'Suudiler İsrail'in resmi sponsoru'

Yazar Dr Amira Abo el-Fetouh’un Middle East Monitor’de yazdığı makalede Suudilerin İsrail'in resmi sponsoru olduğunu vurguladı.

'Suudiler İsrail'in resmi sponsoru'

İŞTE O YAZI...

Suudiler İsrail'in resmi sponsoru

ABD Başkanı Donald Trump Suudi hükümetinin gizlemeye çalıştığı son şeyi de ortaya çıkardı. Sadece Muhammed Bin Salman'la ilgili değil, son konuşmasında “İsrail'e bakarsanız, İsrail Suudi arabistan olmadan büyük bir sorunla karşı karşıya kalır. Suudi Arabistan güçlü bir müttefikimiz. Gerçek şu ki Suudi Arabistan'ın Orta Doğu'da bize büyük faydası var. Suudi Arabistan olmasaydı büyük bir üssümüz de olmayacaktı.”

Suudi Arabistan İsrail'in düşman ordusunda her şeyi yapıyordu, örtü altından kimseler görmeden hizmet sağlıyordu. Sahte bir dini kimlik kullanıp, Sünni Müslümanların savunusu ve Kabe'nin muhafızı olduğunu ileri sürüyor. Ancak Trump'ın bu açıklamaları onların kaplamasını ortadan kaldırdı ve Müslüman dünya karşısında tamamen açıkta kaldılar. Bazılarımız Suud ailesinin İsrail'in varoluşunu korumaya oynadığının farkındaydık fakat birçok Müslüman da afallamıştı. Onların güya iki kutsal caminin muhafızı oldukları söyleniyor ancak iki cami onlardan vazgeçti. Filistin'de İsrail'in varlığını koruyup sürdürdükleri için AL Aksa Camisi'ni de İsrailli işgalcilerin elinde tutmaları için kararlı olduklarını farkettik.

Yazarlar Suud hükümetinin gizli anlaşması hakkında yazmaya devam etsinler Trump'ın dakikalar içinde başardığını yine de başaramazlardı. Daha da ötesi kimse onlara inanmazdı ve Müslüman dünyay onlar ayakkabı fırlatırdı!

Suudi hükümeti 100 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkıntıları üzerine kuruldu. İngiliz konsolosluğunda tezgahlanan ve uygulanan sözde Büyük Arap İsyanı'nı o İslam devletine karşı gerçekleştirmişlerdi. Birinci Dünya Savaşı ve müttefiklerin zaferinin ardından İngiliz ajanlar, Mekke Şerifi Hüseyin bin Ali tarafından yönlendirilmişlerdi.

Galip müttefikler aralarında savaş topraklarını bölüştüler ve Müslüman devletini doğu, batı, kuzey ve güney olarak parçaladılar. Buna ek olarak Balfour Deklarasyonu ve bir diğer gizli anlaşma yayınlandı ancak hiçbiri yayınlansın istemedi. Suudi devleti sonrasında yaratılacak olan İsrail devletini korumak için 1923'de doğdu. Trump ise sahne arkasındaki bu gizli anlaşmayı ilan etti. Bütün hepsini ortaya çıkardı ve hain devlet tarafından kullanılan paravanı kaldırdı!

İsrail devleti Arap bölgesinde ekilirken Suudi Arabistan da Arap milletinin ortasında, Arapların ve Müslümanların içinde bir diken olarak onların düşmanlarını korumak için yerleştirildi!

Şayet Yazar Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine dair bir umut ışığı varsa bu da Suudi Arabistan'ın millet karşı oynadığı kirli oyunun ifşa edilmesidir. Onun temiz kanı yolsuzluğu, hain iktidar ailesini kaldıracak, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi'yi bu ailenin elinden kurtaracak. Bu iki mescidin kurtulması ise Al Aksa'yı da İsraillilerin tecavüzünden kurtaracak. Gelişen şartlar ve uluslararası arenadaki değişimler ve gelişmeler bunun er ya da geç olacağını gösteriyor. Bütün göstergeler krallıklarını bataklık kumuna saplandığını işaret ediyor.

Suudi Veliaht Prens Salman'ı kahramanca savunan ve Cemal Kaşıkçı'ya karşı işlediği zalim suç sonrası düşmekten korumak isteyen Trump, çok sert açıklamalar yaptı. Bu açıklamaların ise özellikle mi yoksa kendiliğinden mi geliştiğini bilmiyoruz. Buradaki amacın ne olduğuna bakılmaksızın açıklamaları Muhammed Bin Salman'ın düşüşünü hızlandırdı.

Şayet Arap ve Müslüman dünyasındaki bütün devrimci güçler, taraflar ve hareketler birleşse Filistin davasına ve diğer popüler konulara Trump'ın ve Suudi çocukların hizmet ettiği kadar hizmet edemeyecekti. Trump gerçek düşmanların peçesini kaldırdı, Arap Siyonistler.

Cemal Kaşıkçı'nın temiz ve onurlu kanı milletin düşmanlarını yakacak bir ateş oldu.

Kaynak: Middle East Monitor

Güncelleme Tarihi: 27 Kasım 2018, 15:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER