banner5

banner29

Dilipak'a okurlarından destek! Yanındayız...

Usta yazar Abdurrahman Dilipak'ın bir yazısında geçen ifadelerinin çarpıtılmasıyla kendisine 81 ilde başlatılan suç duyurularına vatandaşlardan tepkiler dinmiyor. Son olarak Dilipak'ın bir okurunun paylaştığı yazı, tepkinin boyutlarını gözler önüne serdi. Okur; ''Hasan KARAKAYA, Şule Yüksel Şenler, Nuri PAKDİL bugün hayatta olsaydılar acaba toplumu ifsat eden bu sözleşmeye sahip çıkarlar mıydı? DİLİPAK'ın yanında dururlarmıydı? Yoksa sessiz mi kalırlardı? Yada ''linç'' kampanyasına onlarda katılırlarmıydı?'' ifadelerini kullandı.

Kültür-Sanat 08.10.2020, 15:57 08.10.2020, 16:38
Dilipak'a okurlarından destek! Yanındayız...

'AKP'nin Papatyaları' başlıklı yazısında kullandığı bir ifade bağlamından saptırılarak linç girişiminde bulunulan gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak'a 81 ilde suç duyurusunda bulunulmasına vatandaşlardan tepkiler gelmeye devam ediyor. Son olarak Dilipak'ın bir okurundan usta yazarın müstear ismini kullanarak Habervakti'ne gönderilen bir yazıda Abdurrahman Dilipak'a destek verilirken AK Parti'nin tutumuna tepki gösterildi.

"AK PARTİ OLARAK KAL, AKP OLMA"

Hasan Karakaya, Şule Yüksel Şenler, Nuri Pakdil bugün hayatta olsaydılar acaba toplumu ifsat eden bu sözleşmeye sahip çıkarlar mıydı? Dilipak'ın'ın yanında dururlarmıydı? Yoksa sessiz mi kalırlardı? Yada ''linç'' kampanyasına onlar da katılırlarmıydı?'' bu yöndeki sorular artarak devam ederken söz konusu yazıda Abdurrahman Dilipak'ın camiada çok eski isimlerden biri olduğu ve 28 Şubat dahil en zor dönemlerde Müslümanların safında yer aldığı vurgusu yapılıdı ve AK Parti'ye "Hep AK PARTİ olarak kal! Ne olur, AKP olma." çağrısında bulunuldu.

İşte o yazı:

Üstadım DİLİPAK

Onu, Türkiye çapında yapılan başörtüsü eylemleriyle tanıdım. 28 Şubat sürecinde, küresel sistemle birlikte hareket eden yerli işbirlikçileri Müslüman halkın ensesinde boza pişiriyordu. İrtica söylemleri ayyuka çıkmıştı her akşam televizyonlarda şeriata küfrediliyor ve Müslümanlar aşağılanıyordu. Böyle bir ortamda “Yaşasın Şeriat” diye kitap yazan, üniversitelerde okuyan kızların, başörtüleriyle okuyabilme haklarını savunmak için -hoca kılıklı şeytanların füruattandır diyerek eylemlerin amacına ulaşmasını engellemek için piyasaya sürüldüğü bir dönemde- Şanar YURDATAPAN gibi ateist, ama demokrat bir adamla eylemler düzenleyerek kamuoyunun dikkatini üzerine çekti. Mücadelesi müthişti, yargılandı. Dönemin kibirli generallerine karşı dik duruşundan taviz vermedi. Güven ERKAYA’ ya “Hakkımı helal etmiyorum.” dediği için 312 general, hakkında dava açtı. Evi haczedildi. Haftada beş gün günde beş kez mahkemeye çıktı. Aslında dindar çevreler onun mücadelesini çok iyi bilir. Buradan devam etmeyelim burası bitmez, benim DİLİPAK ‘ a olan ilgim nereden geliyor onu yazmak istiyorum.

Üniversite yılları ideolojilerin en rijit savunulduğu, fikirlerin eleştiriye tabi tutulmadığı yıllardır. 28 Şubatla birlikte üniversite sonrası iki binli yılların başında artık sorgulamalarım başlamıştı. Bolca DİLİPAK okuyordum. Trabzon‘ a gittiğimde Vakit Gazetesi alır ve ilk önce DİLİPAK okurdum. Aslında o dönemde Hasan KARAKAYA da çok popülerdi ama beni DİLİPAK daha çok cezbediyordu. İki bin üç yılından sonraki tüm köşe yazılarının bugüne kadar tamamını istisnasız okumuşumdur hem de birçoğunu birkaç kez. Sosyal medyanın olmadığı zamanlarda köşe yazılarını kesip saklar ve bulduğum kalabalıklara okurdum. Artık konuşmalarımda sürekli ondan alıntılar yapıyordum ve bu çok belli oluyordu. Arkadaşlarım, “ DİLİPAK ne demiş?” diye hep bana sorarlar. Piyasada olan tüm kitaplarını okudum. Ulaşabildiğim videolarını seyrettim. Doksanlı yıllardaki Mulhouse Konferansı ve bu dönemde Armağan ÇAĞLAYAN’ la yapmış olduğu röportaj gerçekten sıra dışıdır. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla da beğeni sayısına bakmadan hep paylaştım. Çok önemsediğim yazılarını vatsap gruplarına ve bireysel olarak arkadaşlarıma attım. Derin Gerçekler programının olduğu pazartesi akşamları televizyon benimdir. Saat yaklaştığı halde Akit TV açılmamışsa çocuklar hemen uyarır; “ Baba bu akşam bir şey unuttun mu? “ derler. Öyle takip ediyordum ki her sabah namazından sonra, ilk işim aynı heyecanla DİLİPAK okumak ve paylaşmak olmuştu. İşin en ilginç tarafı ise DİLİPAK, elli yıldır aşağı yukarı aynı konuları köşesine taşımasıydı. Klişe cümleleri vardır ki ben onların çoğunu ezbere zaten bilirim. Burada birkaç tanesi paylaşmak istiyorum. Bir topluluğa olan düşmanlığınız sizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmesin. Mazlumdan yana zalime karşı olacağız. Zalim babamız olsa ve mazlum düşmanımız olsa bile. Biz Müslümanız Müslümancı değiliz. Biz insanız, insancı değiliz. Bir insan, hayvana zulmediyorsa biz hayvandan taraf olacağız. Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir, tarihten ders alınır. Liyakat ve ehliyet imandan önce gelecek. İşi ehline vereceğiz. Anlaşamadığımız konularda hakeme gideceğiz. Sürekli anlattığı kıssalar; Talut ve Calut kıssası, kazanmak için güçlü değil, haklı olmak gerektiğini vurgular. Hz Yunus’un kıssası. Tebliğ görevimizin asla aksamaması gerektiğini öğütler. Özellikle o, son anda iman eden Yunus Peygamberin kavmi gibi tüm insanlığın iman etmesini umar. Hz Musa’yı, Firavun’ un evindeki Müslümanları, Hz Musa’nın kavmi ile imtihanını, İsrailoğullarının bir haftalık yolu içlerinde üç peygamber olmasına rağmen kırk yılda gidebildiklerini, yine Yakup Peygamberi, Yusuf Peygamberin kardeşleriyle olan imtihanını, Lut Peygamberi ve kızlarının durumunu, Asiye annemizi ,Hacer annemizi ve Meryem annemizi sürekli anlatır. Özellikle işlediği konular; kenevir en başta gelir. Ben de bilirim biraz keneviri. Üstadımın eline teknoloji konusunda kimse su dökemez. Habertürkte rasberry pi den bahsetti de Bedri BAYKAM’ ın ağzı açık kaldı. Hümanoitler, genom, gender, robot askerler ,LGBT , laiklik , kemalizm , haşhaşlı ekmek , elektro manyetik top, İş Bankası ,CHP , Hz İbrahim’ in beslenme usulü, ulus devlet, westefalya anlaşması, vatan kavramı hep yazdığı konulardır. Hasan Celal GÜZEL’ den çok bahsediyordu. Bir konferans sonrası rahmetli bakanla sohbet etme imkanı buldum ve sordum; DİLİPAK’ la aynı gelenekten gelmiyorsunuz ama DİLİPAK sürekli neden sizden bahsediyor? Bir kahkaha attı ve “Bizim Abdurrahman beni çok sever.” dedi. Ergenekon konusunda Hamza TÜRKMEN’ in olaylara farklı bakmasını sağladığını söyledi. TÜRKMEN ‘in ikamet ettiğim mahalleye yakın bir yere geleceğini haber aldım ve tam sekiz saat sohbet ettik. Üstad Şemsettin ÖZDEMİR Ağabey’ e , Abdülaziz TANTİK’ e hep onu sordum. Sora Uğur MUMCU, Hırant DİNK ile olan anıları. Doğu PERİNCEK’e İranlıların hediye ettiği yeşil seccadesinde namaz kılışı, Şanar YURDATAPAN’ ın İllallah deyip, Lailahe demediği ,sağ sol çatışmasını engellemek için Rus büyükelçisi ile görüşmesi. Bunlar google yardımı almadan aklıma gelen konulardan bazıları.

Evet, tutku derecesinde bir köşe yazarını sevmemin nedeni, anlatmış olduğu sade din ve Allah’ın dinini her şeyin üzerinde tutma çabası idi. “ Babanız peygamber olsa gelse sizi kurtaramaz.” diyordu ve tarikat çevreleri ona mesafeli yaklaşıyordu. Sistem içi mücadele eden Müslümanları tekfir etmiyordu, selefiler ona mesafe koyuyordu. Milli Nizam , Refah geleneğini eleştiriyordu Milli Gazete ve Milli Görüşçülerin tepkisini alıyordu. Kemalizm eleştirisi yapıyordu ve Kemalistlerin, Atatürkçülerin, Gazi Paşacıların topunun birden hışmına uğruyordu. Tavrı, tarzı, kocaman elleri , hayat hikayesi DİLİPAK a sevgimi ziyadeleştirmişti. İlk görev yerim ve üzerimde derin izler bırakan Artvin’ e 2011 yılında bir konferansa geldi. Çok heyecanlanmıştım. Arabadan inince elini öpmek istedim. Elini vermedi. “O rüku olmazsa dünyada eğilmez başlar.” dedi. Elinde çantası vardı çantayı almak istedim. “Ben kendi yükümü taşırım.” dedi. Konferans sonrası Öğretmenevinde tam bir buçuk saat sohbet ettik. “Bana ikinci bir konferans verdirdiniz.” diyerek takıldı bize. Benim Şeyhim siz siniz dedim. “Benden şeyh olmaz.” dedi. “Ben bu gün böyle diyorum, yarın farklı derim.” dedi. “Benim ipimle kuyuya inilmez.” dedi. Onun ne demek istediğini gayet iyi anlıyordum. Benimki de ironi idi. Üstad, her gün Abdurrahman DİLİPAK okuyan bir adamdan da zaten mürit olmaz dedim. Telefonunu aldım. Akil adamların yapmış olduğu toplantılar vesilesiyle Akçaabat’a geldi. Trabzon’un kürt meselesine bakışı bellidir. Zordur burada , bu konuda cümle kurmak. Toplayabildiğim gençlerle oraya gittik biraz gergin geçen bir konferans oldu. 15 Temmuz günlerinde Trabzon Meydan Parkında gece birde, eşimle birlikte onu dinleme fırsatım oldu. Mükemmel bir konuşmaydı. Graham FULLER ‘den ve ılımlı İslam’dan bahsetti. Üç yıl önceydi galiba Trabzon Büyükşehir Belediyesinin davetlisi olarak Ramazanın ilk akşamı Trabzon’daydı. O günü hiç unutamam çünkü akşama kadar DİLİPAK’ la birlikte idim. Memur Sen Başkanı Mehmet KARA, eski Başkan Allah mekanını cennet etsin Mehmet KAZANCI Ağabey ve Üstad DİLİPAK ile Trabzon Ayasofya’sında birlikte namaz kıldık. Akşam orucumuzu birlikte açtık ve finali Meydan parkında açık alan konuşmasıyla bitirmiştik. Sonra yine Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezinde de dinleme ve “Çanakkale Geçildi” kitabını imzalatma imkanı buldum. Başkan KARA, DİLİPAK’ a olan sevgimi bildiği için seninki Gümüşhane’ye gidecek Maçka’ da kahvaltı yapacağız gelmek ister misin? dedi. Kaçar mı? Birlikte kahvaltı yaptık. Sevgimi ona belli etmekten de hep çekindim. Beni yanlış anlayabilir. Bir menfaat icabı böyle davrandığımı zannedebilirdi. Ama benim ona olan sevgimin tek menbaı bize bıkmadan ve usanmadan Allah’ın rızasını kazanmamız gerektiğini hatırlatması idi.

destek verdiği iktidar partisini de yanlış yaptığını düşündüğü İstanbul Sözleşmesi konusunda eleştirdi. Mc Kinsey meselesinde de çok sert eleştirmişti. Demek ki bu sefer ayağına bastıklarının canı çok yanmıştı. AKP’nin Papatyaları adlı köşe yazısında kullandığı bir kelime, kastının hilafına yorumlandı. Bir kadın yazarın işaret fişeğini çakmasıyla gelişen olaylar neticesinde Ak Parti Kadın Kolları 81 ilde DİLİPAK hakkında suç duyurusunda bulundu. Ak Parti Genel Merkezi DİLİPAK ‘ a 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti DİLİPAK’ ı ihraç etti. Marjinal sol patilerden de dava açanlar var. 28 Şubat vari bir cendereye alındı Üstadım. Bizim mahallede DİLİPAK ‘ ı okuyarak yetişen yeni yetmeler fırsatı ganimete çevirip hemen saldırıya geçtiler. Mahallenin gediklilerinden de çok büyük bir ses gelmedi. Allahtan Mustafa KARAHASANOĞLU ve Şevki YILMAZ Hoca DİLİPAK ‘ı satmadı da biraz yüreğimiz soğudu. Benim sosyal medya paylaşımlarımı beğeni eskiden de üç beş i geçmezdi şimdi bir ikiye düştü. Ama biliyorum paylaşım ve beğeni yapmaktan çekinseler de okuyanlar var. Sıkıntı yok İbrahim tek başına bir ümmetti. Hakikatin değeri çoklukla ölçülmez. hakkın yanında durduğu, bizlere Allah’ın emirlerini hatırlatmaya devam ettiği, Peygamberimizin izinden gitmemiz gerektiğini salık verdiği müddetçe onu asla yalnız bırakmayacağız.

Şunu da yazmama müsaade edin. Geçenlerde Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’nin ölüm yıldönümü idi. Ak Partinin en seküler bakanı Mehmet Nuri ERSOY bile taziye mesajı yayınladı. Ne kadar güzel. Kendisi acaba Şule Ablayı hiç duymuş muydu? Ya da Huzur Sokağını okumuş mudur? Neyse günahını almayalım. Yani demem o ki bu süreç yaşanmadan önce DİLİPAK vefat etmiş olsaydı Ak Parti DİLİPAK hakkında da taziye yayınlayacak ve mücadelesini övecekti. Yahu Nuri PAKDİL, Allah rahmet etsin daha dün Reis ‘in yanında Türkiye özelinde Antifiravunist sistem diye slogan atmıyor muydu? Reisin, tabutuna omuz verdiği, üzerine toprak attığı ve ardından Kuran’ı Kerim okuduğu Hasan KARAKAYA bugün hayatta olsaydı acaba ne diyecekti? Bu insanlar, toplumu ifsat eden bu sözleşmeye sahip çıkar mı? Şule Abla sahip çıkacak mıydı? Neden değerlerimizin kıymetini yaşarken takdir etmiyoruz. İnşallah Ak Parti, Üstad DİLİPAK’ a açmış olduğu bu davadan vaz geçer. Ümmeti Muhammedin umudu olan Erdoğan devletimize ve milletimize daha nice seneler hizmet etmeye devam eder. Bugünlere kolay gelinmedi inşallah içimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, iktidar nimeti kolay kaybedilmez. Ak Parti iktidarını paragöz birkaç müteahhit, makam düşkünü birkaç muhteris için değil; Doğu Türkistan’dan Yemen’e, Filistin’den Afganistan’a tüm mazlumların huzur ve refaha kavuşması için destekledik. Hiç kimse bizden değerlerimize ihanet etmemizi beklemesin. Ak Parti’ ye son çağrı! Hep Ak PARTİ olarak kal! Ne olur, AKP olma.

Yorumlar (1)
MUSTAFA KIZAN 2 hafta önce
siyonizm, kapitalizm işi bitince nasıl yavrularını yiyorsa ak veye akp de işi bittiği yavrularını yiyor. ÇÜNKÜ HER YERE NEMA YETİŞMİYOR... EE YILLARDIR MÜMİNLER DE AYET HADİS LERLE UYUTANLARA şimdilik zor gelir bu sözler ama çünkü birazda asıl dert gibi göstermeye çalıştığınız ümmet sorunu olsa da ağırlıkla ak-çe sorunda ALIŞIRSINIZ ALIŞIRSINIZ
21
açık
Günün Anketi Tümü
Koronavirüs yasakları arttırılmalı mı?
Koronavirüs yasakları arttırılmalı mı?
Namaz Vakti 25 Ekim 2020
İmsak 05:55
Güneş 07:20
Öğle 12:53
İkindi 15:48
Akşam 18:17
Yatsı 19:36
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 6 16
2. Fenerbahçe 5 11
3. Galatasaray 6 10
4. Karagümrük 6 8
5. Kasımpaşa 6 8
6. Antalyaspor 6 8
7. Malatyaspor 6 8
8. Göztepe 6 7
9. Erzurumspor 5 7
10. Sivasspor 4 7
11. Başakşehir 6 7
12. Gaziantep FK 6 7
13. Hatayspor 4 7
14. Konyaspor 5 6
15. Kayserispor 5 6
16. Çaykur Rizespor 5 5
17. Trabzonspor 5 5
18. Denizlispor 5 5
19. Beşiktaş 4 4
20. Gençlerbirliği 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. Tuzlaspor 7 17
2. İstanbulspor 7 16
3. Adana Demirspor 7 14
4. Samsunspor 7 14
5. Ankara Keçiörengücü 7 13
6. Altınordu 7 13
7. Giresunspor 6 11
8. Altay 6 10
9. Balıkesirspor 7 10
10. Adanaspor 7 9
11. Bursaspor 6 7
12. Akhisar Bld.Spor 6 6
13. Bandırmaspor 7 5
14. Menemen Belediyespor 6 5
15. Ümraniye 7 5
16. Ankaraspor 7 4
17. Eskişehirspor 7 3
18. Boluspor 6 2
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Liverpool 6 13
3. Aston Villa 5 12
4. Leeds United 6 10
5. Crystal Palace 6 10
6. Chelsea 6 9
7. Leicester City 5 9
8. Arsenal 5 9
9. Wolverhampton 5 9
10. Tottenham 5 8
11. West Ham 6 8
12. Man City 5 8
13. Southampton 5 7
14. Newcastle 5 7
15. M. United 5 7
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 6 1
20. Fulham 6 1
Takımlar O P
1. Real Madrid 6 13
2. Atletico Madrid 5 11
3. Real Sociedad 6 11
4. Villarreal 6 11
5. Osasuna 6 10
6. Getafe 5 10
7. Elche 5 10
8. Cádiz 6 10
9. Granada 5 10
10. Real Betis 7 9
11. Eibar 7 8
12. Barcelona 5 7
13. Sevilla 5 7
14. Valencia 7 7
15. Deportivo Alaves 7 7
16. Athletic Bilbao 6 6
17. Huesca 6 5
18. Celta de Vigo 6 5
19. Levante 5 3
20. Real Valladolid 7 3