banner5

banner29

Opera ve bale nihayet klasik edebiyatı fark etti

Opera ve balelerde artık Türk klasikleri de yer bulacak. Leyla ile Mecnun ve Hüsn-ü Aşk başta geliyor...

Dosya 08.04.2007, 01:17 24.07.2019, 23:11
Opera ve bale nihayet klasik edebiyatı fark etti

Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun’u ve kentin mistizmini anlatan İstanbul, sahneye taşındı. Şeyh Galip'in ünlü eseri Hüsn-ü Aşk da önümüzdeki ay 'perde' diyecek. İlgiden hem sanat dünyası hem de bugüne kadar yolu opera ve baleye düşmeyen büyük bir kitle memnun. Peki bu zengin kaynak bugüne kadar neden opera, bale ve müzikale esin kaynağı olamadı? Bu hazine niçin bunca yıl görmezden gelindi? Bu konuyu bakanlık yetkililerine, koreograflara ve yönetmenlere sorduk. herkes aynı fikirde birleşti: “Bu ilgisizlik ayıp!”

Opera ve bale, uzun süredir görmezden geldiği klasik edebiyatın daha doğrusu divan edebiyatının sonunda farkına vardı. Geleneksel kültürümüze ait edebi eserlerin opera, bale ya da müzikale uyarlanmasına pek alışkın olmayanlar, bunların birer birer sahnelerde arz-ı endam etmesine şaşırmıyor değil. Şehir tiyatroları, İskender Pala’nın Fuzuli’den ilhamla yazdığı Leyla ile Mecnun müzikalini sahnelemeye başladı. Devlet opera ve balesi, İstanbul’u anlatan baleyi geçen hafta halkın beğenisine sundu. Koreografisini Beyhan Murphy’nin yaptığı Şeyh Galip’in ünlü eseri Hüsn-ü Aşk da önümüzdeki ay perde diyecek. Peki bugüne kadar bu eserler neden sahnelenmedi? Kimsenin aklına mı gelmedi, yoksa görmezden mi gelindi? Müzikte, tiyatroda, sinemada az da olsa edebi eserlerle ilgili çalışmalara rastlanıyordu; ama opera ve bale ile klasik eserler arasında bir mesafe vardı. Bu adımlar, mesafenin kalktığını mı gösteriyordu? Bu eserlerin sahnelenmesi, sanat ve düşünce hayatınnda bir dinamizm meydana getirebilir mi?

Leyla ile Mecnun müzikalinin yönetmeni Ali Taygun, bir süredir bu eserlerin yokmuş gibi değerlendirildiğini belirterek bu ilgisizliği “ayıp” olarak nitelendiriyor. Taygun, bunun sadece Osmanlıcadan kaynaklanan edebi bir sorun olmadığını, belleksiz bir toplum olmamızla ilgisi bulunduğunu vurguluyor. Taygun’a göre Leyla ile Mecnun dünya standardında bir klasik. Sanat yönetmeni, “Fuzuli’nin neredeyse çağdaşı sayılabilecek Shakespeare ülkesinde her yıl defalarca izleniyor. Onun da anlaşılması o kadar kolay değil; ama o gayreti sarf ediyorlar. Ayrıca toplumumuzun en zayıf yanı belleksizliğidir. Bugün türkiye’nin de, dünyanın da en büyük sorunlarından biri kimlik. bunların cevapları tabii ki klasik eserlerimizde saklı.” diyor. Yeni projesinde Mesnevi’den bir bölüm sahnelemeyi planlayan Taygun, bir buçuk ay önce perde açan müzikale büyük bir ilginin olduğunu belirterek, “Bu müthiş bir hazinedir. gün ışığına çıkarmak bizi iktisadi olarak daha büyük bir refaha erdirecektir. Toplumda bir dinamizm oluştu. bu eserleri ortaya çıkarmakta geç kalmışız.” şeklinde konuşuyor.

BEYHAN MURPHY: MAALESEF GEÇ KALDIK

Modern dans deyince akla gelen ilk isim koreograf Beyhan Murphy ise, klasik eserlerin sahneye bugüne kadar uyarlanmamış olmasını, “Maalesef geç kaldık. bu çoktan ele alınmış olması gereken bir konuydu.” şeklinde yorumluyor. Murphy, geç kalınmışlığın nedenini ise şöyle açıklıyor: “Dans sanatında edebi eserler genelde klasik metotlarla uyarlanıyor, uyarlanıyorsa eğer...

Türkiye’de anlatısal çağdaş koreografi daha yeni bir alan, bu yüzden söz konusu çerçevede ürünlerin verilebilmesi için çağdaş koreografların yetişmesi gerekiyor.”Kültürel tarihten bilinçli uzak durma gibi başka sebeplerin de olduğunun altını çizen Murphy, “Bu işler çok araştırma ve derinlemesine çalışma isteyen ve mevcut kaynaklarla beraber daha farklı kaynaklara ihtiyaç duyulan projeler.” diyerek her zaman o kaynaklara ulaşmanın mümkün olmadığını belirtiyor.

Murphy’nin, Hüsn-ü Aşk yorumu ise merakla bekleniyor. Hüsn-ü Aşk gibi bir şaheseri aynen anlatmak ya da sahneye koymak gibi bir amaçla yola çıkmadığını söyleyen Murphy, “Ancak ve ancak hüsn-ü aşk üzerinden yola çıkan çağdaş bir versiyona yeltenebilirim diye düşündüm. Dolayısıyla esere ‘Hüsn-ü Aşk’a dair’ diyoruz. bu ancak bir yorum ve dahası alçakgönüllü bir yorum olabilir.” diyor. Ünlü eser, Murphy’nin yorumuyla; modern bale alfabesini kullanan çağdaş bir dans olarak karşımıza çıkacak.

Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Meriç Sümen ise, konuya çok farklı bir bakış açısı getirerek, klasik eserlerin sahnelenmesinin tamamen koreografların bu eserlerden etkilenmesiyle ilgili bir durum olduğunu açıklıyor: “Eğer bir kareograf, etkilenmişse neden bu eseri sahnelemek istiyorsun diyemeyiz.

Bir koreograf, “Bu eser bana ilham verdi, çok güzel metin yazdım, sahneleyelim” teklifi ile müdürlüklere geliyorsa değerlendirmeye alınır, uygunsa sahnelenir.” Sümen, “Leyla ile Mecnun gibi bir aşk hikayesinden kimsenin bugüne kadar etkilenmemiş olması ilginç değil mi?” sorumuza, “Sahneye koyan kişiyi nasıl bulacaksınız ki, ısmarlanmaz ki!” şeklinde cevap veriyor. Ankara Devlet Opera ve Balesi, Mevlânâ yılı münasebetiyle iki Mevlâna Orotoryosu ve bir bale hazırlıyor.

'BİZE AİT ESERLERİN SAHNEYE YANSIMASINI İSTİYORUZ'

Kültür Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa İsen: biz geleneksel birikimin sahne sanatlarına yansımasını arzu ediyoruz.

Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü olarak iki temel yükümlülüğümüz var. Dünyanın önde gelen ürünlerini türk seyircisine ulaştırmak ve bu topraklarda yaşanmış hadiseleri sahne sanatları haline dönüştürmek.

Türkiye’deki sanat kurumları, özellikle opera ve bale, birincisiyle ilgili görevlerini yerine getirdikleri söylenebilir; ama ikinci görev, Atatürk’ün yaşadığı yıllarda onun emriyle ortaya çıkmış birkaç Türk eseri dışında sürdürülebilir bir politika olmaktan çıkmıştır.

Yeniden bunu gündeme taşımak istedik. Bu eserlerin sahneye taşınmasının kamunun ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Buradaki ölçütümüz şu olacak: ‘Kötü de olsa illa sahnede bizim eserlerimiz olsun’ gibi bir yaklaşımımız asla yok. Tam tersine bu estetik unsuru önemsiyoruz.

Opera, bale ve tiyatro ile klasik edebî eserler arasındaki mesafe kalktı mı?

Mustafa İsen: Opera ve bale ile edebi eserler arasındaki mesafenin bütünüyle aşılacağı kanaatinde değilim; ama en azından iyi niyetli birtakım girişimlerdir.

Ali Taygun: Kalktı diyemem. Kalkması için birtakım çabalar yeni başladı.

Beyhan Murphy: Her koreograf kişisel felsefi, sosyo-kültürel tercihleri doğrultusunda eserini seçer. bu o koreografın ya da yönetmenin zevkine bağlı bir durum ama son 10 senede bu mesafenin az da olsa azaldığını görüyoruz.

İSTANBULLULAR ESERLERİNE SAHİP ÇIKMALI

Hülya Aksular-’İstanbul’un koreografı: “İstanbul” salt bir bale değil, yedi sanat dalıyla rejisini yaptığım epik bir eser. “İstanbul”un klasikleşeceğine ve ülkenin kültür-sanat tarihine yerleşeceğine kesin gözüyle bakıyorum.

“İstanbul”, hem şehrimizin 2010 gündemine, hem de toplumumuzun sanatına bir ivme getirecektir. Çünkü bu yüksek cesaretle, sahne tekniğinin tüm donanımıyla ve çok kalabalık bir kadroyla hazırlanmış, herkesin tüm yüreğini ve emeğini koyduğu ilk büyük ve kapsamlı yerli eserdir.

“İstanbul”un yeni doğduğu şu günlerden, yakın ve uzak geleceğine kadar ne kadar gelişeceği, kendini mükemmelleştireceği sanatseverlere bağlı. İstanbullular şimdiden eserlerine sahip çıkmalı.

cuma ertesi
 

Yorumlar (0)
7
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
Namaz Vakti 01 Aralık 2020
İmsak 06:32
Güneş 08:03
Öğle 12:58
İkindi 15:22
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Karagümrük 10 14
8. Göztepe 9 14
9. Başakşehir 10 14
10. Konyaspor 9 12
11. Rizespor 9 12
12. Malatyaspor 9 12
13. Hatayspor 7 12
14. Trabzonspor 10 12
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 9 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 9 8
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 10 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. Fulham 10 7
18. West Bromwich 10 6
19. Burnley 9 5
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7