banner5

30.09.2019, 10:29

Deprem, dil ve din

Yaklaşık on altı bin kişinin hayatını kaybettiği, dört bin kişinin kayıp olduğu Büyük Japon Depremi’ni de unutup, besili yüzü bile kızarmadan “162 imam hatip inşa ederken 9 fen lisesi yapan bir millet deprem tarafından ezilmeye müstehaktır” diyebilen bir zer-zevatın dünyasında, depremi doğru şekilde tartışmak mümkün müdür?

Tabii ki mümkün değildir, zira “Japonya’da kaç imam hatip ve kaç fen lisesi vardı ki böyle oldu?” sorusunu zorunlu kılacak olan bu tartışmada, her şeyden önce sözün zemini yanlış olduğundan, soru da yanlış olacaktır.

Biz yine de, din düşmanlığı için özel olarak kurulmuş bu vb. zihinleri illetli bilimcileri hayatımızın dışına atarak, deprem esaslı dilimizi sahih, edepli ve hakkaniyetli bir menzilde tutabiliriz.

Bu maksatla, bundan iki yıl önceki bir deprem vesilesiyle yaptığım hatırlatmaları, güncelliğini korumuması bakımından tekrarlamayı gerekli gördüm:

“Depremin, insani açıdan bir şiddet olduğu yediden yetmişe herkesin malumudur. Çünkü o doğrudan yıkıma, can ve mal kaybına neden olur. Bizler de bunlara maruz kalmanın acısını, üzüntüsünü her şeyin önüne aldığımız için, depremin salt bu yanı üzerinde dururuz. Onun kendi içindeki olma zorunluluğunu, yerküre (nin oluşumunu sürdürmesi ve dolayısıyla kaçınılmaz hareketi) açısından bilimsel faydasını (varsa ki, mutlaka vardır) pek dile getirmeyiz.

Üstelik Allah şiddeti varoluşa bitişik olarak halk ettiği halde bu böyledir. Örneğin, bitkinin bitişi toprağa, doğum anneye, tomurcuğun patlaması ağaca.. yönelik bir şiddettir; ancak bu şiddetler yeni bir sahiplik, manzaranın güzelleşmesiyle seyir keyfinin artması v.b. etkilerle yine Allah tarafından perdelendiği için de biz şiddeti tabii afetler cümlesinden bildiğimiz şeylerin dışında görmeyiz; hatta özel bir dikkatle izlemediğimizde farkında bile olmayız.

Böylece, bir depremle maruz kaldığımız şey, şiddet ve onu izleyen oturma (kırılan yer tabakasının yerine yerleşme) hareketleri ise sarsıntılar olarak aklımızda yer, dilimizde ifade bulur; ama biz hallerin zahirinde, dil edebi içinde durma zorunluluğuyla ve beterin beterinden korunma duygusuyla her ikisini de sarsılma(k) fiiliyle niteleriz.

Sarsılmak fiili, Kelamullah’ta racefe (A’raf Suresi, 7:155) racce (Vakıa Suresi, 56:4), zilzal (Zilzal Suresi, 99:1); ve hatta (Ragıb el-İsfahani’nin kavlince) racze (Sebe Suresi, 34:5) şeklindeki kelimelerle yer alır. (...)

Nedir sarsılmak?

Sarsılmak, gücün kuvvetinin tükenmesine, aklın ve bedenin zayıf düşmesine, bocalamaya, davranış kabiliyetinin askıya alınmasına sebep olan anlık bir oluşun (sarsıntının) yol açtığı şeydir.

Sarsılmaya sebep olan şey, deprem gibi tecrübe edilen, ölüm haberi gibi bilgi suretinde gelen bir şey, yani neticede bilinebilen bir şeyin bilgisi olsa da, muhatabını yukarıdaki etkilere uğratır.

Bu yönüyle sarsılmak, zamandayken zamansızlığa, mekandayken mekansızlığa, fikirdeyken fikirsizliğe uğrama halinin karşılığı olarak, varlık halinde ani bir sekmenin, yarılmanın, duygu, akıl ve irade bağındaki kesilmesinin adı haline gelir.

“Sarsıldım, ne yapacağımı bilemedim, öylece kalakaldım” v.b. ifadeler de bu adı tanımlamaya mahsus bir imkansızlığın sureti olarak belirir.

Sarsılmak, hayret etmek değildir. Çünkü ilki olumsuz, ikincisi olumlu bir duruma bağlıdır. Sarsılışta bir idrak sekmesi, hayrette ise daha üst bir algıya, anlayışa tanıklığa sıçrama vardır. Sekme durdurur ve bocalatır, sıçrama ise uyarır ve aydınlatır.

Ancak sarsılmak da hayretin ürettiği sonuçları talep etmesi bakımından ona benzer. Tasavvufi kavramlarla söyleyecek olursak, muhasebe, tevbe, tefekkür, tezekkür, murakabe, Allah’ın ipine sarılma, havf ve reca, sabır, rıza, hamd ve şükür.. tıpkı hayretteki gibi sarsılmanın izleyeceği hal ve dil menzilleridir.

Aslında bunların hiçbirisi ne yeni bir bilgidir ne de bilginin kendisidir. Bunlar oldum olası vardır ve başta tabii afetler olmak üzere, bunlara benzer hallerin neden oldukları sarsılma ile bunlarla olan bağımız (ilişkimiz) yenilenir. İbn Arabi’nin veciz söyleyişiyle, söz konusu durumlarda “Bilginin kendisi değil, ilgisi yenilenir.”

Bu bakımdan doğru bir idrake ulaşmak, hadisattan doğru bir sonuç elde etmek için akıl ile iman dilinin müştereken işlemesini sağlayacak doğru kavramları kullanmak gerekir.

Örneğin, sarsılmak fiilinin yerine, sallanmak fiili kullanılmamalıdır. Çünkü sallanmakta gelip geçicilik, bir mizah, bir eğlence hali gizlidir.

Dolayısıyla bir mükelleften de tepkisini doğru kelimelerle ortaya koyması beklenir.

Çünkü son tahlilde dil, dindir.”

Yorumlar (0)
7
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12