Bismillahirrahmanirrahıım

Bizleri; Yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan, kurduğu Dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerinin hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret ’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salat ve selam olsun

Ne bahtsız bir ülkeyiz ki daha dün; Milli Mücadele'den alnının akıyla çıkmış, küllerinden yeniden doğmak için büyük bir azimle tarımdan savunmaya, eğitimden sağlığa, ekonomik kalkınmadan ağır sanayiye, din ve diyanet konularına bir çok meselede hep çelme yemiş, tökezletilmiş ve hep engellenmişiz.

İttihatçı zihniyet; kendi içindeki ihtilaflarıyla, ayak oyunları ve entrikalarla elele verip yıktıkları Osmanlı'dan sonra; "hürriyet ve özgürlük" nidalarıyla her fırsatta birbirlerinin kuyusunu kazmış ve iç kavgalardan dolayı ne aş'la, ne tuz'la, ne yokluk ve ne fakirlikle değil, memleketin geleceğini karartmakla meşgul olmuşlar, batıya icabet edeceğiz diye, sırtlarını aziz milletimize dönmüşlerdi.

Talatlara, Cemallere bakın!

İsmet İnönü, Ecevit kavgasına bakın.

Ecevit, Baykal, Karayalçın, Erdal İnönü iç çekişme, kavga ve krizlerine bakın.

Yakın tarihimiz "Biz, Cumhuriyet'in kurucu partisiyiz" dediği halde, Cumhur’a saygı duymayanların, halkın gerçek dertlerini umursamayanların, kendi iç mücadele kavgalarıyla ve darbeleriyle dolu değil mi?

Birbirleri aleyhine söylenmedik söz bırakmayanların, gelenin; gidenin tüm izlerini silmek için elinden geleni yaptığı, "bana yâr olmayan parti yansın" kafasıyla, çıkarları için en sufli kliklerle ittifak yapmaktan çekinmeyen bir anlayış.

Dünden aldıkları bu sakil, şirret siyaset anlayışını bugün düzeltmek ve halk nezdinde itibarlı bir muhalefet partisi olmak varken, en sufli yöntemlere birbirlerini tasfiye etme kavgasına düşenlerin şu acınacak haline bir bakın.

Ne izzet ve ne asaletten zerre toz bulunamıyor.

Bunlara mı memleket emanet edilecek?

Bunlar mı çepeçevre ateş çemberinde, akrep kıskacına alınmak isteyen cennet vatanımızı iç ve dış düşmana karşı koruyacak?

Aman ya Rabbi!

HafazanAllah.

Mandacı kafa, mandacı zihniyet!

Aylardır bu güruh; Mandacı Muhalefetin kendi iç meselesiyle yatıyorlar ve aynı konularla kalkıyorlar!

Hesabi Politikacıların tamamen çıkarlarıyla ilgili iç kavgalarından halkımıza ne!

Ve bize ne?

Bu kısır çekişmeler, taht kavgaları ve makam savaşları mağdur halkımızın sorunlarına ilaç mı?

Yolsuzluk ve ahlaksızlık iddialarını ihbar eden onlar! Şikayet eden onlar, şahid olan onlar ve suçladıkları sanıklar onlar!

Aylardır süren bu yayınlardan halkımız bizâr oldu! Bıktı ve usandı! Memeleket sevdalısı CHP'li taban dahi şu hallerden utanır oldu.. Ve aklı selim sahiplerine inanın gına geldi!

Tescilli mandacı bu zihniyetlerde nöbet değişikliği olsa da olmasa da ne değişecek ki? Allahaşkına ne değişecek?

Belediyelerin beyt'ul malleri yağmalanmış, kirli ilişkiler ağıyla namus, şeref ve izzet ayaklar altına alınmış.

Her gün bir skandal patlıyor!

Ve her bir yeni utanç vesikası bu skandallar bir öncekini unutturuyor.

Önce yalan ve iftiralarla palavra vaadlerle seçmenleri sandıkta aldatmışlar sonra aynı hile ve entrikalarla Kurultaylarında ki delegasyon sandığında birbirini aldatmışlar!

Hak, hukuk, adalet hak getire!

Ahlak!

Hele siyaset ahlakı?

Aynı ideal ve davada yol yürüdükleri yoldaşlarına bunları yapan, bu millete ne yapmaz?

Atalarımızın “Al birini vur öbürüne!” Ve “ Yüz yıllık Kani olurmu yani!” dediği gibi halkımızı yalan dolan vaadlerle aldatarak ele geçirdikleri belediyelerde halkın devasa sorunlarını çözmeyenlerin birbirini yeme ve iç kavga gündemi, Milletimizin gündemi asla değildir.

“Bir eli balda! bir eli yağda!” olan mutlu ve putlu azınlığın dışında olan halkımızın çoğunluğunun gündemi;

Yoksullukla,

Faiz belasıyla,

İşsizlikle,

Dar gelirli, emekli, dul ve yetimlerin sorunlarıyla,

El yakan ev kiralarıyla yapılan ekonomik mücadeleye destek verdiklerini, bir çözüm önerdiklerini duydunuz mu?

Faiz belası yüzünden söndürülemeyen küresel enflasyon yangını,

Gençliğimizin geleceğini hedef alan küresel Fuhuş ve uyuşturucu bataklığı saldırıları, Kumar tuzaklarına karşı mücadele adına tek bir cümleleri var mı?

Din ve Devlet şuurundan uzak; sevgi, saygı ve merhameti unutmuş hokkabaz, ataist, deist, laist, maddeperest modaperest hababam bir nesli yetiştirmeyi gaye edinen bu güruhtan Yerli ve Milli bir Eğitim sistemine dair alternatif bir fikir duydunuz mu?

LGBTleri desteklemekten başka hangi söylemleri var?

İslam Medeniyetine dönerek sağlanacak

“Yeni Dünya Düzeni ve Yeniden Büyük Türkiye!” İdealiyle yola çıkmış kardeşlerimizi, mutfak yangınını söndürmek için çeyrek asır evvel İktidara taşıyan çilekeş tabanın gündemi bellidir ve esas gündemimizdir.

Dışta değişmez gündemimiz, kanayan yaramız ve bitmeyen göz yaşımız Gazze ve diğer mazlum coğrafyalarda devam eden zulümleri görerek, siyasi, ekonomik ve askeri gücümüzün tam bağımsız olarak arttırılması ve yeniden büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasıdır!

İçerde ise gündemimiz asırlardır kapitülasyonların kapısını açan mandacıların eseri olan Faiz ve haksız vergilerle büyüyen vahşi kapitalist rejim bataklığının oluşturduğu ülkemizin mağdur ve mazlumlarının ekonomik refahının arttırılmasıdır!

Dini ve Vatanı için gerektiğinde tankın altına yatan ve hainlerin kurşunlarına siper olan bu fedekar halkımızın gündemini esas alarak, hizmet eylemleri yoluyla çilekeş ve fedakar halkımıza yönelik eser ve hizmet siyasetini arttırarak devam ettirmeliyiz.

“Terörsüz Türkiye!” hedefine ulaşmanın yollarından en önemlisi halkımızla kucaklaşarak iç barışı sağlamaktır!

Bu ve ifade ettiğimiz cümle sorumluluklar bu sorumsuz muhalefetle mi aşılacak sorusunun cevabını ise size bırakıyorum.

Allahımız;

Ehliyet, emanet, uhuvvet, meşveret, sadakat ve sabır ilkeleri doğrultusunda daim yar ve yardımcımız olsun. Amiin

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa'mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun. Selam, sevgi ve duayla...

Şevki Yılmaz

www.sevkiyilmaz.net

Twitter: @sevkiyilmaz

Facebook: @sevkiyilmaztr @sevkiyilmaz1955