin uygulanması, Mescid-i Aksa'mızın, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.  

Selam, sevgi ve duayla...