Osmanlı 1. Dünya Savaşı'nda Avrupa'da kültür ve sanat açılımı yapmış

Prof. Dr. Ürekli, Türk sanatçıların 1918'de Viyana'da, milli mücadele ruhunu yansıtan tabloların yer aldığı bir sergi açtığını ve 80 kişilik orkestrayla Avrupa başkentlerinde konserler verdiğini ortaya çıkardı.

Osmanlı 1. Dünya Savaşı'nda Avrupa'da kültür ve sanat açılımı yapmış

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fatma Ürekli, çalıştığı üniversitenin tarihini araştırırken, Osmanlı'nın, 1. Dünya Savaşı yıllarında Viyana'da, milli mücadele ruhunu yansıtan tabloların yer aldığı bir sergi açtığını ve 80 kişilik orkestrayla Avrupa başkentlerinde konserler verdiğini ortaya çıkardı.

Asistan olarak girdiği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde 29 yıldır görev yapan Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fatma Ürekli, çalıştığı üniversitenin temeli olan 2. Abdülhamid'in iradesiyle kurulan Sanayi-i Nefise Mektebi'nin tarihini ve eğitim faaliyetlerini doktora tezi olarak hazırladı.

Tez çalışması sırasında arşivlerde araştırmalarını yürüten Ürekli, 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da gerçekleştirdiği kültürel faaliyetlerin belgelerine de ulaştı.

Ürekli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doktora tezi çalışması sırasında karşılaştığı, savaş yıllarında Osmanlı hükümetinin Avrupa'da müttefiklerin merkezinde kültürel ve sanatsal faaliyetler düzenlediğine ilişkin belgelerin ilgisini çektiğini söyledi.

Bu konuyu ele alarak detaylı araştırma yaptığını ve çalışmasını bir kitap haline getirmekte olduğunu ifade eden Ürekli, şöyle devam etti:

"Yurt içi ve yurt dışından da kaynak araştırmaları yaptım. Müzeleri inceledim. Bunun sonucunda 1. Dünya Savaşı sırasında Avrupa'da, Türk sanatçıların resim sergileri ve konser faaliyetleri düzenlediğini gördüm. Osmanlı hükümeti, savaşı askeri yönden sevk ve idare ederken bir yandan da kültürel ve sanatsal faaliyetlere de destek verdi. Çanakkale Deniz Zaferi'ndeki mücadele ruhunu topluma, kamuoyuna, genç nesillere aktarmak istemiştir. Bunu belgelemek için de Erbab-ı Kalem heyetinden şairler, edipler ve ressamlardan seçilen bir heyeti cephelere gönderiyor. Bunlar incelemelerde bulunarak gözlemlerini ve izlemlerini basın yayın yoluyla şiirleriyle kalemleriyle çizimleriyle belgelediler."

Cephelerdeki çatışmalar tuvallere aktarılıyor
Ürekli, savaş süresince Avrupa basınında Osmanlı toplumu aleyhine yürütülen karalama kampanyasına karşı hükümetin, sanatın ulusal ve uluslararası alanda bütünleyici, kaynaştırıcı, kuvvetli iletişim ve yardımlaşma ruhunu artıran özelliğinden faydalanarak Avrupa'da kültürel ve sanatsal etkinlikler yapılmasına karar verdiğini anlattı.

Savaş sırasında Türk askerlerinin kahramanlığını, olağanüstü mücadelesini anlatan, savaşın cephe ve gerisinde toplumdaki olumsuz etkilerini ve insani yönlerini yansıtan resimlerden oluşan bir sergi açılmasının kararlaştırıldığını belirten Ürekli, şöyle konuştu:

"Yerli ressamların yaptığı mevcut resimlerin yanı sıra hükümet, dönemin meşhur ressamlarının çalıştığı bir atölye kuruyor. Bazı ressamlar ise atölye dışında kendi mekanlarında çalışmalarını sürdürüyor. İbrahim Çallı, Namık İsmail, Diyarbakırlı Tahsin, Ali Cemal Bey, Ruhi Bey, Hikmet Bey, Ömer Adil Bey, bizzat savaşa katılan ve savaş ortamını bilen Sami Bey ile Mehmet Ali Laga Bey cephelerdeki çatışmaları tuvaline aktarırlar. Hükümet, ressamlar için askeri malzemeleri temin ederken çizim için gereken malzemeler de Almanya'dan getirtiliyor. Zor şartlarda 3 aylık süren çalışmalar sonucunda hazırlanan tablolar önce 1917'de Galatasaraylılar Yurdu'nda 'Savaş Resimleri Sergisi' adıyla ziyarete açılıyor.

Savaşın yanı sıra tanınmış Türk ressamlarının İstanbul'la ilgili çalışmaları ile Sultan Abdülmecid Efendi'nin Otoportre, Sultan Selim, Beethoven ve Goethe tabloları da Viyana'daki sergide yer alıyor. Toplam 142 parçadan oluşan resimler milli mücadele ruhunu yansıtan tarihi birer belgedir. Bu eserlerin yer aldığı sergi, sonrasında da Viyana'da ziyarete açılıyor. Viyana Üniversitesi'nde açılan sergiye, Avusturya arşidükü, prens gibi üst düzey yetkililer katılıyor. Bu sergiden yabancı basında övgüyle söz ediliyor. Yerli sanatkarlara yaptırılan bu resimler, Osmanlı sanatının eşsiz temsilcileri olduğu kadar Türk savaş tarihinin de belgeleridir." 

"Paraları ödenemeyince eserler rehin kaldı"
Prof. Dr. Fatma Ürekli, aynı serginin Berlin'de de açılması için bir kısım eserlerin Almanya'ya gönderildiğini fakat Eylül 1918'de Bulgaristan savaştan çekildiği için yolların kapanması ve müttefikler arasındaki kaos nedeniyle Berlin'de sergi açmanın mümkün olamadığını ifade etti.

Hatta eserlerin bir kısmının Viyana'da, bir kısmının Berlin'de imalathanelerde kaldığını belirten Ürekli, şunları kaydetti:

"Klişeleri yapılacak ve albümleri hazırlanacak eserlerin paraları ödenemediği için rehin kalması gibi bir durum var. Sonrasında da İstanbul'un işgali gibi olaylar nedeniyle de eserler orada katılıyor. Eğer kurtarılamazsa imalathanelerinin eserleri satarak paralarını temin edeceği haberleri de dolaşıyor. 1921'de Müze-i Hümayün Müdürü Halil Ethem Bey'in çabaları sonucu eserler, Avrupa'daki devlete ait dokuma makinelerinin satışından elde edilen gelirle kurtarılıyor. Müze-i Hümayun bütçesinden tahsis edilen parayla özel bir nakliye şirketine yerleştirilen eserler, sandıklara konularak Ahmet Hikmet Bey (Müftüoğlu) tarafından gönderiliyor. Eserleri gönderen Ahmet Hikmet Bey, ayrıca yazdığı mektubunda da yolun uzun ve çapraşık olduğunu, Yunan korsanlarından endişe duyduğunu belirtiyor."

Prof. Dr. Ürekli, İstanbul'a getirilen eserlerin günümüzde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi, Deniz Müzesi, Askeri Müze ile Ankara ve Anadolu'nun muhtelif müzelerinde yer aldığını, savaş dışındaki resimlerin de özel koleksiyonlarda olduğunu söyledi.  

80 kişilik orkestrayla Avrupa turnesi
Resim sergisinin yanı sıra Osmanlı hükümetinin Avrupa'da konser düzenlediğini de belirten Ürekli, Mabeyn-i Hümayün Orkestrası Şefi Zeki Bey'in kurduğu 80 kişilik orkestranın Gümüşsuyu'ndaki kışlada, milli eserlerin yanında Beethoven, Wagner gibi sanatçıların parçalarına da çalışarak hazırlandığını kaydetti.

Osmanlı'nın müttefik ülkelerin merkezlerinde konserler düzenleyip kültür ve sanattaki etkinliğini Avrupa'ya ispat etmeye çalıştığını vurgulayan Ürekli, bu orkestranın da 1918'de Münih, Berlin, Viyana ve Sofya'da konserler verdiğini anlattı.

Ürekli, "Osmanlı, 1. Dünya Savaşı'nı yürütürken özellikle müttefiki olan devletlerin desteğini artırmak, tarafsız olan devletleri de kazanmak için Avrupa'ya gerçekleştirdiği kültür ve sanat açılımıyla sadece askeri alanda etkili olmadığını göstermiştir." dedi.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER