Mert Fırat ve Tuğrul Tülek, Instagram canlı yayınında talk show yaptı

Vodafone Red'in, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında evde kalanlar için DasDas iş birliğiyle hayata geçirdiği online talk show etkinliğinin ikincisinde oyuncu Mert Fırat ve Tuğrul Tülek, izleyicilerle buluştu.

Mert Fırat ve Tuğrul Tülek, Instagram canlı yayınında talk show yaptı

"Red'le Evdeyiz" başlıklı programın ikincisi, Vodafone Red'in Instagram hesabından canlı yayımlandı.

Etkinlikte, yaklaşık bir saat talk show yapan ikili, aynı zamanda William Shakespeare'in "Hamlet" oyunundan bir bölüm performans sergiledi.

- "Bu süreçle dijital ortamda yapabileceklerimizi keşfedeceğiz"

Tuğrul Tülek'in yönettiği programda, DasDas kurucuları arasında yer alan Fırat, salgın sebebiyle evde kaldığı bu dönemde her zamankinden daha fazla çalıştığını dile getirerek, "İhtiyaç haritaları yapıyoruz. Sürekli toplantı halindeyiz. Şimdi daha da yoğun ihtiyaçlar var. Bir yandan tiyatro kooperatifi üyeleri arkadaşlarımız var. Her biri iyi niyetlerle tiyatro ve emekçileri için çeşitli fikirler geliştiyorlar. Yani bu dönem bittikten sonra geri dönüş için şimdiden her şeyi planlıyoruz." dedi.

Mert Fırat, DasDas olarak bu dönemde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda olduğu gibi birçok faaliyet yapmaya gayret ettiklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Biz zaten tiyatroyu, interaksiyonu, birlikte olmayı, insanlarla bir şey paylaşmayı çok seviyoruz. Empati kuruyoruz. Her daim günceli takip edip, okumalar yaparak bundan besleniyoruz. Dünyada artık her şey Kovid-19 etrafında toplanıyor ve gittikçe de bir taraftan normalleşiyor. Biz aslında bir bedel ödüyoruz, gerek can kayıplarıyla gerek sosyolojik, ekonomik ve psikolojik olarak. Bir yandan da ders alıyoruz. Her alanda kurulamamış sistemlerin acısını çekiyoruz. Bir yandan çuvaldızı kendimize de saplamamız lazım. Tiyatroda da kurulamamış birçok sistem var. Bu dönemden sonra sadece Kovid-19 değil, benzeri bir sürü şey yaşayacağız. Şu anda çocuklarımızı ve yaşlılarımızı, insanlarımızı korumak için bir dönem daha evde kalmamız gerekiyor."

- "Böyle süreçler bizi besliyor"

Bu dönemde ayrıca çokça okumalar yaptığını anlatan Fırat, "Çeviriye dair de bir şeyler okuyorum, 'Hangi oyunu nasıl geliştirebiliriz?' diye. O oyunun yazarıyla Instagram, Facebook üzerinden iletişime geçebiliyorum. Bir yandan böyle süreçler de bizi besliyor. Aslında bu süreçle dijital ortamda yapabileceklerimizi de keşfedeceğiz. Ama birlikte, yüz yüze olmanın, paylaşmanın tadı çok başka." diye konuştu.

Konuşmasında DasDas'ın repertuvarından da bahseden Mert Fırat, "Ben Varım" oyununa dair şu bilgileri verdi:

"Bizim toplumumuza, dokumuza çok uygun bir hikayesi var oyunun. Almanya'nın kentsel dönüşüm yaşamış kentlerinden birinde geçiyor hikaye. O kültürel, kentsel dönüşümün alt tarafta çok net bir hikayesi var. Bir yandan da tam bu içerisinden geçtiğimiz süreçler gibi, dezavantajlı bir grubun olduğu bir mahalle aslında 'Ben Varım'ın hikayesi. Kadıköy Fikirtepe gibi söyleyebiliriz. Böyle bir yer olunca biz de 'Çok evrensel bir konu ve dünyanın her yerinde yaşanabilecek bir konu olduğu için, ayrıştırmayı var olmak üzerine kurmak lazım.' dedik."

Mert Fırat, "Westend" oyunun ise modern toplumun bir eleştirisi olduğuna işaret ederek, "Aslında hikayede çok sert bir Batı toplumu, Almanya eleştirisi vardı ve bu bizi çok etkiledi. Çıkardığım karakter de 'Edward' o aklın, zihniyetin göstergesiydi. Benim için çok şahane bir tecrübe oldu bu oyun." ifadelerini sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2020, 00:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5