Bismillahirrahmanirrahıım
Bizleri; Yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan, kurduğu Dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerinin zerresinin bile hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret ’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salat ve selam olsun!
Hak aşıklarının; ''Doyulur mu Doyulur mu'' diye, yanan gönüllerinin hasretini dile getirdiği; şehirlerin anası, Ümm'ül Kur'a, Vahyin Merkezi, bağrında Allahımızın evi Kabe'yi taşıyan Mekke-i Mükerreme'yi ve akabinde Eşsiz Liderimiz, izinden gitmekle şerefyâb olduğumuz, uğruna canımız feda Muhammed Mustafamız aleyhisselatu vesselamın Hicret Yurdu Medine-i Münevveremizi bir kez daha ziyaret etmek nasip oldu elhamdülillah.
Vakfımız MİKAV’ın destekleriyle eğitimine devam eden ülkemizin başarılı okullarımızdan Kocaeli Gölcük Eyüp Sultan Yatılı Hafızlık Proje İmam Hatib Orta Okulu'ndan genç hafızlarımız, onları yetiştiren hocalarımız ve velileriyle beraber eda ettiğimiz Umre ibadetini hep birlikte gerçekleştirdik ve sağlık, afiyetle cennet vatanımıza müjdelerle döndük elhamdülillah!
Müjdelerle diyorum, çünkü; Allahımızın izni, ikramı, ihsanı ve lütfu ile tüm Başkentlerin Başkenti olan Mekke-i Mükerreme’deki aşkın, sevginin, saygının, merhametin, Hakk ve Adaletin menbağı değişmez ve asla değiştirilemez Kıblemiz ve İlk Atamız Hz. Âdem (a.s) Efendimize Allahımızın inşa ettirdiği ilk evi Beytullahımız olan Kabe-i Muazazma'nın yollarına ve yolcularına mihmandarlık ve hadimlik hizmetleri için defaatle gitmek nasip olmuştu elhamdülillah.
Ve yine aynı şekilde Eşsiz Önderimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimizin teşrifiyle Allahımızın Mukaddes, Mübarek, Mutahhar ve Mükerrem kıldığı Medine-i Münevvere’yi de defalarca ziyaret etmiştik!
Bu son seferimiz; önceki ziyaretlerimiz gibi çok bereketli ve tadına doyulmazdı ancak çok bambaşka bir halet-i ruhiye ve bereket tecellilerine vesile oldu elhamdülillah.
Açık ve net söylemek gerekirse bu son ziyaretlerimizde; yeryüzünde İnkılabı İslam’ın kemaline; bâtıl yolların hepsinin zevalinin çok ama çok yakın olduğuna dair bir çok emareye şahid olduk elhamdülillah!
Bu mevsim çok sıcak olduğu için bir hac dönemi gibi çok kalabalık olmayacağını düşünerek (Temmuz ayında çok rahat bir ziyaret yaparız) zannettiğimizde yanılmışız!
Adeta Hac ve Ramazan Ayları gibi bu Mukaddes Mekânların gece gündüz dolup taştığına şahid olduk elhamdülillah!
Geçmişte yaz tatillerini turistik bölgelere yapan Müslüman Ülkelerdeki Ailelerin, ''tatillerini'' çocuklarıyla beraber Mukaddes Beldelerde yaptıklarına ilk defa şahid olduk elhamdülillah!
Ülkemizdeki Faiz belasından, Enflasyon ve Devalüasyon musibetinden kaynaklanan ekonomik krize rağmen, aşırı sıcaklara aldırış etmeden, Mukaddes Beldelere ailece çocuklarıyla akın eden bu ülkelerin başında da İslam’ın Bayraktarı, Müslümanların abisi ve Mazlumların hamisi Türkiye'li kardeşlerimizin olduğuna şahid olduk elhamdülillah!
Ve tüm Üükelerden gelen Umre Âşıklarının çoğunluğunu çocuklar ve gençlerin oluşturduğuna ve hanım kardeşlerimizinde erkeklerden daha çok olduklarına şahid olduk elhamdülillah!
Yaş ortalamaları 14 ile 21 olan Asr-ı Saadet'in yıldızları Ashab-ı Kiram'ın yeniden dirilişini Kabe-i Muazzama’yı dolduran çocukların ve gençlerin aşk dolu imanlarında ve nefisleriyle mücadele azimlerinde müşahede ettik elhamdülillah!
O gençler ki; Kabe'yi bembeyaz ihramlarıyla doldurmuş Hakk'ın pervaneleri olmuş, Safâ ve Merve arasında evladı İsmail'i için kurak çölde bir yudum su arayan Hâcer annemizin canhıraş koşturması gibi; imansızlık, İslamsızlık çölünde kalmış yaşıtları için gözyaşlarıyla dualar ediyorlar, zalimlerin zulmüne uğrayan kardeşleri için; ''Ya Rabb'i başta Gazze ılmak üzere mazlum coğrafyalara ellerimizle nusretini ulaştır, Küffardan ellerimizle intikamını al'' diye dua ediyorlardı.
Ravza-i Mutahharra'da başöğretmenin huzurunda ahidlerini yeniliyordular.
Ateizm, Deizm, Gnostizm vb sapkın akımları pompalayanları, her türlü uyuşturucu ve ahlaksızlığı yaymak için gece gündüz çalışan kahpe mihrakları kahrından sinir kirizlerine sokacak sahneleri gördüm. Gözyaşlarıyla ''lebbeyk'' diyen yavrularımızı görecektiniz.
Modern çağın gürültüsüne, yoldan çıkarıcılığına, zihinleri bulandıran akımlara ve ruhu yoran tüm ayartıcı şeytani, deccaliyetin tuzaklarına karşı; ''Allahım! Şeytan ve avenelerine, dünyanın bütün ayartıcıklarına sırtımı döndüm, yüzümü Kabe'ye döndüm! Senin Evine senin izninle geldim'' diyorlardı.
İhramları içinde kutlu bir davanın neferi olduklarının şuuruyla dünyayı ve tüm ayartıcı şeytani tuzaklara ''LÂ'' diyen her etnik kimlikten gençler, Yeşil Ravza önünde Ümmet olma şuuruyla “geldim ya Resulullah" diyorlardı.
Üzerlerindeki bembeyaz ihramlarla tek bir yürek, tek bir ümmet olmuşlar. Kendi küçük dünyalarını, geleceğe dair korku ve kaygılarını, kariyer planlarını ve çağın onlara dayattığı tüm sahte ilahları, kimlikleri bir kenara bırakıp, o devasa tevhid ve teslimiyet denizinde rahmete gark oluyorlardı.
Kabe'nin o kucaklayıcı, merhamet sadrı olan vakur gölgesinde ve Medine'nin huzur veren dingin sokaklarında kararlı adımlarla yürüyen yepyeni bir şuurla uyanan gençliğin ta kendisini gördük elhamdülillah.
Kısacası yeni Nureddin Zengi’leri, Selahaddin’i Eyyubileri, Naci El Alileri, Sinvarları, İsmail Heniyeleri Zeyneb Gazalileri, Leyla Halidleri, Doktor Amira Al-Assoulileri, ve Şeyh Yasinleri bal arılarının çiçeklerin etrafında döndükleri gibi büyük bir aşkla şevkle Beytullahımızın etrafında İtrail ve işbirlikçilerinden intikam yeminleriyle döndüklerine şahid olduk elhamdülillah!
Dünya’nın her yerinde Tel Aviv kontrollü Roma Merkezli beşli çete haydut Emperyalist devletlere karşı milli bir uyanış ve şahlanış olduğuna şahid olduk elhamdülillah!
Dış ve İç Masonik Mihrakların Aile yapımızı ve Ahlakımızı yok etmek, Nüfusumuzu azaltmak ve Ekonomimizi çökertmek için tam bir asırdır uyguladıkları sinsi Şeytani emperyalist planlara rağmen Allah’ın nuru İslam’ın asla söndürülmeyeceğine bir kere daha şahid olduk elhamdülillah!
Dışımızdaki ve İçimizdeki Siyonitizmin işbirlikçi hainleri ve gafilleri bir kere daha duysun ki;
“… Allah'tan yardım, zafer ve yakın zamanda bir fetih gerçekleşecektir. Müminleri dünyada güçlü devletle, Ahirette cennetle müjdele!'' (Ana Hayat ve Anayasamız Kur'an-ı Kerim, Saff Suresi 13. Ayeti Kerime Meali) İlahi Mesajındaki müjde çok yakında tekrar gerçekleşecektir İnşallah!
Emperyalit güçlerin ve içimizdeki taşeronlarının bütün imkânlarıyla destekledikleri Siyonit İtrail’in sonu çok yakın! Destekçileriyle beraber onları yok oluş bayramımızı Kudüs-ü Şerif'te ve ilk Kıblemiz Mescid-i Aksa’da çok yakında kutlayacağız İnşallah!
Kahraman Kassam Tugayları ve tüm Filistin direnişçileri, Onların maddi ve Manevi yeryüzü tüm destekçileri olan; "Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek!
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek!” inancıyla Mukaddes Beldelerimizin Ebabil Kuşu olan Devletlere, yöneticilerine ve ilmiyle, malıyla, canıyla, silahıyla ve dualarıyla Siyonit ve Emperyalit zalimlerin başlarına siccil taşı göndermeye devam eden tüm kahramanlarımıza selam olsun!
“Allah’ım İsmi A’zamın hürmetine Ayasofya Camiini açıp Şam’ı Fetheden Komutan ve Taraftarlarına Kudüs-ü Şerifinde Fethini nasib eyle! Ve daha nice Fetih bayramlarını yaşayacak hayırlı ömürler ihsan eyle! Türkiye’mizin Hak ve Adaletin bekçisi, İslam’ın hadimi, mazlumların abisi ve hamisi olsun diye çalışanlara yardım eyle!” Amiin
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa'mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...
Şevki Yılmaz
www.sevkiyilmaz.net
Twitter: @sevkiyilmaz
Facebook: @sevkiyilmaztr @sevkiyilmaz1955