Anne ve Babalar  neden çocukları dini eğitim alsın isterler.
Buyurunuz...
Yeryüzünde insanoğlunun varlığından itibaren, tüm fikri gelişmeler, hayata dair düşünceler insanoğlunu mutlu ve huzur içerisinde yaşatmanın teorilerini ve pratiklerini ortaya koymuştur. İlahi dinlerin temel amaçlarından bir tanesi insanı, insanca yaşatacak olan temelleri ortaya koymasıdır. Dünya üzerinde insanlık yeryüzünden kalkınca yerini ne dolduracaktır? Doğal olarak insanlık dışı şeyler dolduracaktır. İşte Dini inanç sistemlerindeki  tüm yaptırımlar, emirler ve yasaklar bu insanlık dışı olayların, insanlığa hakim olmasını engellemiştir. İnsanın insanları incitmeden yaşamaktır.
İnsanın inancı ve vicdanı kendisini kontrol eder. Bu iki değer de çocukluktan itibaren yetişen nesile yeteri kadar verilmelidir. Her canlıya saygı, inançlı bir insanın ilkesi olmalıdır. Bu inanç sayesinde VATANI sevmeyi, MİLLETE hizmet etmeyi, Devlete SAHİP ÇIKMAYI ÖĞRENİR.
Hal böyle olunca,  Dini inanç sistemleri,  insanlık dışı davranışlara giden bütün yolları tıkamak gerektiğine inanır. Bunun tam tersini iddia eden fikir sistemleri de olmuştur. İncelendiğinde görülmektedir ki, o fikir sistemlerinin sınıfta kaldığı nokta insan davranışlarını iyi analiz edememekten geçer. İnsan davranış biçimlerini iyi analiz edemedikleri için yanlış ile doğruyu ayırt edememişlerdir. Bu çok basit gibi gözüken ayrışım noktasının tespit edememe yanlışlığı kendi fikir sistemlerinin çökmesine neden olmuştur. İnsan madde ve ruhu ile bir bütündür. Getirdiğiniz çözümler bu iki parçayı da içine alan çözümler olmak mecburiyetindedir. Kimileri akılları ve mantıklarının bu doğruyu kabul etmesine rağmen, değişik sebeplerden dolayı, insanın madde ve ruh ilişkisini kabullenmek istememişlerdir. Böyle olunca da getirdikleri öneriler çözümsüzlük ihtiva etmektedir.
Hayatın akışı içerisinde insanlar yaptıkları yanlışların topluma ne kadar zarar verip vermediğini düşünmeden kendi bildiklerine göre hayatlarını yaşamaktadırlar. Bu yaşayış tarzı birilerine zarar veriyorsa bile, inatla o yaşama tarzından vazgeçmemektedirler. Ne zamana kadar, kirlettikleri toplumun, kirleri bir gün kendilerine bulaşana kadar, bu yanlışlara devam ediyorlar. Yanıldıkları nokta şudur;  kirlettiğiniz şey bir eşya değildir ki, kaldırıp atasınız. Kirlettiğiniz şey tüm canlılığı ve tazeliği ile hayatın içerisinde kendini bulmaktadır. Onu kirletmeden önce düşünmek lazımdır.
Sosyal hayatta bunun örnekleri oldukça fazladır. BU DENGESİZLİĞİ KÖRÜKLEYEN anlayışın başında öz özgürlük kavramının net bir şekilde tanımlanmaması yatmaktadır. Muğlak ve fulu yorumlar yüzünden bazen insanlar bu kavramın arkasına gizlenerek, başka insanların özgürlük sınırlarını zorlamaktır. Hatta  ihlal etmektedir. Yaşama şartlarına müdahale etmeye varan davranışlar içerisine girmektedir.
Toplumda kimi zaman yaygın hale gelen, Dedikodu, gıybet, çekememezlik, iftira, hırsızlık v.s. gibi tüm yanlışlar. Toplum huzurunu bozmaktadır. Oysa inanç sistemimiz tüm bu kavramlar için ciddi uyarılarda bulunmuştur.  Önemli olan kişinin bu yanlışları ne kadar yaparak, toplumun kirlenmesine ne kadar katkı sağladığı dır. Yahut yaptığı şeyin toplumu kirletip, kirletildiğini fark etmesidir. Ruhun ve iç dünyanın kirlenmesine yönelik olan bu hareketlere bir de, dış dünyayı her alanda kirleterek katkı vermekteyiz. Çevreyi bilerek kirletmek, tahrip etmek, yakıp, yıkmak, çevresiyle Dünyayı yaşanmaz hale getirmek, bunların örnekleridir.
İnsan bazen farkında olmadan bu eylemleri bilerek de yapmaktadır. İşte o zaman kontrolden çıkar, bırakın çevreye zarar vermeyi diğer canlılara da zarar vermektedir. Bu ne adına olursa olsun yanlış bir harekettir.  
 Vatan ve Millet sevgisini sadece kelimelerle ifade ederek hayata geçirmiyorlarsa bu süreç biraz daha uzayacaktır. Kendi elimizle yaşayacağımız bir Dünya yoktur, kendi elimizle kirletebileceğimiz bir Dünya vardır. Bırakın Dünyamız kendi seyrinde dengeleri bozulmadan yoluna devam etsin. Birilerinin yanlış müdahaleleri  dengeyi bozmaktadır. İnsanlık herkese lazımdır. Her zaman paylaşılacak ortak noktalar bulunacaktır. Yeter ki; bu amaç da iyi niyetli olalım…

Bu amacı gaye edinen nesiller yetiştirelim...
Haydi çocuklar  CAMİYE... Anne ve  Babalar bu tatil günlerinde ihtiyaç hissettikleri dini eğitimin bir  parçasını Yaz KURAN Kurslarında bulabilirler...