Dolgusu düşen hayatlarımız

– Bu bir haberdar ediş yazısıdır. Göresiniz, duyasınız, bilesiniz diye…

– Tarihin en önemli kırılma zamanlarından birine şahitlik ediyoruz. Yorgun insanlık büyük bir akıl tutulması ve değer kaybı ile karşı karşıya.Sözlerin renksizliği, kaybedişler, keşkeler, ah’lar, yaman endişeler..

– Biz artık o eski gamsızlar, gülüp geçenler olamayız. Çünkü gittikçe nesli çoğalan dinozorlara dönüşüyoruz. Ve biliyoruz ki; dünya daha iyi bir yer olmayacak, bu kesin. Lakin ne kazanırsak kardır!

– Yirmi yıl önceki bilim kurgu filmleri yanılmadı. Hepimizi ele geçirdi makineler. Makinelerin etkisiyle bildiği iki yemekten biri patatesli yumurta, diğeri yumurtalı patates olan kızlar, mutfağa uyduramadıkları ayaklarıyla sosyal medyanın her mecrasını adımladılar. Aynı sosyal medya karşılarına her biri Paranoid Kişilik Bozukluğu’na sahip delikanlıları dikti.

– Bugün itibariyle teşhis konulmuş 275 milyon kaygı bozukluğu hastasıyla birlikte yaşıyoruz. Yüzde 62’si kadın. Üstelik bu hastaların dörtte üçü tedavi olmuyor. Londra Üniversitesinden Andre Spicer’a göre salgın hastalık gibi yayılan karamsarlık, aslında bireylerin gelecekteki olası hayal kırıklıklarına karşı kendilerini koruma yöntemiymiş.

– Bilirsiniz geçmişte doktorlar hastalarına üç beyazdan uzak durmaları gerektiğini ve bu şekilde sağlıklarını koruyabileceklerini söylüyorlardı. Doktor değilim ama en az üç beyaz kadar üç maviden de uzak durmalıyız. Bu üç mavi bizi tarihin en paranoyak şahsiyetleri yaptı.

– Her hareketten bir anlam çıkarıyoruz, her türlü duruma karşı bir senaryo üretiyoruz. Mutluluk taklidi yapmaktan ayakta duracak halimiz kalmadı.Michel Serres bu duruma “yumuşak kirlenme” adını veriyor.

– Yenildiğimizi ve alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerektiğini kabul etmek zaten kaybediyor olduğumuz hayatımızı bir yerinden yakalamak için yegane yoldur.

– Ruhun can çekişiyor, işi gücü bırak ve en kestirme patika yollardan ruhuna ulaşmanın yollarını ara. Bu sana ihtiyacından fazla şey kazandıracaktır, kanaatin olsun; inan bana.

– Ruh; sabırla, bekleyişle, beklemeyi öğrenmekle olgunlaşır. Ancak bununla birlikte bizi ele geçiren sahtelik hastalığından kurtulacağız.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Emrah
Emrah - 1 hafta Önce

Güzel

banner5