banner5

11.01.2019, 11:49

Hangi metafizik

Ebu Hâmid el-Gazâlî’ye göre varlık, imge, lafız, mana ve ilim ilişkisi şöyledir:

“...bir şeyin önce dış dünyada (ayn’larda), sonra zihinlerde, sonra lafızlarda, daha sonra da yazıda bir varlığı vardır. Buna göre yazı, lafza; lafız da nefiste bulunan manaya delâlet eder. Nefiste bulunan ise dış dünyada mevcut olanın imgesi/misâlidir. Buna göre başlı başına var olmayan bir şeyin zihinde bir imgesi şekillenmez. Bu imge zihinde şekillendiğinde ise bu, o şeyin bilgisidir (ilmidir). Zira ilmin manası; imgesi olduğu şeye duyular bakımından mutabık olarak nefiste hasıl olan bir imgeden başka bir şey değildir. Nefiste bu iz, yani imge, açık olarak belirmedikçe bu ize delâlet etmek üzere bir lafız düzenlenmez. İçinde sistemli seslerin ve harflerin yer aldığı lafız düzenlenmedikçe bu lafza delâlet eden bir yazı da resmedilmez. Dış dünyadaki ve zihinlerdeki varlık, lafızlar ve yazı şeklinin aksine ülkelere ve halklara göre farklılık arz etmez. Zira lafızlar ve yazının delâleti vaz’i ve ıstılahidir/uzlaşımsaldır.” (Mi’yâru’l-İlm –İlmin Ölçütü, çev.: Ali durusoy – Hasan Hacak, TÜTEK Yayınları, İstanbul 2013)

Bergson’un Madde ve Bellek’te imgeyi, “şey ile tasarım arasında yarı yolda duran bir varoluş” şeklinde tanımladığını da hatırlatarak, metafizik tefekkürün genelliğine; her inanışın, her dünya görüşünün, her varlık anlayışının bu genellik içinde ikamet ettiğine öncelikle dikkat çekmeliyiz.

İslam metafiziği olarak Tasavvuf da aynı yerde kendi farklılığı ve biricikliği ile ikamet eder.

Diğer bir söyleyişle Tasavvuf, kendisinden önce zaten var olan metafizik tefekkür içinden, Kur’an ve Hadis’lerin mihenk edinilmesiyle sağlanan yeni bir seçmeden, ayıklamadan ve eklemeden, daha açık söyleyişle İslamileştirmeden ibarettir.

Tasavvuf tarihinde buna ilişkin çok sayıda örnek yer almaktadır. Biz bunlardan en çok bilinen bir örneği hatırlatmakla yetinelim:

“Hasan Basrî, Râbia’ya ‘Benimle evlenir misin?’ diye sorunca, Râbia ona şöyle cevap verdi: ‘Evlilik seçme hürriyeti olanlar için gereklidir. Bana gelince benim kendim için [bir şey] seçme hürriyetim yok. Ben Rabb’imin hizmetinde ve onun emrinin gölgesindeyim, benim şahsımın bir kıymeti yok. Hasan Basrî, ‘Bu dereceye nasıl ulaştın?’ diye sorunca ‘Küllî fenâ ile’ diye cevap verdi. Bunun üzerine Hasan Basrî ona ‘Sen bunu nereden biliyorsun? Bizde bu yok’ demiştir.” (Abdurrahman Bedevî, Şehîdetü’l-‘aşki’i-ilahî’den nakleden: Metinlerle Tasavvuf Terimleri Sözlüğü, haz.: heyet, Kalem Yayınları, Trabzon 2006)

Râbia’nın, Tevhid (Birleme) değil ittihat (birleştirme) şeklindeki bilgisinden ve Hasan Basrî’nin “Bizde bu yok” tepkisinden hareketle baktığımızda “Küllî fenâ” teriminin ilk kullanılışından yaklaşık bir buçuk asır sonra Karma Teorisi’nin tasavvufun içine çekilerek Fenâ-Bekâ Teorisi başlığı altında sistemleştirilmesini mümkün görmek gerekir.

Nitekim el-Hucvirî’nin “Hindistan’da ilim, tezkir (vaaz) ve tefsir sahasında yetkili olduğunu iddia eden bir adam görmüştüm, bu meselede benimle tartışmaya girmişti. Dikkat edince, fenâ ile bekâyı anlamadığını, muhdes ile kadimin arasındaki farkı bilmediğini anladım. Mutasavvıfların cahil taifesinden birçokları Küllî fenâ’ya (fenâ-yı küllîye) itikat etmekte ve bunu caiz görmektedirler. Bu açıktan açığa mükabere ve inatçılıktır. Zira (insanın maddi, cismani, bedeni ve toprak unsurundan olan) cüzlerinin fenâsı ve bunun inkıtaı asla olmaz” şeklindeki eleştirisi de (Keşfu’l-Mahcûb - Hakikat Bilgisi, çeviren: Süleyman Uludağ, Dergâh Yayınları, İstanbul 2010) bizim yaklaşımımızı teyit etmektedir.

Burada sorun yukarıda söylediğimiz şekliyle, kadim metafizik tefekkürü içinde, İslam metafiziği olarak Tasavvuf’un kendi farklılığı ve biricikliği ile ikamet edişinin mahiyetini doğru belirleyebilmektir.

Zira Tasavvuf dediğimizde salt İmâm-ı Rabbânî (ve son olarak Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî) tefekküründe Kitap ve Sünnet üzere tecdid edilerek kristalleştirilen bir tasavvuftan söz edemiyoruz. Heterodokstik ve sair mistik telakkiler de buna dahil bulunuyor ki, bu manada, Tasavvufun, metafizik tefekkürün geneli içinde nasıl özelleştiğini; sentez etkisinden, hatta kültürel enfeksiyondan korunarak nasıl yapılandığını temellendirmeye muhtacız.

Bunu böyle belirlediğimizde ise, her şeyden evvel elimizde Tevhid’ten başka bir ayrımın ve bundan başka bir ölçünün (ölçütün) bulunmadığını fark ederiz. Nitekim Tasavvufî mertebeler, makamlar, menziller... ne denli çeşitlendirilirse çeşitlendirilsin en son Tevhid’de karar kılar, burada toplanır (cem’ edilir) ve ancak bu sayede Tasavvuf kendi fark’ına erişerek, biricikleşir; en net söyleyişle İslamîleşir.

“Hangi metafizik” veya “hangi Tasavvuf” sorusunun cevabı da bu sayede netleşir: Kur’an ve hadislere göre müesseseleşen bir Tasavvuf!

Bu cevaba vasıl olduğumuzda, Tasavvuf’un yeni zamandaki (şahsi çıkar vasıtası, mezar ekonomisi, din pazarlamacılığı, gizli şirk, cübbeli meczupluk vb.) olumsuz imgeleri, kendiliğinden kaybolmaya mahkum olur ve insanı önce insan ve devamında Müslüman insan olarak konumlandıran Tasavvuf fikriyatı, yeni zamanın da en elzem, mevcut sorunlara mahsus en ideal çözüm esası haline gelir.

Yorumlar (0)
9
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 22 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:16
Öğle 13:21
İkindi 15:52
Akşam 18:15
Yatsı 19:39
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12