Türkiye'nin yıllardır kanayan yarası olan ve akıbeti bir türlü aydınlatılamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, yargı kanadından peş peşe asrın operasyonları geliyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen soruşturmada ulaşılan sarsıcı yeni deliller, kamu görevlilerinin de içine sızdığı karanlık bir şüpheli ağını tamamen çökertti. Soruşturma kapsamında "kasten öldürme", "insan onuruna yönelik saldırı" ve "suç delillerini karartıp yok etme" gibi çok ağır suçlamalarla gözaltına alınan 15 şüpheliden 10'u, çıkarıldıkları mahkemece teker teker tutuklanarak cezaevine fırlatıldı.

Demir parmaklıklar arkasına gönderilen isimlerin profili ise davanın üzerindeki o korkunç baskıyı ve sis perdesini kanıtlar nitelikte. Tutuklananlar arasında; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, Abakarov'un annesi Cemile Yücer ile eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu, SIM kart verilerini usulsüzce sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ve dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir gibi çok kritik isimler yer alıyor.

Türkiye bu toplu tutuklama şokuyla çalkalanırken, davanın en kilit firari aktörü için de uluslararası mekanizmalar jet hızıyla işletildi. Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmanın firari şüphelisi olan ve ABD'ye kaçtığı belirlenen Umut Altaş hakkında çıkartılan kırmızı bülten ilamı sonrası, ABD güvenlik makamları harekete geçti. Adalet Bakanlığı ve Interpol'ün koordineli çalışmasıyla firari şüpheli Umut Altaş, saklandığı ABD'de kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Daha önce ağabeyi tarafından sosyal medyada paylaşılan gizli videolarda, Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'ya yönelik "sıktım" şeklinde kan donduran bir itirafta bulunduğunu iddia eden Altaş'ın, Türkiye'ye iade süreci ve mahkemede vereceği ifadeler davanın seyrini tamamen değiştirecek.






