Deniz, özellikle sosyal medyada Erdoğan adına racon kesmeye çalışan bazı trol hesaplara işaret ederek, bu yapıların "bizdenmiş gibi" davranarak harekete emeği geçen (hoca, yazar ve siyasileri) hedef aldığını ve hareketin fikri omurgasını zayıflattıklarını belirtti.

“Bu kesimlerin kendilerini (Beştepe'ye nispet ederek, topluma Külliye'nin emriyle hareket ettikleri intibası) verdiklerini ve güç devşirmeye çalıştıklarını” belirten Deniz, bu tür yapıların, devlet içinde klikleşmiş bloklar adına hareket ettiğini ve geçmişte “malum medya” üzerinden yapılan itibar suikastlarının bugün “bizim troller” eliyle sürdürüldüğünü ifade etti.

Hz. Ömer'i hutbede eleştiren kadın, bugün yaşasa neler işitirdi?

Yazısında; Hz. Ömer hutbe irad ederken itiraz eden sahabe annemizin örneğini veren Deniz, “O kadın bugün olsaydı bu troller ne derdi?” sorusunu yönelterek, sosyal medya üzerinden yürütülen baskı, itham ve dışlayıcı dilin asırlık İslami ahlak geleneğini ve ''emr-i bil marufu'' tarumar ettiğini vurguladı.

“Trol Kasım’lar pusuda”

Yunus Emre kıssasından mülhem Molla Kasım için Emre'nin "trolü" kinayesi yapan Deniz, hedefe konan mahallenin abilerine de seslenerek, “Yazdığınız ve konuştuğunuz her sözü kırk düşünüp bir yazmalısınız. Eğri büğrü sözler, eğilip bükülüp sizin aleyhinize kullanılabilir. Zira bu çağın ‘Molla Kasım’ları değil, ‘Trol Kasım’ları pusuda beklemektedir.” dedi.

“Bugün ‘dost görünenin’ attığı oku takip edin”

“Düne kadar oklar dışarıdan atılıyordu, bugün içeriden atılıyor” diyen Deniz, davasında samimi kimselere "“Bugün düşmanın değil, dost görünenin attığı oku takip edin” çağrısında bulundu.
İşte o sıradışı tespitlerle yapılmış, dikkat çeken analiz...

Bizim Troller!
Makale: Bizim Troller!
İçeriği Görüntüle