banner5

28.04.2019, 09:08

Çocuk tacizleri ve “dikenleri sulayanlar”

Son derece trajik, iç karartıcı günler yaşıyoruz. Hayvan katliamları, kadınlara yönelik cinsel saldırganlık, çocuk tecavüzleri, partizanca taşkınlıklar, fanatik hırçınlıklar ve nedensiz şiddet eylemleri…

Batman filmlerinin geçtiği suç patlaması yaşanan Gotham’a benziyoruz giderek…

Kötülüğün kalın zinciri her geçen gün bizi daha fazla sarıyor ve tahammül gücümüzün sonuna yaklaşıyoruz.

Kötülüğün bu kadar kolay, bu kadar hızlı, bu kadar aşikar yayıldığı bir toplumda hiçbirimiz güvende değiliz.

Kötülük 5 yaşındaki bir çocuğu da, savunmasız bir köpek yavrusunu da, metrobüste yolculuk yapan bir kadını da es geçmiyor.

Güpegündüz bir sokakta salınıp, metrobüste icraata kalkışacak kadar pervasız, gözü dönmüş bir kötülük bu…

Bu kötülüğe karşı Küçükçekmece’de oluşan tepkiyi, öfkeyi, insani duyarlılığı çok sağlıklı buluyorum. İnsanların çocuklarının hakkını aramak için demokratik tepkilerini göstermeleri son derece önemli. Bu duyarlılık arttıkça… İnsanlar çocukların, kadınların, hayvanların hakları için süratle, bilinçle organize oldukça, kötülük mevzi kaybedecektir.

Kötülük kaçınılmaz bir şekilde hep var olacaktır.

Eksik olan…Bir türlü çıkamayan caydırıcı cezalar ve iyiliği temsil eden insanlar arasında oluşacak bu türden bir mutabakattır. Böyle bir mutabakat kalıcı bir şekilde oluşmalı ve kötülüğün her türüne karşı bürokratik mekanizmaları harekete geçirerek mücadele etmelidir.

****

Küçükçekmece’de yaşanan, metrobüste meydana gelen taciz ve tecavüz vakalarının çizdiği bu ürkütücü, endişe verici tabloyu iyice analiz etmek gerekir.

Kötülük nasıl bu kadar hızlı yayılmakta, hangi metotlarla çoğalmakta, hangi ruhlara çöreklenmekte, hangi maskelerle kendini gizlemekte ve nasıl en zayıftan başlayarak darbesini göstere göstere vurabilmektedir?

Bu toplumun sorunlarını, geleceğini dert edinen aklı selim sahibi insanların bu soruları siyasetten bağımsız bir şekilde iyice muhakeme etmesi gerekir.

Elbette bu tür vakalar ilk elde adli olaylardır.

Her adli olay da evvela şahsi olaydır…

Unutulmamalıdır ki her şahıs da kültürünün, çevresinin ürünüdür.

Buradan şöyle bir yere varabiliriz.

Yaşanan kaosun, ahlakın sallanan kirişlerinden kaynaklandığını bilerek önce kendimize bakacağız…

Şahıs olarak toplumda ki bu ahlaki yozlaşmanın neresindeyiz?

Yozlaşmayı besleyenlerden miyiz?

Yoksa, onu yok etmeye çalışanlardan mı?

Nezaket, saygı, tolerans ve empati konusunda ne kadar gayretliyiz?

Kendimiz için istemediğimiz şeyleri başkaları için de istemeyecek olgunluğa ulaşmaya çalışıyor muyuz?

Çocuklarımızı kimseyi incitmemek, kimsenin malına el uzatmamak, başkalarını da kendi gibi düşünmek, başkalarının hakkına saygılı olmak, kötülüğe mani olmak şeklindeki terbiye ile büyütüyor muyuz?

Ailemizi, komşularımızı, akrabalarımızı, arkadaşlarımızı bulaşıcı kötülükten korumak konusunda rehberlik yapmak için çaba sarf ediyor muyuz?

Yoksa çevremizden de, bu toplumdan da “Bana ne” diyerek kaçıyor muyuz?

Bu konuda sadece başkalarını suçlayıcı dil kullanmak, mesuliyeti sadece yeterince işlemeyen devlet mekanizmalarına, çıkmayan yasalara, ağır işleyen adalete yıkmak bizi çözümsüzlükten kurtarmıyor maalesef.

****

Değerli okurlar… Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi uzun yıllardır şarkılı dizili ve magazinli bir popüler kültür diktatoryası ile şuurumuz felç edildi. Bu süreçte Türkiye, popüler kültür ürünleri ile münasebette dünyanın en önde gelen birkaç ülkesinden biri haline geldi. Karı/koca, ebeveyn/evlat, hoca/talebe, komşuluk, saygı, mertlik, tevazu gibi binlerce yıllık birikimimiz ve ilişki kültürümüz yağmalandı. Talan döneminin kural tanımaz yasalarıyla yetişen çocuklar da büyüdüler ve şimdi toplumda yer tutmaya başladılar…

****

Dolayısıyla reklamlarda, dizi filmlerde, popüler şarkılarda, magazin programlarında, sosyal medyada sinsice pazarlanan; bencil, sadist, güç tutkunu, haz müptelası kişilik tipinin farkına varmamız gerekiyor. Çünkü çocuklar, gençler bunları izliyor.

****

Popüler kültürün, iç güdüler üzerinden her yaştan insanı esir alarak diğerlerine karşı kışkırttığını, gayri meşru haz arayışını yücelttiğini, yıkıcılığı methettiğini, vandallığı çoğalttığını artık görmeliyiz.

7/24 “Palu ailesi” türevi hikayelerle tıkınan obur bir toplumun palulaşma belirtileri göstermesinin kaçınılmaz olduğunu, kötülüğün biraz da izleyerek sirayet ettiğinin ayırdına varmalıyız.

Geç gelen adaletin, suçun yanında hafif kalan cezanın kötüleri yüreklendirdiğini, iyileri karamsarlığa, yılgınlığa, ümitsizliğe ittiğini asla unutmamalıyız.

En büyük kötülük yayıcısı olan popüler kültüre karşı bir tepki geliştirmenin zamanın geçiyor. Popüler kültür ürünlerinin tüketiminde kendini muhafazakar/dindar addedenlerin hiçbir seçiciliğe sahip olmadıklarını, “ne çıkarsa“ izlediklerini, dolayısıyla kötülüğün, cehaletin, magandalığın yayılmasında başrolü sekülerlerle paylaştıklarını söylemek zorundayız.

****

Montesquieu’nun o ifadesi geliyor aklıma: “Bir halk iyi bir ahlaka sahip olduğunda kanunlar sadeleşir.” Yaşanan mide bulandırıcı/trajik olaylar gösteriyor ki iyi bir ahlaka sahip değiliz. Hatta, kendimizi övmeyi bir kenara bırakırsak ortalama bir ahlaka bile sahip değiliz. Çünkü kanunlarımız bırakın sadeleşmeyi, her geçen gün daha da çeşitlenen, daha da sadistleşen eylemlerden dolayı daha fazla detaylandırılmaya muhtaç durumda. 5 yaşındaki çocuklarımızı, savunmasız hayvanlarımızı, kadınlarımızı koruyamaz bir haldeyiz…

****

Ancak söz konusu sivil mutabakatı sağlayabilirsek, daha etkili, daha organize olabilirsek bu tablonun değişmesi için bir şeyler yapabiliriz. Yeter ki daha temiz, daha saygın, özellikle kadınlar ve çocuklar için daha güvenli bir toplum kurma inancımızı kaybetmeyelim ve bu hedefe göre çalışalım.

Bunu başaramazsak, hep birlikte kötülüğün önünü alamazsak, bu toplumu şimdikinden daha adil, daha güvenli bir toplum haline getiremezsek; daha korkunç bir toplum olacağız ve çocuklarımızın başka ülkelere iltica etme heveslerine, bu ülkeden kaçma isteklerine bahane aramaya, onları suçlamaya devam edeceğiz. Meydana getirdiğimiz karanlığı görmeden…

Burada Mevlana’nın adalet-zulüm misalini hatırlatmak istiyorum.

Mevlana, “Adalet nedir?” sorusuna ”Ağaçlara su vermek” diye cevap veriyor.

“Zulüm nedir?” sorusuna ise, “Dikeni sulamaktır” diyor.

Bu toplumda yıllardır siyasetin, aydınların, hepimizin gözleri önünde ağaçlar kurutuluyor ve dikenler sulanıyor… Ardından bu dikenler de er geç herkese bir şekilde batıp, canını yakabiliyor… Ama unutmayalım, ağaçlar olmazsa sadece onların benzersiz güzelliklerini izlemekten mahrum kalmayız, ayrıca, nefes de alamayız,

Hep birlikte, dikenler yerine ağaçların sulandığı, yeşertildiği bir güven toplumu kurmak için kendimiz ve ailemizden başlamak kaydıyla kollarımızı sıvayalım, inşallah…

Yorumlar (0)
-1
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 19 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:18
Öğle 13:20
İkindi 15:49
Akşam 18:12
Yatsı 19:36
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Göztepe 19 25
10. Antalyaspor 19 25
11. Malatyaspor 18 24
12. Sivasspor 18 23
13. Başakşehir 19 23
14. Konyaspor 18 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12