banner5

23.08.2020, 14:53

İnsana özgürlük ayetleri sunmayan Allah, Allah değildir

Esir eden, köleleştiren bağımlı ilişkilerden, modern aşk'lardansa özgürleştirici sevgilerden derin ilişkiler yaratmalıyız. 

Sanayileşme sonrasında kapitalist düzende bireyler, kendi sorunlarıyla yüzleşme sorumluluğundan kaçınmak adına kolaylıkla otoriter kurum ve kuruluşların etkisine girmektedirler. Kilise'den özgürleşmek adına sendikanın esaretine girilmiştir. Krallardan özgürleşmek adına demokrasinin esaretine boyun eğilmiştir. İnsan içsel endişelerinin, kaygılarının, korkularının dayatmasını çözmek adına kendisinin bağlanacağı "otorite" kişiliklerin ya da kuruluşların sürüsü olmayı kabullenmektedir. 

İnsan, insan olmanın kaçınılmaz gereği olan içsel acılarını dindirmek adına, korkularından ve  ahlaki yüzleşmelerden kaçınmak adına kendisini " Allah sevgisine " bağımlı hale getirmektedir. " Allah'ı çok seversem Allah'ta beni çok sever " beklentisiyle dine yönelen bu insanlar, dinin içinde çöreklenen habis urlar olarak dine en çok zarar veren bilinçsiz ve niteliksiz insanlardır. ''Allah'ı çok seviyorum'' diyerek ''Allah'ın da  kendisini sevmek mecburiyetinde olduğunu uman''; habis urlar gibi yaşayan bu korkak insanlar " İlahi Aşk " yalanlarıyla insanları uyuşturmaktadırlar. İlahi aşk hastalığı yaşayan insanlar, depresyondaki insanları çözüm olarak Allah'a götürmek vaadiyle kandırmaktadırlar.  Allah sevilmesi gerek bir totem değildir. Allah, insanın hayatında bir öz bilinçle yaşanması gereken bir sonsuzluktur. Bu yaşam tabi ki sevgisiz olmayacaktır! Yukarıda belirttiğimiz sevgi şekliyle bu sevgiyi öz bilinçle yaşama arasındaki farkı lütfen dikkatlerden kaçırmayalım.

 " Asra yemin olsun ki, insan mutlaka ziyandadır. " 

İnsanın ziyanda olması bir yönüyle depresyonda olması demektir. İnsanı özgürleştirmeyen din, din değildir. İnsana özgürlük ayetleri sunmayan Allah, Allah değildir; olsa olsa sadece özü de sözü de bir olmayan çok'lu  bir Yunan Tanrı'sıdır. Allah'sız dindar ya da dinsiz insanın ruhunda olan her türlü arzu sapkındır. Şöhret, mevki, makam, seks, para, güç ve iktidar çabası içinde olan insan sapkın insandır. Kişinin kendi toplumunun dinsel geleneklerine dair herhangi bir ilgisinin olmamasıyla gurur duyması da bu sapkınlığın bir sonucudur. Dinsiz insanlar, içinde yetiştikleri toplum açısından ve kendileri açısından da talihsiz insanlardır. Geleneğin kökleri ve gücü altında ezilerek, onun varlığına dayanamayan ve kendilerini ona uymak zorunda bırakan ya da kendilerini ondan koparıp ona isyan etmeye çalışanlar psikolojik açıdan kimlikleri de kişilikleri de zayıf olan kimselerdir. Kimlik, daha ziyade topluma dönük sosyal bir veçhedir. Kişilik ise iç dünya ile ilgili psikolojik bir veçhedir. Bu açıdan değerlendirdiğimizde 

Allah, toplumsal açıdan sağlıklı kimlikleri olanların ve içsel olmak bakımındansa bilinçli kişilik sahibi insanların Allah'ıdır. Özgür insan kendisini gelenekle yoğururken aynı zamanda kendine özgü bir birey olabilen insandır. Geleneğin kötü taklitçisi olmak yerine gelenekle kendisini yenileyen insanlar toplum için büyük şanstır. Geçmiş çağların önder şahsiyetleri peygamberlerin ve bilge kişiliklerin engin tecrübeleriyle güçlü bağlar kurup kendimizi aydınlattığımız oranda gelecek nesillerin büyük umudu oluruz. İnsanlık mirasına iz bırakmayan insan korkakça ve yüreksiz bir hayat yaşamıştır. Namerde muhtaç olan insan şeytanın endişelerine korkutmalarına yenilerek mertliğini yitirmiştir. Modern çağın nevrotik insanın derdine psikologların terapileri, psikiyatristlerin ilaçları bile çare olamamaktadır. 

" Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır. "

Kapitalist kurum ve kuruluşların içinde sürü olarak yer alan insan, kaçınılmaz olarak anlamsızlık ve yalnızlık duygularıyla boğuşmak zorunda kaldığında bu süreçte ruhu bunaldığı için depresyonla  tanışmaktadır. Kapitalizm, dini de bir ticarete dönüştürdüğü için din bezirganları aracılığıyla depresyon sorunu yaşayan insanlar için Allah'a giden yollar, köprüler inşa etmektedir. Kapitalizmin inşa ettirdiği sözde Allah'a giden yollarda ve köprülerde seyahat eden insanlar, sapkın duygu ve düşüncelerin tuzaklarına yakalanmaktadırlar. Zamandan ve mekandan münezzeh olan Allah'ın varlığını bilimsel düşüncelerle onaylamaya çalışmakta en az inkar etmek kadar dinsizce ateist bir davranıştır. Allah, köprülerde yürüdükçe yollarda aradıkça bulunacak olan değildir.

 " Allah eksiksiz, sameddir; bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir "

" Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, Onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. Ufacık bir yardıma bile engel olurlar. "

Allah'a teslim olarak özgürleşen insan erdemli insandır. 

 "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğiniz şeyden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz."

Adem, itaat ettiğinde değil söz dinlemediğinde benlik kazandı.  Adem, cennetteki rahatlığı bir yana bırakıp özgürlüğü; güvenli hayatı bırakıp sancılanarak büyümeyi yani erdemli insan olmayı seçmiştir. Cinsel arzularıyla ve çalışmak mecburiyetiyle cennetten dünyaya sürülen Adem ve Havva onurlu bir insan olmuşlardır. Onur demek kişinin kendi varlığına, kendi kişiliğine karşı beslediği saygı, insanı insan yapan iç değer demektir. 

Kapitalist düzen Yahudiliği, Hristiyanlığı ve  İslamiyeti kuşatarak müntesiplerini itaat eden kullar haline dönüştürmek gayretindedir. Din, itaat eden esir ruhlu kulların değil isyan ederek, çabalayarak, alın teriyle özgürlüğünü elde eden asil ruhlu insanların barınağıdır. 

İnsan, ailenin ve devletin itaat sisteminden isyan ederek bağımlılıklarından kurtulmadıkça özgürlüğünü elde edemediğinde Allah'ın yüceliğine ve birliğine dair öz bilince asla erişemez. Aile ve devlet insanın bu dünyadaki cennetidir. İnsan, Adem gibi yasaklara teslim olmadığında ailenin ve devletin cennetinden kovulmak pahasına yalnızlığının dünyasında çilesine mahkum edildiğinde özgürlüğünü kazanır. Özgür insan Hakk'ın dışında hiçbir güç ve iktidar karşısında boyun eğmeyerek hakikatin sırrına ermiş yani  kendisini onurlandırmış insandır. 

İnsan, ailesinin ve devletin terbiye ettiği bilincinin boyunduruğundan kurtulup bilinçdışının sonsuzluğunda hakikatin sırrına erdiğinde; isyandan sükunete erişerek gerçek özgürlüğe yani korkak ve esir insanlarında peşinde koştuğu,  bıkmış ve usanmış bir şekilde elde etmek için sözde çabaladığı  ama erişemedikleri mutluluğa kavuşabilmektedir. Özgür insan olmak demek çocukluk dönemiyle bağlarımızdan kopmak ve yeni bir düzen yaratabilmek adına eski düzeni yerle bir etmek için içsel çatışmalarla çilesini çekerek insanın kendisini yeniden bir öz bilinçle yaratmasıdır.  

Özgürlük, insanın yalnızlığının çilesinde ruhunun terlemesiyle elde edilen sonsuz bir mutluluktur. Alınlarında değil yüreklerinde Allah'a secdelerinin nasırı olanlar Hakk'a ermiştir. 

Özgürlük, içinde büyüdüğümüz ailelerimize ya da havasını ve suyunu tükettiğimiz devletimize değil  Allah'a kalben teslim olmaktır. 

Yunus Emre'leri, Mevlana'ları, Ahmet Yesevi'leri, Hacı Bektaşi Veli'leri büyütmeyen aileler ve yüce ruhlu bireyler yetiştirmeyen devletler kardeşliğin, birliğin ve beraberliğin yani Türklüğün ve Müslümanlığın sırrına eremezler. 

" Bazıları Allah’tan bir şey umarak ibadet ederler; bu tacirlerin ibadetidir. Bazıları da korkarak ibadet ederler; bu da kölelerin ibadetidir. Bazıları ise Allah’a şükür olarak ibadet ederler; bu da hür insanların ibadetidir. İşte en faziletli ibadet budur. " 
Hz. Hüseyin 

Hz. Hüseyin, soyu sopu tertemiz kanıyla ve adaletsizlik karşısında asi ruhunun şehadetiyle özgürlüğün sırrına ermiş asil ruhlu bir kahramandır. Çocuklarına Hz Hasan ve Hz Hüseyin'i yani Peygamberin ehli beytinin sevgisini aşılamayan dindarların kötülükle imtihanı kıyamete değin sürecektir.

Hz. Hüseyin'in kanı katliamla büyük bir adilik ve şeref yoksunluğuyla nerede akıtılmışsa özgürlüğümüzün sırrı da orada saklıdır. 10 Ekim 680'de, Kerbelâ şehrindeki katliamı yapanların torunları bu katliamın bedelini binlerce Hz. Hüseyinler yetiştirmedikleri takdirde Irak olarak, Suriye olarak,  Lübnan olarak Ortadoğu'da kıyamete değin ödeyeceklerdir. 

Hz. Ali'nin, 
Hz. Fatma'nın yetiştirdiği Hz. Hasan'lar, Hz. Hüseyin'ler gibi çocuklar yetiştirmeyen Türk ve Müslüman aileleri, özgür ruhlu yetişkinleri asla yetiştiremeyecektir. 

İstanbul Sözleşmesi'nden sonra artık ne Ömerler ne Hüseyin'ler 
ne de Ali'ler yetişir. İstanbul Sözleşmesi, Zeus'tan ve Metis'ten olma  Athena'lar yetiştirir. Athena'nın çocukları, Türklüğün ve Müslümanlığın felaketidir.

Son sözümüz 28 Şubat kahramanı Abdurrahman Dilipak'ı selamlamak olsun. Hakk'ın ve hakikatin yılmaz savunucularına selam olsun...

Adaleti mülkün temeline koyan; Ömer'lere selam olsun...

Yorumlar (1)
ALİ TOPUZ 5 ay önce
Türklüğü red eden bir "din", din değildir. Ben Müslümanım; İslamcı değilim.
Bu ülkede iki baskın inanç sistemi var: Birincisi İslam'dır. İkincisi İslamcılık'tır.
İslamcılar insanların kavmiyetlerini ve onları değerli kılan ayır edici özelliklerini önemsemezler. Onlar için önemli olan kişilerin müslüman olup olmamalarıdır. İşte onlar! Büsbütün İslamcılardır. Onlar ki ilahi realiteyi inkar edenlerdir. Onlar, köleliği emreden inancın, yani İslamcılığın mensuplarıdırlar.

Türklüğü red eden bir "din", din değildir. Türklük demek erkeklik demektir; özgür olmak demektir. Bunun neresi İslam'a aykırı? İslamcılık ise, imgeler dünyasında, yaşlı bir kadın ile simgelenir. Tipik bir ninedir: Huysuz, kontrolcu, baskıcı, inatçı, sulu gözlü... Bu özellikler adeta "Pensilvanya"daki din istismarcısını anımsatıyor bana.

Türklük erildir/erkekliktir.(tohum, erkeklik özü)
Oysa bir çok kavim dişidir/dişildir.(toprak)

"İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini/tohumu(erkekliği, Türklüğü) ve nesli(Aile, kültür) helak etmek için koşar. Allah ise bozgunculuğu sevmez." (Bakara/205.ayet)

İstanbul'ü feth eden ruhta Türklük ruhu vardı. Doğu Akdenizde Türklük özü vardır. Fırat Kalkanı Harekatında Türk erkeği/askeri vardı. Nerde bir kahramanlık varsa orada Türk ve Türklük vardır. Türk ırkının ruhunda ve damarlarındaki asil kanda erkeklik hormonu(testesteron) vardır. Tüm insanlığın ise bu kudrete ihtiyacı vardır.

"Ne mutlu Türk'üm" demeyi ayıp sayan bir "din", din değildir. Mutlaka batıldır. İslamiyet, Türkçülüğü yasaklamıyor; "faşizm"i yasaklıyor.

"Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal" "Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet. Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal" Ve hakkımızdır Türkçü olmak ve Türkçülük yapmak.
13°
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:14
Öğle 13:21
İkindi 15:55
Akşam 18:19
Yatsı 19:42
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13