Şevki Yılmaz, seçim sonuçlarını değerlendirdi!

24 Haziran seçimlerinde Cumhur-Millet ittifakı iktidara talip iki kanat olarak yola çıktı. Millet İttifakı seçim sonrasında istedikleri başarıyı elde edemese de alınan sonucu bir başarı olarak yorumladı. İttifak içerisindeki Saadet Partisi’nin izlediği yolu, Şevki Yılmaz haber merkezimize değerlendirdi.

Şevki Yılmaz, seçim sonuçlarını değerlendirdi!
Millet İttifakı yola çok iddialı çıktı. CHP, Saadet Partisi ve İyi Parti birlikteliği viraja hızlı girince dönüşü alamadı, duvara tosladı. Seçim günü sandıkların tamamına yakınının açılması ile sonuçlara yönelik algı çalışması yapıldı, halk sokağa davet edildi. Sosyal medyada asparagas haberler ile iddialar desteklendi.

Seçim sonuçlarının birçok spekülasyon ile itibarsızlaştırma çabalarının başını ana muhalefet partisi CHP çekti. Ne var ki gün sonunda ortaya attıkları iddiaları küçük bir lokmaymış gibi yuttular. Kendi ağızları ile “Adam kazandı” demek zorunda kaldılar.

Millet İttifakı içerisindeki muhalefet partileri ağız birliği etmişçesine aldıkları oyu bir başarı olarak değerlendirdi. Süreç içerisinde Saadet Partisi’ne yönelik değerlendirmeyi için Refah-Yol Hükümeti 20. Dönem Rize milletvekili Şevki Yılmaz yaptı.



İşte Şevki Yılmaz'ın haber merkezimize yaptığı açıklamalar;

Başarısızlıktan ders alınmadı

Başarısızlığını kabul edemeyenler tarih boyunca başarısızlığa devam ederler. Her parti lideri ve kadroları seçim sonrasında başarısızlıktan ders çıkarmalılar. Matematiksel olarak oyu düşen partilere baktığımızda sonuçları başarı olarak yorumluyorlar. Bu da gösteriyor ki geçmişten ders alınmıyor. Ders alınsaydı, tarih tekerrür etmezdi.



Saadet milli çizgiden çıktı

Milletimiz Saadet Partisi’nden milli çizgide muhalefet yapmasını beklerdi. Maalesef bu gerçekleşmedi. İktidarın uyarıcı muhalifi olacağına, mandacıların yanında yer almayı tercih etti. Bundan dolayı 16 senedir mağlubiyet yaşanıyor. Hala sonuçlarından ders alacakları yok. Başkaları suçlanarak, suçu üzerinden atıyor.

Temel gemiyi götüremedi

Temel bey bizim çok sevdiğimiz bir kardeşimiz. Ama ne yazık ki gemiyi çok iyi götüremedi. Bunun sebebi Saadet içerisindeki çift başlılıktır. Bir partide çift başlılık kavgayı, kaosu doğurur. Yanlış kararların yolunu açar.

Zahirde genel başkan olarak Temel Karamollaoğlu olarak gözüküyor. Fakat ardına baktığımızda ikinci bir lider olarak Oğuzhan Asiltürk’ü görüyoruz. Bu çok yanlış bir biat anlayışı. İki başlılık, Saadet Partisi’ni hezimetin de hezimetine uğratan ana sebeplerden biridir. Saadet, muhalefetin muhalefeti olmadıkça oy alma, Cumhur İttifakı içerisinde yer almadıkça barajı aşma şansı yoktur.

Biz daha önce de uyardık kardeşlerimizi.  Eğer seçimlerde Cumhur İttifakı ile olsalardı AK Parti 300’ü geçmişti. MHP yüzde 25 SP ise yüzde 20 almış grup kurulmuştu. Bu da Türkiye’nin çok büyük menfaatineydi.

Saadet samimi olmalı

Saadet partisi, milli çizgi raylarından çıkmış bir trene benziyor. O tren tekrardan raylara nasıl oturtulacak çok merak ediyorum. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. İstedikleri kadar Erbakan Hocanın yolunda olduklarını söylesinler, ne yaptıkları belli değil. Eylemleri ve söylemleri gece ve gündüz gibi birbirine zıttır. Erbakan Hocayı istismar etmeyi bırakıp samimi olunması gerekir.

Bunun için merhum hocanın ailesinden özür dilenmeli. Fatih Erbakan ve kardeşlerine kucak açıp, geçmişte yapılan hatalar telafi edilmeli.

“Parti partidir, tarikat tarikattır”

Saadet Partisi’nin öncelikle herkese kucak açması gerekiyor. Tarikat mı parti mi buna bir karar vermeleri gerekiyor. Birilerine kâfir demek, gömlek giyip çıkarmak ile bu iş yürümez.

Bizden olmayan dinden çıktı gibi bir algı yayıyorlar. Bu yoldan dönülmesi gerekir. Bu anlayış, Saadet Partisi’nin içine kapanık olmasının sebeplerinden biridir. Cennet-cehennem dağıtması Parti’yi yok eden unsurlardan biridir.

Partinin yalnızca iktidar olmak için bir vasıta olduğunu söyleyen Yılmaz, Saadet’in partiyi vasıta olmaktan çıkardığını belirtti. Cennete giden direkt bir yol olarak görülmeye başlandığını vurguladı. Oysa hiçbir ayırım yapmadan herkesin kucaklanması gerektiğinin altını çizdi. Refah Partisi döneminde meyhanelere kadar girdiklerini, sarhoşla da kucaklaştıklarını söyleyen Yılmaz; “Parti partidir, tarikat tarikattır.” dedi.



“Biat” istismar ediliyor

Yılmaz, biat kelimesinin yanlış anlaşıldığını vurgulayarak şunları kaydetti:

“Biat istismar ediliyor. Biat yanlışlığı Saadet içerisinde bir avuç da olsa fanatik bir toplum oluşturdu. Zerre inancı olan kişi mümindir. Bu inanca yeniden dönülmesi gerekir. Parti imanın şartlarından biri değildir. Biatın şahsa yapılmadığının öğrenilmesi gerekir.

Birçok temiz taban biat cinayetine kurban edilmekte. Bu sadece Saadet Partisi’nde değil, birçok tarikatlarda bugün bu durum mevcut. FETÖ melunu biatı kullanarak namaz kılanları gece dışarı çıkardı, gece teheccüd kılanları ise katil etti.

Allah’a biat kulluktur. Hz. Muhammed (s.a.s)’e biat ise ümmet olmayı kabuldür. Müminler kayıtsız şartsız Allah’a kul, Peygambere ümmettir.

Biatın devlet kanadında anlamı vatandaşlığı kabul etmektir. Devlet ile vatandaş arasında bir sözleşme, seçme-seçilme anlamını taşıyan bir hukuktur. Devlet başkanımız şimdi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Vatandaş olarak herkes ona karşı hukuki olarak sorumludur. Bu devlete biattır. Aksini iddia eden devleti tanımıyor demektir. Böyle fıkıh tabirlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından halka çok iyi açıklanması gerekir ki; fanatik toplumlar oluşturulmasına zemin bulamasınlar.

Rüzgar ters yönden esiyor

Partilerin enflasyonu vardır. Parti rüzgara göre kurulur. Şu anda rüzgar, yeni bir muhalefet partisi lehine esmemektedir.

Parti kurmak kolay iş. Bugün ben de bir parti kurabilirim. Ama, sayısı 80’i aşan vilayette parti örgütlemek kolay iş değildir. Halkın şu anda bir parti arayışı yok. Fatih Erbakan’ın yapacağı iki şey vardır.

Birinci Saadet Partisi ile barışıp yeni bir muhalefet çizgisi ile yola devam etmesidir. Şu anda Saadet’in fanatizmi ne yazık ki buna müsaade etmez.

İkincisi ise Recep Tayyip Erdoğan’a elini uzatması. Babasından dolayı Fatih Erbakan olmak yerine, başarısından dolayı bir Erbakan olmalı. Bu kıvama gelebilmek için tecrübeden geçmek lazım. Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmelidir, AK Parti içerisinde görev almalıdır. Ağustos ayında yapılacak kongrede Fatih Erbakan AK camia ile beraber olmalıdır. Prof. Dr. Erbakan hocamın kucağından yetişmiş bir Fatih’in gelecekte başarılı bir siyasetçi olacağına inanıyorum.

Cumhur İttifakı varlığını korumalı

Cumhur İttifakı belediye seçimlerinde de kurulmalıdır. Bu ittifakın içerisinde Saadet de yer almalıdır. Yerel seçimleri erkene alma oyununa gelinmemesi gerekir. Genel seçimlerin erken yapılması ne kadar doğruysa, yerel seçimlerin erkene alınması bir o kadar yanlış bir karar olacaktır. Mart 2019 içerisinde yapılması planlanan seçim yine zamanında yapılmalı.

Önümüzdeki 9 ay içerisinde belediyelere siyasi MR yapılmalıdır. 1 ay içerisinde açığa çıkan ahmaklar unutulmamalıdır. Belediye başkanları yeniden gözden geçirilmeli, içerideki mal-makamkoliklerin karantinaya alınması gerekmektedir.

Ben seçimlerde milletimizin gösterdiği kararlılığı yeniden kutluyor, teşekkürler Türkiye diyorum.
Güncelleme Tarihi: 09 Temmuz 2018, 15:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER