Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak retweet'lediği bir tweet yüzünden kendisine dava açan Uşak Valisi Funda Kocabıyık'ın tweet'in gerçek sahibi İYİ Partili Ümit Karaca'ya dava açmadığı ortaya çıktı. Dilipak ortaya çıkan skandalı 'hukuk garabeti' olarak yorumladı.

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak'ın İYİ Partili Ümit Karaca’nın 1 Nisan'da attığı, Uşak Valisi Funda Kocabıyık hakkındaki bir tweet'ini 3 Nisan'da twitter adresinden ''Vali var ,vali var. Yazıcıoğlu gibileri yaşarken yeterince sahiplenebildik mi. Peki öyle kaç isim sayabilirsiniz.'' ifadelerini kullanarak retweet'lediği  için Uşak Valisi Funda Kocabıyık tarafından Dilipak hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştu.

Dilipak daha önce savcılık aşamasında kapsamlı bir ifade vermiş, daha sonra hakkında iddianame düzenlenmiş ve Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı. İlk duruşması 10 Ocak 2022’de yapılan davayla ilgili olarak Dilipak mazeret göndermiş ve kapsamlı bir yazılı ifadeyi UYAP’dan mahkemeye göndermişti. Dilipak’ın avukatı, duruşmanın Dilipak’ın ikamet adresi olan İstanbul'da talimatla alınmasını talep etmiş. Mahkeme bu talebi yerinde görerek, Dilipak’ın ifadesinin 25 Şubat'ta İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nde alınmasına karar vermişti.

TWEET, İYİ PARTİLİ ÜMİT KARACA'YA AİT

Dava konusu olan, Dilipak’ın retweet'lediği tweet İYİ Partili Ümit Karaca, tarafından atılmıştı. Karaca Vali Kocabıyık hakkında ''Elinde 14 bin liralık telefon, kuaförünü eve çağırıp saçlarını ördürmüş, kocası fetöcü, kendisi lise öğretmenliğinden valiliğe geçiş yapmış millete sosyal mesafeyi koruyun diye talimat veriyor.'' ifadelerini kullanmıştı. 

DİLİPAK 25 ŞUBAT'TA KAPSAMLI BİR SAVUNMA YAPACAK

Dilipak, 25 Şubat'ta mahkemede kapsamlı bir şekilde sözlü ve yazılı savunma yapacak. Dava konusu mesajda eleştiri konusu olan davranışla ilgili retweet’teki tartışmaları ve bunun basındaki yansımalarını da mahkemeye sunacak olan Dilipak, özellikle valinin eşi hakkındaki iddiaları konu alan yazılı basın ve sosyal medyadaki haberleri de, konunun aktüel gerçekliği ve toplumsal ilgi açısından kanıt olarak mahkemeye sunacak.

DİLİPAK: BİR HUKUK GARABETİ

Dilipak, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “İlginçtir, benim RT ettiğim mesaj konusunda bana dava açanlar, mesaj sahibi hakkında dava açmayı unutmuşlar. Daha sonra da benim hakkımda açılan davada, mesaj sahibi tanık olarak dinlemişler. Sonra da yanlış yaptıklarını anlayınca, daha birkaç gün önce, Nisan ayında atılan bir tweet dolayısıyla sanık olarak ifadesini almışlar. Yani, 1 Şubat 2022’de bir ifade alınmış. Sonra iddianame hazırlanınca 11 Şubat'ta Avukat Zihni Yalçınkaya ile birlikte yeni hazırlanan iddianamede ifadesi alınmış. Şahsıma yönelik bir husumet yoksa, bu nasıl bir şey, bunu anlamış değilim. Daha şimdiden, ilk duruşmada, şikayet dilekçesini yazan avukat duruşmadan çekildi, ilk duruşmaya yeni gelen avukat mazeret beyan ederek katılmadı. Belki davanın birleştirilmesi gerekecek ama, daha Ümit Karaca’nın ifadesi yeni alındı. Soruşturmayı yapan savcı aynı mı bilmiyorum, ya o savcı soruşturmaya gerek görmezse ne olacak? Bana dava açıldı diye, ona da dava açılacaksa, hukuk bunun neresinde. Bakalım davalar birleştirilip yeni bir iddianame mi hazırlanacak, ya da benim davamın kapsamı mı genişletilecek. Suç isnat edilene daha sonra, suça iştirak edilene hemen dava açılıyor. Bir başkadır benim memleketim” ifadelerini kullandı.

'1 NİSAN ŞAKASI GİBİ'

Dilipak bir soru üzerine de, ''Ortada bir hukuk garabeti var. Sanki “1 Nisan şakası” gibi. Asıl mesaj 1 Nisan’da atılmış. Şimdi iş bu yanı ile sanırım, siyasi bir boyut da kazanınca, bir de basının konuya yakın ilgisi sebebi ile Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın yanında Uşak Barosu'nun da ilgisini çekecektir. Bu konu, bu dava dışında da özellikle Veryansın TV ve OdaTV'de geniş bir şekilde haber olmuştu. Zaten açılan bu dava sebebi ile birçok kez, birçok yayın kuruluşu tarafından haber konusu yapıldı. Benim bildiğim, bu ve benzeri mesajlar dolayısı ile, aynı konuda şimdiden, değişik kişiler aleyhine açılmış hukuk ve ceza davalarının sayısı yarım düzineye yaklaşmış vaziyette.'' açıklamasında bulundu.

faruk keleştimur

AVUKAT KELEŞTİMUR NE DEDİ?

Aliyev: Türkiye ile Azerbaycan'ın birliği, halklarımız için başlıca yol haritasıdır Aliyev: Türkiye ile Azerbaycan'ın birliği, halklarımız için başlıca yol haritasıdır

Dilipak’ın avukatı Faruk Keleştimur ise konuyla ilgili olarak, “Ortada bir hukuk garabeti sözkonusu. Yargı bu şekilde gereksiz şekilde meşgul ediliyor? Bu ifadelerden daha fazlası, hem geleneksel basında, hem sosyal media’da yazıldı-çizildi. Birçoğu hakkında suç duyurusunda da bulunulmadı, soruşturma da açıkladı. Bu durum ülkemizde hukukun durumu, basın hürriyeti, siyaset ve bürokrasinin fikir ve ifade hürriyeti konusundaki tavrının göstermesi açısından ilginç bir örnek. Müvekkilim hakkında da  daha önce de 81 ilde suç duyurusunda bulunulmuştu. Bu tür uygulamalar, yargıyı gereksiz yere meşgul etmesinin ötesinde, toplumda caydırıcı bir baskı havası da oluşturuyor. Dilipak “Tarihe not düşmek” adına çok kapsamlı savunmalar yapıyor. Dahası, savunmayı başkaları için emsal teşkil edecek şekilde çok geniş tutuyor. ‘Benim katlanmak zorunda olduğum güçlükler, benden sonrakiler için baht kaynağı, tecrübeler birikimi oluştursun’ diye düşünüyor. Bu savunmalar, bugünkü Türkiye gerçekleri, Basın, düşünce ve ifade hürriyeti, siyaset ve bürokrasinin bu konulara ilişkin tavırlarını belgelemek açısından ayrı bir önemi var. Sadece bu davada iki sayfalık bir suç duyurusu bir sayfalık iddianameye karşı savcılık aşaması, ilk duruşmada UYAP üzerinden gönderilen yazılı savunma, ve talimatla alınacak ifade için ekleri ile birlikte hazırlanmakta olan savunma toplamda 100 sayfayı geçiyor. Yani kitap hacminde bir çalışma.” ifadelerini kullandı.

ümit karaca

ÜMİT KARACA KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU!

Daha önce tanık olarak ifade veren Ümit Karaca daha sonra hakkında iddianame düzenlenerek ifadesi alındı. Karaca  sanık olarak dinlendiği ifadesinde; “Paylaşımda hakaret içeren bir husus yoktur. Paylaşım eleştiri niteliğindedir. Eşine yönelik fetöcü söylemim ise müştekinin eşi Hüseyin Kocabıyık'ın bir köşe yazısında Fettullah Gülen için "1000 yılın en büyük Türk büyüğüdür" şeklindeki beyanı nedeniyledir. Bu söylem ayrıca müştekiye yönelik değil müştekinin eşine yöneliktir. Sayın Vali’nin Eşi Hüseyin Kocabıyık’ın FETÖ lideri Fettullah Gülen hakkında “ 1000 yılın en büyük Türk büyüğü” diye bahsetmesinden kaynaklı olarak Hüseyin Kocabıyık hakkında FETÖ'cü söylemim olmuştur. Bir terör örgütü liderinden övgü dolu sözlerle bahsetmesini hazmedememiş bir Milliyetçi Türk genci olarak ifade özgürlüğümü kullandım. Bahsi geçen sözler Hüseyin Kocabıyık’ın köşe yazısına istinaden yapılmış olup Sayın Vali Funda Kocabıyık ile alakası yoktur. Ne yazık ki eleştirilere dahi tahammülü olmayan bir il yöneticimizin bu durumu farklı şekilde lanse ettirerek hakkımda şikayetçi olmuş olmasından ötürü güvenmiş olduğum hukuk devleti ilkesini son derece zedelemiştir.” dedi