Bitlis’te yaşayan Haydar Yılmaz, keçi kılı ve kendir kullanıp, çuvaldızla yaklaşık 2 bin 500 dikiş atarak, genellikle halk oyunları gösterilerinde ve özel günlerde kullanılan, süs olarak da şark köşelerinde yer alan harik üretiyor.

Bitlis’te, devlet sanatçısı ve harik (yöresel ayakkabı) sanatının son ustaHaydar Yılmaz, kaybolmaya yüz tutan harik üretiminin sürmesi için çaba gösteriyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğündeki atölyede çalışmalarını sürdüren Yılmaz, ustalarından öğrendiği harik sanatını 25 yıldır yaşatıyor.

Macaristan'da Türk Mutfağı Haftası'nda Türk yemekleri tanıtıldı Macaristan'da Türk Mutfağı Haftası'nda Türk yemekleri tanıtıldı

Genellikle halk oyunları gösterilerinde ve özel günlerde giyilen, süs olarak da şark köşelerinde kullanılan harikin taban, yan, iç ve dış kısımlarına çuvaldızla yaklaşık 2 bin 500 dikiş atan Yılmaz, keçi kılı ve kendirden hazırlayıp 12 aşamadan geçirdiği ayakkabıyı tamamen el işçiliğiyle üretiyor.

Yılmaz, siparişle hem halk oyunları ekipleri için hem de hediyelik olarak harik yaptığını belirtti.

Harikin yöreye özgü geleneksel ayakkabı olduğunu dile getiren Yılmaz, rivayete göre 600 yıllık geçmişi olduğunu söyledi.

Kaybolmaya-yüz-tutan-harik-sanatini-yaşatmaya-çalişiyor-1

Kaybolmaya yüz tutan sanatı yaşatmak için yoğun mesai harcadığını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:

“25 yıldır mesleğin son ustası olarak bunu yaşatmaya ve genç nesillere aktarmaya çalışıyorum. Harik, keçi kılı ve kendirden yapılıyor. Harikin, tabanı ve dikiş ipleri kendirden, üst örgüsü ise keçi kılından yapılan patiklerden oluşuyor. Patikleri, kendirden yaptığımız iplerle tabana dikerek nakış ve bağcıkların ardından hariki tamamlıyoruz. Kalıp, taban, iç ve dış dikişler olmak üzere 12 aşamadan geçen bir çift hariki 4-5 günde üretiyoruz. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünün sunduğu desteklerle bu sanatı yaşatmaya, geçimimi sağlamaya çalışıyorum. Destekler olmazsa bunu devam ettiremem. Çünkü pazar ve satabileceğim yer yok.”

Zorlu aşamalardan geçen harikin makine kullanılmadan tamamen el işçiliğiyle üretildiğini belirten Yılmaz, “Kendiri çevirme yöntemiyle ipe dönüştürüyoruz. Bir harikte 16-20 arasında ip kullanıyoruz. Bir güne yakın ip yapımı sürüyor. Dikişi ise çuvaldızla yapıyoruz. İpimizin uzunluğu 3 ile 5 metre. Her dikişi attıktan sonra tabanın sağlam olması için ipi çekip dizimizle gerdiriyoruz. Dikişler sağlam olmazsa taban dağılır. O nedenle dikişleri germemiz gerekiyor. Harikin taban, iç ve dışına yaklaşık 2 bin ile 2 bin 500 dikiş atıyoruz. Sürekli ipi çekip dizimizle dikişi gerdiriyoruz. Bu işlemi tekrarlayarak tabanı oluşturuyoruz. Sonra üst örgü aşamasına geçiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kültürün yok olmaması ve bu sanatın yaşatılması gerektiğini aktaran Haydar Yılmaz, “Bu sanatı yaşatmak için pazar, malzeme ve eleman yetiştirmede sıkıntı var. Buna rağmen 25 yıldır mesleğin son ustası olarak bunu yaşatmaya ve genç nesillere aktarmaya çalışıyorum.” diye konuştu.