Çocukları sünnet etmenin dinen hükmü nedir?

'Çocukları sünnet etmenin dinen hükmü nedir?' sorusunu ilahiyatçı Mehmet Talu, 'Dini Meselelerimiz Sorular ve Cevapları' kitabında cevapladı.

Çocukları sünnet etmenin dinen hükmü nedir?

Soru: Çocukları sünnet etmenin dinen hükmü nedir?

Cevab: Bismillahirrahmanirrahim.

Allah'ın Resûlü tarafindan "Islâm fitratindan" olduğu bildirilen "Hitan" ya da biz Müslüman Türkler arasındaki ifadesiyle "Sün-net": Bilindiği gibi, erkek çocukların tenasül uzvunun ucunu örten deri kılıfın kesilmesi ameliyesidir. Bugün tüm Müslümanların dinî bir vecibe olarak hassasiyetle uyguladığı "Sünnet'e dair, Kur'an-ı Kerim'de iki ayet-i kerime (Bakara:129 ve Nahl: 123) bulunduğu bir kisim müfessirlerce ileri sürülmüştür. Hadis-i Şeriflerde ise, "Hitan" önemle tavsiye edilmektedir.

Bunlardan bazıları:

Fıtrat (Bütün Peygamberlerin dinlerinde yer alan ve uygulanan işler) beştir. Yahut beş şey fitrattandır: Sünnet olmak, kasıklari traş etmek, koltuk altını yolmak, tırnakları kesmek, bıyıkları kısaltmak.

Hz. Peygamber (SAV) ise, kendileri bizzat torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyn'i sünnet ettirmiş ve yukarıda zikredilen Hadis-i Şeriflerde açıklandığı gibi, Müslüman olanlara sünnet olmayı emretmiştir. Binaenaleyh sünnet olmak: Terki caiz olmayan bir islâm

Hanefilere göre, "Hitan", Imam-1 Azam'dan gelen bir rivayete göre Hitan; farz değilse de vaciptir. Ancak mezhebin meşhur görüşü: Hitan, Islâm'in şiarindan olan ve terki caiz olmayan bir sünnettir. Hatta bir belde ahalisi, çocuklarını sünnet ettirmeyi terk edilirse,İimam (Islâm Devlet Reisi) onlarla harbeder, yani onları Hakk'a getirinceye kadar savaşır. Binaenaleyh mazeretsiz terk edilemez. Sünnet olmaya takati olmayan yaşlı gibi.

SÜNNET ALAMET-İ FARİKA OLMUŞTUR

Bu mülahaza ile Müslümanlar sünnet olmaya büyük önem vermiş ve sünnet olmayı, Kelime-i Şehadet gibi Müslümanlarla kâfiri birbirinden ayıran bir alâmet-i farika olarak telakki etmişlerdir. Bugün müslümanlar arasında namaz, oruc, zekât, hac, içki, zina, tesettür ve faiz gibi dini emir ve yasaklara riayet etmeyenler bulunduğu halde sünnetsiz bir Müslümana rastlamak mümkün değildir. Gerek tahsilli ve gerekse tahsilsiz müslümanlar arasında sünnet olmak ve domuz eti yememek bir dereceye kadar Müslüman olmanın ölçüsü olmuştur. Hatta "muhtedi" sünnet olmadikça Müslümanlığın nakıs olduğuna sünnetsizin namazının caiz olmayacağına, kestiğinin yenilemeyecek ne Kabe'yi tavaf edemiyeceğine ve şahidliğinin muteber olmayacağına kail olanlar da vardır. Halbuki, dinin bütün emir ve yasaklarına aynı derecede önem vermek gerekir.

Sünnet olmak, İslâm'ın şiarından olan ve terki caiz olmayan, sanki farz derecesinde bir sünnettir. Toplumumuzun, sünnet olmak Müslüman olmanın bir şartı gibi telakki etmesi, ona sünnet adını verecek kadar önem vermesi ve bu işi titizlikle uygulaması, gerçekten her türlü takdirin üstündedir. Dinimizin diğer emir ve yasaklarına da bu hassasiyetin gösterilmesi en büyük temennimizdir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5