Ebû Humeyd es-Sâidî kimdir? Ebû Humeyd es-Sâidî ‘nin hayatı...

Ebû Humeyd es-Sâidî kimdir? Ebû Humeyd es-Sâidî nerede doğmuştur? Ebû Humeyd es-Sâidî ne zaman doğmuştur? Ebû Humeyd es-Sâidî nasıl Müslüman olmuştur? Ebû Humeyd es-Sâidî nasıl hicret etmiştir? Ebû Humeyd es-Sâidî nasıl evlenmiştir? Ebû Humeyd es-Sâidî’nin cesareti, Ebû Humeyd es-Sâidî ‘nin hayatı, Ebû Humeyd es-Sâidî’nin vefatı…

Ebû Humeyd es-Sâidî kimdir? Ebû Humeyd es-Sâidî ‘nin hayatı...

İşte, "Ebû Humeyd es-Sâidî kimdir? Ebû Humeyd es-Sâidî nerede doğmuştur? Ebû Humeyd es-Sâidî ne zaman doğmuştur? Ebû Humeyd es-Sâidî nasıl Müslüman olmuştur? Ebû Humeyd es-Sâidî nasıl hicret etmiştir? Ebû Humeyd es-Sâidî nasıl evlenmiştir? Ebû Humeyd es-Sâidî’nin cesareti, Ebû Humeyd es-Sâidî ‘nin hayatı, Ebû Humeyd es-Sâidî’nin vefatı…" sorularının cevabı...

Ebu Humeyd (r.a.) Ensardan. Hicretten sonra Müslüman olmuştu. Uhud Savaşından itibaren Peygamberimizle birlikte bütün savaşlara iştirak etti.

Hz. Ebû Humeyd'in Peygamberimize aşırı bir muhabbeti vardı. Resulullaha canla başla hizmet ederdi. Peygamberimizin nasıl namaz kıldığını en iyi bilenlerden birisi de oydu. Bununla iftihar eder, "Resulullahın namazını en iyi bileniniz benim" derdi.

Ebu Humeyd (r.a.), Peygamberimizden 36 tane hadis-i şerif rivayet etti. O, hadis rivayet ederken son derece ihtiyatlı hareket ederdi. Ya, "Resulullahtan kulağımla duydum" der, ya da "Zeyd bin Sâbit'e de sorun" derdi. Onun rivayet ettiği şu hadis, Resulullahın mübârek sözlerini tanımak ve anlamak için, bir ölçüdür:

"Benden rivayet olunan bir hadis duyduğunuz zaman, kalpleriniz onu tanır. Kalbinizin ona karşı yumuşadığını, ruhunuzun onu kabul ettiğini, onun size çok yakın olduğunu hissedersiniz. Duyduğunuz zaman kalpleriniz ondan nefret eder, içiniz ürperir, aklınız onu kabul etmezse, o söz benden uzaktır."

Ebu Humeyd'in (r.a.) rivayet ettiği bir hadis de şu meâldedir:

Resulullah (a.s.m.) Esed Kabilesinden Ibni Lütbiye isimli birisini zekât memuru olarak tayin etmişti. Bu zât vazifesini tamamlayıp Medine'ye döndüğünde getirdiklerini göstererek, "Bu sizin, bu da benim; bana hediye edildi" dedi. Bunun üzerine Resulullah (a.s.m.) minber üzerinde şunları söyledi:

"Kendisini zekât toplamaya gönderdiğim şu memura ne oluyor ki; gelmiş, 'Şu sizin zekât malınız, bu da bana hediye edilmiştir' diyor. Bu adam babasının yahut annesinin evinde otursaydı, kendisine bir hediye verilir miydi, verilmez miydi? Muhammed'in (a.s.m.) nefsi kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizden birisi hıyanet edip o maldan bir şey alırsa, hiç şüphesiz ki, Kıyamet gününde o insan aldığı malı boynuna yükleyerek getirir. Aldığı hayvan deve ise, boynunda inleye inleye; sığır ise avaz avaz bağırarak; koyun ise şiddetle meleyerek gelir."

"Bu konuşmadan sonra Resulullah (a.s.m.) iki elini, koltuk altı beyazlığı görününceye kadar kaldırdı ve iki defa, 'Allah'ım, emirlerini tebliğ ettim mi?' diye üç defa tekrarladı. Bu hadisi kulağımla duydum ve söylerken Resulullahı gözlerimle gördüm. Zeyd bin Sâbit'e de sorunuz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5