banner29

Avrupa Halk Partisi ve Macar iktidar partisi Fidesz arasındaki 2 yıllık anlaşmazlık ayrılıkla bitti

- Gazeteci Gabor Stier:- "(Avrupa Halk Partisi ve Fidesz arasında) Gerçek anlamda diyalog kopmuştu. Zaten 2 yıldır Fidesz'in üyeliği de askıya alınmıştı. Kovid-19 ve Almanya'nın duruşu, nihai kararın alınmasını geciktirdi"- "Macaristan Başbakanı Orban'ın Avrupa'da yeni ve güçlü bir sağ kurup kuramayacağı çok önemli. Eğer bunu gerçekleştirebilirse o zaman Avrupa Halk Partisi'nden ayrılmak, Fidesz için kazançlı bile olabilir"

Genel 12.03.2021, 12:03
Avrupa Halk Partisi ve Macar iktidar partisi Fidesz arasındaki 2 yıllık anlaşmazlık ayrılıkla bitti

BUDAPEŞTE (AA) - MEHMET YILMAZ - Macaristan'da iktidar partisi Macar Yurttaş Birliği (Fidesz) ve Avrupa Parlamentosu'ndaki (AP) Hristiyan Demokratlar'ın çatı oluşumu Avrupa Halk Partisi (EPP) arasında yaklaşık 2 yıl süren kriz, Fidesz'in EPP'den ayrılmasıyla sonuçlandı.

Macaristan hükümetinin, 19 Şubat 2019'da dönemin Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile ABD'li iş insanı George Soros'un fotoğrafını kullanarak başlattığı sığınmacı karşıtı kampanya, büyük tepkilere neden olmuş ve Fidesz'in EPP'den ayrılmasıyla sonuçlanacak süreci başlattı.

Kampanya nedeniyle EPP'nin bazı üyeleri, Fidesz'e "Hristiyan-demokrat" değerlerinden uzaklaştığı ve "Avrupa karşıtı kampanya yürüttüğü" şeklinde suçlamalar yöneltti.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise EPP'de göç taraftarlarının Fidesz'e saldırdığını ve söz konusu güçlerin EPP'yi "göçmen taraftarı uluslararası bir kuruma dönüştürmeye çalıştığını" öne sürdü.

EPP'de Fidesz'e yönelik eleştiriler 20 Mart 2019'da partinin EPP üyeliğinin askıya alınmasına neden olurken, Başbakan Orban EPP'yi "Avrupa imparatorluğu" ve "göçmenlerin Avrupası"nı kurmak isteyen sol liberallere yönelmiş olmakla suçladı.

Ardından Fidesz'in son bir yılda izlediği politikalarda herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle EPP'de Fidesz'in üyeliğinin sürekli olarak askıya alınması kararı çıktı.

- "EPP ve Fidesz, birçok konuda fikir ayrılığı yaşıyordu"

Macar gazeteci Gabor Stier, Fidesz'in EPP'den ayrılması sürecini ve geleceğe yönelik tahminleri AA muhabirine değerlendirdi.

Fidesz ve EPP arasındaki krizin yaklaşık 7 yıldır devam ettiğini, iki oluşumun her geçen gün biraz daha birbirinden uzaklaştığını belirten Stier, "Gerçek anlamda diyalog kopmuştu. Zaten 2 yıldır Fidesz'in üyeliği de askıya alınmıştı. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve Almanya'nın duruşu, nihai kararın alınmasını geciktirdi. Aslında bu açmaz durum, iki tarafa da rahatlık sağlıyordu ama bu sonsuza dek sürdürülemezdi." diye konuştu.

Stier, Avrupa'daki sığınmacı krizinin Fidesz-EPP ilişkilerini ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekerek, iki partinin AB fonlarının hukukun üstünlüğü mekanizmasına bağlanması, Avrupa'nın geleceği, eşcinsel evlilik, çok kültürlülük ve bunun gibi Avrupa'nın geleceğini ilgilendiren birçok konuda ayrıştığını söyledi.

Eski ve yeni AB üyeleri arasında gerilimin baştan beri var olduğunu belirten Stier, Fidesz'in daha sağa evirilmesine karşın EPP'nin ise sol liberal tarafa yönelmesinin iki parti arasındaki krizin daha da büyümesine neden olduğunu ifade etti.

- "Orban'ın Almanya'dan korkmasına gerek yok"

Fidesz'in EPP'den ayrılması nedeniyle her iki tarafın da kaybedeceğini vurgulayan Stier, şöyle devam etti:

"EPP, açıkça Fidesz için çok büyük ve etkili bir şemsiyeydi ve bu artık olmayacak. Ama Alman fabrikaları Macaristan'da olduğu sürece, Macaristan Başbakanı Orban'ın Almanya'nın sert siyasetinden korkmasına gerek yok. AP'deki en büyük gruptan ayrılması nedeniyle Fidesz etkisini kaybedecek. Aslında Orban'ın Avrupa'da yeni ve güçlü bir sağ kurup kuramayacağı çok önemli. Eğer bunu gerçekleştirebilirse o zaman EPP'den ayrılmak Fidesz için kazanç bile olabilir. Benzer şekilde EPP de kaybedecek çünkü Fidesz, EPP'de güçlüydü. EPP, Orta Avrupa partilerinin bazılarının sempatisini kaybedebilir hatta Sloven ve Bulgar hükümet partileri bile EPP'den ayrılabilir."

Stier, Orban için eski İtalya İçişleri Bakanı ve aşırı sağcı Lig Partisi'nin lideri Matteo Salvini ve aşırı sağcı İtalya'nın Kardeşleri Partisi (FdI) lideri Giorgia Meloni'nin yanı sıra Polonya, Slovenya ve Bulgaristan'da hali hazırda iktidardaki partilerle ittifak yaparak AP'de bir grup kurmanın en uygun adım olacağını belirtti.

Orban'ın, başkanlığını aşırı sağcı Marine Le Pen'in yaptığı AP'deki Uluslar Avrupası İçin Birlik Grubu'na (UEN) üye olmasının beklenmediğini ama Avrupalı Muhafazakarlar ve Reformistler Grubu'na (ECR) katılımının ihtimaller dahilinde olduğunu dile getiren Stier, Orban'ın öncelikle bağımsız bir grup kurmak için girişimlerde bulunacağını olumlu sonuç alamaması durumunda bu seçenekleri değerlendirmesinin beklendiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?